• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • Konya 12 °C
  • İzmir 19 °C

SÜRECE ACİL MÜDAHALE

Şükrü  Sak


SÜRECE ACİL MÜDAHELE

02 Ocak 2014 yayınlandı

Şükrü SAK

 

Okyanus ötesinden, iktidara karşı tezgâhlanan son operasyon -1999 sürecinden sonra- yaşanan en büyük kırılma noktalarından birisidir;

Tarihî bir ân, tarihî bir süreç?
Bu “tarihî kırılma” ânını bundan tam 9 ay önce, (Türkiye Time *) haber sitesinde yazdık; hem de büyük harflerle vurgulayarak; “ÇOK ŞİDDETLİ” yaşanacak diyerek!

Dokuz ay önce yazdığımız aynen şuydu:

(Cemaat ve Hükümet arasındaki bu çatışma, sanılanın aksine “yumuşak” da değil, ÇOK ŞİDDETLİ yaşanacaktır!..)

Daha ortalık süt limanken, “Toz duman içinde görülmeyenin” bu olduğunu, cemaatin “sinsi” karakterini de hatırlatarak, Başbakan’a “Mirzabeyoğlu Meselesi” etrafında; bu “okyanus ötesinin” gün gelecek “sizi de(Başbakanı) boğacağını” hatırlatarak yazmışız…

(Keramet buyurmadık tabii ki, tesbitimizdeki isâbet; siyaseti doğru okuma ve gerçeklerden kopmama şuuruyla ilgili, “iktidarın iç yüzünü” tanımıyla. Neyse bunları geçelim…)

Tarihî günler yaşıyoruz?

Bu süreç, geri dönüşü olmayan bir süreç?

Önümüzdeki on yıllara, belki de yüz yıllara- damgasını vuracak, o zamanları da şekillendirecek bir süreç.

Eğer Başbakan geri adım atmazsa?

Diz çökmezse?

Bu “ajan yapılanma”nın “İNİNE” girip, devletin damarlarında dolaşan bu işbirlikçi çeteyi çökertme iradesini gösterirse?

Mesele tamamdır!

Siyasi iktidarın bu konuda göstereceği en küçük bir karasızlık kendi sonunu da getirecektir!

İşte taptaze Mursi örneği!

(Bunun “tehdit” olarak Başbakan’a birileri tarafından hatırlatıldığı da yazılıp söylenenler arasında. Bizim kasdımız o değil tabii ki!)

Yirmi yıldır bu “ajan yapılanmayı” anlatmaya çalışıyoruz?

Aylık Taraf’ta Murat Doğu’nun, Faruk Akıncı’nın, Murad Salih’in yazılarına…

Haftalık Taraf’ın kapaklarına bakın;

Şimdi bunları hatırlamanın ve hatırlatmanın tam zamanı!

Serdar Yavuz’un, Şeref Sakaryalı’nın- Şükrü Sak'ın  ve daha kimlerin, o yıllarda yazdıklarına bakın?

90’lı yıllar boyunca;

Bizim de defalarca girdiğimiz “Gayrettepe işkencehanelerinde” İbda’cılara işkence yapan “abdestli-namazlı” Fethullah’ın işkenceci polislerine

Yirmi yıldan bu yana;

Bu “ajan yapı”yı DEŞİFRE etmeye çalışan, İbda çizgisinde çıkan yayınlara bakın;
Gizli-kapaklı bir yanı kalmış mı?..

O zaman bize;

Ya, hacımıza hocamıza öyle denir mi hizmetti? kıldı, tüydü diyenler; nihayet “Hizmetin” KİME HİZMET ettiğini gördüler.

Aramıza hoş geldiniz”…

Gerçek sizlere de yüzünü gösterdi.

Kabul ediyoruz; büyük bir aşamadır, büyük bir gelişmedir, sevindiricidir…

Gerçeği nihâyet görmüş olmanızdan son derece memnunuz?

*

İşin aslı şudur;

Amerikan Büyük Elçisi’nin “yalanladığı” DOĞRU:

Bir imparatorluğun çöküşünü izleyeceksiniz”…

Amerika ve Batı kol kola, bu “ajan yapılanma” ile; son ve öldürücü darbeyi vurma niyetlerini ifşâ etmişlerdir!

