• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C
  • Konya 0 °C
  • İzmir 8 °C

Zeynep Bozdaş Nabız Haber`e konuştu

Zeynep Bozdaş Nabız Haber`e konuştu
Zeynep Bozdaş:"ÖLDÜRDÜLER, YAKTILAR, YIKTILAR VE BİZ YAPMADIK DEDİLER"

 

ZEYNEP BOZDAŞ KİMDİR? 

Aslen Diyarbakırlı olan genç bir hanım yazar, Erciyes Üniversitesi tarih bölümünde okudu. Bozdaş, hâlen  Hür Dava Partisi?nin (HüDa- Par) Dış İlişkiler Başkanlığı Danışmanlığı ve Küresel Dünya dergisinde Foreign Policy Advisor/Dış Politika Danışmanı görevlerini yürütmektedir.

 

 

Zeynep Bozdaş:

?ÖLDÜRDÜLER, YAKTILAR, YIKTILAR

VE BİZ YAPMADIK DEDİLER?

Nabız Haber: -6 Ekim'de, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın, Kobani'de IŞİD'ın kuşatmasını bahane ederek, halkı provoke etmeye başlayıp, etkisi  geçtiğimiz haftaya kadar devam eden bir ayaklanma çağrısı, tam bir katliamla neticelendi. Bu süreci ve HDP-PKK'nın hedefini bize açıklayabilir misiniz?

Zeynep Bozdaş: -Demirtaş'ın açıklamalarının çok öncesi var aslında. Suriye'de destekledikleri Kürt hareketleri orada kiminle karşı karşıya geldiyse 'Hüda Par onları destekliyor' propogandası başlattılar. Bizi IŞİD'ten önce Nusra ile ilişkilendirmişlerdi. Ve onlarla masaya oturup anlaşma imzalayanlar yine onların desteklediği güçlerdi. Bize yönelik ifitralara cevap amacı da taşıyan bir Suriye raporu hazırlamıştık. O dönem Nusra'yla ilişkilendiriliyorduk. Delili olmayan bu ifitiraların amacı Kürt kamuoyuna bizleri Kürt düşmanı olarak lanse etmek. PKK bu propagandayı 90'lı yıllarda da yapıyordu. Her türlü zulmü işleyip kendilerine karşı çıkan İslami Camiayı Jitem ile iş birliği halinde göstermeye çalışıyordu. Bugünkü politikası da bundan farksız. Mesela IŞİD ile iş birliği içerisinde olduğumuza dair iddialarına delil getiremeyince -ki kendi içlerinde de bu iddianın ne kadar gerçek dışı olduğunu dile getirenler oldu- halka, polis ile birlikte bize saldırıyorlar demeye başladılar. Oysa bizim üyelerimiz, teşkilatlarımız ve bize yakın dernekler, polis defalarca arandığı halde gelmediği için saldırıya uğradı. Polis güvenliği sağlamıyor diyen yine biziz.

 

?İSTEDİĞİMİZ ZAMAN BU SÜREÇ BİTER VE ÖLÜRSÜNÜZ?

14 günde 72 saldırıya uğradık ama yine kendilerini mağdur ilan ediyorlar. Bu işin sadece Demirtaş'a ihale edilmesi de yanlış. Yine partilerinden Zübeyde Zümrüt'ün açıkça bölgedeki İslami STK'ları hedef gösteren açıklamaları var. İmralı hep ılımlı kanat olarak gösteriliyor ama KCK ve İmralı'nın da bu süreçteki ilk açıklamalarına bakarsanız bu ayaklanma ve IŞİD ile bağlantılı merkelere-kişilere saldırılması konusunda emir verdiklerini görürsünüz. Bunu şunun için söylüyorum; bizi uzun zamandır IŞİD ile bağlantılı gösterdikleri, bu yönde propaganda yaptıkları için ilk saldırılan merkezler bizimkiler oldu. Yani sonradan U dönüşleri vesaire, birşey ifade etmiyor. Öldürdüler, yaktılar, yıktılar ve  'biz yapmadık'  dediler. Bunun bir anlamı var mı?

