• BIST 2.750,49
  • Altın 1022.045
  • Dolar 17.9255
  • Euro 18.2563
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 21 °C
  • Konya 22 °C
  • İzmir 25 °C

Salih Tuna; "İç savaş" hedeflerinden de vazgeçmiş değiller, "topyekûn savaş" planlıyorlar!

Salih Tuna; "İç savaş" hedeflerinden de vazgeçmiş değiller, "topyekûn savaş" planlıyorlar!
Bunlar, 'muhalif' değiller, bunlar 'düşman!'

Kim 'muhalif', kim 'düşman'?

Siyasî olarak, 'muhalif' olmak başka birşey...

Muhalefet ettiğiniz kişi ve rakibinizi 'düşman' olarak görmek başka birşey...

Siyasi rakibiniz 'düşman' olarak görüyorsanız, onunla savaşıyorsunuz demektir...

Muhalefetin ve onun çoğu milletvekilinin 'tavır ve tutumlarına-eylem ve söylemlerine' bakınca, artık Türkiye'de bildik anlamda bir "siyasî muhalefet"in kalmadığı görülebilir!

(Çünkü en genel anlamda, bir ülkede İktidar ve Muhalefet'in ortak olduğu, 'milli meseleler, devlet politikaları, ülke ve millet yararı' gibi temel kavramlarda-konularda bir müştereklik olur. Olurdu! Bir ülkenin, devletin 'dokunulmazları' olur. Olurdu... "İç meseleleri-Dış meseleleri" olur. Olurdu... Şimdi bu 'muhalefet', ortada bu manada hiçbir kırımızı çizgi bırakmadı!)

Buna da 'muhalefet' denmez haliyle...

Uzun zamandır artık, 'siyasi anlamda bir muhalefet'ten bahsetmek  imkansız...

'Ülke menfaati-Millet çıkarı, Milli mesele, devlet meselesi, devlet sırrı' gibi bütün toplum kesimlerinin ortak müştereklerini yok eden bu 'muhalefet' elbette küresel vesayet odaklarıyla iş tutacak!..

Salih Tuna bugünkü yazısında, aslında toplumun anlam veremediği bu 'savaş pozisoynu almış' kesimlere önemli bir gerçeği de hatırlatıyor;

"Düşman" olmak başka şey...

"Muhalif"olmak başka şey... (Nabız Haber)

 

İşte Tuna'nın bugünkü yazısı:

Unuttukları bir şey var!

Türkiye'de vesayet odaklarının etkisi sıfırlanınca açıktan açığa "küresel vesayetle" iş tutmaya başladılar.

En belirgin özellikleri, "yeminli Erdoğan düşmanı" olmaları.

Evet, düşman, "muhalif" değil.

Nefret gözlerini öylesine kör etmiş ki...

Erdoğan ve AK Parti'ye muhaliflikleri, "Türkiye muhalifliğine" dönüşmüş / dönüştürülmüş, haberleri yok.

***

İçlerinden biri, güya gazeteci...

DEAŞ'ın kanlı Ankara saldırısı nedeniyle yabancı ülkelerin Erdoğan'a gönderdiği başsağlığı mesajlarını bile içine sindirememişti.

Bir diğeri, CHP milletvekili...

Lahey'e aşeriyor. Tüm hayali Erdoğan'ın müstevliler tarafından yargılanması.

Öteki...

MİT TIR'ları kumpasıyla Türkiye'nin uluslararası toplum nezdinde "terörist devlet" olarak gösterilmesi için hâlâ yurtdışında kapı kapı dolaşıyor.

"Müstevliler" de haliyle bunlara bayılıyor.

Gel de şimdi Che Guevara'nın o sözünü hatırlama:

"Şayet düşmanın seni seviyorsa sende bir puştluk var demektir."

***

Müstevliler, küresel vesayet odakları hiç değişmedi.

Dün neyseler, bugün de o.

Kopenhag Kriterleri, Helsinki Yurttaşlar Bildirisi, insan hakları, demokrasi, hülasa, "yüce insanlık değerleri" adına ne varsa, söz konusu olan bizlersek, hepsi birer araçtan ibaret.

Hedefleri Türkiye'yi bölmek, parçalamak, teslim almak.

Bunu da artık gizlemiyorlar.

FETÖ'den PKK'ya kadar tüm terör örgütlerine gündüz gözüyle yardım ve yataklık ediyorlar.

Demokrasi için tanklara karşı çıplak ellerle direniş çağrısı yapan Erdoğan'ı şeytanlaştırırken, Mısır'da darbe yapan Sisi'yi kırmızı halılarla karşılıyorlar.

Menfaatleri söz konusu olduğunda helvadan yaptıkları putları yiyen müşriklerden farkları yok.

***

Amerikan Kongresi'nin bir oturumunda alınan savaş kararı üzerine Profesör Obnubile, "Siz busavaşı bu kadar lakayt şekilde ve ivedilikle nasıl onaylarsınız?" şeklinde itiraz edince diyalogşöyle akar:

"Dert etmeyin!. Altı üstü sekiz milyon dolara mal olacak önemsiz bir savaş bu." "Ya insanlar?" "Sekiz milyon doların içine insanlar da dahil." Anatole France tee1908'de yazdığı"Penguenler Adası" adlı eserinde "küresel vesayetin" karakteristik özelliğini böyle hicveder.

***

Küresel vesayet dün "Çanakkale direnişine" düşmandı, bugün 15 Temmuz direnişine.

"Kontrollü darbe" martavalı bu yüzden.

Ama bu millet zerre miskali yüz vermedi bu bozgunculuğa.

Lakin "iç savaş" hedeflerinden de vazgeçmiş değiller.

"Topyekûn savaş" planlıyorlar.

Kılıçdaroğlu'nun mahut yürüyüşü sonuç itibariyle, CHP sosyolojisini PKK ve FETÖ ile birlikte hareket etmeye alıştırmanın saha çalışmasıydı.

Kılıçdaroğlu, Times gazetesine verdiği söyleşide sokak eylemleri vaadinde bulunduğuna göre...

"Alıştırma faaliyetleri" devam edecek demektir.

Unuttukları bir şey var:

Bu millet asla zincire vurulmaz, bu millet istiklali için ölmeye hazır.

15 Temmuz direnişi bunun ifadesidir.

Salih Tuna-Sabah

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.