• BIST 94.082
  • Altın 189,916
  • Dolar 4,7932
  • Euro 5,6125
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 26 °C
  • Konya 26 °C
  • İzmir 32 °C

Şükrü Sak yazdı; (Salih Mirzabeyoğlu ile Zindan konuşmaları): "Bu ihsandır, insanın ufuksuzluğudur..."

Şükrü Sak yazdı; (Salih Mirzabeyoğlu ile Zindan konuşmaları): "Bu ihsandır, insanın ufuksuzluğudur..."
12 Mayıs... 2013...

ic-bir-a.pngic-iki-b.png

 

12 Mayıs…

 

Saat iki buçuk gibi kalktım. Çay…

Şecere”yi soruyor. Mahmud, Mahmud Paşa. Alaaddin Paşalarla aralarında bir kız alıp verme meselesi var? Orhan Koloğlu.. O fotokopiyi aradım. Yok, bulamadım…

*

Piç: Aslına benzemeyen… Piç: Nesebi belli olmayan…

Milt: Nesebi bilinmeyen. Evveli belirsiz. Piç… Piç: Büklüm, kıvrım, dolaşık. Aslına benzemeyen… Evveli bilinmeyen hâl…

(Adem aleyhisselamın babasız olması… Allah’ın “baba” olmaması. O’nun nurundan bir kıvılcım… Ezell anlamı… Müzil olması da, ondan –Allah’dan- ayrıldığı için kıymetten düşmesi. Misâl, hani bir küçük et, böyle büyük bir but olsa, mangal yaparsın. Değerden düşme. Zelil. Ezell. Ee hani O nurdan yaratılmıştı filân. O anlamda değil bu. Çekirdek. İNSAN hüviyetinin Hadd-i Zâtında –bunu söylediğimiz ân kul olduğu belli–, Ezel’le Ebed’i birleştiren bir sonsuz “meçhul”’de o, nesebsizdir. ASLI meçhul, onun sonsuzluğudur…)

*

Muhbir… Muhabir… Haber veren... “Öte”lerden haber veren… Bir öfke, bir sinir enerjisi içinde bunu anlama ve anlatma çabası içinde doğan fikir. İlim; bilmek… İlmin ilmi…

*

“Bu ihsandır, insanın ufuksuzluğudur…”

 

(Sahabelerin rolü ve mânâsı. Sahabelerin büyüklüğü niçin? Hadi cevap ver dedim, açıklayamıyor, anlamıyor yani... Bu meseleler anlaşılmadan, onun –sahabenin- “niçin büyük olduğu?” da anlaşılmaz… İmam-ı Rabban’i ve Üstad’ın ölçüsü…)

-“Ruhtan size çok az şey bildirildi… Bu ihsandır, insanın ufuksuzluğudur. Yani az şey bildirildi, çok şey bildirilseydi, tamamı, ufuksuzluğu olmazdı, vardıkça varılan kalmazdı, varırdın ve biterdi… Gördün mü, bu “az şey”, eksiklik değil, insanın zenginliği, ufuksuzluğu… Git gidebildiğin kadar…”

-Efendim bu konuyu hiç böyle yazmadınız…

-“Yazdım, var o şeylerde, tam olarak bu şekilde olmasa da…”

(Ruhtan size çok az şey bildirildi. Bu insanın ‘eksikliğini’ değil, ufuksuzluğunu gösteren ve onu yücelten bir şeydir. Bu ifadeden normalde anlaşılan, insanın bu konuda “çok az şey bilebileceği”, dolayısıyla bir eksiklik ve sınır gibi anlaşılması ve –bugüne kadar da hep bu şekilde yorumlanması- göz önüne alındığında, Kumandan’ın bu meseleye, bugüne kadar görülmemiş bir şekilde açıklaması..  Bir ucu, “acz idraki-idrakin aczi” konusuna kadar uzanan bir mesele… Yine Kumandan’ın tecrid derinliğinden meseleyi bambaşka bir çehresiyle izahı, dünya düşünce tarihi ve İslam tarihi açısından da (tefsir, tabir, tevil) müthiş bir yeniliktir. Yani, buradaki “azlık” bilginin-bilmenin sınırı, azlığı anlamında değil, tam tersi bir mânâda sonsuza kadar uzanan-sınırsız yönü olarak ortaya çıkıyor… Şükrü Sak)