Bu süreçteki hedeflerinin Kobani'ye destek olduğunu düşünmüyorum. Bu bir 'iç savaş' provası, 'istediğimiz zaman bu süreç biter ve ölürsünüz' mesajıydı kanaatimce. Yani spontane gelişen bir hadise değildi. Mesela ceplerinde bizim üyelerimizin adresleri bulundu, aynı anda teşkilatlı bir şekilde merkezlere saldırıldı, çoğu silahlıydı. Planlı bir süreçti.

Provokasyon iddiaları da gerçekçi değil. Birkaç kişi değildi bunları yapan, birkaç cam da kırılmadı. İnsanlar vahşice öldürüldü, düşünün bütün yollar tutulduğu için hastanelere gidemiyorsunuz, başından yaralanan birisi yaralı halde evde beklemek zorunda kalmış. Her bir yolda elli kişi var, yolu kesiyorlar geçemiyorsunuz. Aynı anda 200 kişi teşkilatları kuşatıyor. Madem bunlar povakatördü o halde normal eylemciler kimlerdi? Hangi şehirde 'insancıl' eylem gerçekleştirenlere şahit olduk? ?Her yer Kobani olacak? diyor HDP'li vekiller ve ölümlerin gerçekleşmesinin ardından 'biz bunu kastetmemiştik' diyorlar. Kobani'deki mevcut durum ne şu an? Savaş. Her yer Kobani olacak açıklamasının tek bir izahı vardır bu da ?her yer savaş alanına dönecek? demektir.

 

-Nabız Haber: -Bu olaylarda, başta 16 yaşındaki Yasin Börü olmak üzere bir çok Müslüman Kürt vahşice katledildi. Bu insanları kim ve niye katletti? Batıcı Kürt hareketi İslâmi bir hareket olan Hüda-Par'ı niçin hedef alıyor?

Zeynep Bozdaş: -PKK-HDP Hüda Par'ı yeni hedef almıyor. Partinin kurulmasından önce Mustazaf Der?e yönelik saldırılarla başlayan bir süreç bu. Bakın iki yıl içerisinde 200'ün üzerinde saldırıya uğradık. Üyelerimizden öldürülenler de oldu. Öcalan'ın burnu aksa, Erdoğan'a kızsalar vs. vs. vs. Her defasında camı çerçevesi indirilen, içine bomba atılan, üyelerine zarar verilen bizim teşkilatımız oluyor. Ağızlarından 'demokrasi' sözcüğünün düşmediğine bakmayın oldukça despotlar, bölgede muhalif bir görüşe yahut yapıya asla tahammülleri yok. Nitekim görüyoruz da.

Daha önce de söylediğim gibi geçtiğimiz Mayıs ayında bir Suriye raporu yayımladık ve o dönem bizi Nusra ile ilişki içerisinde gösteriyorlardı. Rapor yayımlandığında onlar Nusra ile bir anlaşma gerçekleştirmişlerdi. Birkaç ay sonra da ?siz IŞİD'çisiniz? demeye başladılar. E bu iki yapı birbirini kabul bile etmiyor biz nasıl oluyor da iki ay önce Nusracı iken iki ay sonra IŞİD'çi olabiliyoruz? Delil getirin diyoruz, inanın verdikleri tek cevap şu: 'Kamuoyunun genel görüşü bu!' Peki neye dayanıyor bu görüş, ona da cevap yok.

