• BIST 110.477
  • Altın 275,921
  • Dolar 5,8011
  • Euro 6,4759
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C
  • Konya 6 °C
  • İzmir 13 °C

Ufuk Coşkun: Her kesim kendi bağnazıyla yüzleşmeli!

Ufuk Coşkun: Her kesim kendi bağnazıyla yüzleşmeli!
Makamda yükselmek için bir diğerinin hakkını gasp eden bir memur, hırsızlık yapan bankacı, domuz etini dana eti diyerek satan kasap, kiremit tozunu renk biberi diye yutturan esnaf, çıkarı için takla atan sanatçı, ülkesini satan yazar, siyasetçi, gazeteci,

Bir önceki yazıda “Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘dindar nesil yetiştirme’ talebi bir önceki yüzyıldan kalma pozitivist temelli eğitim sistemiyle birlikte değerlendirilmelidir” şeklindeki tespitim ve verdiğim örnekler yazının bağlamından kopartılarak farklı yerlere çekildi.

Bazı muhalif medya organları bunu “Erdoğan’a itiraz” şeklinde duyurarak ardından sanki dindarları aşağılıyormuşum gibi takdim ettiler.

Böyle saçma sapan, seviyesiz, ergen tribi kıvamında haber yapmayı nasıl becerebiliyorlar doğrusu anlamakta güçlük çekiyorum.

Korkarım o “karanlık oda” aydınlanmadan bunları öğrenemeyeceğiz.

Kaldı ki muhafazakâr medya organlarında bilhassa eğitim-kültür konularında Erdoğan’a en çok itiraz eden -hatta tek itiraz eden dersem abartmış olmam- yazar benim. Ve bunu neredeyse on yıldır yapıyorum.

Bu noktada ben Erdoğan’ın yolunu bilirim o da benim huyumu ve niyetimi bilir.

Aynı yazıyı Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök de köşesine taşıyarak verdiğim bilgiler üzerinden nazik bir üslupla meseleyi kendi zaviyesinden değerlendirmiş.

Ne var ki ortada bir “hakikat çarpıtması” söz konusu. Çünkü laiklerin gördüğü hakikat ile benim ifade etmeye çalıştığım ve gördüğüm hakikat birbirinden çok farklı ve derinlikli.

Netice itibariyle Hürriyet yazarı ile “dindar nesilden evvel ahlaklı nesil yetiştirmek lazım” noktasında örtüşüyoruz.

Örneğin, Diyanet’e ve onca İHL’ye rağmen, “Din bilgisini nereden alıyorsunuz” sorusuna; % 30 dini kitaplardan. % 45 internetten ve televizyondan. % 20’si de bildiğini düşündükleri kişilere sorarak şeklinde cevap vermiş. % 5’i ise cevap vermemiş. (MAK Araştırma raporundan)

Yani burada bir sıkıntı var. Ve muhafazakâr dindar iktidarın bu sıkıntılar ile yüzleşmesi gerekir.

Neyse, “önce ahlaklı nesil yetiştirmek” konusunda anlaştığımız Hürriyet yazarı, acaba aynı yazıda önemle vurguladığım “ideolojik eğitim” eleştirisine de katılıyor mu?

Bilimsel, laik, çağdaş eğitim adı altında, okul önlerinde ezoterik ayinleri aratmayacak türden etkinliklerle çocukları secde ettiren “zihniyet” hakkında bir şeyler söylemek ister mi?

Bu öyle büyük bir mesele ki ve öyle bir eğitim düzeneği tesis edilmiş ki; ne dindarı dindar gibi yaşıyor ne solcusu solcu gibi tavır koyuyor, ne sanatçısı sanatçı gibi üretiyor ne yazarı yazar gibi ne aydını aydın, ne de siyasetçisi siyasetçi gibi…

Çok ciddi boyutlarda yaşanan bir karakter yıkımı değil mi bu? Bana kalırsa aynı zamanda çok ciddi bir memleket meselesidir de.

O yüzdendir ki bir önceki yazımda; “mesleklerden önce ahlak gelir/gelmelidir” demiştim.

Makamda yükselmek için bir diğerinin hakkını gasp eden bir memur, hırsızlık yapan bankacı, domuz etini dana eti diyerek satan kasap, kiremit tozunu renk biberi diye yutturan esnaf, çıkarı için takla atan sanatçı, ülkesini satan yazar, siyasetçi, gazeteci, aydın vs.

İyi de bu ahlaksızlıkları yapanların tümü dindar değil ki?

Hemen her görüşten, ideolojiden, mezhepten, meşrepten insanlar bunlar… Ortak noktaları;  tek bir sistemin ürünü olarak imal edilip piyasaya sürülmeleridir.

O yüzdendir ki çağrım, sadece dindar nesil yetiştirmek talebinde bulunan Erdoğan’a değil, Kemalist nesil yetiştirmek isteyenlere, laik, çağdaş, ilerici diye tutturan ve bunu dayatanlara da aynı çağırıyı yapıyorum. Ve yapmalıyız.

Önce ahlak önce insan ve değerleri dememiz lazım. İşte bunu becerebilenlerin, bu yükü omuzlayabilenlerin inşa edeceği bir Türkiye, yaşanabilir, huzurlu, rengârenk, ahenkli, güzel bir Türkiye olacaktır.

Diğer taraftan Hürriyet yazarı Özkök, beni “iktidar içindeki çok etkili bir grubun üyesi” olarak görüyor.

Yazarlık gibi rizikolu bir işe sırf vicdanımı rahatsız eden meseleleri yazmak ve hakikati tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermek için giren benim gibi sıradan bir yazarın, adı bilinmeyen gruplara ne tür bir üyeliği olabilir doğrusu merak etmiyor değilim.

Bakınız bizim meselemiz şu

Yazının tamamını okumak için:

https://www.milatgazetesi.com/yazarlar/her-kesim-kendi-bagnaziyla-yuzlesmeli/haber-222611

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.