Madem ki ”düşman” niyetini açık etmiştir?

O halde; YAPILMASI GEREKEN de bellidir;

Sayın Başbakan’ın danışmanlarından biri, Başbakan’a;

Üstad’ın, Adnan Menderes’e darbeden bir iki hafta önce “NE DEDİĞİNİ” hatırlatsın! Sonu “idamla” biten darbeden…

Ya ol, ya öl” eşiğinden…

İç diplomasi” olarak yapılması gereken?

Eğer, yukardan beri anlattıklarımızın hiçbiri, “ilgililer” tarafından bilinmiyorsa? -Ki biz bilinmediğini varsayalım…

Bizden bir ekibin, kadronun:

Haftalık Taraf’ın 35 sayısını da koltuğunun altına alıp, -beş dakikalık bir randevu ile- malûm ilgilinin, yani “götürülmek” istenen kişinin önüne sermesi!

Mesele budur!.. Bütün çıplaklığı ile, bütün gerçekliği ile…

Ya bu gerçeği görüp ona göre gerekli adımları derhal atarsınız! Ya da!..

Şöyle bir düşünün:

O kadar “imkansız” gibi görünen şeyin ne kadar “kolay” olduğunu;

Sayın Başbakan, bir yanına Salih Mirzabeyoğlu’nu, bir yanına da Abdullah Öcalan’ı (iki idamlık) alıp,Ayasofya’da CUMA NAMAZI kılıyor.

Tablo bu. Diğer unsurları saymaya bile gerek yok!

İç”teki bu “ajan yapılanma” çökertildiği ânda;

Bir ânda Irak’ın düştüğünü…

Afganistan’ın düştüğünü… (ABD işgalinin kırılması anlamında.)

Esad’ı çağırıp, “Tamam kardeşim, bu emperyalist tuzağı gördük, bu bölge bizim, savaşa son?”

Dediğini…

Türkiye, İran, Suriye, Irak, Afganistan, Lübnan ve Filistin?in Amerika ve Batı karşısında TEK YUMRUK halinde KENETLENİVERMESİ hiç de zor değildir!..

Yapılacak tek şey;

Bu “AJAN YAPILANMAYI” çökertip, kendi TARİHİ KİMLİĞİNE uygun bir adım atması…

Yukarda “saymaya gerek yok” dediğim, diğer, iç ve Milli unsurlarla da “örneğin Amerika”nın tezgahı ile “kavgalı” olduğu, askerî ve diğer Milli unsurlar- Milli bir mütâbâkat… Zor değildir!?

Ne diyordu S. Mirzabeyoğlu:

Bu millet, büyük oynayanlarla büyük oynamasını hep bilmiştir!..

Amerika ve Batı’ya karşı durmanın…

Amerika ve Batı’ya “meydan okuma”nın zorluğu; Amerika ve Batı’nın “gücünden” ziyade, içerdeki “işbirlikçi-ajan yapılanmaların” devlete, bürokrasiye, yargıya, medyaya, sermaye çevrelerine sızmış olmasındandır!

Batı ve Amerika -İsrail de dahil- Türkiye’ye “operasyon yapma gücünü” bu “işbirlikçi ajan yapılanmalardan” almaktadır..

Bu “ajan yapılanma” çökertilmediği sürece, ne “içte” ne de “dışta”, bu milletin tarih ve ruh köküne bağlı devrimci adımlar atmak mümkün değildir!

Bunu; “Mavi Marmara”da?, “MİT Krizinde”, “Dershane” mevzuunda ve en son da, “17 Aralık operasyonu”nda tecrübe ettiniz!

Bu kadar “tecrübe” yeter?

Bu saatten sonra saldırıya gerekli karşılığı vermeyip, “geçiştirmeye” çalışmak, kendi sonunuzu hazırlamak olacaktır; ister “iktidarda” kalın, isterse “emekli” olun; bu yapı “peşinizi” bırakmayacaktır;

-Mesai arkadaşınız İlker Başbuğ?a bakın- “Emekli” olmak da onu kurtarmadı!

