• BIST 1.068
  • Altın 479,426
  • Dolar 7,3223
  • Euro 8,6171
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 24 °C
  • Konya 23 °C
  • İzmir 27 °C

Sömürge aydınları yine yanılıyorlar; Türkiye'nin suçu bağımsızlığa cüret etmesi!

Sömürge aydınları yine yanılıyorlar; Türkiye'nin suçu bağımsızlığa cüret etmesi!
Ortada, devletin egemenlik haklarını kullanmaktan feragat etmesiyle tatlıya bağlanacak bir anlaşmazlık yok.

Sömürge aydını refleksi

Türkiye ile Almanya arasındaki kriz derinleşiyor.

Almanya daha önce NATO'ya Türkiye'ye yaptırım uygulaması için çağrı yapmıştı... Şimdi de seyahat uyarılarını ve ekonomik yaptırım tehdidini devreye soktu.

Dün kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan da Alman hükümetinin gerekçelerine bir bir yanıt verdi.

Türkiye'deki Alman vatandaşlarına ve şirketlerine garanti veren Cumhurbaşkanı, Berlin'in iddialarını net şekilde yalanladı:

"Ben Milli İstihbarat Teşkilatı'nı ve İçişleri Bakanı'nı aradım, sordum. Alman şirketi ile başlatılan soruşturma araştırma var mı diye. Alman şirketleri ile soruşturma araştırma yalandır." 

Ama hepimiz biliyoruz ki, gösterilen somut kanıtların, en yetkili ağızlardan verilen güvencelerin, ayrıntılı izahların hiçbir anlamı yok. Çünkü Alman hükümeti, dillendirdiği iddialara Türk muhataplarının verdiği cevapları zaten biliyor.

Kendisi yapınca normal, Türkiye yapınca suç!

Örneğin Berlin, kendisi 300 Türk kökenli vatandaşını istihbarat raporlarını gerekçe gösterip izleyebiliyor. Ardından da sadece bu verilere dayanarak bir soruşturma süreci başlatıyor. Ve bu kişilerden bazılarını casus oldukları iddiasıyla gözaltına alabiliyor.

Ama aynı Almanya, kendisi gibi egemen ve meşru bir devlet olan AB müzakerelerini yürüttüğü Türk devletinin benzer bir refleksini gayrı meşru ilan edebiliyor.

Türkiye'nin bağımsızlığa cüret etmesi!

Çünkü emperyalistlerin yegane derdi, yine süper güçlerin çıkarlarının kesiştiği kümede yer alan Türkiye'nin bağımsızlığa cüret etmesi. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi.

Yani ne zaman batıdan bir parmak sallansa, hizaya geçip özeleştiri manyağı olan sömürge aydınlarımız yine yanılıyorlar.

Ortada, devletin egemenlik haklarını kullanmaktan feragat etmesiyle tatlıya bağlanacak bir anlaşmazlık yok.

Tam aksine, insanlığın evrensel birikimin ve uluslararası hukukun bize de tanıdığı var olma hakkımıza sahip çıkmak için mütekalibiyette, eşitlikte ısrar etmeliyiz.

Bu bir tercih değil, zorunluluk. Zira yeryüzünde hiçbir devlet, rakiplerini hoş tutacak jestler uğruna meşru müdafaa hakkından yani varlığından vazgeçmez, geçemez.

Zaten geçerse devlet olmaz, olamaz.

***

Rakip derken?

Almanya iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) Başkanı Hans- Georg Maassen dün Spiegel'e, "Türkiye'yi sadece partner olarak değil, Almanya'daki etkioperasyonlarından dolayı bir rakip olarak da gördüklerini" söyledi.

Almanya'yı ya da Türkiye'ye karşı tavır alan her rakip batı devletini sadece partner olarak gören yerli malı muhalefetimize duyurulur.

Melih Altınok-Sabah

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.