• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 2 °C
  • Konya 2 °C
  • İzmir 12 °C

Şükrü Sak yazdı; Zübük "âyet okuyor" itiraz mı edeceksiniz?

Şükrü Sak yazdı; Zübük "âyet okuyor" itiraz mı edeceksiniz?
Bilinenin aksine, zübük sadece yalan söyleyen değildir, o "doğru" da söyler! Fakat işine geldiği yerde ve işine geldiği zaman... "Söyler" lafın gelişi; Doğrusu; "doğruları" da kullanır!

Zübük "âyet" okuyor, itiraz mı edeceeksiniz?

 

Şükrü Sak

 

-I-

Türkiye’de “siyasi komedi” türünün gelişmemiş olmasını bir türlü anlayamıyorum…

Gerçekten…

Malzeme mi yok?

Bu malzemeyi değerlendirecek, eli kalem tutan senarist-yazar mı yok?

İhtiyaç mı yok?..

Bu sanat dalı niçin bu kadar “ihmâl” ediliyor, anlayabilmiş değilim…

Acaba diyorum, genel bir “kasıntı”, aşırı dozda bir “ciddiyet zehirlenmesi” filân mı yaşıyoruz?

Yoksa, İbda Mimarı Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun dediği gibi; “asık suratlı” dolanmayı “ciddiyet” mi zannediyoruz? “Surat asmayı” yani…

Düşünsenize bu kadar malzeme bolluğu içinde, hepimize, “ince” ve “kalın” gerçekleri böyle bir çırpıda gösterebilecek, bir “best seller” olmaması üzücü…

Neyse, baktık olmuyor, o konuya da biz el atarız…

Bu dalın en büyük klasiği bildiğiniz gibi; Aziz Nesin’in “Zübük” adlı şaheseridir!

Onu da saygıyla selâmlıyoruz, toprağı bol olsun!

-II-

“Din” eksenli dolandırıcılık işlerine zaman zaman dikkatinizi çekmeye çalışıyor, sizleri bu konularda uyarıyoruz sevgili okuyucularım…

"Her gördüğünüz sakallıyı dedeniz zannetmeyin!" diye özellikle vurguluyoruz!

Sizleri bu konularda aydınlatmayı kendimize bir nevi görev addediyoruz…

Aydınlatmaya da devam edeceğiz…

Bu çerçevede bugün size çok ama çok önemli bir ölçü takdim edeceğim!

Ki “anlayışınız” açılacak… Ferâsetiniz artacak… Sahte ile gerçeği, samimi ile dolandırıcıyı çok kolay birbirinden ayırt edebileceksiniz…

Tabii size sunduğum bu “anahtar kıymetinde ölçü” ile beni iktidar yapmayacaksınız ama, zübüklerin sizler üzerinde “iktidar kurmasına” da asla izin vermeyeceksiniz!

Sizlere yaptığım bu iyiliği de unutmayın!

-III-

Türkiye’de “din” eksenli dolandırıcılığın –zübüklüğün- feriştâhı bilindiği üzere, “Fettoş”tur…

Sonra sırasıyla diğerleri gelir… (Listeyi buraya yazsak, ansiklopedi olur, o yüzden gerek yok!)

Fakat Fettoş’un bile eline su dökemeyeceği, henüz onun kadar “güçlenmemiş” zübükler de mevcuttur…

Bunların bir kısmı tanınmış, bir kısmı da büyük bir gayretle “tanınmaya”, kendilerini tanıtmaya çalışıyorlar!

-IV-

Din ve felsefenin en temel meselesi –bilindiği üzere- “ahlâk” meselesidir...

Bu meseleyi en kökünden halletmeyen –halletmeye çalışmayan- düşünce sistemi yoktur!

Büyük Doğu-İbda (Üstad ve Kumandan) da bu meseleyi, Mutlak Ölçülere, mutlak bir bağlılık içinde fikirde ve aksiyonda halletmişlerdir.

Özeti şu:

Fikir olmayan yerde ahlâk oluşmaz

İbda Mimarı Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun doğrudan tarifiyle;

Ahlâk, başkasının varoluşuyla temas kurmak-kurabilmektir….

En somut hâliyle;

Kişinin kişiyle, kişinin toplumla ilişkilerinde “görünürlük” kazanır ahlâk…

İslâmî çerçevede bu hususu en sade hâliyle Üstad ve Kumandan;

Muaşeret âdâbı” başlığı altında özleştirmişlerdir…

Allah Resulü’ndaki “azîm ahlâk”ın, toplum ve birey ilişkilerine sinmiş hâli, yani “olması gereken” olarak, çerçevelenmiştir…

Bilenler açısından bu durum “sır” değildir.

Bilmeyenler de zahmet edip öğrenebilirler…

-V-

Din eksenli dolandırıcılık ve “sosyal medya…”

Bugün “sosyal medya” denilen bir olgu ile karşı karşıyayız; Uzak dursan olmuyor, yakın dursan hiç olmuyor filân…

Hırsız, dolandırıcı, sahtekâr, alâvere-dalâvereci, bayağı, düşük tabiatlı, ne kadar “esnaf” varsa, bunlar “sosyal medya”yı da ihmâl etmiyorlar…

Doğaldır…

Sosyal medya” gerçeğinin, yeni bir yüzünü ortaya çıkardığı bir gerçekten söz ediyorum;

Bazı insanların sosyal medya hesaplarında yazıp çizdiklerine, paylaştıklarına bakınca adamı “evliyâ” zannedersiniz…

Fakat bu insanı gerçek hayatta tanıyorsanız?.. Bu adamı sadece “sosyal medyadaki üfürüklerinden” tanıyanlara bunun bir dolandırıcı, sahtekâr olduğunu anlatamazsınız!

