• BIST 98.991
  • Altın 219,874
  • Dolar 5,5632
  • Euro 6,4169
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C
  • Konya 12 °C
  • İzmir 16 °C

Şükrü Sak yazdı; Kumandan'ın ardından... Bitmemiş şiir...

Şükrü Sak yazdı; Kumandan'ın ardından... Bitmemiş şiir...
Bütün bir hayatı ölüme ayarlı yaşayan devrimci bir mütefekkirin şehadeti karşısında biz ne söyleyebiliriz ki?..

 

Kumandan'ın ardından...

Şükrü Sak

 

-I-

BİTMEMİŞ ŞİİR

Kaş göz yerli yerinde... ya iç yüzüm

Ressamın eliyle açılan yara

Zamanla değişir de değişmez bütün

Mezarda görünür asıl manzara

(Kumandan'ın bu şiir hiç bitmedi...)

 

-II-

Ölüm Odası”nın kapıları açıldı;

İbda Mimarı Kumandan Salih Mirzabeyoğlu, fanî âlemden, ebedî âleme sefer etti; perde ardına geçti…

Ölüm Odası?.. Dünya, dünya hayatı…

Beyin kanaması…

Haberi ilk duyduğumda ne diyeceğini bilmez bir suskunluk halinde;

O muhteşem beyin sonunda “kanadı…

Diye yazmıştım;

Hayatın hakikati nedir meselesine, İslamî bir tecrid derinliğinden, bütün insanlığı kuşatma cehdiyle –sistem bütünlüğünde- cevab veren İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun o muhteşem beyni, sonunda “kanadı…”

Diye…

“Hayat nedir, ölüm nedir, varlık nedir, zaman nedir, oluş nedir, sanat nedir?..” gibi insana kendini doğrudan empoze eden, insanlığın temel meselelerine, bütün insanlığı kuşatma cehdiyle cevab veren o muhteşem beyin, sonunda, hiç beklenmedik bir şekilde “kanadı…”

Bütün insanlığı kuşatma cehdiyle -sistem bütünlüğünde- verilen cevab?.. İbda Külliyatı...

-III-

Susmuş olmamak için yazıyorum bunları…

Yoksa, hayatı ölüme ayarlı yaşayan bir mütefekkirin ölümü karşısında biz ne söyleyebiliriz ki?..

Hayatı ölüme ayarlı yaşamak?.. “Ölmeden ölme sırrına” ermiş olarak…

*

Ben kimim?,” diye sormak, “ölüm nedir?” diye sormakla birdir… “Ben”… Bütün hayat, bu soruya cevap vermek üzere yaşadığımız hadiseler dizisinden ibaret!..

Böyle diyordu, hayatı ölüme ayarlı yaşayan fikir ve aksiyon savaşçısı…

Ben kimim?..

Hayatı ölüme ayarlı bir fikir ve aksiyon savaşçısının ölümü üzerine biz ne diyebiliriz ki?..

Hiçbir şey… Sadece susabiliriz, susabilirsek…

 

-IV-

“Yaşamak yaşamak mı olur

ölümle nişânı unutunca!”

Diyen bir mütefekkirin ölümü üzerine biz ne söyleyebiliriz ki?.

-Boylu boyunca upuzun

ölümün toplandık başına

içten yalnız ben ağladım!”

Diyen bir fikir adamının ölümü üzerine biz ne diyebiliriz ki?..

Hayatı ölüme ayarlı yaşayan devrimci bir mütefekkirin ölümü üzerine biz sadece susabiliriz…

Sustuk da zaten…

 

-V-

Cezaevinde saatlerce süren o uzun konuşmalarının birinde, mesele zaman ve ölüm üzerineydi…

Diyordu ki;

İşte bu zaman, şu saat… Bu geçip giden ânların birinde, bir saat, bir dakika, bir saniye, bir salise, işte o ânların birinde gelecek, gerçekleşecek ölüm…

Yani bizim bitmez, tükenmez, hiç gelmez gibi yaşadığımız o “ânların” birinde…

Yine cezaevinde iken, ziyaret görüşü sonrası döndüğü hücrenin havalandırmasında, aldığı bir ölüm haberi üzerine uzun uzun konuşmuştu…

“Ölüm hayatın dışında değil, bak işte hatırlıyoruz, okuyoruz, dua ediyoruz, mezarını ziyaret ediyoruz, biz ölenlerle birlikte yaşıyoruz bir bakıma… Onlar hayatımızda hep varlar biz yaşadığımız sürece…”

Diyordu…

*

Bunları niye yazdım?... Bilmiyorum…

Sadece, “hayatı ölüme ayarlı” yaşayan devrimci bir mütefekkirin ölümü karşısında ne diyeceğimizi bilemediğimizi demek için…

 

-VI-

“O tarih şuurumuzdur…

Kollektif hafızamızdır…

Yer ve gök varlıklarının talebidir, vasiyetidir…

Direniş nurudur…

Devrimci mücadelenin fikir lokomotörüdür!..

