• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 6 °C
  • Konya 6 °C
  • İzmir 15 °C

Şükrü Sak yazdı; Kıyamet tarihi; Newton mu, Mirzabeyoğlu mu?

Şükrü Sak yazdı; Kıyamet tarihi; Newton mu, Mirzabeyoğlu mu?
"2060 yılında Hz. İsa dönecek ve kıyamet kopacak!"Newton'un 1700'lü yıllarda söylediği tarihle, Mirzabeyoğlu'nun işaretlediği tarihin birbirine bu kadar yakın olması dikkatlerden kaçtı...

 

 

 

Kıyamet tarihi; Newton mu, Mirzabeyoğlu mu?

 

Şükrü Sak

 

spot.png

 

Bugün elimize güzel bir fırsat geçti…

Bir “tashih hatasını” düzeltme, “tashih” etme fırsatı…

Güzel bir vesile…

Bu vesile ile size “kıyamet tarihini” de açıklamış olacağım… Yok yok öyle sandığınız gibi; “Toparlanın millet, kıyamet şu gün şu saat kopacak, toplayın bavulunuzu hazır olun” filân şeklinde değil tabii ki…

Şahsen bana çok ilginç gelen bir “tevafuk” oldu…

Bu enterasan tevafuk üzerinden, hem bir “tashih hatasını” düzeltmiş olacağız, hem de Sir Isaac Newton’un “Hz. İsa’nın dönüşü ve kıyamet” tarihi ile ilgili yeni ortaya çıkan yazı-belgelerini, bu “tashih hatası” üzerinden tekrar yorumlama fırsatı bulmuş olacağız…

Açıklayacağım, ne olduğunu, nasıl olduğunu…

Derin bir sessizliğe gömülmüş, kara kara düşünüyordum;

“Ya Rabbi hikmetinden suâl olunmaz, tam, bir “sümüklü vaizden” -30 sene sonra da olsa- kurtulduk diye sevinirken, burnumuzun dibinde bitiveren başka bir “sümüklü/düşük tabiatlı vaize” maruz kalmak nasıl bir “ironi”dir? Senin işlerine akıl sır ermez. Galiba “mekr-i ilâhi”de böyle bir şey…  Kırk senedir milletin başına bela olmuş bir “kışla imamı”ndan halas olurken, ne günah işledik de –bize- yine böyle bir “sümüklü/düşük tabiatlı vaiz” musallat oldu, hem de, ona en zıd bir fikrin şemsiyesi altında, bunun hikmeti ne ola ki?..”

Diye kara kara düşünürken…

Evet, aynen böyle düşünür, bunun “daire sırrı-sonsuzluk ufku”nu anlamaya çalışırken, önüme hârika diyebileceğim bir “haber” düştü…

Evet haber;

17. yüzyılda yaşamış İngiliz fizikçi Sir Isaac Newton'ın 2060 yılında Hz. İsa'nın geri döneceğini ve kıyametin kopacağını not ettiği yeni yazıları-belgeleri bulunmuş…

Aman Allah’ım…

(Hayır bir korku ve heyecan nidası değil bu… Ben zaten o zamana kalmam. Hayretimin sebebi, Kumandan’ın –Üstad’ın bir sözü üzerinden, “2078’de kıyamet kopar mı kopmaz mı bilmem” sözü üzerinden, işaretlediği tarihle Newton’un verdiği tarihin bir birine çok yakın olması… Arada topu topu 18 sene var…)

(Biliyorsunuz özellikle son dönemlerde “kıyamet tarihi” ile ilgili çok sayıda, haber, bilgi kirliliği var. Bunun bir sebebi de, konu ile ilgili esaslı bir merak ve ilginin olması. Sadece Türkiye’ye mahsus değil, dünya genelinde bu böyle…

