• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C
  • Konya 0 °C
  • İzmir 3 °C

Ramazan Yaşar: "15 Temmuz FETÖ darbesinin emrini ABD verdi!"

Ramazan Yaşar: "15 Temmuz FETÖ darbesinin emrini ABD verdi!"
Said Bulut, gazeteci yazar Ramazan Yaşar ile Türkiye ve dünya gündemindeki önemli meseleleri konuştu!

nabiz-haber-ozel-yeni-049.png

Röportaj: Said Bulut

Gazeteci yazar Ramazan Yaşar, Nabız Haber'e Türkiye ve Dünya gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu!

 

"İdlib ve Afrin, El Bab gibi kolay olmayacak"

 

"ABD'nin, YPG/PYD üzerinden Kuzey Suriye, yani Türkiye'nin güney sınırını kuşatma konusunda planları var. Bu plan Türkiye'yi hedef alan, Türkiye'nin geleceğini tehdit eden bir plandır" tesbitini yapan Gazeteci-Yazar Ramazan Yaşar, ’’ Şunu bilmemiz gerekiyor. İdlib ve Afrin, El Bab gibi kolay olmayacak. Afrin'e Türkiye, Hükümet, TSK ve kamu oyu olarak daha iyi hazırlanmak lazım.’’ dedi.

İdlip operasyonundan, ABD’nin Türkiye’yi Kuzey Suriye’den kuşatmasına, Kuzey Irak’ta gerçekleşen referandumdan ABD ile yaşadığımız vize krizine, CHP’nin vize krizindeki tavrından, Cumhurbaşkanının Sırbistan ziyaretine ve İslam aleminin içinde bulunduğu duruma kadar Türkiye ve Dünya gündemine kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirdiğimizz bu söyleşi, son dönemde Türkiye ve bölgemizde  yaşanan tartışmalara önemli bir katkı mesabesinde oldu!

"Barzani yanlış zamanda yanlış adım attı" 

Söyleşimizde “ Barzani ABD, İsrail ve İngiltere'nin destek ve yönlendirmesine güvendi ama savaş kapısına dayandığında güvendiği bu ülkelerin hem kendisine hem de Irak hükümetine silah sattığını görecek. Kendi sırtını sıvazlayanların, El İbadi'nin de sırtını sıvazladığını görecek. Türkiye gibi güvenilir bir müttefiki, bir dostu; güvenilmez ABD ve İsrail'in desteğine değişti ” diye konuşan Yaşar, “Barzani, yanlış bir zamanda, yanlış bir adım attı. Ortadoğu'da yanan büyük ateşin ortasında halkı bundan etkilemeden yaşayan bir bölgeyi yönetiyordu. Referandum hamlesiyle o ateşi yönettiği bölgeye adeta davet etti. Bu yanlış hamleyi tek başına yapmadı. Ama kendisini buna ikna edenlere direnmeliydi ” şeklinde konuştu.

İşte Ramazan Yaşar’ın  sorunları ve çözüm önerilerine karşı gösterdiği yerinde tespitlerinin bulunduğu o söyleşimiz

Said Bulut

said-bir.png

 

Ramazan Yaşar:

’’TÜRKİYE’YE 15 TEMMUZ FETÖ DARBESİNİN EMRİNİ ABD VERDİ’’

 

ramazan-yasar-iki.jpg

"SURİYE’DE ASIL TEHDİT ABD’’

Türkiye'nin İdlip operasyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Asıl hedef Afrin mi?

Ramazan Yaşar: -Önce elimizdeki işe bakacağız. Hedefimizde şuanda İdlib var. İdlib'e yoğunlaşacağız. Şehit ve gazi vermeden, sivil insanlar zarar görmeden İdlib'i öncelikle Heyet Tahrir Şam terör örgütünden temizleyeceğiz. Öncelikli hedef ve plan bu. Sonrası için de mutlaka Hükümetin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin plan ve stratejisi vardır. 

 

Bu tip kritik ve çok taraflı; kimin elinin kimin cebinde olduğunun belli olmadığı savaş ve çatışma bölgelerinde çok dikkatli hareket etmek lazım. 

