• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C
  • Konya 0 °C
  • İzmir 3 °C

Şükrü Sak yazdı; Sözcü gazetesi bence de "FETÖ'cü" değildir!

Şükrü Sak yazdı; Sözcü gazetesi bence de "FETÖ'cü" değildir!
Bir iki gündür gündemde Sözcü gazetesinin mahkemesi var... E biz de medyadan yazılıp çizilenlerden takip ediyoruz... Öyle bir ân geldi ki Sözcü 'zihniyetini -gazetesini değil- yanlış tanımışız diye düşündük! O kadar yani!

Sözcü gazetesi bence de "FETÖ'cü" değildir!

 

Şükrü Sak

Bir iki gündür gündemde Sözcü gazetesinin mahkemesi var...

E biz de medyadan yazılıp çizilenlerden takip ediyoruz... Öyle bir ân geldi ki Sözcü 'zihniyetini  -gazetesini değil- yanlış tanımışız diye düşündük! O kadar yani!

Sanıkları, tanıkları, mahkemedeki beyanları dinledikçe, biz de artık kanaat getirdik ki;

"Sözcü gazetesi" ve zihiyeti FETÖ'cü değildir..

 

emin-colasan-001.jpg

Madem bunlar FETÖ'cü değildir, Patronları FETÖ'nün evlerinde yetişmemiştir...

Madem, Fehmi Koru, ta 2010 yılında;

''Burak Akbay'ın yine gazetecilik yapan babası Ertuğrul Akbay ile bir gezi sırasında sohbetimiz olmuştu. Ertuğrul Akbay, bana oğlu Burak'ın 'İsviçre'de cemaate ait bir evde kaldığını, o sayede doğru düzgün yetiştiğini' övgü ile anlatmıştı."

Diye yazdığını inkâr etmiştir veya kıvırmıştır...

Madem, 17/25 Aralık'tan önce ve sonra yaptığı da "gazetecilik"tir...

Madem 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yerini "darbecilere bildirmesi" de yeterli delil değildir...

E madem kendileri de "Biz FETÖ'cü değiliz" diyorlar...

Fazla zorlamaya gerek yok o zaman...

Ama biz yine de bu "Sözcü" ve "zihniyetinin" ne olduğunu unutmayalım...

Aşağıda, bunların "ellerine fırsat geçtiğinde" nerden nereye "döndüklerini" gösteren, 29 Ekim gibi anlamlı bir günde, 2015'de yaptığımız bir değerlendirme var... (Biz seni küfründe samimi sanıyorduk başlıklı...)

Yine "Sözcü'nün FETÖ'cü olmadığının" anlaşıldığı böylesine anlamıl bir günde bunları hatırlamakta da fayda var...

Hazır, "Sözcü'nün FETÖ'cü olmadığı" da ortaya çıkmışken, "neci?" olduğunu da sorabiliriz...

Normal bir "gazete" olmadığı kesin...

Fakat ne?..

"Gazete" kılığında 'Atatürk ticareti' yapan, halka ve onun değerlerine düşman bir 'zümre' olabilir mi?

İşte "Sözcü zihniyetinin" en önemli isimlerinden Emin Çölaşan'la ilgili o zaman yaptığımız bir değerlendirme...

BİZ SENİ KÜFRÜNDE OLSUN SAMİMİ SANIYORDUK

(Sizlere de “geçmiş olsun” bu arada, Emin Çölaşan’ın sevgili okuyucuları... Sizleri de elinizde “cevşenlerle”; Bank Asya’nın, Bugün TV’nin önüne bekleriz! “Yok, biz nutuktan başka kitap okumayız!” diyorsanız, çok çok ayıp edersiniz…)

Yıllarca Fetullah'a saydırdın...

"Cemaate" sövdün...

"İçemeyeceeeez bunlar yüzünden" diye, "Bunlar Atatürk düşmanı, Cumhuriyet düşmanı" diye bas bas bağırdın... Çarşaf çarşaf yazılar yazdın...

"Sevgili okuyucularının" tertemiz duygularını istismar ettin...

Sonunda geleceğin yer burası mıydı?

 "Cemaati savunma" noktası mıydı?

PKK'yı savunma noktası mıydı?. 

Yazıklar olsun sana!

Sonunda “camiye” de geldin…

Şadırvanın başına oturup, abdest almaya da yeltendin;

“Ulan” –bu senin “ulan”ın- biz seni “küfründe” samimi sanıyorduk;

Ayyaş mayyaş, Kemalist memalist işte düzen şeyi bilmem ne filân diyorduk!

O bile değilmişsin!..

Yazıklar olsun sana;

Şimdi Cemaati savunma zamanı” öyle mi?..

Tuh senin suratına!

Şimdi HDP’ye oy verme zamanı” öyle mi?

Tuh senin suratına!

Kalemine, köşene, kafana, zihniyetine!..

Yazıklar olsun sana!.

Bir de utanmadan; her satır başında; “Sevgili okuyucularım” diyorsun!

Sevgili okuyucularının” tükrüğünde boğulasın emi!..

(Çölajanı’nın çok “sevgili okuyucuları” kusura bakmayın, böyle tükürük saçmak filân çok ayıp ama, bu işin evveliyatı var; şu “böyle sanatın içine tüküren” sayın Melih Gökçek olayında, bu Emin şeysinin “tükürük” üzerine geliştirdiği söylemleri ona hatırlatmak için mecburen tükürüyorum ben! Siz de, yani bugüne kadar bu adamın “sevgili okuyucuları” olanlar, bu “Fetullahın kucağına yerleşme teşebbüsünden” sonra tükürmek isterseniz, lutfen etrafa sıçratmayın!)

