• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C
  • Konya 0 °C
  • İzmir 3 °C

Sinan Baykent: "Türk Kürt'e, Kürt Türk'e muhtaç, bu topraklarda ne yapacaksak birlikte yapacağız!"

Sinan Baykent: "Türk Kürt'e, Kürt Türk'e muhtaç, bu topraklarda ne yapacaksak birlikte yapacağız!"
Akademisyen Sinan Baykent Bölge ve Türkiye gündemini Nabız Haber'e değerlendirdi!

nabiz-haber-ozel-yeni-051.png

 

Sinan Baykent: "Türk Kürt'e, Kürt Türk'e muhtaç, bu topraklarda ne yapacaksak birlikte yapacağız!"

 

Nabız Haber – Esselamu aleyküm Sinan bey. Okuyucularımızla tekrar buluşmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. İçinden geçtiğimiz yoğun dönemde bölgemizde ve ülkemizde cereyan eden hadiselerle ilgili görüşlerinizi öğrenmek isteriz. Kerkük ve Barzani’yle başlayalım isterseniz. Neler oldu? Neler oluyor? Ve tabii neler olacak?

"Kerkük bize miydi ki kaybedelim?"

Sinan BAYKENT – Aleykümüsselam. Estağfurullah, esas ben teşekkür ederim. Nabız Haber okuyucularıyla buluşmak benim için her zaman büyük bir keyif. Kerkük’le ilgili müthiş bir propaganda ve dezenformasyon yaşanıyor. Bir kere şunu ifade edelim: Barzani ve lobisi iddiayı kaybetti. Türkiye, İran ve Irak arasındaki bölgesel işbirliği Barzani’yi alt etti.

bayket-ic-bir-aaa.png

Bu noktadan sonra geriye dönüş çok zor. Kerkük’le ilgili ise ben özellikle muhafazakâr basındaki bazı kalemşorların kaygılarını paylaşmıyorum. Olaya nesnel bir bakış açısıyla yaklaşmalıyız. Kerkük Irak’ın bir kentiydi, Barzani geldi ve kenti gasp etti. Şimdi Kerkük yeniden asıl sahibine yani Irak’a döndü ve yeniden Irak’ın egemenliğine girdi. Türkiye’deki Barzani’ci lobi çok iyi çalışıyor. “Türkiye Kerkük’ü kaybetti” algısı oluşturulmaya çalışılıyor. El insaf! Bizde miydi ki kaybedelim? Irak’taydı, bir süreliğine malûm merkez tarafından gasp edildi, şimdi tekrar Irak’a geçti. Türkiye bunun neresinde Allah aşkına? Şu var: bundan birkaç ay öncesine kadar göndere sözde Kürdistan bayrağı çekiliyordu, şimdi Türkmeneli bayrağının dalgalandığını görüyoruz.

"Haşdi Şabi'nin şehre girmesine sevinmeli miyiz?"

Nabız Haber – Kerkük’le ilgili İran etkisini göz ardı edebilir miyiz? Haşdi Şabi’nin şehre girmesine sevinmeli miyiz?

Sinan BAYKENT -  Kuşkusuz bir İran etkisinden söz edebiliriz. Ne yapalım? Bu bizzat Türkiye’nin hatasından kaynaklanıyor. Yıllarca “aman Barzani alınmasın, küsmesin” dediler ve Türkmenleri görmezden geldiler. Orada Türkmenleri silâhlandırabildik mi? Hayır. Haydi, topu-tüfeği bir kenara bırakalım, yaşayışlarını iyileştirmek gibi bir kaygımız oldu mu? Olmadı. Kendi düşen ağlamaz. Haşdi Şabi diyorlar… Ben bu oluşumu zerrece savunmam, niye savunayım ki? Fakat beğenin-beğenmeyin içlerinde çok fazla Türkmen var, hatırı sayılır bir miktarda da Sünniler var. Burada İran’ın ve dahi kimilerinin hor gördükleri Irak’ın devlet aklının tezahürü söz konusudur. Bizim cephede ne var peki? Sıfıra sıfır elde var sıfır. Yıllarca Barzani pohpohlandı, yere göğe sığdırılamadı, arkasındaki odaklar umursanmadı. Sonuç ortada. İran’a kızmak kolaydır. Şüphesiz biz Ehl-i Sünnet gelenekten geliyoruz, anlaşmazlıklarımız var. Öte yandan reel politiği mezhepçiliğe kurban etmeye sizin hakkınız yok. Nitekim son gelişmelerde de Hükümet nezdinde reel politik ağır basmış görünüyor ki, bu da olumludur.

