• BIST 92.306
  • Altın 210,723
  • Dolar 5,3459
  • Euro 6,1013
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 13 °C
  • Konya 10 °C
  • İzmir 19 °C

Ufuk Coşkun: "Ahlak, vicdan ve irfan sahibi, bireyler yetiştirecek yeni bir sistem..."

Ufuk Coşkun: "Ahlak, vicdan ve irfan sahibi, bireyler yetiştirecek yeni bir sistem..."
Okul binaları sallanmaya başladı!

Okul binaları sallanmaya başladı!

Bu köşede, okullarda FETÖ/PKK propagandası yapan, Gezi'de öğrencilerine slogan attıran, sınıfa girdiklerinde ayağa kalkmayan öğrencilerini aşağılayan, döven, küçük hataları sebebiyle onları cezalandıran pedagojiden yoksun, katı, otoriter, despot, ideolojik öğretmen zihniyeti de eleştirilmiştir.

Lakin öğretmenlerin kahir ekseriyeti bize ait olmayan bir eğitim sisteminin kıskacı altında inim inim inlemektedir.

Bu gerçeği de atlamamamız gerekiyor. Öğretmen özgür değildir. Yalnızdır. Yalnız bırakılmıştır.

BİMER ve Alo 147 gibi iletişim hatlarıyla sürekli şikâyet edilen ve haklarında anında işlem başlatılan, medyanın ve eğitim sendikalarının bir türlü gündemine giremeyen her geçen gün toplum nezdinde de itibarları zedelenen öğretmenlerin durumu içler acısı. Geçenlerde Çorlu’da liseli öğrencilerin öğretmenlerine neler yaptığını ve öğretmenin çaresizliğini izlediniz değil mi? Öğretmenlerine not vermesi beklenen öğrenciler yaptı bunu!

Şimdi bu vahim hadise muhtemelen bir soruşturmayla geçiştirilecek. Vücudu enfeksiyon kapmış ateşli hastaya bir doz ateş dürücü kıvamında geçici bir tedavi yöntemi uygulanacak. Yani MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Öğrenci Davranışları, Ödül ve Disipline İlişkin Hükümler” başlığı altındaki maddelerden bir kaçının ihlali gerekçesiyle öğrenciler başka bir okula gönderilecek ya da atılacak, öğretmen ise belki de sınıfa hâkim olamadığı ya da idareye bildirmediği için onun da okulu değiştirilecek. İyi de bu çözüm mü?

Peki, liselerde, özellikle Mesleki ve Teknik Anadolu liselerindeki bayan öğretmenlerin neler yaşadıklarını düşünebiliyor musunuz?

Okulda öğretmenlerin emdiği sütü burnundan getiren, öğrencileri bu duruma düşüren eğitim sistemini sorgulamayacak mıyız? Bu vahim örnekler bir şeylerin habercisi değil mi?

Bakınız, Türk Eğitim-Sen’in yaptığı bir araştırmaya göre 2017 yılında öğretmenlerin yüzde 67.4’ü sözlü şiddete, yüzde 19.6’sı fiziksel şiddete, yüzde 12.9’u psikolojik şiddete ve yüzde 0.1’i de cinsel şiddete maruz kaldı. Öğretmenlerin yüzde 87’si şiddete maruz kaldığı halde şikâyetçi olmadı. Sebebi ise şiddetin tekrar yaşanması korkusu ve öğrencilerinin sicilinin bozulması kaygısı…

Yakın bir zamanda iki öğrencisi tarafından pompalı tüfekle öldürülen bir öğretmeni ve ona gösterilen ilgisizliği yazmıştım… O yazıda şöyle demiştim; “19. yüzyıl paradigmasıyla işlev gören Batıcı-ideolojik eğitim sistemi, kendisiyle kavgalı, merhametsiz, bir diğerini düşman gören bireyler yetiştirmede öncü bir rol oynadı. Bu toprakların ruhuna aykırı tesis edilen eğitim, bireyin içsel dünyasını tahrip etti. İnsanın kendini bilme, insanlığını gerçekleştirme kanallarını da tıkadı. Buna dışarıdan ilave edilen sistematik saldırıları/operasyonları da eklersek meselenin ne kadar vahim olduğunu belki daha iyi anlarız.” Evet, meselemiz tam olarak bu!

Fulbright marifetiyle hazırlanan ezberci eğitim programlarının ve Batı kültürüne hizmet eden eğitim zihniyetinin yol açtığı tahribatı esaslı bir şekilde masaya yatırmadan okullarda olan biteni anlayamayız. Anlamak isteyen de yok ya!

CHP eliyle bu ülkenin başına bela edilen eğitim sisteminin en önemli vazifesi; ciddi bir şahsiyet kıyımına yol açmasıydı. Tarihsiz, ruhsuz, batı taklitçisi, örgüt yöneticilerinin ve kurnaz politikacıların işine yarayacak türden şuursuz bir nesil yetiştirilmek amacı güdüldü. Çocuklarımızın kimyasını bozdular. "Âlimin atının ayağından sıçrayan çamur parçası bizim için şereftir” diyen bir kültürün çocukları bu gün okullarda öğretmen dövüyor. Ve bu kimsenin umurunda değil.

Bakınız bugün Çorlu’da ya da başka illerde yaşanan bu türden hadiseler basit hadiseler değildir. Bu gençleri bu hale getiren sistemi sorgulamadan meseleyi çözüme kavuşturamayız.

Yıllardır, 100 yıl öncesinin eğitim paradigmasıyla işlev gören 1970’li yılların ideolojik atmosferinde tesis edilen eğitim kanunlarıyla uçurumun kenarına doğru itildiğimizi söylüyorum. Ben bu ülkenin sendikalarına, medyasına, yöneticilerine temel sorunun bir anlayış/zihin sorunu olduğunu bir türlü anlatamadım!

Okul binaları artık sallanmaya başladı, duvarları dökülüyor. Bu çürük binayı terk ederek, yeni bir zeminde yeni bir temelle ve buraya ait değerlerimizle, ahlak, vicdan ve irfan sahibi, aklıselim, kalbiselim bireyler yetiştirecek yeni ve sağlam bir binaya taşınmalıyız. Öğrenciler aç, öğretmenler çaresiz. Ve maalesef AK Parti, eğitimde başarısız oldu. Bu eski yapıyı düzeltemedi. Yol yakınken bu sistemi değiştirmek zorundayız. Bu gidiş, gidiş değil.

Ufuk Coşkun-Milat

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.