Hazırladığımız Suriye raporunda silahın çözüm olmadığını  savunurken amacı vs.  belli olmayan bir yapıyı neden destekleyelim? İşte buna cevap veremiyorlar ama propaganda merkezleri o kadar kuvvetli ki uyuşturucuyla, parayla kandırdıkları zavallı gençlere her türlü şeyi yaptırabiliyorlar. Yasin ve arkadaşlarının nasıl öldürüldüğünü gördünüz. O eve sığınırken dahi kurban poşetlerini ellerinden bırakmıyorlar. Üstelik katledilenlerden biri olan Hasan, bir mülteciye kefil olmuş, mülteci bir ailenin yeni doğan bebeği için evinden battaniye götürmüş bir insan. Peki böylesi merhametli insanları katledenler kimler? ?Yaşasın Kobani? direnişi diyenler. Kobani'deki Kürt güçlerine destek için burada Kürt öldürdüler. Bu katliam hafızalardan silinebilir mi?

 

?İNSANLAR KATLEDİLDİ,

ÇIKIP BÜSTLERE DOKUNMAYIN DEDİLER?

 

Nabız Haber: -HDP-PKK ve KCK içerisinde bir çekişme yaşandığı görülüyor. Mesela, Bizzat Öcalan'ın, Hatip Dicle'yi Hüda-Par ile diyalog kurması için görevlendirdiği söyleniyor (Bkz: son Ruşen Çakır yazısı) Yine Hatip Dicle, verdiği röportajlarda, bu olaylarda özellikle Cemaatin-Paralel yapı"nın sızmalar gerçekleştirdiği ve halkı provoke ettiği, katliamları da bunlara bağlı derin yapıların gerçekleştirdiğini, geçmişte olduğu gibi bir "PKK-Hizbullah" çatışmasının tezgâhlandığını söyledi. Siz bu açıklamalar için neler söyleyebilirsiniz?

Zeynep Bozdaş: -KCK ve İmralı'nın ilk açıklamalarına bakarsanız örtüştüğünü görürsünüz. Bu vahşete hepsi birlikte davet etti aslında. Biz şunu söylüyoruz; ortada bir provokatör varsa bu HDP'nin, Öcalan'ın, KCK'nın kendisidir. 14 gün boyunca 72 saldırıya uğradık. İnsanlar katledildi Demirtaş ve Ahmet Türk çıkıp dediler ki; ?büstlere dokunmayın.? KCK dedi ki ; ?Hüda Par akıllı olsun.? Açıklamaları ortada. Herkes ölümleri görmezden geldi, birileri yeter artık deyince korkulup 'provokasyon' açıklamaları yapıldı. Görgü tanıkları var. Yasinleri katledenler, parti teşkilatından silahları getirin diyor. Onlar provokatörse bu durumda onlara yardımı yapanlar da provokatör olmuyor mu? Saldırıyorlar, öldürüyorlar ve provokasyon diyorlar. Bakın Hatip Dicle ve Altan Tan'dan başka bu katliamlara, saldırılara karşı konuşan  olmadı, onlara da hemen tepki gösterdiler zaten. Biz diyoruz ki; madem bu eylemler  provokatörlerin işi o halde neden lanetlemiyorsunuz? Ahmet Türk ?demokratik tepki? diyor, birisi çıkmış ?tabanın öfkeli tepkisi? diyor. Bizim çoğu gazetecide de var bu aklama çabası. Provokasyondur görmezden gelin vs.

 

?PKK, MUHALİFLERE YAŞAM HAKKI TANIMIYOR?

Nabız Haber: -Kobani, Batıcı Kürt Hareketleri, PKK-PYD-YPG ve HDP için ne anlam ifade ediyor? Ayrıca, bu örgütlerin Barzani yönetimiyle ilişkileri nasıl? Biliyorsunuz, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Meclisi, PYD'ye bağlı Rojova ve diğer kantonların bağımsızlığını tanıdı. Yine PYD lideri Salih Müslim, uzun bir aradan sonra, kavgalı olduğu Barzani ile anlaştı.  Ama Kobani'ye Peşmerge desteği istemiyorlar? Bütün bu zikzaklı gelişmeleri nasıl değerlendireceksiniz?