*

İlmin ilmi…

İlimle ezber arasındaki fark. İlimle amel…

-“Bak bunlar hep ilimle amelin neticesi… Fıkıh alanında da ne kadar orijinal yeni bilgiler…

*

Hz. Ali ile Hz. Muaviye arasındaki ihtilâfın rahmet yönü, kavga. Hayat baştan sona bir kavga. Hayat ve kavga… Hayat kavgası… -“Öyle…” -“Yok böyle…” Allah ve Allah Resulü. Allah Resûlü ve Sahabe. Sahabe ve Veli… Veli kelâmı ve sen… Sen ve toplum?.. Sen ve içinde yaşadığın şartlar?..

-"Hadis; Kur’an’ın kaymağı. Veli kelâmı; Hadis’in kaymağı. Evet, kaymak… Ama o sütten. Süt olmayınca kaymak zaten yok..."

 

Fikrin doğduğu yer. Fikir kahramanı.

Muhyiddin-i Arabi ve İmam-ı Rabbani. Onların fikir misyonu ve meseleleri cemiyet noktasında ele almaları, böyle ferdî tekamül noktasından ayrı olarak, -veya, ayrıca da- doğrudan toplum yönünden ele almaları… Hayatın yeniliği içinde her ân, yeni olan meselelere bu noktadan sarkmak… Tarîk. Yol.

 

“İyisinden kötüsünden öte…”

 

-“Bir insanın iyisine kötüsüne bakmamak lazım. Bu ondaki kötüyü hoşgörmek değil, son nefeste ne olacağı bilinmez anlamında. O yüzden demişlerdir; İtibar son nefesedir… Bundandır ki, hep, Allah son nefeste imandan ayırmasın diye dua ederler, iyisinden kötüsünden öte…”

*

“Cezaevi önündeki eylemle ilgili bir mevzu…” (…)

*

Mahmud Efendi’nin, “İnsan-BD-İBDA”da geçen bir zuhurat veya sözü; İstanbul ile ilgili…

*

Allah Resulü’nün sıkıntılı durumu ve gelen âyet;

“Sen değişmiyor sanırsın ama herşey değişmektedir…”

İşte, o zamandan bu yana değişen… (…)

 

"Her şey Şam’da düğümlendi…"

 

Bir olay oluyor –Reyhanlı saldırısı- o kadar insan ölüyor, hiç öyle bir infiâl yok, alıştı artık insanlar, bıkkınlık…

(‘Bu çok ucuz’… Olsun, almıyorum. İştahım yok. Yazın öyle, kışın böyle; izahı da yok. O zamandan bu yana, Arap baharı filân, geçti gitti. İşte Irak, Suriye. Her şey Şam’da düğümlendi. 2005-2007’den bu yana çok şey değişti. Bıkkınlık, umarsamazlık. Mustafa Keser’in söylediği, o kadar şeyden böyle bir çimçik kalmış. Yarında Bolu’ya kadar gelir, şuradan ötesi bizim derler. Cezaevinde hiçbir şeyden haberin yok. Dünya yansa, cezaevine bir şey olmazsa, yok. 90’lı yıllar önü ve arkası. İnsanlar tâ o zamandan işaretlenen hadiseleri bugün aynen yaşıyor, ama ‘olursa olsun n’apayım’ tavrıyla, bıkkınlık içinde.

