• BIST 100.266
  • Altın 276,923
  • Dolar 5,7290
  • Euro 6,3081
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 26 °C
  • Konya 28 °C
  • İzmir 28 °C

Salih Tuna: "Şehid Metin bir gülümsedi ki..."

Salih Tuna: "Şehid Metin bir gülümsedi ki..."
Tam 39 yıl olmuş...

Tam 39 yıl olmuş...

Kendisini hiç görmedim. O İstanbul'da Fatih'te mukimdi, ben Trabzon'da, Erdoğdu mahallesinde.

Benden elbette büyüktü. Rahmetli Akif Emre abimin akranıydı.

Bir öğrenci yurdu önünde Akif Abi'yle birlikte çektirdikleri o siyah beyaz fotoğrafa biraz önce tekrar baktım da, ordan söylüyorum.

Kimden mi bahsediyorum?

Bundan 39 yıl mukaddem 23 Şubat'ta Cuma namazı çıkışında Fatih Camii avlusunda kurşunlanarak şehid edilen Metin Yüksel'den...

***

Fakir o yıllarda Trabzon Lisesi'ni henüz çiçeklendirmeye başlamıştım.

Ne günlerdi.

Geceleri kurtarılmış mahallelerden geçip duvarlara yazılar yazar, gündüzleri başımızda sevda yelleri, Orhan abinin, "Ya Rabbim sen büyüksün, durdur geçen zamanı kulların gülsün" sözlerini terennüm ederdik.

Babam akşamları "Melekler dedi Ya Rabbi ne idi suçu Yahya'nın / Dedi Yahya beni sevdi, sevenler bulur böyle hal..." mısralarını "Muhammediye"den belirli bir makamda okur okur, ağlar; abimin Yeni Devir'in "düşünce" sayfalarında müstear isimle yazıları çıkardı.

Yeni Devir de bambaşka bir gazeteydi.

Erdem BayazıtSadık Albayrakİsmet Özel, Rasim ÖzdenörenAtasoy Müftüoğlu gibi çok değerli köşe yazarları vardı.

***

Sonra üniversite vesilesiyle geldiğim İstanbul'da seksenli yılların başında Akif Emre ile aynı öğrenci evinde kaldık.

Tee o yıllarda Fetullah Gülen'in hain - ajan olduğunu (12 Eylül 1980 öncesi yaptıkları bir öğrenci boykotunu Fetullah'ın kırmızı bir Mercedes içinden elinde telsizle bizzat kırdığını)söyleyen dağların aslanı Bahattin Yıldız evimize sıklıkla gelip giderdi. Kanal 7 Yayın Gurubu deyince akla gelen Mustafa Çelik de arada bir uğrardı. Ev arkadaşlarımız arasında Birol Küle, müdavimlerimiz arasında Ebubekir DoğanMehmet Kılıç da vardı.

Müthiş yıllardı.

İlyas Dönmez'le kurduğumuz Dünya Yayınları'nda şubat ayını, Malcolm X'den MetinYüksel'e kadar "şehitler ayı" ilan etmiş, "Şubat Destanı" çıkarmıştık.

O destanda şöyle yazmıştım: "Şehid Metin bir gülümsedi ki Metin / yanağından uçuştu binyüce güvercinler / karlar tutsanız elinizi yakacak kadar sıcak..." 

Metin Yüksel, Fatih Camii'nin karla kaplı avlusunda şehid edildiğinde, dün gibi hatırlarım, annemle Trabzon'da nasıl yasını tuttuğumuzu.

***

Rahmetli annem, mahallemize dadanan bir militanın elinden silahını alıp, "bir daha bu mahalleye ayağınızı atmayacaksınız" diye posta koyan "Tonyalı" lakabıyla nam salmış yiğit bir "Laz" kadınıydı.

Hiç tanımadığı hiç görmediği bir Kürt genci olan Metin Yüksel'e yüreği nasıl yanmıştı, anlatamam!

Bizi doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün bir yeryüzünde birbirine bağlayan müthiş bir mana iklimi vardı...

"En büyük ibadet hakkı müdafaa etmektir" diyen Metin Yüksel'i aradan 39 yıl geçtiği halde unutturmayan Fatih Akıncıları başta olmak üzere tüm dava arkadaşlarına selam olsun.

Salih Tuna-Sabah

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.