• BIST 1.191
  • Altın 487,346
  • Dolar 7,9427
  • Euro 9,4068
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 14 °C
  • Konya 14 °C
  • İzmir 21 °C

Şükrü Sak yazdı; Bunun da "düğmesine" bastılar!

Şükrü Sak yazdı; Bunun da "düğmesine" bastılar!
Bunlar "pusuya" yatmış, şartların olgunlaşmasını bekleyen şu mâlum şebeke!.. Tam teçhizâtlı bir "Brütüs" gibi bekliyor, ellerini oğuşturuyorlar! 16 Nisan bunlar için de "sonun başlangıcı" olacak...

16 Nisan; Sonun başlangıcı!

Uzun zamandır “gayet sinsi” bir yöntemle yollarına devam ediyorlardı…

Ne tür hesaplar içinde oldukları sosyal medyada yazılıp çiziliyor, kulislerde konuşuluyordu…

Fakat o “sinsî uslûp”dan dolayı alenen bunlara bir şey diyen yoktu!

İddianın aslı şu:

Karar” adlı gazete, uzun vadeli hesapların, sinsi bir projenin sadece bir “ayağı” idi… Siyasi ayağı, FETÖ ayağı, dış bağlantıları olan bir “ayak…”

Bu konuda en net bilgilerden bir tanesini Süleyman Özışık hem söyledi hem yazdı;

“Davutoğlu’nun etrafını saran kişiler, Davuoğlu’nun bu çevresi ‘Reis dönemi bitti, hoca dönemi başladı’ diye kampanyalar düzenledi ve beni bir toplantıya çağırdılar. ‘Hocam, şu şu medyadaki, şu şu isimleri, AK Parti’ye ve  Cumhurbaşkanı’na yakın şu isimleri alaşağı edeceğiz, bizimle misin, değil misin’ dediler. Aklınızı kaybetmişsiniz dedim. Bunların adını Mustafa Varank ile Süleyman Soylu’ya söyledim…”

Biliyor musunuz, Allah’ın bir kulu çıkıp da Süleyman Özışık’a “Sen ne diyorsun, ne Davutoğlu ne de ekibi böyle bir şey yapmaz” demedi.

Bu hadiseyi; Türkiye’de ‘7 Şubat krizi” ile başlayan, 17/25 Aralık’la, MİT tırlarına saldırı’ ile devam eden ve en son 15 Temmuz saldırısı ile sonuçlanan süreçle birlikte düşünürseniz mesele daha da netleşir;

Tâ başından beri, projenin adı:

Erdoğan’sız Ak Parti”ydi…

Çünkü bunu başarabilirlerse, Türkiye’yi yine istedikleri gibi dizayn edebileceklerini hesaplamışlardı…

15 Temmuz saldırısının arkasındaki emperyalist güçlerin, Türkiye’de siyasî partiler üzerinde nasıl kolayca operasyon yapabildiklerinin en somut örneği MHP üzerinde oynanan oyun oldu; bunu FETÖ ile yaptılar, FETÖ’nün bağlı olduğu ABD-Batı ortak aklı ile…

Öncesinde FETÖ eli yapılan “kaset operasyonu” ve daha sonra da “muhalifler” eliyle Devlet Bahçeli’yi devirme operasyonu… Aynı "kaset operasyonu"nun CHP'ye de yapıldığı malûm... Bunu yine, mahkeme, hukuk filân kılıfına da uyduruyorlardı…

Hesaplar tutmadı…

Ama bırakmadılar, devam ettiler…

Eğer “4 Mayıs darbesi” ile devrilmemiş olsalardı, ABD ve Batı’ya verdikleri; “Erdoğan’ı etkisizleştireceğiz, elini kolunu bağlayıp Saraya hapsedeceğiz!” sözünü yerine getirecekler, emperyalist projenin “Erdoğan’sız..” kısmını yerine getirmiş olacaklardı!.

Türkiye’nin “tam bağımsızlık iradesinin” önüne geçmek için uygulanan bu sinsi politikalar bugün de sürdürülmek isteniyor!..

Misâl mi?..

Birbirine bu kadar zıt siyasi yapı ve oluşum, nasıl oluyor da aynı cephede birleşiyor?..

CHP, Saadet Partisi, Sol, Vatan Partisi, Komünist Parti, HDP, PKK, FETÖ…

ABD, Almana, Hollanda, İsviçre, Avusturya… Külliyen Avrupa Birliği…

Nasıl oluyor da “aynı amaç etrafında” bir araya geliyor, böylesine bir “cephe” oluşturabiliyorlar?..

Bu normal bir şey mi?..

Şimdi…

Bu “sinsi projenin” en önemli ayaklarından biri de “Karar…

Pusuya yatmış bekliyorlar… “”larını ince ince örüyorlar…

*

Bazı insanlar vardır;

Suretine bakınca her şey anlaşılır…

Fazla bir şey söylemenize gerek kalmaz…

Eski bir tabirle, onların “sîreti sûretine” vurmuştur, yansımıştır…

Neyse…

Bu adamı görünce hep bu aklıma gelir…

Daha sonra lügattan

Dissimülasyon” kelimesinin anlamına bakınca, tamam işte bu dedim!...

Gizleme; duygularını saklama; iki yüzlülük, rol yapma; hastalığını gizleme; örtbas etme…

Anlamlarına geliyormuş…

E kardeşim, bu ‘muhterem’ bunları yapmaya çalışıyor, ama bir türlü başarılı olamıyor…

Asıl meseleye gelelim…

Bu ve bunun “arkasındaki” yapı, durdu durdu, tam referanduma üç hafta kala;

Ağzındaki baklayı çıkardı:

Bu terazi bu sıkleti çekmez!” diyor…

Başka ne diyor;

ABD FETÖ’yü biz desteklemedik dedi, inanmadınız

Diyor…

Amerika ayıp ediyor, Hollanda saygısızlık yapıyor, İran ikili oynuyor vs…” deriz. Öyle gerekçeler var ki anlatıp kendimizi rahatlatırız.

Mış..

Öyle diyor..

Sakın ola bu manzarayı “Dünya zaten bize karşı, hepsi elbirliği yapmış bizi çökertmeye çalışıyor” diyerek de izaha tevessül etmeyelim

Miş…

Öyle diyor…

Alman istihbarat başkanı “FETÖ için ikna olmadık” diyor. Feveranımız bitmeden ABD istihbaratının da aynı kanaatte olduğunu öğreniyoruz.”

Muşuz…

Öyle diyor…

Aslında;

Fettoş’un 28 Şubat’ta Erbakan’a  dediği gibi;

Beceremediniz bırakın artık!” diyecek de, diyemiyor!

Ben bunun “kendi aklı, kendi fikriyle” hareket ettiğine-edeceğine inanmıyorum…

Kanaatim;

Bunun düğmesine bastılar!

Çünkü 16 Nisan, bunlar için de “sonun başlangıcı” anlamına geliyor!..

"Karar sizin!" diyeceğiz ama, gördüğünüz gibi; "başkalarının..."

O "başkalarını" tanıyın yeter!

Yazının tamamı burda, merak edenler için (http://www.karar.com/yazarlar/mustafa-karaalioglu/bu-terazi-bu-sikleti-cekemez-3599#)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.