• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 21 °C
  • Konya 21 °C
  • İzmir 24 °C

Star'daki "Baltalı Azrail..."

Şükrü  Sak

Star'daki 'Baltalı Azrail', 'Amerika İran'a saldırırsa 'Oh olsun!' mu diyeceğiz?" diye sormuş... Evet, 'Oh olsun! Nihayet Büyük Şeytan'la küçük şeytan arasında kavga çıktı! Kimse karışmasın arkadaşlar, hele ki kimse ayırmaya kalkmasın!" diyeceğiz!

12590-001.jpg

Şunu en başta belirtelim:

Ehli Sünnet ve Şia; birbirlerine söyleyecekleri her şeyi söylemişlerdir!

Bu konuda söylenecek yeni bir şey de yoktur!

Şia, Ehl-i Sünnet’in dışında sapık bir mezhepdir; İslâm dışıdır!

Bütün bir İslâm coğrafyası, -İran hariç, İran İslâm coğrafyasının bir parçası da değildir- Ehli Sünnet teknesinde yoğrulmuştur…

Şia da özü itibariyle, “İslâm düşmanı”, azgın ve sapkın bir mezheptir…

İlmi ve İslâmî mânâda; Ehl-i Sünnet ve Şia, birbirlerine söylenebilecek her şeyi söylemişler, fakat Ehli Sünnet, Ehli Sünnet olarak, Şia da Şia olarak kalmıştır.

1979’da, Şia ayaklanması ile “devlet” haline gelen bu sapık mezhep, bu mezhebin en bariz özelliği olan ‘takiyye’ yöntemiyle, kendini bir süre ‘İslâm devrimi’ diye yutturmuş, fakat çok kısa sürede gerçek yüzü ortaya çıkmıştır.

 

-I-

Türkiye’deki yerli “İrancı-Şii”lere gelince;

Türkiye’deki ‘İrancı’lar, asıl olarak “mezhepsiz” değil, Şiidirler

Yıllarca Türkiye’de, ‘İran İslâm devrimi’ diye Şia propagandası yaptılar…

İran’da gerçekleşen ‘şeyin’ bir “İslâm devrimi” olmadığı çok kısa süre sonra anlaşılda, ama bunlar bu hain propagandadan vazgeçemediler.

İran konsolosluğu bunları maaşa bağladı…

Bunlar, binlerce yıldır Ehl-i sünnetin kalesi olmuş Anadolu topraklarında, sinsice, takiyye yöntemiyle;

Ehl-i sünneti “sorguladılar”…

‘Mut’a nikahları’ kıydılar…

‘Mezhepsizliği’ yaygınlaştırdılar…

Ehli sünnet alim ve büyüklerine dil uzattılar…

İran’da ne kadar Şii sapık molla varsa, onların sapık kitaplarını Türkçeye tercüme edip piyasaya sürdüler… İran konsolosluğu bu pis işi yapanları paraya boğdu

Binlerce genci ifsad ettiler…

Seksenli yıllar, bunların “Şia sapıklığını” Anadolu’da yayma faaliyetleri ile geçti…

Karşılarında bir tek “İBDA” vardı bu “sinsi sapıkların”…

91 Yılında İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu, Irak’a saldıran Amerika’ya karşı, “Anadolu’nun öfkesini” dillendirince-gösterince, ‘Irak Casus Örgüt’(!) suçlamasıyla cezaevine atıldı!

(Yani, ABD’ye karşı Müslüman bir halkın ve liderin yanında tavır aldı! O zaman bu sapıkların hepsi, Selahattin de dahil, ABD’nin Irak’ı işgalini desteklediler, meşhur ‘zalim Saddam’ edebiyatını yapan sapıklar bunlardı… Şimdi söylediklerini aşağıda okuyunca siz de görecek ve soracaksınız bu pisliğe;

Peki, ABD, Irak’a saldırdığı zaman niye;

“-Bir rejimin hatasından dolayı, bütün bir müslüman halk yok sayılamaz. Emperyalist-şeytanî güçlerin önüne atılacak hiç bir müslüman halk yoktur, olamaz!

Demedin?

Niye?..)

Mirzabeyoğlu’nun cezaevine atılmasını fırsat bilen “yerli” sapıklar, o zamanki “tevhid” mevhid isimli dergilerinde Mirzabeyoğlu ve İBDA’ya saldırdılar…

İbda’cıların bu hainliğe cevabı çok sert oldu; Sapık yuvası dergileri kurşunlandı vs…

Bu hain zihniyetle böyle başlayan gerginlik ve çatışma, daha sonra İstanbul’un göbeğinde fiili savaşa dönüştü ve ağır bir darbe aldılar;

Küçük Çaldıran…

İstanbul’da Fatih ve Çarşamba semtini mekân tutmuşlardı…

Bir fuarda karşı karşıya gelince, kavga-dövüş kaçınılmaz olmuştu…

Daha sonra ortaya çıktı ki; Bu sapıklar kendi yandaşlarına bile ‘solcularla kavga edeceğiz’ diye yalan söylemişler…

Neticede, o zaman 450-500 civarında bir Şii sapıkla, 50-60 civarında İbda’cı Beyazıt’ta büyük bir kavgaya tutuştular ve onlarca yaralı bırakıp kaçtılar…

ss-iki.jpgic-bir---kopya.jpg

ic-iki-036.jpg

*

Bugün artık ‘Şii İran” ın nasıl bir mezhep savaşı yürüttüğünü herkes gördü!