Dedik ya, “paylaşımlarına” bakınca adamı “evliyâ” sanırsınız diye…

Tabiî olarak sorarsınız; bu adam bunu niçin yapıyor?.

Adamı gerçek hayatta tanıyorsunuz…

En adi türünden “yalancı”…. Fakat sosyal medyada akşam sabah, “yalandan” şikâyet ediyor, başkalarını yalancılıkla suçluyor!

En bayağı cinsinden “hırsız..” Fakat kendinden başka herkesi “hırsızlıkla” suçluyor!

En iğrenç çeşidinden, “dolandırıcı”… Fakat kendinden başka herkesi “dolandırıcılıkla” suçluyor!..

Gerçek hayatta bu adamın ne mal olduğunu bilmeyenler de bunu “evliya” sanıyor!

Meselâ, misâl diyelim, Mpislamoğlu gibi bir adamı sosyal medyada yazıp çizdiklerinden tanıyorsanız, “tanımıyorsunuz” demektir! (Veya şu, İslâm'ı ve İslamcılığı "köseleştiren" öz'lere...)

Eğer bu sapığın sadece sosyal medyada yazıp çizdiklerine bakarsanız bunu “vasat bir dinci” sanabilirsiniz. Yanılırsınız…

Gerçek hayatta, “fiili livatadan” hükümlü bir sapığı, “İslâm’a hizmet ediyor” diye, siz de ona “hizmet” etmeye başlarsınız…

Bunun gibi değişik örnekler de mevcut… Tabii ki hepsi böyle değil, kategori kategori ayırmanız lâzım!

O yüzden; aman dikkat! Sakın ola ki bu tuzaklara düşmeyesiniz!

Ne demişler;

Atıp tutmanın, sallamanın, stopajı, KDV'si, vergisi yok! Salla sallayabildilğin kadar!

Sosyal medyanın; dolandırıcılara, üçkağıtçılara, hırsızlara, yalancılara sunduğu böyle de bir “imkân”(!) ve hizmet(!) de var…

Ve muhteremler(!) bu imkânı tepe tepe kullanıyorlar!

-VI-

Peki ne yapmalı?

Şöyle düşünün;

Zübük, geçmiş karşınıza “âyet” okuyor…

Haşa –âyete mi- itiraz edeceksiniz?

Edemezsiniz…

O hâlde sormanız gereken soru şudur;

Zübük bunu niçin, hangi maksatla yapıyor?..

Bunu bileceksiniz kâfi!

-VII-

Ahlâklı değil, “ahlâkçı”...

Peki benim adını her zaman saygıyla andığım –toprağı bol olsun- filozof Nuri abi ne diyor bu konuda?

Nuri abinin söylediği şu;

-Bak yeğeeen diyor, her zaman yaptığı gibi, “e”leri uzata uzata;  Ben bunlara “ahlâkçı pezevenk” diyorum, bunlar; insanı insan yapan yegâne şeyi anlamazlar; toplumdaki ve insandaki çürüme ve bozulma ahlaksız kişiler yüzünden olmaz.

Çürüme ve bozulma ahlakçı kişiler yüzünden olur."

Her türlü ahlâksızlığı irtikâb edenlerin, fazladan bir de "ahlâkçılık" dersi vermeye yeltenmesini bunun dışında bir ölçüyle açıklamak çok zor olur!

İnsanı ve toplumu çürüten "ahlâklı" kişiler değildir, işte böyle "ahlâkçı"lardır!

Dolayısı ile; bu dolandırıcılık yöntemi, “sosyal medyada” da kullanılıyor;

FETÖ’de kullanıyor…

PKK’da…

Öteki de beriki de…

-VIII-

Zübük zannedildiği gibi sadece yalan söyleyen değildir, aksine o “doğru” da söyler!

İnandığını iddia ettiği “değerleri” pas pas gibi kendi şahsi çıkarı-egosu-narsizmi ve bayağılığı için pervasızca kullanır!

Zübük budur;

Peki ne iş yapar;

Bazen “dava” alır satar, bazen “siyaset” üretir, bazen ahlâk tüketir, toplumun her sahasında kendine göre bir “faaliyet” alanı bulur!

Esasta onun nefsinden ve çıkarlarından başka bir putu yoktur!

O yüzden şimdi tekrar soralım;

“Zübük” geçmiş karşınızda “âyet” okuyor!

Ne yapacaksınız? –Haşa- âyete mi itiraz edeceksiniz?

Edemezsiniz!

O hâlde, bunu “niçin ve hangi maksatla yapıyor?” diye soracak, düşüneceksiniz… Bunu anlamaya çalışacaksınız.

Bu vesile ile “zübük” hakkında çok bilinen bir “yanlışı” da düzeltmiş oluyoruz tabii ki;

Zannedildiğinin aksine, “Zübük: doğru söylemeyen-yalancı” değildir…

O doğru da söyler…

Ama  sadece “işine geldiği yerde, işine geldiği şekilde” söyler!.

Tabii buradaki “doğru söyler” lâfın gelişi… 

O “doğruları” sadece kullanır! O kadar!

Düşünün;

Zübük, “Allah’ı ve Peygamberi” bile kendi çıkarı için kullanmaya kalkandır, seni mi kullanmayacak!

Aman dikkat!

*

Gerçeklerine, sahicilerine saygımız sonsuz, fakat bu sahtelere, "din eksenli" dolandırıcılara, hacı hoca kılıklı esnaf takımına itibar etmeyin!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.