• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 21 °C
  • Konya 21 °C
  • İzmir 24 °C

TRT´nin yeni dizisi; Aşkın Yolculuğu-Yunus Emre

Hakkı   Aka

TRT'nin Yeni Dizisi; Aşkın Yolculuğu-Yunus Emre

Hakkı Aka

 

BİZİM YUNUS

Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;

Okunu kör nefsin, kılıçla çelmiş...

                                        Bizim Yunus,

                                        Bizim Yunus...

Üstad Necip Fazıl, Yunus Emre'yi anlattığı “Bizim Yunus” şiirine bu satırlarla başlıyor…

Herşeyi ile “biz”e ait olan ve “bizim” olan Yunus Emre…

“Ölmeden evvel ölme” sırrına ermiş Anadolu'nun mimarlarından “Bizim Yunus”…

Ramazan boyunca TRT1'de yayınlanan, “Aşkın Yolculuğu-Yunus Emre” dizisi vesilesiyle Bizim Yunus'u tekrar anmakta fayda var.

“Diriliş-Ertuğrul”, “Filinta” dizilerinden sonra, TRT'nin bu güzel projesinde emeği geçenlere de teşekkür edelim ilk önce. Her ne kadar senaryoda bazı hatalar olsa da Yunus Emre ve tasavvufun anlatıldığı dizi, insanları ekran başına çekmeyi başardı…

Yapımını Tekden Film adına Mehmet Bozdağ'ın üstlendiği, senaryosunu Mehmet Bozdağ ve İsa Yıldız'ın yazdığı, yönetmenliğini Kamil Aydın'ın yaptığı Aşkın Yolculuğu ‘Yunus Emre' dizisi, Yunus'un tasavvuf yolunda, hakikate ulaşmak için yaptığı yolculuğu ve bu yolda başta kendi nefsiyle olmak üzere verdiği savaş ile çektiği çileyi konu alıyor…

Dizide Yunus Emre'yi Gökhan Atalay canlandırırken Tapduk Emre'yi Payidar Tüfekçioğlu, Molla Kasım'ı Baran Akbulut, Bacım Sultan'ı Seda Tosun, Ahi Mesud'u Mehmet Çepiç ve Hanım Ağa'yı Asuman Çakır oynayacaklar. Dizi de ayrıca Rüzgar Aksoy, Ergun Taş, Umut Tanyolu, Sedat Erdiş, Murat Ercanlı, Ahmet Talay, Müge Uyar, Birand Tunca, Atilla Kılıç, Kaptan Görmen, Mehmet Ali Tunca, Emrah Girgin ve Samet Demir gibi güçlü isimler yer alıyor.

13. yüzyılda yaşayan Yunus Emre, Anadolu'nun karmaşık siyasi havasından ve birliğin, dirliğin tam bir keşmekeş içerisinde çıkan bir Anadolu ereni. Dizide burada bir hata yapılıyor ve Yunus Emre; medresede eğitim almış ve kadılık yapmış olarak gösteriliyor. Halbuki Yunus Emre halk arasında yetişmiş ve yolu Tapduk Emre ile keşişince de aşk ile buluşmuştur.

Burada bir parantez açıp Anadolu'da “Yunus” namıyla bilinen birkaç tane Yunusumuz var. Bu konuda araştırma yapmış olan Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan Anadolu'da yaşayan Yunusları şöyle anlatır:

“Hangi şiir gerçekten Yunus'un diye bir meselemiz var; bunu tesbit etmemiz lâzım!.. Sizin bugün Yunus'un diye sevdiğiniz, ezberlediğiniz, dinlediğiniz ilâhilerin bir kısmı onun değildir meselâ... Çünkü, bir kaç tane Yunus var... Çok net, çok kesin, bütün ilim adamlarınca bilinen bir gerçek..

Bir kere iki tane kesin Yunus var: Birisi, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'ye yetişmiş Yunus; ötekisi, Bursa'da Emir Sultan'a yetişmiş Yunus... Birisi Mevlânâ'dan biraz genç; ötekisi Emir Sultan'dan biraz genç... Emir Sultan'dan feyz almış, Emir Sultan'a bağlı... Bu ikinci Yunus daha ziyade, "Şol cennetin ırmakları" "Kâbenin yolları bölük bölüktür" gibi ilâhileri söyleyen... Yâni bizim Yunus'un diye sevdiğimiz şiirlerin yüzde altmışı - yetmişi Bursalı Yunus'undur.