(Irak’ta ve Suriye’de kıtır kıtır Sünni Müslümanları keserken, içerdeki ‘ajanları’:

“Aman buna mezhep çatışması demeyelim” diye propaganda yapıyorlardı…

Saldıran; İran…

Mezep savaşı yapan; İran…

Sünnileri kesen; İran… 

Ama, Sünnilere dönüp dönüp, ‘Aman mezhep savaşını kışkırtmayalım’ diyen de içerdeki bu yerli sapıklardı!.

Konumu itibariyle etkili ve yetkili noktalarda bulunan hiç kimse de çıkıp bunlara;

-“Mezhep saikiyle saldıran İran, niye ona bir şey demiyorsunuz?

Diye sormadı!)

Tekrarlayalım;

Bugün artık Şii İran’ın bölge halkına, İslam ümmetine, Sünni Müslümanlara karşı işlediği cinayet ve vahşet bütün çıplaklığı ile ortaya çıktı…  Tabii olarak da “Ehli Sünnet hassasiyeti” devlet olma imkânlarına kavuştuğu an, hatta kavuşmadan bile, bütün bölge halkları Şii İran’a bu “İhanetinin” hesabını soracak bir öfke ve nefreti taşıyor yüreğinde!

Tabii ki bu durum, “Şii İran” için bir tehdit…

Peki biz bütün bunları niye anlattık?..

Bunları anlatmamızın sebebi, bugün –yukarıda bahsettiğimiz- aynı Şii Sapık zihniyeti taşıyanların hem devlet kademlerinde, hem bürokraside hem de medyada önemli bir yer tutuyor olmalarıdır! Özellikle son dönemde yaşanan siyasi olaylardan dolayı bunlar her açıdan palazlandılar!

Bunlardan biri de Selahaddin Eş Çakırgil

Diyor ki:

Amerika İran’a saldırırsa ‘Ohh olsun!’ mu diyeceğiz?

Evet Selattin, oh olsun diyeceğiz!

Evet, 'Oh olsun! Nihayet Büyük Şeytan'la küçük şeytan arasında kavga çıktı! Kimse karışmasın arkadaşlar, hele ki kimse ayırmaya kalkmasın!" diyeceğiz!

En az on senedir bölgede kıtır kıtır ‘Sünni Müslümanları’ kesen büyük şeytan(ABD) ile küçük şeytan(İran), kendi aralarında kavgaya tutuşursa buna hiçbir Müslümanın üzüleceğini sanmıyorum!

Eğer ABD, İran’a saldırırsa, elbette buna;

Küçük Şeytan İran’ın, büyük şeytan ABD’den iyi bir sopa yemesi diye bakacağız!

*

İran nedir?

Herkesin bildiği basit bilgileri sıralayalım:

İran Müslüman bir ülke değildir…

İran’da gerçekleşen, bir “İslâm devrimi” değil, bir Şia ayaklanmasıdır…

İran tarih boyunca, eline her fırsat geçtiğinde Müslümanlara saldırmış bir ülkedir…

İran tarih boyunca Müslüman olmayan her hangi bir ülkeyle savaşmamıştır..

İran tarih boyunca Osmanlı’yı sürekli arkadan vurmuştur…

İran, daha yakın zamanda, ABD’nın Afganistan’ı işgalini, “Biz olmasaydık Amerika Afganistan’ı işgal edemezdi” diyerek birinci ağızdan itiraf etmiştir..

İran daha yakın zamanda, ABD ile birlikte Irak’ta 2 Milyondan fazla Sünni Müslümanı katletmiştir… Halen devam etmektedir…

İran halen Suriye’de Sünni Müslüman avını sürdürmektedir…

Bu çıplak gerçek karşısında;  siz hiç İran’a;

Niye mezhep çatışması yapıyorsun? Niye sadece Sünni Müslümanlara saldırıyorsun? Niye sürekli Sünnileri kesiyorsun?

Demiyor?..

Bakın bakalım bu Şia’nın medyadaki “Baltalı Azrail”inin geçmişine;

Şii İran, Irak ve Suriye’de Sünni Müslümanları çocuk çoluk, kadın ihityar demeden katlederken, bir kere olsun, “Şii İran”ı uyarmış mı?

Bu nasıl bir azgınlık ve sapkınlıktır diye sormuş mu?..

Bırakın sormayı;

Selattin’in aynısı, Nureddin Şirin isimli başka bir “Baltalı Azrail”, Kudüs Tv isimli kanalda, Felluce’de katliam yapan Haşdi Şabi milislerine övgüler diziyordu…

11291-001.jpg

Üstelik İran’da, Sünni bir Müslüman olarak bilinmeniz, asılmanız için kafi sebeb olduğu halde

*

“İran Müslümanları” diye bir tabir yanlıştır ve Eş Çakırgil tarafından “Şia ihanetini” gizlemek amacıyla kullanılmaktadır.

“İran’la bütünmüşüz ve bu bütünlüğüğümüzden hiçbir fedakârlık yapmamalıymışız…”

“İranlı Müslümanlar”(!) Sünni Müslümanların bu katliamlara imza atan İran’a ‘yüzünü eşkitmesinden’ rahatsız oluyorlarmış

İşte bu korkunç sapıklar tarafından Türkiye’de bir çok insan “mezhepsizleştirildi”…

Bu Şii İran’ın Türkiye’de yürüttüğü çok bilinçli ve sinsi bir faaliyetti…

Peki Selattin “Mezhepsiz” mi?

Değil… O bir “Şii”

Takiyye yapıyor anlayacağınız…

O iğrenç yazısından yaptığmız iktibası gördüğünüzde bunu siz de anlayacak ve;

-“On yıldır ABD ile işbirliği halinde Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de Sünni Müslümanları katleden İran, nasıl oluyor da bir anda böyle sahiplenilebiliyor?”

Diye soracaksınız ister istemez…

7398-001.jpg

 
Bu haber toplam 2081 defa okunmuştur

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.