"Kim bu Barzanici lobi?"

Nabız Haber – Bir “Barzani’ci lobi”den bahsettiniz. Kim bunlar? Açabilir misiniz?

Sinan BAYKENT – Sünni kisveli Siyonistlerden bahsediyorum. Açın gazeteleri okuyun. Birtakım milletvekillerinin söylemlerini, demeçlerini, açıklamalarını okuyun. Ne demek istediğimi anlarsınız.

"Kürtleri tanımadan, içtenlikle sevmeden, saymadan Türk Milliyetçisi olamazsınız!"

Nabız Haber – Kürt düşmanlığının ve ırkçılığın arttığını düşünenler var. Ne dersiniz?

Sinan BAYKENT – Böylesi bir eğilimi ben de görüyorum ve çok tehlikeli buluyorum. Barzani’ci lobinin de istediği bu zaten, tuzağa düşmemeli. Geçtiğimiz haftalarda bir TV kanalında “Türk milliyetçileri Kürtlerin haysiyetini koruyorlar” demiştim. Beni de ırkçılıkla itham ettiler. Çok açıkça ifade edeyim; Kürtler benim canımdır, kanımdır. Ben Kürtlerin hak ve hukuklarının öncelikli olarak Türk milliyetçileri tarafından korunup kollanması gerektiğine inanırım. Kürtleri tanımadan, içtenlikle sevmeden, saymadan Türk milliyetçisi olamazsınız. Bunun altını kara kalemle çiziyorum! Ben o ifadeleri şu sebepten dolayı kullanmıştım: İsrail bayrağının gölgesinde gerçekleşen bir referandumdan kimseye hayır gelmez. Türk’e gelmez ayrı ama Kürt’e daha hiç gelmez! Nitekim ne oldu? Biri arkadan hançerledi, diğeri kaçarak gitti, öteki kaçmanın yollarını arıyor hâlâ. Barzani’nin güvendiği dağlara kar yağdı. Almanya Peşmerge’nin eğitimini dururdu. Amerika “taraf tutmayız” dedi. İsrail’le yola çıkarsanız böyle olur. Bu her devlet için geçerlidir, bunu da belirteyim.

"Bu topraklardane yapacaksak birlikte yapacağız; Kader ve tarih bizi zorunlu müttefik kılmış!"

Bugün Türkiye’deki Kürtlere karşı ırkçılık yapan, düşmanlık besleyen veya örgütleyen kimse bu vatanı sevdiğini iddia edemez. Türk milliyetçisi hiç olamaz. Bu topraklarda ne yapacaksak birlikte yapacağız, Türk Kürt’e, Kürt Türk’e muhtaç. Kader ve tarih bizi zorunlu müttefik kılmış. Ayrılıkçılık da, zorbalık da, ırkçılık da, terörizm de bu ittifaka doğrudan kast eder. Biz bir araya gelmezsek ne oluyor? Başkaları gelip bu coğrafyaya fitne, fesat tohumları serpiştiriyor. Herkes oynanan oyunu görmelidir.

"Türkiye tarihin çok kritik bir dönemecinde bulunuyor!"

Nabız Haber – Her iki cephede de kendini bilmezler var sanki…

Sinan BAYKENT – Var tabii, olmaz olur mu? Özellikle sosyal medyada iğrenç, tiksinç paylaşımlar var. Bakmayın, bu siyasîleri de etkiliyor. Nasıl etkilemesin? Devlet idaresi olgunluk ister. Hararetli, telaşlı, fevri çıkışlar yapmayacaksınız. Her şeyden önce düşmanınızı, gerçek düşmanınızı bileceksiniz ve onu dayatılan suni düşmanlıklardan ayrı tutacaksınız. Körelmeyeceksiniz. Devleti yönetenler de, yönetmeye aday olanlar da bunu bilmeliler. Türkiye tarihinin çok kritik bir dönemecinde bulunuyor. Her yüzyılın başında sınırlar yeniden dizayn edilir. Burada temel mesele, Türkiye’yi mevcut sınırlarla önümüzdeki on yıllara taşımaktır. Burayı olduğu gibi muhafaza edeceksiniz.