 

El-Bab'ı cebimize koyduk. Şimdi sıra İdlib'i heybeye koymaya geldi. Sonra Afrin üzerinde çalışmak lazım. ABD'nin, YPG/PYD üzerinden Kuzey Suriye, yani Türkiye'nin güney sınırını kuşatma konusunda planları var. Bu plan Türkiye'yi hedef alan, Türkiye'nin geleceğini tehdit eden bir plandır. Hükümet ve TSK bu planın farkında. Ama bizim de kendi planlarımız var ve hazır...

 

İdlib operasyonuyla ABD'nin PKK-YPG'yi Akdeniz'e bağlama ve Türkiye'yi güneyden kuşatma amacı engellenebilir mi?

 

Ramazan Yaşar: -Şunu bilmemiz gerekiyor. Afrin, El-Bab ve İdlib gibi kolay olmayacak. Afrin'e Türkiye, Hükümet, TSK ve kamu oyu olarak daha iyi hazırlanmak lazım. Afrin'de YPG varlığından çok, ABD'nin koruma kalkanı önemli bir engel olarak karşımıza çıkacak. Suriye'de Türkiye'ye asıl tehdidin ABD olduğunu gözden kaçırmayalım. YPG sadece sahadaki maşa...

ABD, terör koridoruyla güney sınırımızı kuşatıp, bizi sürekli tehdit altında tutmak istiyor. Ya bu kuşatma girişimini yılanın başı küçükken ezeriz ya da PKK'dan daha tehlikeli bir terör süreci ve mücadelesiyle baş başa kalırız. Yıllarca sürecek bir belayı başınıza musallat edecekler. Bunu engellemek için bugün ödeyeceğimiz bedeller olabilir. Ama terör koridorunun oluşturulmasını seyredersek gelecekte ödeyeceğimiz bedel çok daha büyük ve çok daha vahim olabilir. 

İdlib operasyonu bu bedelin ilerde ağır ödenmemesi için bugün girilen bir hesaplaşmadır. Gelecek nesillere daha özgür, mutlu ve müreffeh bir miras bırakmak için bu hesaplaşmadan kaçamayız. Bu savaşı kazanmalı, bu kuşatmayı yarmalıyız. 

ramazan-yasar-002.jpg

"BARZANİ TÜRKİYE GİBİ GÜVENİLİR BİR MÜTTEFİKİ ABD-İSRAİL’E SATTI"

Ara bir başlık açıp Kuzey Irak'ta yapılan referandum hakkında ne söylersiniz?

Ramazan Yaşar: -Barzani, yanlış bir zamanda, yanlış bir adım attı. Ortadoğu'da yanan büyük ateşin ortasında halkı bundan etkilemeden yaşayan bir bölgeyi yönetiyordu. Referandum hamlesiyle o ateşi yönettiği bölgeye adeta davet etti. Bu yanlış hamleyi tek başına yapmadı. Ama kendisini buna ikna edenlere direnmeliydi.

ABD, İsrail ve İngiltere'nin destek ve yönlendirmesine güvendi ama savaş kapısına dayandığında güvendiği bu ülkelerin hem kendisine hem de Irak hükümetine silah sattığını görecek. Kendi sırtını sıvazlayanların, El İbadi'nin de sırtını sıvazladığını görecek. Türkiye gibi güvenilir bir müttefiki, bir dostu; güvenilmez ABD ve İsrail'in desteğine değişti. 

 

Barzani geri adım atar mı?

Ramazan Yaşar: Umarım bu yanlıştan en kısa zamanda döner. Savaşın ilk mermisi ateşlendikten sonra kan gövdeyi götürür. Kürt halkını böyle bir ateşe atmak doğru değil. Barzani'nin ve Kürt halkının hak ve talepleri konusunda Türkiye; Irak merkezi hükümetine ve İran'a karşı en büyük destekçisi ve garantörü olabilirdi. Hala bir şans var. Barzani, bu şansı doğru zamanda kullanmalı. ABD ve İsrail'in desteğine güvenip yola çıktı ama bu ülkelerin desteğiyle yola çıkan hiç kimsenin yolun sonunu gördükleri vaki değildir!

