• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C
  • Konya 0 °C
  • İzmir 3 °C

Şükrü Sak; "Diyanet'in özrü kabahatinden büyük!"

Şükrü Sak; "Diyanet'in özrü kabahatinden büyük!"
Şükrü Sak, Diyanet'in İhsan Şenocak'la ilgili açıklamasını Yeni Akit'e değerlendirdi!

"Erbaş'ın özrü kabahatinden büyük!"

 

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın dün, görevden alınan İhsan Şenocak ve buna dair kamouyonda oluşan tepkiler üzerine yaptığı açıklama, Diyanet'te bugüne kadar rastlanmamış türden bir açıklamaydı. 

Diyanet'in kendisine yönelik eleştiriler üzerine yaptığı açıklama da aynı şekilde tepkiyle karşılandı. Diyanet'in açıklamasında ilk dikkat çeken üstenci, muhataplarını "hakir" gören ifadeler oldu.

Konu ile Yenik Akit'ten Harun Sekmen'in sorularını cevaplayan Gazeteci yazar Şükrü Sak öncelikle bu, "tarafını daha başından belli eden" uslûba dikkat çekti ve "Diyanet'in özrünün kabahatinden büyük olduğunu" vurguladı!

İşte, bugünkü Yeni Akit'in sürmanşeti'nden yapılan o haber:

harun-sekman.png

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) ilahiyatçı Dr. İhsan Şenocak’ın görevden alınmasıyla ilgili yaptığı açıklamada kullandığı üslup, toplumun her kesimi tarafından tepkiyle karşılandı. Şenocak’tan ‘personelimiz’ diyerek tahkir edici bir dil kullanan, kararın yanlışlığı konusunda uyarı mahiyetinde yayınlar yapan gazetemizden ‘bir takım basın yayın organları’ diye bahseden Diyanet’in skandal açıklaması kurumun ‘güzideliğine’ gölge düşürdü.

bugunku-akit-sur-manset.jpg

Harun Sekman-Yeni Akit/İstanbul

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ilahiyatçı Dr. İhsan Şenocak’ı görevden almasıyla ilgili yaptığı basın açıklamasında kullandığı tahkir edici dil infiale sebeb oldu. Modern dünyada Müslümanca yaşamak ve tesettür konuları üzerinde ayet ve hadislere dayalı yaptığı açıklamalar sonrası şer medyasının hedef haline getirdiği Şenocak’tan ‘personelimiz’ diye önemsizleştirici bir dil kullanan, kararın yanlışlığı konusunda uyarı mahiyetinde haberler yapan inananların gür sesi Akit’ten ‘bir takım basın yayın organları’ diye bahseden Diyanet’in özrü kabahatinden büyük açıklaması kurumun ‘göz bebeği’ saygınlığına leke sürdü. Diyanet’in açıklamasının kamuoyunu suçlayıcı ve çatışmacı bir dile sahip olduğunu kaydeden ilahiyatçılar ve gazeteciler yapılan yanlışın ısrarla sürdürüldüğünü belirttiler.

KAMUOYU AYDINLATILMAMIŞTIR

Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Fehmu Soğukoğlu, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın halk nezdinde eskiye nazaran çok daha güvenilir bir konumda olduğu görülmektedir. Bu anlamda Diyanet İşleri Başkanlığımızın yapıtığı ve yapacağı işlemlerin kamuoyunda nasıl bir karşılık bulduğunu ve nasıl algılandığını hesap etmesi elzemdir. Bu hususla ilgili yetkililerin medyayı suçlayarak 'bir personelimizi soruşturmanın selameti açısından açığa aldık' şeklinde bir açıklama yapması kamuoyunu pek tatmin ettiği söylenemez" dedi. Şenocak'ın toplum nezdinde saygı gördüğünü kaydeden Soğukoğlu "Ehl-i Sünnet müdafaacısı", "hadis savunucusu" olarak kabul edilen bir insanın, geçerli bir gerekçe gösterilmeden görevinden alınması, toplum vicdanını zedeleyici bir hareket olduğu muhakkaktır." ifadelerini kullandı.

BU ÜSLUP HİÇ YAKIŞMADI

Gazeteci yazar Şükrü Sak, “Bu uslûp Diyanet gibi, İslâm’ın muaşeret kurallarını en iyi bilmesi gereken ve buna en fazla dikkat etmesi gereken bir kuruma hiç yakışmadı. Bu hem toplumu, hem de İhsan Şenocak’ı sevenleri peşinen mahkûm eden ve dışlayan bir dil. İhsan Şenocak gibi kamuoyunun ve tabii ki kendilerinin de çok iyi bildiği bir kişi hakkında, kamuoyunu bilgilendirici bir açıklama yapmak yerine, daha işin başında “taraf olduğunu” belli eden, çatışmacı ve ‘savunmacı’ bir uslûp bu. Diyanet’ten, tepki gösteren kamuoyunu suçlaması ve onlarla çatışmaya girmesi değil, doğru düzgün bir sebeb ve gerekçe açıklaması beklenirdi! Diyanet’in açıklamasında, ‘suçluluk psikolojisindeki bir kişinin’ savunmacı refleksi var. Özürleri kabahatlerinden büyük” şeklinde konuştu.

Diyanet’in üslubunun vahim hatalar içerdiğini kaydeden Sak, “Saygınlığını koruyacaksan bizzat kendin ‘saygın’ davaranacaksın. Toplumu-kamuoyunu suçlayıcı bir dil ve uslûpla konuşmayacaksın! Problemle ilgili doğrudan bir “bilgilendirme” yapacaksın! Bu dil ve uslûp Diyanet’e yöneltilen eleştirileri de haklı çıkarıyor aslında! Ayrıca ben şahsen, Diyanet’in bugüne kadar böyle kamuoyunu “hor ve hakir” gören bir açıklama yaptığını ne gördüm, ne de duydum! Bu bile başlı başına ciddi bir sorun!” dedi.

AYNA VAZİFESİ GÖRMELİYİZ

Gazeteci yazar Selahattin Aydar ise, “Akidesi sağlam olan Müslümanlara sahip çıkmak lazım. Hocaefendilere sahip çıkmak lazım. Ben geri döneceğine inanıyorum. Zaten Cumhurbaşkanı da bu işe el attı. İhsan Şenocak’a da sahip çıkıyoruz, sadece İhsan Şenocak’a değil, ehl-i sünnet olan kim varsa hepsinin arkasında durmamız gerekiyor. Diyanet’e ayna olacağız” ifadelerini kullandı.

KARAHASANOĞLU DA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Gazetemiz Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu da dünkü “Diyanet… Bu ne hiddet?” başlıklı yazısında Diyanet’in üslubuna dikkat çekmişti. Karahasanoğlu söz konusu yazısında şu ifadeleri kullanmıştı; “İhsan hoca hakkında o karar alınmadan önce… Yukarıda bazı örneklerini verdiğim medya organlarında “Bu hocayı atın… Bu hocayı  kovun” şeklindeki tehditleri, Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik hakaretleri cevaplamayan “güzide teşkilâtımız”, Akit’e veya Akit ile benzeri yayın yapan basın organlarına cevap yetiştiriyor… Dahası had bildirmeye kalkıyor… Lütfen “göz bebeği”miz… Lütfen “güzide teşkilat”ımız… Lütfen, önce kimin göz bebeği olduğunuzu gösteren kararlara imza atın. (Harun Sekmen/ Yeni Akit-31 Ekim 2014)

akit-ic.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.