• BIST 103.912
  • Altın 161,198
  • Dolar 3,9233
  • Euro 4,6062
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 4 °C
  • Konya 2 °C
  • İzmir 4 °C

Tiksindiren cehalet, kusturan şöhret hevesi; "Niye İslâm'a-Kur'ân'a saldırmıyoruz, hadi hep birlikte saldıralım!"

Tiksindiren cehalet, kusturan şöhret hevesi; "Niye İslâm'a-Kur'ân'a saldırmıyoruz, hadi hep birlikte saldıralım!"
Kartlaşmış bir cehalet... 'Şöhret olmak', kendinden bahsettirebilmek için yapıldığı gayet belli olan bir iğrençlik; Sosyalistler ve Komünistler, hadin hep birlikte İslâm'a-Kur'ân'a saldıralım!

Tiksindiren cehalet, kusturan şöhret hevesi; "Niye İslâm'a-Kur'ân'a saldırmıyoruz, hadi hep birlikte saldıralım!"

Bir Cumhuriyet yazarı...

Bir 'Cumhuriyet' kafası...

Yaşını başını almış kart karı...

Tiksinti uyandıran bir cehalet...

İnsanı kusturan bir "şöhret olma-kendinden bahsettirebilme" hevesiyle yazıldığı belli olan bir yazı...

Niye, Bülent Uluer'in cenaze namazını kıldınız?

Niye İslâm'a ve Kur'an'a saldırmıyorsunuz?

Böyle sosyalistlik, böyle komünistlik mi olur?

Artık saldırmanın zamanı geldi...

Hadi saldıralım!

Şeytanı niye taşlıyorsunuz? (Biz burda ne güne duruyoruz? demek istemiş de olabilir...)

İşte bunları söyleyen bir kart şey...

Işıl Özgentürk, Cumhuriyet gazetesi:

İşte o bayağı hevesle yazılmış yazı:

 

Bugün epeydir düşündüğüm bir konuyu tüm açıklığıyla anlatmaya çalışacağım. Sosyalistlerin, komünistlerin (yani dünyada daha adil ve eşitlikçi bir düzenin var olabileceğine inananların) dinle ilişkisine. Çünkü bu ülkede yıllarca sosyalistler ve komünistler dinsiz olmakla suçlandı. Ve bu suçlama, öylesine egemendiler ki, sosyalistlerin ve komünistlerin “hayır biz dinsizdeğiliz” demekten canları çıktı. Neyse ki, İslami referans alan bir siyasi parti iktidara geldi ve ilk kez din ve din adına var olan kurumlar tartışılabiliyor. 
Öncelikle söylemeliyim, Cumhuriyeti kuran kadrolar, tarikatlar ve dergâhların ülke içinde illegal bir ortama çekilip örgütlenebileceğini gördükleri için din işlerine bilginin yol gösterebilmesi için bir din kurumu olan Diyanet İşleri’ni kurdular. Bu kurum, çalışanların vergileriyle beslendi ve nihayet İslami referans alan bir iktidarın sayesinde gerçekten ülkeyi her anlamda ortaçağa çeken bir kurum haline geldi. Diyanet’in bütçesi eğitim dahil, üç bakanlıktan daha fazla. Binlerce kişi ne yaptığını bilmediğimiz işlerde çalışıyor ve başkan dahil Diyanet’ten beslenenler kadınlar, çocuklar hakkında alabildiğine ahlaksız fetvalarda bulunuyorlar. Öyleyse sosyalistlerin ve komünistlerin artık bize dinsiz diyecekler korkusunu bir yana bırakıp açık açık bu kurumu teşhir etmelerinin zamanı gelmiştir. 
Okulların İslami referanslarla doldurulduğu, çocukların bilmedikleri Arapçayla Kuran hatmettikleri bir ülkede artık sosyalistler ve komünistler, bazı korkularını atıp bu durumla yüzleşmek zorundalar. 
Açıkça söylemek istiyorum, adamlar baş kesiyor, kadınlara tecavüz ediyor; vakıflarda, sokaklarda çocuk tacizi at koşturuyor ve bazıları “bu gerçek İslam değil” diyor. Öyle mi? O zaman gerçek İslam ne? Kuran’ı okuyunuz, üç sayfada bir bel altı ayetler ve cihat çağrısıyla dolu. Gerçek İslam ne? Hıristiyan dünyası kendi rönesansını yapmış olarak kabul edilir. Artık dünya öyle bir bilgi bombardımanına tutuldu ki, Vatikan sürekli çocuk tacizcisi rahipler nedeniyle tazminat parası ödemekten bıktı. Dinden kaçan kaçana, bu nedenle Papa, “Evet Adem ve Havva değil, evrimden geliyoruz” diye fetva verdi. O zaman en son geldiği için en dünyevi din kabul edilen İslam, neden kendi Rönesansı’nı yapamıyor? Neden camilerin kapılarında kırmızı yazılar geçiyor: “Kurban kesip kanını alnınıza sürerseniz bütün günahlarınızdan bağışlanırsınız?” Yani ister çocukları taciz edin, ister yetim hakkı yiyin, bir kurban ve alnınıza sürdüğünüz bir damla kanla, Tanrı’yı ve meleklerini aldatabilirsiniz. Açıkçası bu. Nerede bu farklı İslam?
Unutmadık, Üsküdar Belediyesi Kâbe’nin bir örneğini Üsküdar Meydanı’na yaptırdı ve yemin billah insanlar evde bulduğu çarşafa sarılıp maket Kâbe’nin etrafında dönmeye başladılar. Arkadaş bu mu din? Vay bi de bize dinsiz diyorsunuz? Bu arada şu şeytan taşlama işine de bir girelim. Kâbe’de paketler halinde taş satılıyor ve insanlar şeytanı taşlıyorlar, attıkları her taş Kâbe’nin altındaki bir yerde yeniden paketleniyor. Hay sizin şeytan taşlamanıza. Cenneti satanların para kazandığı bir ülkede elbette, dini eleştirmek en zor işlerden biri. Ama artık bir yerlerden başlamalı. 
Bu konu oldukça netameli bir konu, ben de biliyorum ama Dev-Genç’in efsane lideri Bülent Uluer’in cenaze töreniyle ilgili görselleri görünce yazmadan edemedim. Yıllarca Din bir afyondur! diye haykıran kalabalığın, bir hocanın arkasında el açıp dua ettiklerini görünce biraz değil epey canım sıkıldı. Alırsın cenazeni, gidersin daha geniş, binlerce kişinin arabaların arasından geçmeye çalışmadığı bir mezarlıkta, cenazeni marşlarla, şiirlerle toprağa verirsin. Ve kim nereden getirirse getirsin, farklı coğrafyalardan gelmiş toprakları tek tek mezara atarsın, çünkü sosyalistler sınır ve kural tanımazlar, bu böyle biline ve artık böyle yol alına. Bazı cenazeler ailelerin değil, onun yoldaşlarınındır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.