• BIST 100.237
  • Altın 280,080
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 5 °C
  • Konya 6 °C
  • İzmir 18 °C

Ufuk Coşkun: "Sen kaygılanma Gül'üm!"

Ufuk Coşkun: "Sen kaygılanma Gül'üm!"
Sen de mi Brütüs!

Sen kaygılanma Gül'üm!

OHAL kapsamında çıkarılan 695 ve 696 sayılı iki yeni KHK, FETÖ başta olmak üzere vatan millet düşmanları tarafından her zaman olduğu gibi manipüle ediliyor.

Mevzu, KHK’nin ilgili maddesinde yer alan şu ifade;

“15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz."

Okur-yazar olan bir vatan evladı apaçık yazılan bu ifadelerin ne manaya geldiğini anlar. Kaldı ki hükümet sözcüsü Mahir Ünal ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Avukat Mehmet Uçum tane tane anlattılar. Dediler ki; “Bu düzenleme 15-7-2016'da gerçekleştirilen darbe teşebbüsü, yani sadece o gece ve 16 Temmuz sabahı ile ilgili. 15 Temmuz gecesi ve 16 Temmuz gününü ifade etmektedir. Burada yer alan terör eylemleri ibaresi de darbe teşebbüsünün terör eylemi olması hesabıyla yazılan bir unsurdur. Bu ifade daha sonra gerçekleşen terör eylemlerini hiçbir şekilde kapsamamaktadır. Devamından kastedilen de 16 Temmuz sabahıdır.”

Buna rağmen biri çıktı bu bir iç savaş alametidir diyerek ortalığı ayağa kaldırdı. FETÖ sitelerinden biri bunun bir genel af(!) olduğunu dillendirdi. TÜSİAD “ Hukuk devleti ilkelerine uygun olmayacak neticelere sebep olabilir” diyerek düzenlemeden vazgeçilmesi için çağrı yaptı. Darbenin başarısız olmasını bir türlü içine sindiremeyen CHP ise o gece ölümüne mücadele eden vatan evlatlarının direncini kırmak ve onlara gözdağı vermek istercesine kin dolu bir açıklama yaptı ve ardından AYM’ye gideceğini söyledi.

TBB Başkanı sıfatıyla ortalıkta dolaşan ancak okuduğunu bile anlamaktan aciz olan Feyzioğlu ise “Aman Allah’ım, dehşet içindeyim, insanlar sokakta birbirinin kafasına sıkacak” diyerek feryat etmeye başladı.

Eski Cumhurbaşkanı Gül ise her zaman olduğu gibi ülkesi için bir kez daha kaygılandığını vurguladı. En son Gezi kalkışmasında kaygılanmışTamam, demokrasi sadece seçimden ibaret değildir, mesaj alınmıştır” deyivermişti. Bereket versin milletimiz onun kaygısını falan dinlemedi de Kazlıçeşme’de tarihin en büyük mitingini gerçekleştirerek tehlikeyi savuşturmuştu. Kendileri ne zaman kaygı duysa hep ülkemiz kazanmıştır.

Meral ablaları “Sivillere darbe kalkışması isnadıyla silah kullanma hakkı verilmesi ülkeyi bir iç savaşa çekmek olur” diyerek önemli bir uyarıda bulundu. Bilirsiniz, kendileri ”Yurtta sulh cihanda sulh” şiarıyla hareket ettiği için ülkemizin iç savaşa sürüklenmesini asla istemezler!

Ahmet Hakan geri kalır mı? O da “devleti devlet olmaktan çıkarıyorsunuz, çok ama çok tehlike bu” diyerek malum koraya dâhil oldu. Oldum olası bu tür fırsatları kaçırmamıştır.

Daha yürümesini bile öğrenmeden çiçekli bahçelerde kelebek avına çıkan toparlak yüzlü İslamcı muhalif süt oğlanları da epeydir pek liberal takılıyor. Ne zaman PKK ve FETÖ’ye vursak ses bunlardan geliyor. Şimdi de badem kurusu tek tip kıyafete taktılar. “Onlar da insan değil mi” kabilinden bir yol tutturmuşlar.

ABD’ye yeni bir özgürlük bildirisi yazacak kadar demokrat bir tayfa olmuşlar da haberimiz yok. Demek ki 250 vatandaşımızı oracıkta şehit eden darbeci terör örgütü mensuplarına tek-tip kıyafet giydirmek bunların özgür dünyalarına pek ters!

Gördünüz mü söz konusu ülke karşıtlığı olunca İslamcısı, sağcısı, solcusu, milliyetçisi, AKP’lisi, liberali, PKK’lısı, FETÖ’cüsü kısacası her kesimden ahlak ve vatan yoksunu nasıl da bir araya geliveriyor.

Gezi’den beri öyle olmadı mı? Düne kadar ülkede iç savaş çıkarmak için her türlü yola başvuran FETÖ’cüler ve onlarla ortak iş tutan ülke düşmanları bugün iç savaş çıkar bahanesiyle gerçekte içlerindeki 15 Temmuz kinini kusuyorlar. O gece milletin gösterdiği o asil direnişi bir türlü hazmedemediler. Milletimizi yargılamak, yıldırmak ve direncini kırmak istiyorlar.

Onlar ayrım gözetmeksizin vatan karşıtlığı konusunda nasıl bir araya geliyorlarsa bu ülkenin istiklali için mücadele eden hemen her kesimden ahlak-vicdan sahibi tüm vatanseverler de aynı kararlılıkla ülkemizin bekası noktasında bir araya gelmelidir. Vatan, millet, tarih, kültür ve İslam düşmanı hainlere göz açtırmamamız gerekiyor.

Ufuk Coşkun-Milat

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.