• BIST 102.915
  • Altın 146,120
  • Dolar 3,5155
  • Euro 4,1901
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 14 °C
  • Konya 19 °C
  • İzmir 20 °C

Şükrü Sak yazdı; Cambaza bak cambaza!

Şükrü Sak yazdı; Cambaza bak cambaza!
Bu adamlar 'yalanda, hilede, kumpasta, operasyon çekmede' ustalaşmış adamlar. Sizi 'camabaza baktırır' sonra soyup soğana çevirirler de ruhunuz duymaz!

nabiz-ozel-haber-siyah-007.png

Cambaza bak cambaza!

Şükrü Sak

 

Bunlar profesyonel adamlar…

Hile yapmakta usta adamlar…

Yalan söylemekte mahir, kıvırmakta tecrübeli adamlar!

Önce fitne ateşini yakıp, sonra da o yangına “körükle” giden adamlar!

Bir kısmı küresel sermayenin gönüllü ajanı, bir kısmı kiralık adamı…

Hedefleri:

Ak Parti-MHP dayanışması…

Erdoğan-Bahçeli dayanışması…

Bu, milli meselelerdeki dayanışma ve birliktelik onların önündeki en büyük engel!

Türkiye zor günleri bu dayanışma ile aştı!

Bu yerli ve milli duruşla birçok tehlikeyi savuşturdu!

O yüzden artık kolay “operasyon çekemiyorlar…

O yüzden ilk hedefleri bu “milli birlik ve dayanışmayı” kırmak, parçalamak, araya fitne sokmak…

Bunun için harıl harıl çalışıyor adamlar…

Her yola başvuruyorlar…

En sıradan ve basit, en bayağı ve bireysel bir hadiseyi, üretmek istedikleri “toplumsal tepki”nin yakıtı yapmaya çalışıyorlar…

N’olmuş?

Urfa’da bir adam elinde tahra ile heykele saldırmış…

Hurraaaa!

N’olmuş?

"Müftülere nikah kıyma yetkisi veriliyormuş..."

Hurraaaa!

N'olmuş?

Maçka parkında bir bayana şey şeyolmuş....

Hurraaa…

Günlük sıradan ‘adli vakalar’ bile bu aşağılık algı ve siyasete “malzeme” olarak kullanılıyor…

Bir kaşık ondan, bir kaşık bundan, bir kaşık şundan…

Hadisinin mahiyeti, niteliği, bireyselliği, örgütlü olup olmaması, toplumsal bir tarafı, siyasi bir arka planının bulunup bulunmaması hiç fark etmiyor…

Sıradan ve bireysel olaylardan 'siyasete' fatura kesiyorlar!

Maçka parkındaki güvenlikçinin tavrından, Hükümete, devlete, başbakana, Cumhurbaşkanı’na “fatura kesiyorlar!”

(Beyler bu “faturayı kesenlerin” yüzüne tükürmezseniz, bunlar size daha çok fatura çıkarır!)

‘Donumuz, şortumuz, kıyafetimiz, bık bık bık…’

Aydın Doğan medyası en önde; Her bireysel ve sıradan olayı bir anda “toplumsal” bir hadiseymiş gibi yansıtıyor!

Ondan sonra eline tuzluk alan başlıyor ‘hıyar kovalamaya…

Nerdeyse “üçüncü sayfa haberlerinden” bile ‘siyasi yakıt’ üretecekler!

Zabıta simitçiyi dövmüş, kadınların kıyafetine karışmayacakmışız, heykellerin başında nöbet tutacak mışız, başka?..

Ayaklanma ve isyan için bu kadar sebep yeter mi diyorsunuz yoksa?

En sıradan ve bireysel olaylar…

Böyle kirli “algı ve operasyonlara” malzeme yapılıyor, görmüyor musunuz?

15 Temmuz'da vatan elden gidiyor, ülkemiz işgale uğruyordu, ilahî bir yardımla kıl payı kurtulduk...

Şimdi; Bu adi ve bayağı ‘algı operasyonları’ yüzünden, “15 Temmuz’da darbe girişimi olduğuna” iknâ(!) etmeye uğraşıyoruz adamları, iyi mi!

Olmayan” şeyleri varmış gibi gösteren bu “profesyonel kiralık adamlara”, “olan” darbeyi bir de “isbatlamaya”(!) çalışıyoruz!

(Ha bir de bu tür sıradan olaylar bahane edilip, her gün üzerimize bol bol ‘Kemalizm ve Atatürkçülük’ boca ediliyor! Yapmayın kardeşim, bunlardan daha önce bol bol yedik içtik!)

Fazlası adamı ‘kusturur!’…

Kusturmayın bizi!

Kusturmayın milleti!

 (Bu şiddet ve celadeti, FETÖ derin devleti sizi tasfiye ederken gösterecektiniz!)

 

'Elden giden' şortunuz, heykeliniz değil, vatandır!