Fransa, İngiltere ve ABD'ye yaptığı arabuluculuk çağrılarını Türkiye'ye yapmalı. Türkiye'nin bugüne uzattığı dostluk ve kardeşlik elini; ABD ve İsrail'in kanlı ellerinden tutmak için bırakmamalıydı. Hata yapılabilir. Yanlış olan hatada ısrar etmektir. Barzani yanlışta ısrar etmeyi bırakmalı. Petrolüne sulanan vampirlerle yaptığı işbirliği sadece petrollerini kaybetmekle sonuçlanmayacak. Aynı zamanda özgürlük, huzur ve güvenliklerini de kaybedecekler. 

 

"TÜRKİYE’YE 15 TEMMUZ FETÖ DARBESİNİN EMRİNİ ABD VERDİ"

Türkiye’nin Amerika ile yaşadığı vize krizini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu aşamaya nasıl gelindi? 

Ramazan Yaşar: -Türkiye'de herkes biliyor ki, 15 Temmuz FETÖ darbesinin emrini ABD verdi. Bu gerçeğin delilleri ortaya çıktıkça ve Türkiye bunun hesabını ABD'ye sordukça önümüze bazı sıkıntılı konular getiriliyor. Rıza Sarraf'ın ABD'ye götürülüp tutuklanması, Halkbank Genel Müdür Yardımcısının tutuklanması, Cumhurbaşkanı korumaları hakkında çıkarılan tutuklama kararı, Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan hakkında çıkarılan tutuklama kararı, uygulanan silah ambargosu ABD'nin darbenin arkasındaki destek ve gücünü gizlemek için başvurduğu bazı hamleler. Vize krizi de bu hamlelerin sonuncusuydu. ABD'nin Türkiye'yi rahat bırakmayacağını artık anlamamız gerek. 

 

’’ŞİMDİ KEFENİYLE  KARŞILARINA DİKİLMİŞ CESUR, GÜÇLÜ VE KARARLI BİR LİDERLE KARŞI KARŞIYA ABD’’

Türkiye, ABD saldırılarına karşı ne yapmalı?

Ramazan Yaşar: -ABD bu sefer sert kayaya çarptı. Türkiye eski Türkiye değil, ülkenin başında da Demirel ve Ecevit yok. Darbe olduğunda biri kasketini, diğeri lengerli fötr şapkasını alıp giderdi. Şimdi kefeniyle karşılarına dikilmiş cesur, güçlü ve kararlı bir liderle karşı karşıya ABD. O lider ve gerçek güç Erdoğan’dır. Erdoğan, ABD'nin Türkiye'nin güvenine ve müttefiklik hukukuna ihanet etmesinin, tecavüz etmesinin hesabını sormakta kararlı. Bundan dolayı ABD ve Türkiye'nin karşılıklı hamleleri devam ediyor.

Vize yasağı ABD'nin son hamlesiydi. Türkiye de vizeleri askıya alarak, ABD'nin karşısında diz çökmeyeceğini bir kez daha gösterdi. ABD, Türkiye'ye karşı hasmane girişimlerine son vermedikçe, FETÖ elebaşını teslim etmedikçe, YPG terör örgütüyle müttefiklik ilişkisini sona erdirmedikçe Türkiye'yi memnun edemez. Ortadoğu'daki her hamle ve operasyonunda Türkiye'yi karşısında bulur.

Sayın Cumhurbaşkanımızın, Amerika’ya verdiği mesajları nasıl okumalıyız? 

Ramazan Yaşar: -Bizim nasıl okuduğumuzdan daha önemlisi ABD nasıl okuyor? Buna kafa yormak lazım. Çünkü Cumhurbaşkanımızın mesajlarının ABD'de nasıl okunduğu, onların bize yaklaşımını belirleyecek. Şuandaki görüntü, ABD'nin Cumhurbaşkanımızın mesajlarından pek de memnun olmadığını gösteriyor. AK Parti'den önceki Başbakan ve Cumhurbaşkanlarını dört gözle aradıkları da muhakkak. 