Zeynep Bozdaş: -Kobani IŞİD için de PYD için de son derece önemli bir bölge. IŞİD için Tel Abyad ile Carablus arasındaki kara bağlantısını kesiyor. Mürşitpınar sınır kapısı da son derece önemli.  Ele geçtiğine dair bir iddia da vardı gündemde. O bölgelerde bombardıman çok yoğun. IŞİD bölgeyi ele geçirirse Afrin ve Cizire kantonlarının bağlantısı kopacak ve bu ilan edilmiş olan özerklik için son derece olumsuz bir durum. Biliyorsunuz Suriye rejimiyle karşılıklı anlaşma neticesinde bu özerkliğe kavuşmuştu. Öte yandan şu da  var. Binlerce Kürd?ün yaşadığı bir bölge, Kürtlerin yaşadığı bir alan neden dışarıdan gelen bir grubun eline geçsin? Evet orada da tıpkı PKK  gibi ki zaten Suriye kolu olan bir oluşum var ve oldukça despot. Amude'de yapılan demokratik bir gösteriyi kana buladıklarını hep birlikte gördük.  Muhaliflerine yaşam hakkı tanınmıyor. Zaten bu sebeple olan çözülmeleri sona erdirmek için geçtiğimiz günlerde Kürt partileri arasında bir anlaşma sağlandı. Aksi takdirde sahada yalnız kalacaktı. Despotça tutumlarını kınamakla birlikte yerli halkın vatanlarının da ellerinden alınmasına karşı olmak gerekiyor. Öte yandan Barzani'ye çok sıcak baktıkları söylenemez. Kürtlerin tek temsilcisi olma arzuları Barzani ile iyi ilişkiler kurmalarını engelliyor. Barzani yönetiminin Türkiye ile yakın ilişkiler kurması da özellikle Pkk'yı öfkelendiriyor. Barzani aleyhine propaganda yapıyorlardı. Peşmergelerin Irak'ta bilerek IŞİD'e karşı savaşmadıklarını da söylediler. Peşmergenin Suriye'de de savaşmasını da arzu etmiyorlar. Müzakere sürecinin ne kadar uzadığına baksanıza. Peşmerge yeni gidebiliyor daha. Çünkü Işid'in püskürtülmesi halinde zafer payı bölünmüş olacak.

 

?ONLARCA KUR?ÂN-I KERİM YAKILDI?

Nabız Haber: -Özgürlük için mücadele ettiği iddiasındaki Batıcı Kürt hareketinin, haçlı siyonist işgalci ABD'nin yardımı için neredeyse yalvarması, Müslüman Kürt halkında nasıl bir tepki oluşturdu?

Zeynep Bozdaş: -Müfit Yüksel diyor ki; İslam'ı barış ve çözümün teminatı olmak yerine asimilasyon aracı olarak görenlerin yüzünden çözüm sürecinde İslam öteleniyor. Kürt halkı önce Kemalizmin ardından marksist yapıların eliyle İslami değerlerden uzaklaştırıldı. Uyuşturucuya bağlı bir nesil yetiştirildi. Ezber cümlelerle konuşan, neye kime hizmet ettiğini bilmeyen bir nesil. Yıllardır İslami hassasiyete sahip yapılar dışlanıyor ve Kürt olarak kabul görmüyor. Çünkü İslamı,  sömürülüşün asıl sebebi olarak görüyor. Bu Kobani eylemleri sürecinde onlarca Kur'an-ı Kerim yakıldı. Senin yüzünden geri kaldık diye yaktılar. Son olaylarda IŞİD sebebiyle bu İslam nefreti daha da arttı. Sakala düşman olundu. Bu Kürtlük siyaseti değil. Kürtler, İslami değerleri her şeyin üzerinde tutmuşlar asla taviz vermemişlerdir. Amacın farklı olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyorlar.

