• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 6 °C
  • Konya 6 °C
  • İzmir 15 °C

Prof. Dr. Muhammed Harb: İslâm düşünürleri arasında Necip Fazıl gibisi çıkmadı!

Prof. Dr. Muhammed Harb: İslâm düşünürleri arasında Necip Fazıl gibisi çıkmadı!
Onun İdeolocya Örgüsü”nün Arapça’ya çevrilmesi gerekir.

İslâm düşünürleri arasında Necip Fazıl gibisi çıkmadı

İslâm mütefekkirleri arasında Necip Fazıl gibi kimse çıkmadı. Necip Fazıl kadar derini yoktur. Onun İdeolocya Örgüsü”nün Arapça’ya çevrilmesi gerekir. Daha düne kadar Arap dünyasında Türkler; baskıcı, zalim ve işgalci olarak anlatılıyordu. Yıllardır bunun böyle olmadığını anlatmaya çalıştık.

muhammed-harb.jpg

Uzun yıllardır Arapça’ya yaptığı çevirilerle Türk edebiyatının Arap kamuoyunda tanınmasını sağlayan Mısırlı yazar Prof. Dr. Muhammed Harb bu yıl Necip Fazıl Ödülleri Uluslararası Kültür Sanat Ödülü’ne layık görüldü. Jüri heyeti gerekçeli kararında şu ifadelere yer verdi. ‘Muhammed Harb, Osmanlı tarihi, Necip Fazıl, Ömer Seyfettin, Mehmed Akif gibi edebiyatçılar üzerine yaptığı çalışmalar ve öğrencilerini Türk kültür ve edebiyatını öğrenmeye teşviki dolayısıyla Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat ödülüne layık görülmüştür.’ 

Necip Fazıl Kısakürek ismi sizin için ne anlam ifade ediyor? 

Bu soru beni on yıllar öncesine götürüyor… Zannediyorum 60’lı yıllar olmalı; Necip Fazıl ismini ilk defa duymuştum. Sonra o dönem Ezher’de öğrenci olan Ali İhsan Okur Bey kitaplarını getirdi, böylece Necip Fazıl Bey’in kitaplarıyla tanış oldum. Üstad Necip Fazıl’ın fikirleri karşısında adeta dehşete kapılmıştım. “Necib Fazıl; Hayatı ve Eserleri” başlığıyla bir yüksek lisans tezi yazmak istedim. Ama danışman hocam engelledi. “Ben tanımam Necip Fazıl’ı… Biz duymadık o ismi” dedi. 

Daha sonra Necip Fazıl’la görüşmeniz… 

Doktoramı 1970’li yıllarda İstanbul Üniversitesi’nde yaparken Türk entelijansiyasının önemli bir kısmıyla tanışma imkânı buldum. Prof. Dr. Salih Tuğ Hoca, “Bir çocuk var Muhammed Harb isminde, sizin şiirlerinizi tercüme ediyor, neşrediyor. Ben baktım, tercümesi fevkalâde” deyince Necip Fazıl çok sevinmiş. Sonra yanına gittik; “Sen şiirlerimi Arapça’ya tercüme ediyor, Arap milletine neşrediyormuşsun. Ben Araplar’ı severim, sana minnettârım” dedi. Necip Fazıl, bana “Bir Adam Yaratmak’ın tercümesini yap” dedi. Tercümeyi yaptım, devlete ait yayınevi bastı.

VEFAT HABERİNİ  ALINCA ÇOK AĞLADIM 

Necip Fazıl’ın çilesi ve davası hakkında neler söylemek istersiniz? 

Hayatını bir davaya adamış ve bu yolda çile çekmiş bir isim Necip Fazıl Kısakürek… Türkiye’de 1960’larda, 70’lerde, 80’lerde yaşamanın pek kolay olmadığını bizatihi Türkler biliyor. Tabii Türkiye o günlerden bugünlere çok değişti. Bir yandan modernleşti, diğer yandan geçmişiyle bugünü arasında bir köprü kurdu. Bunda merhum Necip Fazıl Bey’in payı olduğu kanaatindeyim. Onun vefat haberini aldığımda çok ağlamıştım. İslâm mütefekkirleri arasında Necib Fazıl gibi kimse çıkmadı. Necip Fazıl kadar derini yoktur. 

Necip Fazıl Uluslararası Ödülü’nün size verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Ben de Türk ve Osmanlı tarihinin yanı sıra ömrüm boyunca Necip Fazıl eserlerine yoğunlaştım. Çalışmalarımın Arap okuyucuya ulaşmasından memnundum. Şimdi Türklerin de bu çalışmalardan haberdar olduğu tescillenmiş oldu; bundan büyük mutluluk duydum. Necip Fazıl’la anılarımı hatıratımda yazacağım. 

PORTRE 

Akademisyen Muhammed Harb, Kahire Aynü’ş-Şems Üniversitesi’nden mezun oldu. Doktora yapmak için 1975’te Türkiye’ye geldi. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Yeni Çağ Tarihi Kürsüsü’nde doktorasını tamamladı. Mısır’da öğretim görevlisi olarak çalıştı. Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nde müdür yardımcısı olarak görev yaptı. İmam Muhammed bin Suud Üniversitesi Dava Osmanlı Tarihi eğitimi verdi. Okul kitaplarına, Osmanlı tarihi bölümünün konulmasını sağladı. Kahire Aynü’ş-Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Osmanlı Tarihi alanında çalıştı. Necip Fazıl kitapları başta olmak üzere Türkçe’den Arapça’ya çeşitli edebiyat yapıtları çevirdi. Tarihte ve Medeniyette Osmanlılar adlı kitabın yazarıdır.

‘Muhammed Harb Bey her türlü vekâletimi haizdir’

Muhammed Harb’in odasında çerçeveletip astığı; Necip Fazıl’ın kendi Osmanlıca el yazısıyla yazdığı bir yazı: “Muhammed Harb Bey, her türlü vekâletimi haizdir.”

Türkçe'den Arapça'ya daha çok çeviri lazım

Türk edebiyatı Arap coğrafyasında ne kadar biliniyor? Yeterli çeviri var mı? 

Bu soruya maalesef pek olumlu bir cevap veremeyeceğim. Benim gençlik yıllarımda Nazım Hikmet biliniyordu. Çalışmalarımızla Arap kamuoyuna Necip Fazıl merhumu tanıttık. Son dönemde Muhterem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bey’in çokça seslendirmesi sebebiyle Sezai Karakoç ve Arif Nihat Asya gibi isimlerin şiirlerini duyar oldu Arap kamuoyu… Arap dünyasının 400 milyona yakın bir nüfusu var. Düşünsenize bu insanların Çile’yi okuduğunu, anladığını... Daha düne kadar Arap dünyasında Türkler; baskıcı, zalim ve işgalci olarak anlatılıyordu. Bunları bir takım çalışmalarla aştık. Türkler’in ve Osmanlı’nın; işgalci ve zalim olmadığını bilakis bu ülkelerin büyük çoğunluğunda 400 yıl adaletle hükmettiğini anlattık. Bunda da büyük ölçüde başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Osmanlı’yı anlattığımız “Tarihte ve Medeniyette Osmanlılar” adlı kitabımız onlarca baskı yaptı Arap ülkelerinde… Şimdi hangi Arap ülkesine gitseniz Fatih Sultan Mehmed’i, Yavuz Sultan Selim’i, Abdülhamid Han’ı seven insanları görürsünüz. (Bedir Acar/Star)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.