"Bölgede bir emperyalist paylaşım süreci işletiliyor!"

Bölgede bir emperyalist paylaşım süreci işletiliyor. Bizim önceliğimiz buradan evvela toprak kaybetmeden çıkmak olmalı. Yani birinci vazife: Diyarbakır’ı kaybetmeyeceksin. Kaybetmemek için de içeride yeni bazı dengeler kuracaksın. Kerkük, Musul, Halep bilmem ne bunlar Türkiye’nin şu anki hassasiyetlerini yansıtmıyor. “Büyüyelim, oraya girelim, buradan çıkalım” diyenler var. Sen önce elindekini korumaya bak, sonrasına sonra bakılır! Bu söylem politik bir “argüman” olarak meşru olabilir, köşede durabilir. Fakat bunu şuursuzca pratiğe aktarmaya kalkmayacaksın. Yoksa Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da olursun. Diğer taraftan işte bu terör illeti sürüyor. Barzani örneğinden çıkarılacak çok ders var ayrılıkçı terör odağı için. Türkiye’ye, kendilerine ve dahi Kürt halkına daha fazla ihanet etmemeliler. Oturup Barzani vakıasının doğurduğu sonuçları iyice irdelesinler, irdelemeleri gerekir…

"Türk Milliyetçilerine büyük bir görev düşüyor, kutsal bir görev..."

Nabız Haber – “Diyarbakır’ı kaybetmemek için yeni iç dengelere ihtiyaç var” dediniz. Nedir onlar?

Sinan BAYKENT – Bölgede bir basınç var. Adı konmamış bir huzursuzluk ve bıkkınlık hâlinden bahsedebiliriz. Bir terör sorunu var mı? Kesinlikle var. Çok değil, bundan birkaç ay öncesine kadar hendekler kazılıyordu. Keza işte 6-8 Ekim Olayları dediğimiz iç savaş girişimi de hafızalardaki tazeliğini koruyor. Bölgede bir terör ayağı, bir de halk ayağı var. Bunları birbirinden ayrı tutmaz ve farklı tanımlamazsanız Diyarbakır elden çıkar. Nitekim yönelttiğiniz sualde de “ırkçı” tavırların son dönemlerde yükselişe geçtiğini haklı olarak ifade ettiniz.

Ben burada en kutsal görevin Türk milliyetçilerine düştüğü kanısındayım. Tabii “Kürt Siyasal Hareketi” dedikleri ve büyük ölçüde mevcut HDP’nin temsil ettiği çizginin de olağanüstü sorumlulukları var. “Milliyetçilik” dediğimiz nedir? Milletini sevmek, “millet”i teşkil eden unsurların can ve mal emniyetlerini layıkıyla korumak, devletinin ve toplumunun gelişmesini, kalkınmasını, güçlenmesini istemektir. Can ve mal emniyetini muhafaza etmek yalnızca sükûnun sağlanmasından geçer.

"Kürtlerin ezelî ve ebedî müttefikiniz olduğu gerçeğini bir kere daha mühürlemek için..."

Bugün milliyetçilik dediğimizde herkesin aklına kavga, çatışma, çekişme geliyor. Oysa bugün, 2017 yılı itibarıyla, Türk milliyetçiliğinin milletin tamamını kapsayıcı bir sevgi dili geliştirmesi gerekir. Terörle mücadeleyi sonuna kadar götürmekle mükellefsiniz, burada bir taviz veya pazarlık asla söz konusu dahi olamaz. Ama “millet” dediğimiz bünyenin önemli bir kısmını yansıtan Kürtlerin ezelî ve ebedî müttefikiniz olduğu gerçeğini bir kez daha mühürlemek için siyaset yapacaksınız. Bunun başka yolu yok. Bakın “söylem” demiyorum, “siyaset” diyorum – buradaki nüansa dikkat edilsin.

sinan-ic-bir.png

"HDP değişmek zorunda; Yabancı devletlere güvenenlerin hazin sonunu gördük!"