*

Başbakan’ın başdanışmanı Sayın Yalçın Akdoğan’ın “ılımlı yaklaşımı” ajan yapılanmayı daha da azdıracaktır!

Sayın Akdoğan:

Bir ülkenin Milli ordusuna, Milli İstihbarat Teşkilatı?na, Milli Bankaları?na bu şekilde operasyon yapmak kimsenin hayrına değildir” diyor.

Burada “hayır aranacak” bir durum yok?

Amerika-Batı ve İsrail üçgeninin; örtülü-açık işgalini sürdürme çabası var!

*

Başbakan’ın son konuşmalarında;

BÜYÜK TEHLİKEYİ gördüğü anlaşılıyor. “İstiklâl Mücadelesi şartlarındayız!” diyor. Buna benzer bir lafı 2007’de dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt söylemişti;

1919 şartlarındayız” diye. N’oldu? Devamı gelmedi!

Eğer bunun da devamı gelmezse?

Olacakları tahmin etmek zor değil!

*

2012’nin Ocak ve Şubat aylarında; 100’e yakın İBDA’cıya peşpeşe cezalar verildi;

Bunların tamamı “hukukî” değil, siyasî kararlardı;

Bunun, “F tipi yargının” bir operasyonu olduğunu söyledik; her şey o kadar açıktı ki; TC Hukuk tarihinde bugüne kadar ÖRNEĞİNE rastlanmayan kararlar ve cezalar… Bir buçuk ölüye karşılık, verilen 6 ağırlaştırılmış müebbet, bizimde içinde olduğumuz 6 gazeteciye, 28 Şubat’tan kalma bir davayı onaylayarak verilen cezalar ve TC tarihinde yine kırk elli yıldır verilmeyen “isyan” cezaları. Bunları söyledik…

Bunları hatırlatmamızın sebebi;

İBDA’cılara karşı, yargıyı, hukuku “sopa gibi kullanan” bu ajan yapılanmanın, “MİLLİ ve İSLAMİ” olan hiçbir unsura tahammülü olmadığını göstermekti.

Bu ajan yapılanma, Ergenekon tandanslı eski yapının bile yapmadığını, en küçük bir hukukî kaygı gözetmeden; Amerika-Batı ve İsrail’e karşı kim varsa; operasyon, komplo ve yargı kılıfıyla yok etmeye çalışıyordu.

İşte sıra size geldi…

Bu “ajan yapılanma” çökertilmeden, hiçbir sağlıklı ve doğru adım atmanın imkânının kalmadığını artık sizler de gördünüz.

O halde?..

 

HUKUK ÇÖKTÜ?

Bunun etrafında artık “geyik yapmaya” gerek kalmamıştır!

“Siyasi iktidara” bile böyle gözünü kırpmadan “darbe teşebbüsünde” bulunan bu “ajan yapılanmanın”, 28 Şubat’ta ve son on yılda verdiği -hukuk kılıfı altındaki- bütün yargı kararları İPTAL edilmelidir!

Bize adalet, başkalarına zulüm!” olmaz!

Hukuk; Mirzabeyoğlu’na “talimatla idam kararı” verilirken de çökmüştü, şimdi siyasi iktidara “doğrudan operasyon”la da çöktü?

Demek ki;

Hukuk” adaletin tecelli etmesi dışında, her türlü maksat için kullanılıyormuş.

Bunu siz de gördünüz. Büyük bir aşamadır, sevindiricidir..

Aramıza hoşgeldiniz!”…

Başta S. Mirzabeyoğlu olmak üzere, bu “hukuksuzluk” bize 28 Şubat’tan bu yana sürüyor…

Bu “paralel devleti”, bu “ajan yapılanmayı” gerçekten çökertecekseniz, Mirzabeyoğlu’nu serbest bırakmaktan başlayabilirsiniz!

Biz, hukuksuzluğun ucu bize dokunduğu için değil;

Haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik kime yapılırsa yapılsın hepsine karşıyız…
İşte “yargı yoluyla yargısız infazın” ucu, nihayet iktidara da dokundu!..
Baran dergisi 364.Sayı

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.