Bir Yunus o, Bursalı Yunus... Bir Yunus da, --şimdi belki Aksaray'a bağlıdır, idârî taksimatı bilmiyorum-- Sivrihisar'lı... O Sivrihisar, --Eskişehirliler üzülse de söylemek zorundayım-- Eskişehir'in Sivrihisar'ı değil... Kızılırmağın kenarında ama, Eskişehir'deki Sivrihisar değil... Hacıbektaş kasabasına çok yakın, Sivrihisar diye bir yer var Kızılırmağın kenarında... Kızılırmak, biliyorsunuz nerelerden dönüp, dolaşıp öyle gidiyor Karadeniz'e... Bunu bir yazı ile, kitapla Refik Saygun anlattı. İncelemeler yaptı, oranın fotoğraflarını çekti. "Bu Sivrihisar'dadır Yunus!" dedi. "İşte, Tapduk Emre'nin kabri var burda... İşte Yunus'un kabri var burda..." dedi. Kimse bunu dinlemedi ama, aslında Yunus'un yeri orası, kabri orada... Onu da tabii, ihyâ etmek lâzım!..”

Dizide de hikâyesi anlatılan Tapduk Emre'nin Yunus'u…

Üstad Necip Fazıl'ın muhteşem kalemi ile tiyatrolaştırdığı ve “Bizim Yunus”u anlattığı, “Yunus Emre” kitabı Büyük Doğu külliyatında müstesna bir yeri vardır…

Üstad Yunus' şöyle seslenir:

“Kaç mevsim bekleyim daha kapında,

Ayağımda zincir, boynumda kement?

Beni de, piştiğin belâ kabında,

O kadar kaynat ki, buhara benzet!”

Dizide geçen hikâyenin kahramanı Yunus; Anadolu'da kargaşanın hüküm sürdüğü bir ortamda, Konya'nın meşhur medreselerinde,  önemli müderrislerin eğitiminden alarak Sivrihisar kazasında Kadı'lık yapmaktadır.  İlmiye sınıfı mensubu bir medreseli olan Yunus'un da ana meselesi, Moğol baskısıyla bozulan liyakat düzenidir. Kadı Yunus için de kurtuluş reçetesi, liyakat sisteminin işlemesidir. Liyakat sisteminin işlemesi için kendisini bu yola gark eden Yunus yaşadığı olaylar vesilesi ile Tapduk Emre ile karşılaşır. Bu karşılaşma hem kendisini hem de yetiştiği ilmiye sınıfını ve bilgi kaynaklarını sorgulamasına vesile olur. Yaşadığı sorgulama, Yunus'u yeni sorulara sevk edecektir. Bilgi nedir? İlim sahibi olmak nedir? Kendisinin bunca senelik medrese eğitimiyle bilmediğini,  ümmi bir şeyh nereden bilmektedir. Bunları bildiği halde ümmi ise ümmilik nedir?

Yaşadığı bu çetin muhasebesin sonunda Yunus'un yolu Tapduk Emre dergâhına varır ve Yunus Tapduk Emre'ye intisap edip, onun müridi olur. Kadı'lık cübbesini çıkaran Yunus; Dervişlik hırkasını giymiştir. Cübbenin temsil ettiği bütün maddi birikimini, makamını, toplumdaki mevkisini, parasını, istikbal beklentisini bırakmış, derviş hırkasını giyerek,  diğerlerinden farksız, herkes gibi sıradan bir derviş olarak, hakikat yoluna çıkmaya talip olmuştur.. Yunus yaşadığı bu dönüşüm sonucunda hakikati arama yoluna çıkar. Bu yolun sonuna geldiğinde, artık sözü zamana hükmeden bir kahramana dönüşmüştür. 

Bütün bu yönleriyle; bir dervişin hakikat yolculuğunu ve bu yoldaki, tarikat düsturlarını, tekke yaşamı ve adabını, ritüel ve ayinlerini konuya vakıf olamayanlar da dahil olmak üzere her yaş ve sınıftan seyirciye açık ve sarih bir şekilde anlatma imkanı verirken, aynı zamanda, seyirciye, ilgi çekici, meraklı, sürükleyici bir hikayeler silsilesi sunuluyor…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.