ABD'nin bölgede güttüğü siyaset ile paralel politikaları var ve bu sebeple gayet iyi anlaşıyorlar. Avrupa ülkeleriyle de öyle. Orada çok kolay örgütlenebiliyorlar. ABD'nin bugüne kadar izlediği politikalar ortada. Ortadoğu'yu cehenneme çevirip gidiyorlar. Emin olun işleri sona erdiğinde- yeni bir strateji ürettiklerinde Kürtlere de aynı şeyi yapacaklar. Ortadoğu'da böylesine marjinal yapıların doğup büyümesine yine ABD-Avrupa sebep değil mi? 30 yıl sürecek bu savaş diyorlar. Hangi orduyla savaşıyorlar peki, ki 30 yıl ömür biçiyorlar? Bunun mantıklı bir izahı var mı?

 

?IŞİD ROTASINI TÜRKİYE?YE ÇEVİRİRSE??

   Nabız Haber: -Türkiye'nin politikasındaki zikzaklar hakkında neler söyleyebilirsiniz? Türkiye ve Barzani aynı çizgi de mi?

Zeynep Bozdaş: -Türkiye, Batı tarafından Suriye politikasında yalnız bırakıldı. Rejimin 4 yıl boyunca direnebileceğini kimse tahmin edemedi aslında. İran ve Rusya'nın bu noktada etkisi büyük elbette.    Suriyedeki iç savaş bölge ülkelerine olumsuz yansıyor. İşte IŞİD. Mısır'da gerçekleşen darbe ile İhvan'ın  yönetimden uzaklaştırılması Türkiye'yi epey olumsuz etkiledi. Ardından Katar geri çekildi ve Türkiye bölgede yalnız kaldı. İran ile Suriye sebebiyle bir mesafesi mevcut, Sisi rejimiyle ilişkisi yok çünkü. Mısır'daki askeri darbeyi desteklemedi Türkiye  ve şimdi  Sisi Körfez ülkeleriyle birlikte Türkiye'nin kuyusunu kazıyor.

Bağdat yönetimiyle de mesafesini halen koruyor Ankara. Irak ve Suriye sınır güvenliği zaten yok. Ürdün ve Lübnan artık mülteci alımı yapamayacakları için Türkiye'ye bir milyondan daha fazla mülteci gelme ihtimali var, bu da iç politikaya olumsuz yansıyacak.  Avrupa ülkeleri de  Türkiye'ye karşı bir tavır takınmaya başladılar.  Müttefik yok yani. Tunus'ta Nahda seçimlerde ikinci parti çıktı, iktidarda laikler var.

 

?AMERİKA?NIN TÜRKİYE?Yİ ZORLADIĞINI BİLİYORUZ?

Sıkıntılı bir süreç. Mesela Kobani'de PYD ve IŞİD her ikisi de Türkiye'ye göre sınırı için tehdit oluşturuyor. IŞİD'in hedefini Suudi Arabistan olarak belirleyip sonradan yön değiştirmesini de iyi okumak gerekiyor. Demokrat değil Cumhuriyetçi ABD için Suriye iç savaşı rejimin gitmesi için son fırsat. Eğer rejim tüm muhalifleri püskürtürse bir daha yönetimden gitmesi neredeyse imkansız olacak.

ABD'nin daha önce Türkiye'yi Suriye'ye kara harekatı düzenlemesi için zorladığını biliyoruz. Kobani hadisesinde de bunu deniyor. Işid'e karşı. Türkiye Suriye topraklarına girerse rejim bunu müdahale sayacak edecek ve ikili bir çatışma. ABD ve Avrupa'da Türkiye aleyhine yürütülen  ?teröre destek veriyor? propagandalarının amacı da Türkiye'ye müdahale gibi  somut adımlar attırmak. Şu da var; ya IŞİD rotasını Türkiye'ye çevirirse? Sınır güvenliği zaten yok ve ülke içerisinde bombalı eylemler düzenleme potansiyeli var. Yani Türkiye dengeyi korumaya çalıştı. Hem koalisyona insani yardım vs. konularında destek vererek geri planda duruyor bu, IŞİD'i çok net bir biçimde karşısına almaması demek ki IŞİD rotasını buraya doğru çevirebilir hem de 'Türkiye teröre destek veriyor' algısına karşı bakın koalisyona destek veriyoruz mesajı. Etrafı ateş topu ,bu sebeple Türkiye'nin politikalarındaki seri değişiklikler normal.