 

Bu “Eyvaaaah, elden gidiyor!” kafasını, ağzını, söylemini bırakın!

Elden giden heykelleriniz, donunuz, şortunuz değil, vatandır!

Cumhurbaşkanı bas bas bağırıyor; “Dört bir taraftan kuşatılıyoruz, ülkemiz büyük bir tehdit ve saldırı altında!

Diye, siz şu halinize bir bakın!

Şorttu, sarıktı, cübbeydi, heykeldi, takkeydi?

Ayıptır ayıp!

 

İşte bu ‘keşmekeş’ yüzünden, hiçbir siyasi mesele olması gerektiği gibi tartışılıp konuşulmuyor…

FETÖ, PKK, YPG ABD'nin dayatmaları, Irak gibi, temel meseleler olması gereken…

"Almanya ne yapmaya çalışıyor?" gibi esas meseleler dururken biz; kadınların şortuyla heykelin hasarıyla uğraşıyoruz!

Uğraşmayın, ve kimseyi de uğraştırmayın!

Kusturmayın!

İşte estirilen bu “suni rüzgarlar” yüzünden;

Ayhan Ogan’ı “yediler…

Devlet beyi tuzağa düşürdüler…

Ayhan Ogan, ismi, kimliği, düşüncesi, yaşam tarzı, hayata bakışı, siyaset tarzı bilinen bir kişi!

Devlet Bahçeli’yi “konuşturmayı” başardılar(!)

*

(Halbu ki, ne var Ayhan Ogan'ın söylediğinde?..

Tanklarla, toplarla, uçaklarla silahlarını vatanımıza doğrultmuş darbeci hainlere karşı büyük bir direniş göstermiş bu millet ve Cumhurbaşkanı Erdoğan...

Ülkemiz işgal edilecekti...

Vatan paramparça edilecek, ortalık kan gölüne dönecekti...

Böylesine büyük bir ihanet önlendi...

Millet vatanına, ülkesine iradesine sahip çıktı... -Şimdi sizin gibi yangının fitilini ateşleyip, sonra o yangına körükle giden adiler de, bir kısmı darbeyi alkışlıyor, bir kısmınız market kuyruğunda, bankamatik kuyruğunda, makarna stoklama derdindeydiniz-

Şimdi ne var Ayhan Ogan'ın söylediğinde? Kasdında? Meramında?..

Neye itiraz ediyorsunuz, bari onu adam gibi söyleyin!

Darbe başarılı olsaydı bunları konuşabilecek-yazabilecek miydiniz?)

O yüzden "Meze yer gibi oturup adam yemeyi" bırakın!

*

ahmet-hakan-a.jpg

Ve bundan da bir hayli ümitlendiler…

Kemal Kılıçdaroğlu, Ahmet Hakan’ı aramış;

İyi sormuşsun, bir de Cumhurbaşkanı Erdoğan buna ne diyor onu sor

Demiş…

Yaaa!..

Gördünüz değil mi?..

Adamlar; "Darbe başarılı olmadı, ama biz yine "darbecilerin düzenine dönelim" diyemedikleri için, Ayhan Ogan'ın bir sözü üzerinden fırtına koparıyorlar!

"Ustalığa"(!) bakar mısınız?...

Ülke dört bir taraftan kuşatılmış, adamlar bizi ‘şortla, heykelle, sarıkla cübbeyle’ uğraştırıyorlar!

Uğraşmayın kardeşim, düşmeyin bu tuzağa!

Geçen gün bunların “babalarını da tanıyan” Mehmet Barlas gayet güzel yazdı;

 (İnsanlara, olaylara ve her şeye "Sen dur-Sen geç" diyebilmek yetkisini kendilerinde bulan bu kendinden yetkililer, nedense hiç aynaya bakmazlar. İnsanlık tarihine binlerce yıldır yön veren filozofların, teologların ve sosyologların bir türlü ulaşamadığı "Nihai doğrular"konusunda öylesine kesin yargıları vardır ki...

Çok uyumludurlar

Kendileri dışında ahlak ve prensip sahibi kimse yoktur... Herkes askeri darbelere teslim olurken, bir tek onlar dağa çıkıp direnmişlerdir. Karizmatik liderlere bir tek onlar hadlerini bildirmişlerdir."Bu kesin doğru" ya da "Bu kesin yanlış" dedikleri zaman, iş bitmektedir. Bazen su katılmamış Kemalist ve laikçi rolüne girerler ve "Şeriat geliyor, Türkiye elden gitti"diye çığlıklar atarlar. )

İşte bunlar böyle adamlardır…

Eğer dikkatli olmazsanız…

Vatan elden giderken, siz vatanı koruyacağınız yerde, heykelleri…

Vatanı koruyacağınız yerde, kadınların şortunu korumaya gidersiniz!

Vatan savunmasını önceleyeceğiniz yerde, insanların takkesiyle cübbesiyle uğraşırsınız!

Biraz akıllı olun….

Biraz akıllı olalım…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.