Bütün gelişen hadiseleri kendi kurmak istediğin dünyanın malzemesi gibi görüp, böyle coşkuyla, heyecanla karşılayan? Yok. Hadiste işaretlenen, tabii şimdi mânâlar, anlamlar değişiyor..

 

“Beklenen…”

 

(…) Allah Resulü döneminden hemen sonra- o zaman- başlanmıştır beklenmeye… Düşünün onların şartlarını ve o anlayışı.. O zamandan. Ama bu keyfiyet mevzu. Hz. Ali-Hz. Muaviye mevzu ile irtibatlı. O kavga içinde, insanlar, sevab kazanacak, günah işleyecek… (…)

-"Şimdi Üstad, Sahabenin büyüklüğünü Allah Resulü tarafından görmüş ve görülmüş olmalarına bağlar. Bu da öyle dümdüz değil… Nasıl ki Peygamber Allah’ın seçtiği, akılla, çalışmayla ulaşılacak bir şey filan değil. Allah tarafından bir mevhibe. Onun gibi. Sahabe de. Bir velinin sözü; “Sevmenin lafı mı olur sevilmek yanında, istemenin, istenilmek yanında…”

Allah Resulü… Aşık ve maşûkluk. Sahabelerin rolü ve manasında anlattık bunları, onlar hadislerin “gerçekleyicisi”… Hadisleri doğrulayan, gerçekleştiren, hakikatini gösteren. Büyüklük oradan… Muhatap oldukları o nurdan dolayı…

*

(Bütün tarikler Hz. Ali’de birleşir, Hz. Ebu Bekir’de hususileşir. (…) Hz. Ali ve Halid bin Velid, -baş parmağı ve şehadet parmağını bitiştirerek- böyle bitişiktir. Biri zahir hissesiyle batında, diğeri batın hissesiyle zahirde.)

*

(Bütün divân edebiyatı şairlerinde vardır bu. (…) Nedim, böyle sanki o zevk-ü sefa veya galizlikler içinde, beden olarak da oradan yükselen ayrı bir ruh hâli. Ben yazsam çok farklı bir Nedim çıkar ortaya. Şimdi böyle anlatmış adam, Ömer Hayyam gibi, nereye çeksen uyar hesabı)  (…)

*

(Az önce, Perşembe günü cezaevi önünde olan eylemle ilgili, Milliyet’te çıkan habere bakarken, fotoğraftakinin Salih Ahmet olduğunu fark ettim. Allah Allah… Bu göz işi bozuyor. Nasıl dikkat etmediğime şaşırıyorum. Ve işte budur diye, heyecanlanıyorum tabii ki. İşte çocuklarımız böyle olmalı. Gözaltına alındı mı, tutuklandı mı endişesi ile birlikte, onun bu konularda, çocuk ve çok acemi olmasının verdiği bir kaygı. Gözaltına alınmasından değil de, bundan dolayı kaygı…)

*

Fikir kahramanı…

 

“Fiki kahramanı” diyor, O’na nisbet içinde fikir, fikrin nasıl doğduğu, ilim, ilmin ne olduğu, ilimle ezber farkı, ilimle amelin ne demek olduğunu anlatırken…

-“Misâl, keşifte onu yakalamıştır. Söylemez. Yeri ve zamanı gelince de söyler, budur diye. Çünkü keşf umumileştirilmez filân ama gerçektir de aynı zamanda…”

-Fikir kahramanı… Efendim, böyle bir tabir-vasıflandırma yok, bütün bir geçmişte, yani başkası hakkında önceden kullanılmış bir tanımlama değil…

-“Evet, tabii…”

“Muhbir” mânâsını anlatırken, sinir-kavga ile boğuşma; “Sen gazetecisin” diyor, “Burada, o çaba kavga içinde fikrin ilmin –yeni bir şeyin-doğması, yakalanması, ilim de odur… Sen ezberledin, o ezberledi, o ezberle amel etti değil. Bak ben ilimle amel ediyorum, fikir ortada...”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.