Bunlardan bir kısmı, kafayı yemiş tipler, bir kısmı üfürükçüler, bir kısmı reyting kaygısı ile her numarayı çeken haberciler, bir kısmı “kahinler”, bir kısmı da, “UFO’cular” gibi, merak gıcıklamaya yönelik magazinel enformasyonlar… Arada Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MTI) gibi bilimsel çalışma yapan kurumlar da var…

Bütün bu bilgi kirliliği içinde, doğru bilgi ve malzemeyi ayırarak değerlendirmek de başlı başına bir iş…)

Hz, İsa 2060 yılında Dünya’ya geri dönecek ve kıyamet için insanlığı uyaracak

Demiş Sir Isaac Newton…

Aman Allah’ım…

Evet, evet, “Aman Allah’ım…” Şimdi ben bu konuyu, “üfürükçülük yapmadan, sallamadan” nasıl izah edeceğim, bunu düşünmeye başladım…

“Sır Isaac Newton” deyip geçmeyin, “yer çekimini” bulan dünyanın en büyük ve ünlü fizikçilerinden biri var karşınızda… ("O bulmadan önce yer çekimi yoktu, hepimiz havalarda uçuşuyorduk sanki" diye aforizma savurmayın sakın, mesle ciddi!)

Olayın aslı ne mi diyorsunuz…

Şu;

Sputnik’in Milliyet’e dayandırdığı habere göre, ünlü fizikçi, bilim adamı Sir Isaac Newton’un notları arasında;

“Hz. İsa'nın 2060 yılında Dünya'ya geri döneceği ve kıyamet için insanlığı uyaracağı” notu da bulunmuş…

2060 yılında kıyametin kopacağını belirten Newton, kıyamet tahmini hakkında şunları yazmış: "Daha sonra sona erebilir fakat daha önce sona ermesi için bir sebep görmüyorum" demiş…

“Newton'ın kıyametin tarihini tahmin ettiği savı, Florian Freistetter'in yazdığı 'The A**hole Who Reinvented The Universe' kitabında yer alıyor.

Freistetter'e göre Newton'ın 2060 yılı tarihi tahmini, yeni bir başlangıcı, savaşı, felaketi ya da dini bir dönemi temsil ediyor olabilir.” Demiş…

Konu ile ilgili bir tahmin de, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde görevli araştırmacılar tarafından geliştirilen World One adlı program tarafından yapılan kıyamet tahmini… Bunun için Avustralya'nın en büyük bilgisayarı kullanılmış.

1973 yılında geliştirilen bu bilgisayar modeli;

“2020 yılında Dünya'yı büyük bir değişimin beklediğini ve 2040 yılında da kıyametin kopacağını” tahmin etmiş…

***

Gelelim, “tashih hatası” dediğim hususa…

Kumandan’ın Kasım 2017’de, “Zindan dışı bir konuşma” başlığı altında yayınlanan konuşmasında, işaret ettiği tarihe… İhtimâller üzerinden bir işaret… “Sadece bu tarihe işaret edilmiş olması bile önemlidir ve mânâlıdır” diyerek söylediği tarih, bir “tashih hatası” sonucu, bazı yerlerde yanlış çıkmış.

Biz de bu vesile ile hem bu tashih hatasını düzeltelim, hem de Sir Isaac Newton’un üç yüz küsur yıl sonra ortaya çıkan “yeni yazınları”ndaki, “kıyamet tarihi” ile İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun işaret ettiği tarih arasındaki yakınlığa dikkat çekelim istedik. (Bu tür kesişme durumlarında üçün beşin hesabı olmaz tabii ki…)

Kumandan: “Şimdi ben (şu tarihi (Hicrî) başlangıç alırsan böyle, bu tarihi (Milâdî) başlangıç alırsan şöyle…) o tarih oynamaları içinde bu tarihi buldum; 2022’yi…

Evet, ihtimaller üzerinden bir işaret...