Bu yeni lidere ve güçlü Türkiye yürüyüşüne alışmakta zorluk çekiyor ABD. Alışma sürecindeki kriz ve tıkanmalar; milletimizin Erdoğan liderliğinin yanında durmasıyla aşılacaktır. Milletimiz Erdoğan'ı yalnız bırakmazsa, ABD dünyayı yönettiği masada, Türkiye'ye de bir sandalye vermek zorunda kalacaktır. 2019 seçimleri bu kritik eşiğin aşılması için hayati öneme sahip. Türkiye o masada o sandalyeyi mutlaka almalı. İnsanlığın, dünyanın ve Müslüman halkların geleceği için o sandalyede Türkiye'nin oturması çok ama çok önemli. 

 

’’CHP ANANDOLU MEDENİYETİNE AİT BİR HAREKET DEĞİL’’

CHP’nin Amerika ile yaşadığımız vize krizi ile alakalı tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de solcular neden Anti Emperyalist bir tutuma sahip değil? 

Ramazan Yaşar: -CHP'nin tutumunu, açıklamalarını Türk milletinin çok dikkatli ve titizlikle değerlendirmesini istiyorum. ABD, vizeleri askıya almakla 80 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hak ve hukukuna saldırdı. CHP ne dedi; "iyi ama AK Parti yüzünden bizi neden cezalandırıyorsun?" Bu yaklaşım Türkiye'ye ait yerli ve milli bir partinin söylemi olamaz. CHP, Türkiye'ye yönelen her saldırıda saldıranın yanında yer almıştır. 

Türkiye, Suriye ile gerilim yaşadı. CHP milletvekilleri Esat'ın yanına koşup fotoğraf çektiler. Türkiye, İran ile bazı konularda gerilim yaşadı. CHP Milletvekili, "savaş çıkarsa İran'ı tutacağını" söyledi. Türkiye, 40 yıldır PKK terörüyle mücadele ediyor. CHP Milletvekili çıkıp, "Asker, PKK'ya neden saldırıyor? SİHA'lar PKK'lıları neden vuruyor?" diye ağlayıp, karalar bağlıyor.  

Vize krizinde de CHP, ABD'nin yanında durmuştur. FETÖ'nün ajanlarına sahip çıkmıştır. Kendisinden bekleneni ve kendisine yakışanı yapmıştır. Çünkü CHP bu coğrafyaya, bu medeniyete, Anadolu insanına ait bir yapı değildir. Ama CHP'nin nereye ve kime ait olduğunun cevabının da artık halkımız tarafından verilmesi gerekiyor. 

Halkımız, CHP'nin gerçek yüzünü, kimliğini ve kimlere hizmet ettiğini gördüğü, anladığı anda seçimde baraj altında bırakır. İşte o zaman ayağımıza takılmış bir prangadan daha kurtulmuş olacağız. CHP, Türkiye'nin de halkımızın da üzerinde bir yüktür. Artık bu yükten kurtulmanın zamanı gelmiştir. Vitrine koyduğu, koltuk ve makam sevdalısı bazı zavallılar CHP'nin gerçek yüzünü saklamayı başaramadıkları gibi CHP'nin tarihin tozlu sayfalarına gönderilmesini de engelleyemeyeceklerdir. Belki geciktirebilirler ama CHP'nin bitişini engelleyemezler...

 

"SINIRLAMIZ DIŞINDA SİYASİ, SOSYAL, ASKERİ BİR ETKİLEŞİM ALANI OLUŞTURMALIYIZ’"

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Sırbistan ziyaretini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ramazan Yaşar: -Sırbistan, Balkan coğrafyasında önemli bir durak. Türkiye'nin ilgi alanında olan bir coğrafyada, Türkiye'ye yakın ilgi duyan; Müslüman, Türk, Boşnak, Arnavut, Makedon halklarının birlikte ve komşu olarak yaşadığı bir ülke. Türkiye, bu yakın ilgiyi karşılıksız ve cevapsız bırakmamalı. Nüfuz alanında tutmalı. 

Dünya'da gücünüzü; sınırlarınız dışında inşa ettiğiniz askeri üsler, siyasi parti ve hareketler, kültürel bağlar ve sosyal ilişkiler üzerine kuruyorsunuz. Türkiye, Balkanlar genelinde ve Sırbistan özelinde; bölgesel ve küresel güç olmanın şartlarını oluşturmaya çalışıyor. Farklı bir etnik yapı ve din tercihine sahip Sırbistan'la dostluk ilişkileri kurmak, diğer dostlarımıza da güven verecektir. Onların çalışmalarının da önünü açacaktır. Türkiye'nin etki alanları, Türkiye'nin Avrupa'daki eli/kolu olacaktır.