 

  Nabız Haber:-IŞİD'ın  Irak'ta ve bölgede  nerelere kadar ilerleyebileceğini düşünüyorsunuz?  İran ve Suud ilerde bölgede savaşa doğrudan girebilirler mi?

Zeynep Bozdaş: -IŞİD'in neler yapabileceğini kestirmek güç. Bakın Amerika IŞİD ile mücadeleyi 30 yıllık bir sürece yaydı. Bu çok önemli. 1-2 milyonluk bir orduyla savaşıyormuş gibi. Kısa sürede stratejik bölgeler ele geçirildi üstelik yeni yeni genişleyen bir yapı. El Kaide gibi çatı problemi yaşayan bir yapı kadar bile organize olmadığı halde nasıl  bu kadar büyüyebildi? Bunlar soru işareti. Aslında mesele şu; mücadele halindeki Avrupa-ABD ve Rusya'nın önümüzdeki dönemdeki stratejilerine göre IŞİD alan değiştirecek. Bu İran, Suudi Arabistan yada Türkiye olabilir. Veya bir anda IŞİD'in adını bile unutabilirsiniz.

Nabız Haber: -Son günlerdeki Pakistan-İran çatışması hakkında neler söyleyeceksiniz?

Zeynep Bozdaş: -İran ve Pakistan arasında sınır güvenliği problemi mevcut. Bu yeni değil. Geçen sene ya Cundullah örgütünden yada uyuşturucu kaçakçılarından bir grup 14 İran askerini öldürmüştü. Yine geçtiğimiz günlerde iki ülkenin askerlerinin karşılıklı top atışlarında 1 İran askeri öldü. Mezhepsel problemler sebebiyle marjinal yapıların etkinlikleri çok fazla o bölgede. İran tedbir alınmasını istiyor, geçtiğimiz günlerde de uyarmıştı. Pakistan'ın önlem almaması halinde kriz büyüyecek. Iran şu sıra sıcak savaşa girmeyi arzu etmiyor ancak ABD tarafından Pakistan yönetiminin kıştırtılma ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor. 

 

Nabız Haber: -Petrol fiyatlarındaki düşüş ve bunun Rusya üzerinden dünyaya etkisini anlatabilir misiniz?

Zeynep Bozdaş: -Çin ve Avrupa'daki mevcut ekonomik sıkıntı, ABD'de petrol üretiminin artış göstermesi buna sebep oldu gibi duruyor, aslında durum bundan ibaret değil.  Suud ve diğer Körfez ülkeleri petrol üretimlerini arttırdı. 500 varillik kadar bir tedbirin yeterli olacağı düşünülüyor.  Suriye'de ve Ukrayna'da Batı'ya karşı zafer yaşayan Rusya'nın ekonomik anlamda kıstırılması projesi bu zira fiyatlar böyle devam ederse Rus ekonomisi bir resesyon ile karşı karşıya kalacak. Bu fiyat düşüklüğünün Batı'nın Rusya'ya karşı uyguladığı ekonomik yaptırımlarla aynı zaman dilimine denk gelmesi kesinlikle tesadüf değil. Rusya fiyatların  yeniden yükseleceğini düşünüyor. Uzmanlar bunu iki yıllık bir sürece yaydı. Bu iki yıllık sürede zaten yaptırımlar sebebiyle zor günler yaşayan Rus ekonomisinin krize sürüklenme ihtimali var.

Nabız Haber: -Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Zeynep Bozdaş: -Ben de teşekkür eder, başarılar dilerim.

Bu haber toplam 4411 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.