"Sadece bu tarihe işaret edilmiş olması bile önemlidir" diyerek… Söylediği o tarih: 2022... Kumandan, Üstad’ın “Kafa Kağıdı”nda işaret ettiği, 2078 tarihine atıfta bulunuyor;

“Biz bu mânâlar etrafında dolanırken Üstad’ın o sözüne denk geldi… Tevâfuk… Üstad diyor ki; “2078’de Kıyâmet kopar mı kopmaz mı” filân…”

“Şimdi ben orda bir takım tarih hikâyelerine girmiştim, çok karışık işlerdi onlar, takib eden oldu, olmadı bilmiyorum… Mesela, milâdi bir yıl söylüyorsun değil mi? Miladi takvime göre Resulullah Efendimizin doğum; 571… Ondan sonra Hicrî takvim diyorsun, “Hicret”i mi asıl alıyorsun, yoksa, “Hicri takvim” derken, yani adı her ne kadar, “Hicret’ten”sonra konulmuş takvim ise de…”

Devamında;

“Belki bu tarihte kıyamet kopmayacaktır ama, onu andırır büyük bir hadise olacaktır, gaibi Allah bilir. Ama bu tarihe işaret edilmiş olması, başlı başına önemlidir..."

Ve;

“Onun dışında, Said-i Nursi hazretlerinin böyle bir şeyi vardır tamam mı, der ki; “Kıyâmeti Allah bilir…” Ama, bunda “tahmin” dediğimiz şey yoktur, tahminde de tabii şey olmamak lazım, inatçı olmamak lazım, anlatabiliyor muyum?”

Burası da bir teferruat gibi gelebilir ama önemli;

Kumandan; “Böyle bir şey olursa –veya olduğunda- “Söylemişti-söylenmişti dersiniz” diyor.

Sonrasında ise; “Kıyâmet”in muhtelif olduğunu, -Büyük kıyâmet, küçük kıyamet (kişinin ölümü) gibi ayrımlar bulunduğunu vurguluyor…

Ve;

“O zamanda (o zaman geldiğinde) bu türlü bir kıyamet olmaz ama, kıyâmet çapında büyük bir şey olacaktır belki! Önemli olan ona dikkat çekilmesidir!”

Diyor…

Özet olarak;

Kumandan burada, hem 2022, hem de Üstad’ın 2078 tarihlerine özel olarak vurgu yapıyor… Sir Isaac Newton’un yeni ortaya çıkan “yazınlarında” “2060 yılında Hz. İsa’nın dönüşü ve kıyâmetin kopacağını” söylediği tarihle, Kumandan’ın Üstad’ın Kafa Kağıdı’ndaki sözünün yorumu arasında, 18 senelik bir fark var… Bu birinci ilginçlik… İkincisi de, yine Kumandan’ın buradan hareketle “ben o tarihi buldum” dediği, 2022 tarihi ile, “1973 yılında Massachusetts Teknoloji Enstitüsü tarafından geliştirilen bilgisayar modeli, 2020 yılında Dünya'yı büyük bir değişimin beklediğini ve 2040 yılında da kıyametin kopacağını tahmin”  etmesi…

Peki ben bütün bunları niye anlattım, sevgili okuyucularım?

Bizim mahalledeki “üfürükçü ve tükürükçülerin” gargaraya getirdikleri bu meseleyi, elin gâvuru tâ 1700’lü yıllarda söylemiş, herkes ona “itibar” ediyor da, Kumandan’ın bu “işâreti” neden “üfürüğe” boğuluyor? Onu sormak için…

Hülâsa;

"Üfürükçülük ve tükürükçülük" yapmadan meseleye bakıldığında, kâfirin kendi çarpıtma-çalma-tahmin yolundan ulaştığı bazı tahminleri, Kumandan'ın, İslâmî bir tecrit derinliğinden ve kendine mahsus -nev'i şahsına münhasır- bir yolla bu tarihleri işaretlediğini sezebiliriz...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.