• BIST 106.785
  • Altın 269,640
  • Dolar 5,6938
  • Euro 6,3037
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 2 °C
  • Konya 1 °C
  • İzmir 12 °C

Ufuk Coşkun: "Şehidler için tek kelime etmediler..."

Ufuk Coşkun: "Şehidler için tek kelime etmediler..."
Onlar içeride değil mezarda! Çok güzel çocuklarımızdı. Hayalleri, umutları vardı onların. Ama vatanları için şehit olmayı tercih ettiler. Siz vatanın ne demek olduğunu bilir misiniz?

Düşündüren tahliyeler...

 

“Yargı, altın çağını yaşıyor” diyor Doğu Perinçek. Peki, Türk milleti adına karar veren mahkemeler nasıl oluyor da vatan, millet düşmanlarının propagandasını yapan, ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanını aleni tehdit eden, milleti CIA-NAT0-FETÖ darbesinin kucağına iten kişileri tahliye ediyor?

Bu tahliyeler kamuoyunun vicdanını yaraladığı gibi toplumda FETÖ ile yeterince mücadele edilmiyor algısının oluşmasına da neden olmaktadır.

Geçenlerde Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak da tahliye edildi. Bu tür tahliye haberleri bilhassa 15 Temmuz gazilerinin sert tepkisine neden oldu.

Ahmet Altan’ın savunması, Kurtlar Vadisi dizisinin repliklerini aratmayacak türden ifadelerle dolu. “Böyle bir iktidardan korkmaktansa ömrümün geri kalan kısmını hapishanede geçirmeye razıyım” diyerek racon kesen vadi karakterlerine benziyor.

Altan, kendini Sokrates ya da Nesimi sanıyor olmalı. İki üç tane kelimeyi yan yana diziyorum ve üç beş tane ezik yazar hayranım var diye kendini insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en büyük kahramanları arasına yerleştirmeye çalışıyor?

Hukukçu değilim ancak bu kişiler, FETÖ’nün medyasında neredeyse hemen her gün Erdoğan nefreti pompalayan, darbe ve iç savaş imasında bulunan, FETÖ terör örgütünü masum gösteren kişiler değil mi?

Eğer darbe gerçekleşmiş olsaydı vatansever yazarları, siyasetçileri, bürokratları vs. 3-4 yıl içerde tutup sonra tahliye ederler miydi? O gece silahsız masum halkın üzerine kurşun yağdıran bir terör örgütünün insaflı davranacağını kim iddia edebilir?

Nazlı Ilıcak mesela “Türkiye’yi karanlıktan çıkaracak” formülleri sıralıyordu. Şimdi tahliye edildiler. Türkiye bir savaşa girerse tarafını belli eden Eren Erdem de tahliye edilenler arasında.

Tahliye edilmeleri için çokça yazılar kaleme alan Habertürk yazarının sevinçle; “Sıra artık Kavala’da” diyerek çığlık atmasını da ayrıca kınıyorum.

Aslında onlar darbenin başarılı olacağından çok emindiler o yüzden pervasızca tehditler savurdular. Israrla FETÖ medyasında boy göstererek onca şerefsizliklerine rağmen o teröristleri kolladılar. Milletin oylarıyla iktidar olan Tayyip Erdoğan’ı hedef gösterdiler.

Darbeden sonra bir saltanat inşa edeceklerdi. Buna inanmışlardı. Aslında asıl inandıkları, iman ettikleri; güç. Başarılı olsalardı belki “Diktatör” adlı bir roman yazılacak belki de filmler diziler çekilecekti.

FETÖ militanlarının vatandaşlarımızı öldürerek ülkemizi işgal etmesini büyük bir halk devrimi olarak takdim edeceklerdi.

Ama olmadı. Türk milleti buna müsaade etmedi. Kendilerini içeride buldular.

İçeride güzel insanlar var, hemen tahliye edilmeli” diyorlar. 15 Temmuz gecesi şehit düşen, Abdullah Tayyip Olçok (17), Engin Tilbaç (16), Özgür Mustafa Karasakal (16), Halil İbrahim Yıldırım (15), Mahir Ayabak (17), Mutlu Can Kılıç (18), Rustem Resul Perçin (18), Uhud Kadir Işık (17) adlı çocuklarımız şehit düştü.

Onlar içeride değil mezarda! Çok güzel çocuklarımızdı. Hayalleri, umutları vardı onların. Ama vatanları için şehit olmayı tercih ettiler. Siz vatanın ne demek olduğunu bilir misiniz?

Şehitler için tek kelime etmediler;

İçeride roman yazdınız, size hayran olan yazarlar köşelerinde paylaştı. Acayip derecede romantik ve pek edebi buldular. Ama bu çocuklar için tek kelime etmediniz.

KHK mağdurları diyerek acıklı bir tablo çizen, onlar için perişan olduğunu söyleyen, gözyaşı dökenlerin, ezik köşe yazarlarının ve seslerini çıkarmaktan korkan siyasetçilerin olduğu bir ülkede FETÖ ile nasıl mücadele edeceğiz?

Bakınız, 2003 yılından beri ardı ardına operasyon geçiren bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyayız. Kapatma davası, e-muhtıra uyarıları, Ergenekon operasyonları, MİT Krizi, Gezi kalkışması, 3 yıllık ömrü kaldı manşetleri, 17/25 Aralık Darbe teşebbüsü, Yüce Divan tuzağı, Dolmabahçe kumpasları, 7 Haziran CHP ile ittifak HDPKK ile masa kurma süreci, patlayan bombalar, terör saldırıları ve 15 Temmuz işgal girişimi.

Yazının tamamını okumak için:

https://www.milatgazetesi.com/yazarlar/dusunduren-tahliyeler/haber-221625

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.