İnsanlığın umudu ve değerleri ayakta tutan, en üst seviyede prensipler manzumesinin temsilcisi, şehidlerin selâmladığı mucizedir. Emperyalizme, tağuta, faşizme, siyonizme ve hürriyet düşmanlığına karşı en amansız bir biçimde kendini yürüten realitedir!”

Salih Mirzabeyoğlu realitesi budur!

Şehid Kumandan’ı kalbimiz ve ruhumuzla selâmlıyoruz…

 

-VII-

Hergün biraz daha ıssızlaşan, tenhâlaşan dünyamız, O’nun kelimelerle “döllediği” ruhlarla, yeniden yoğrulacak! O’nun fikirde ve aksiyonda inşâ ettiği dünyanın nuru, bütün hayatı ve dünyayı yeniden aydınlatacak! Biz varsak bu dava var!

Şâhid ol ey kılıç!

Şâhid ol ey kâlem!

Şâhid ol ey orak;

Bütün kalbimiz ve ruhumuzla;

Yolun yolumuzdur!

*

O'nun, hiç bitmeyen şiiri:

ustad-ve-kumandan--siyah-beyaz.png

BİTMEMİŞ ŞİİR

 

Kaş göz yerli yerinde... ya iç yüzüm

Ressamın eliyle açılan yara

Zamanla değişir de değişmez bütün

Mezarda görünür asıl manzara

 

Gel beraberce açılmış yaradan

-Hâtıra hazneme iner bu baca-

Perdeler kalkmış gibi aradan

Biz hassas antenli iki karınca

 

Hâtıra.,, ne antika ne mumyalar

Zaman değişse de elbisesini

Yeni çekirdekte eski dünyalar

Tarih bende yaşar hikâyesini

 

Hüner.,, zehirden bal çıkaran hüner

Usta dağcı çevikliğiyle akıl

Uçurum teması acemi rehber

Kanını kurutur kanatsız nasıl

 

Ah!.. hemen ilk çelme yarım akıldan

—“Şair sahte bina kuran yalancı!”

Bilmez gerçeğin başka buudundan

Havan dibindeki cevherin hıncı

 

O hınç ilk insan mağarasında

Hayatı yetmez bulan sesin rengi

Koşan ceylân gençliğin yarasında

Duvarda resim olmuş ruhun cengi

 

Öz hayâl melekesine tasavvur

Sırrını fısıldar saklarken güzel

Sorumsuz mısralar tersini bulur

Neye yarar doğruyu şaşırtan güzel

 

Bırak gezinsin körlük buudunda

Düşen kayayı görmeyen korkusuz

Uçan yarasa toplum uykusunda

Radar dalgalan hayâl uykusuz

 

Ateşler içinde üşüyor hasta

-Ölürken sayıklar doğduğu günü-

Gençliğim geçiyor önümden yasta

Ceryan yüklü sokak-savrulur külü

 

Nerde nerde tanıyacağım koku

Alem tertibinde aranan lezzet

Bu kaygı bu varlık şevki bu korku

-Ressam tuvalinde uyaran suret

 

Böyle daldan dala tedailerle

-Ahenk helezonu daralan boynuz-

Döllenir kelimeler kelimelerle

Sura üflenmeden önce soyumuz

 

Bendedir insanlık keşfine tâlib

Kadın erkek ihtiyarı ve genci

Şuurun öksesinde ayrı nasib

Birlikte mağrur kral ve dilenci

 

Gel beraberce açılmış yaradan

-Hâtıra hazneme iner bu baca-

Perdeler kalkmış gibi aradan

Biz hassas antenli iki karınca

1984

 

(Kayan Yıldız Sırrı, Salih Mirzabeyoğlu, İbda Yayınları, Sh, 110/113)

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.