 

 "İSLAM ALEMİ BİRLİK VE BERABERLİĞİ ARAMASI LAZIM"

İslam dünyasının son durumunu değerlendirir misiniz? Bu toprakların huzura ve refaha kavuşacağı günler yakın mı?

Ramazan Yaşar: -İslam aleminin araması gereken şey huzur ve refah mı? Yoksa başka şeyler mi? İslam dünyasının ve Müslümanların araması gereken şey, birlik, beraberlik ve dayanışma olmalı. Batı'ya, Haçlı anlayışı ve saldırılarına karşı durabilme cesaret ve bilincini aramalıyız. Batı, bize huzur ve refah verirken; elimizden özgürlüğümüzü ve dini değerlerimizi alıyorlarsa bu doğru bir takas değil. 

İslam coğrafyasında ilk kavga, ilk huzursuzluk; ilk insan Hz. Adem'in çocuklarıyla başladı. Son İslam düşmanı yok edilinceye kadar bize bu coğrafyada rahat vermezler. İslam dünyasının da artık batı Emperyalizmine rahatsızlık vermesinin zamanı geldi. Bunun ilk kıvılcımları Türkiye'den çıkıyor. Türkiye'den çıkan bu ışık ve ateş Müslüman halkların huzur ve refahının imkansız olmadığını vadediyor. Hem de Batı'ya hiçbir değerimizi rehin ve esir vermeden...

 

Müslümanlara tavsiyeniz nedir?

Ramazan Yaşar: -İslam dünyasına huzur ve refahın Batı'dan geleceği anlayışını bırakıp; İslam dünyasına huzur ve refahı ancak Müslümanlar getirir anlayışına geçiş yapmamız gerek. Batı'nın bize kan ve gözyaşından başka, zulmü ve sürgünden başka vereceği bir şey yok. Celladımızdan merhamet beklemeyi artık bırakmamız gerekiyor. İslam dünyasının kellesine giyotin indirmek için bekleyen cellada yalvarmak yerine, idamı izleyenler arasından cesur bir adamın çıkıp o celladı alnının ortasından vurma günüdür bugün. 

Batı celladının giyotini altında inleyen İslam dünyasını kurtaracak o cesur adam Cumhurbaşkanımız Erdoğan, ona bu cesareti veren de Milletimizin O'na olan desteği ve güvenidir. Bu bilinci her zaman diri tutalım. İslam dünyasının toprakları, Osmanlı yıkıldıktan sonra, 100 yıldır kan ve göz yaşıyla yoğruluyor. Kurtuluşa bu kadar yaklaşmışken onu ıskalayamayız. Bu fırsatı yakalamak için bir 100 yıl  daha beklemeyi göze alamayız. 

 

ONLARI BEDİR'DE VE ÇANAKKALE'DE YENDİĞİMİZ GİBİ YENMEK ZORUNDAYIZ!...

ABD buna izin verecek mi?

Ramazan Yaşar: -Büyük Şeytan ABD, İslam Dünyasının kapısından gitmiyor. Kapımızı bırak evimizin içinde cirit atıyor. ABD'yi evimizden atmadan evimize huzur gelmez. İslam dünyasına huzur gelmez. 60 yıldır ABD'yi sırtımızda taşıyoruz. Artık sırtımızdan indirmenin zamanı geldi. ABD ile yaşadığımız kriz de bundan dolayı. ABD'ye "sırtımızdan in" dedik. ABD inmemek için direniyor. ABD'nin saldırılarının altındaki gerçek sebep budur. 

İslam dünyasının her karış toprağına kanımız düştü, göz yaşımız aktı. Artık buna dur demenin zamanı geldi. 2019'u kazanmadan bu gidişe dur diyemeyiz. Düşman her günü ve her seçimi bize karşı kazanılması gereken bir savaş olarak görüyor. Onları Bedir'de ve Çanakkale'de, yendiğimiz gibi yenmek zorundayız!...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.