Yıllarca;

Atatürk düşmanı, yobaz, gerici, cumhuriyeti yıkacaklar, altımızı oyacaklar, bizi kazığa oturtacaklar, bu takkeli liboş; Fettoş, ulan bu nasıl din alimi, Amerikancı” kıl tüy diye sayıp döktün…

Fetullah’a ve “cemaatine”(!) demediğini bırakmadın…

O yazdığın yazıları “rulo” olarak al önüne de bir daha bak; n’apacaksın bunları!

Sevgili okuyucuları”na ne diyeceksin şimdi?..

Ben ki yıllarca Fetullah’a ve onun yanında saf tutan liberallere, en hafifinden “takkeli liboş” diye etmediği küfür bırakmamıştım, ama şimdi “cemaati” savunma zamanı” mı diyeceksin?

Yazıklar olsun sana; “takkesiz liboş!..”

Sen nasıl bir maymunmuşsun da biz bilememişiz…

Biz seni malûm aşağılık zihniyetin aşağılık bir nümûnesi sanıyorduk…

Sıradan ve azgın bir İslâm düşmanı biliyorduk…

Meğer sen aynı zamanda, kendi atasının mezarına da işeyen bir çukurmuşsun!

Ben senin ne mal olduğunu tarif edecek kelime bulmakta zorlanıyorum…

Yıllarca sövdüğün “cemaat”i savunuyorsun…

Yıllarca; “Apo’nun uzantısı” dediğin HDP’yi destekleyeceğiz mecburen diyorsun…

Fetullah’ın kucağına oturmak için “fırsat kolluyormuşsun” meğer, görememişiz!

Tanıyamamışız seni!..

Sen bile bu hâle geldikten sonra, artık benim de “ümidim” kalmadı; inanır mısın?..

Halbuki biz;

İster laik olsun, ister Kemalist… İster liberal olsun, ister solcu… İster Milliyetçi olsun, ister “milliyetsiz”, “kendi davasında samimi” olan insanlara saygı duyardık, hâlâ da böyle!..

Sen “acıkınca kendi putunu yiyen” bir öküzden farksızmışsın meğer “sevgili yazarım!

İşte bu satırlar da bu adamın bugünkü yazısından:

(“Ne günlere kaldık!.. Eskiden iktidarın tetikçisi ve taşeronu olan cemaatle kavgalı idik. Şimdi bunca haksızlığa uğrayınca onların yanında yer almak, onları savunmak durumunda kalıyoruz.
Apo’nun uzantısı olan HDP’den nefret ederdik. Şimdi AKP’nin elinden iktidarı söküp alma görevi adeta onlara verildi ve biz HDP’nin yüzde 10 barajını aşmasını dilemeye başladık!
Yine bir atasözü ile bitireyim…
Atalarımız “Büyük lokma ye büyük konuşma” demiş, doğru söylemiş!)

Gördünüz değil mi?..

Tuh senin suratına!..

Bu dönek liboş hep “büyük konuşmuş…

Sizleri kandırmış “sevgili okuyucuları”…

(Suratına tükürecekseniz, lutfen biraz uzaktan, sıçratmayın etrafa..)

Bir de, bir de; “Kovulduk ey halkım unutma bizi!” diye kitap yazarsın öyle mi?..

Demek ki neymiş?..

Apo’nun uzantısı olan HDP’den nefret ederdik. Şimdi AKP’nin elinden iktidarı söküp alma görevi adeta onlara verildi ve biz HDP’nin yüzde 10 barajını aşmasını dilemeye başladık!

Kim diyor bunu; Emin Çölaşan…

Şimdi sizin aklınıza da gelmiştir hemen Üstad’ın o sözü;

Bugün bizdeki muhalefet, iktidarı düşürme şartıyla, vatanı bile düşürmeye razıdır!

Demek ki bunlar dünde aynıydı, bugün de!

Bu mevcut “olağanüstü” ihanetin ortaya çıkması karşısında diğer bir “uç”ta yer alan da; Hüseyin Gülerce…

O da bugün bir yazı yazdı; Pskolojik harp yürüten Fetullah medyası’nın, bilinen anlamda medya organları değil; “Savaş aletleri” olduğunu söylüyor…

Gülerce, 30 Yıldır Fetullah’ın yanında…

17 Aralık’da o da büyük ihaneti gördü…

İhaneti görünce de; Kırk yıldır yabancı servisler (CIA) eliyle ince ince dokunan bu tezhgâha tekmeyi vurmakta tereddüt etmedi!

Şimdi bu iki resmi yan yana koyduğumuzda ortaya gerçekten de müthiş bir tablo çıkıyor:

Bir tarafta; “İhanet” ortaya çıkınca, 30 yıldır sövdüğü adamın kucağında kendine yer arayışına giren Emin Çölaşan

Diğer tarafta; “İhanet” ortaya çıkınca, 30 yıldır bulunduğu yere tekmeyi vuran bir adam!

Demek ki “mayası bozuk”luk da böyle bir şey!..

Sizlere de “geçmiş olsun” bu arada, Emin Çölaşan’ın sevgili okuyucuları... Sizleri de elinizde “cevşenlerle”; Bank Asya’nın, Bugün TV’nin önüne bekleriz!

“Yok, biz nutuktan başka kitap okumayız!” diyorsanız, çok çok ayıp edersiniz…

“Sevgili yazarınız” Emin; başına Fetullah’ın külâhını geçirdi, haberiniz olsun!

Biz yıllar önce söylemiştik; bunların bir birinden farkı yok diye; ama bizi dinleyen kim! İşte “kehanetimiz” tuttu, ve sonunda bu da oldu;

Emin Çölaşan; "Şimdi cemaati savunma zamanı..."

Diyor...

Artık başka söze gerek kalmadı!..

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.