Nabız Haber – Ya HDP?

Sinan BAYKENT – Oraya geliyorum. Diğer taraftan HDP’nin bir özeleştiri sürecinden geçmesi elzemdir. Osman Baydemir’le, Filiz Kerestecioğlu’yla bu iş yürümez. Bir kere HDP aşırı ve vatansız solla işbirliğini kesecek. Madem HDP Kürt kimliğini temsil kabiliyetini kendinde görmek istiyor, o halde marjinal gruplardan uzaklaşacak. Figen Yüksekdağ’larla kat edebileceğiniz mesafe işte bu kadar… Nereye kadar? 6-8 Ekim Olayları’na, hendek savaşlarına kadar. HDP yabancı devletlerin değil de Kürt halkının menfaatlerini gözetecekse, bu doğrultuda değişecek – değişmek zorunda. Yabancı devletlere güvenenlerin hazin sonunu gördük, yaşadık. Bu toprağa, bu insana ve bu insanın ihtiyaçlarına odaklanacaksınız.

Şayet HDP bu dönüşümü gerçekleştirebilir, terörle ve aşırı solla arasında mesafe koyabilir, Türk milliyetçileri de “söylem” yerine “siyaset” geliştirmeye başlayabilirlerse, biz bu ülkeyi yekpare şekilde 21.yüzyılın sonuna dek götürürüz. Aksi bir senaryoda herkesin işi zorlaşır.

sinan-ic-iki-mhp.png

Nabız Haber – Peki, gerek Türk milliyetçilerinde gerekse de HDP’de tayin ettiğiniz istikamete doğru bir yöneliş gözlemliyor musunuz? Ne kadar hazırlar?

Sinan BAYKENT – Türk milliyetçiliğinde şu aşamada böylesi ince ve derinlikli bir akıl görmüyorum maalesef. MHP entelektüel planda bu ayrımı yapıp, siyaset geliştirir mi çok şüpheliyim doğrusu. Söylem düzeyinde bir “kardeşlik” vurgusu var ama bunun kâfi geleceği ve herkesi tatmin edeceği dönemi biz geçtik bence. Diyorum ya, söylem iyi de siyaset gerekiyor. Meral Akşener deseniz, konuşmak için çok erken. MHP’nin milliyetçiliğini yumuşak bulup Akşener’e katılanlar çoğunlukta, bunlar en fanatik ve en şahin kesimler. Kimse kusura bakmasın ama aynı zamanda en cahilleri… MHP’nin milliyetçiliğini bir Türk milliyetçisi olarak ben de eleştiriyorum fakat görüldüğü üzere benim eleştirimin mahiyeti çok başka. Kaldı ki, ben Akşener’in partisi büyüdükçe (o da büyürse), tasfiyeden geçirilecek ilk kesimin de bunlar olacağı düşüncesindeyim. Hanımefendinin vizyonunun ne olduğunu veya olacağını yakında göreceğiz, inşallah yanılırım ama pek umudum yok doğrusu. Nitekim “milliyetçilik” yerine “vatanseverlik” kavramını kullanacaklarını duyurdular. Yeni partiyi milliyetçi zaviyeden tartışmak zaman kaybıdır. Öte yandan HDP’de bir özeleştiri mekanizmasının yakın zamanda çalıştırılabileceğini zannediyorum. Orada da bir iktidar mücadelesi devam ediyor. Partinin dizginleri kimin elinde olacak? Yabancıyı düşünenlerin mi yoksa Türkiye Kürtlerini düşünenlerin mi? Bu soruya verilecek cevap belirleyici olacaktır. Göreceğiz. Lakin zaman daralıyor, bu anlamda “zaman” sahip olmadığımız bir lüks.

 

Nabız Haber – Teşekkür ederiz Sinan bey. Okuyucularımızın çokça istifade edecekleri bir söyleşi oldu.

Sinan BAYKENT – Estağfurullah, ben teşekkür ederim. Aklımızı kullanırsak Türkiye bu darboğazdan en az hasarla çıkacaktır. Yeter ki aklımızı kullanmaktan imtina etmeyelim ve korkmayalım. Tekrar teşekkür ederim.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.