15
  • BIST 93.162
  • Altın 147,053
  • Dolar 3,5997
  • Euro 3,9080
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 5 °C
  • Konya 8 °C
  • İzmir 14 °C

Prof. Dr. Cevdet Akbay Nabız Haber`e konuştu

Prof. Dr. Cevdet Akbay Nabız Haber`e konuştu
Prof. Dr. Cevdet Akbay:?Türkiye?de ?Evinizi, arabanızı satın, Bank Asya?yı kurtarın? diyen Paralel Yapı ABD?de Siyasetçilere Onbinlerce dolar ?Seçim Yardımı? yapıyor.?

Amerika?da ?Cemaat?i en iyi tanıyan Prof. Dr. Cevdet Akbay Nabız Haber?e konuştu?.

 

Prof. Dr. Cevdet Akbay:

?Türkiye?de ?Evinizi, arabanızı satın, Bank Asya?yı kurtarın? diyen Paralel Yapı ABD?de Siyasetçilere Onbinlerce dolar ?Seçim Yardımı? yapıyor.?

 

 

Nabız Haber: -Uzun yıllardan beri ABD?de yaşıyorsunuz. Zaman içerisinde ve özellikle de Ak Parti iktidarı sürecinde, ABD halkı ve siyasetçilerinin Türkiye?ye bakışını, varsa  değerlendirmelerindeki değişimi  anlatabilir misiniz?

 

Cevdet Akbay: -Amerika, kapitalizmin merkezi. Haliyle halk meşgul; geçimini sağlamak, hayatını  yaşamak için meşgul. Bazen, halkın kasıtlı olarak meşgul edildiği akla geliyor. Seçim günü bile Salı günü, ?oy kullanmaya gidersem, en az bir saatim kaybolur, benim için maddi kayıptır? diyenlerin sayısı hayli fazla. Seçimlerdeki katılımın düşüklüğü bu gibi sebeplerden. Bu şartlar altında yaşayan ABD halkının çoğu dış dünyayla fazla ilgilenmiyor; yani 24 saatlik hayatlarının birkaç dakikasında ya var, ya yok. Bu sadece Türkiye için geçerli değil, bütün dünya için geçerli. Bilgisini de medyadan alıyor. CNN, Fox News vesaire ne diyorsa, onu biliyor. İlave bilgi edinmek için başka kaynaklara başvuranın sayısı çok fazla değil. Mesela Gezi Kalkışması sırasında ?Türkiye?de neler oluyor?? sorusuyla çok karşılaştım. Hem öğretim görevlisi arkadaşlarımdan, hem öğrencilerimden. Medya Türkiye?yi nasıl yansıtıyorsa, maalesef çoğu öyle algılıyor. Günümüzde, 5-6 şirket Amerika?daki medyanın yüzde 90?ına sahip. 20-30 sene önce 50 şirket söz sahibiydi; farklılık söz konusuydu. Şimdiki bu 5-6 şirkete kimin sahip olduğu da aşağı yukarı malumumuz. Onlar Türkiye?yi, Tayyip Bey?i nasıl yansıtmak isterlerse, kamuoyu da o kadar bilecek. Medyanın toplum üzerindeki ağırlığı maalesef inkar edilemez.

Eskiye nazaran ABD?de Türkiye daha çok konuşuluyor. Mesela, ABD?ye ilk geldiğimde, taksi şoförüyle kısa bir sohbetimiz olmuştu. Nereli olduğumu sordu ?Turkey? deyince, gülmekten kendini alamadı. Turkey, İngilzce?de hindi anlamında. Birçok Amerikalı Türkiye?yi harita üzerinden gösteremez mesela. Şimdi, olumlu veya olumsuz daha çok haberler çıkıyor medyada. Araba sürerken dinlediğim radyoda Türkiye ekonomisinin güçlendiği program konusu edilebiliyor, konuşuluyor. Türkiye ister istemez ABD medyasını ve siyasetçisini meşgul ediyor; bu da ABD?lilerin Türkiye hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlıyor, veya onları bilgilenmeye zorluyor. Dünyanın ilk 20 ekonomisi içinde olan bir ülke neticede.

 

Nabız Haber: -Bizim ?Ajan Yapılanma? dediğimiz, Cemaatin yani Paralel Yapılanmanın ABD?deki durumu şimdilerde ne hâldedir? Oradaki cemaat tabanının bakışında, yaşanan son hadiselerden dolayı bir değişiklik oldu mu?

 

Prof. Dr. Cevdet Akbay: -Eskiden, benim gibi bu yapıyla organik bağı olmadığı halde ?aynı kıbleye yöneliyoruz? anlayışıyla bu yapıya sempatiyle bakan çok insan vardı. Hatta denebilir ki, onların sayısından çok onlara sempatiyle bakanlar vardı. Tabi, onlar bu manzarayı iyi kullandılar. Birbirini tanımayan birçok sempatizan, birbirini bu yapının elemanı sandılar. Amerikalı biri için bir organize düzenlediklerinde, herkesi çağırıyorlardı, kendilerinden olsun veya olmasın. Bu da, o kişi karşısında, hele siyasetçiyse, bu yapıyı  güçlü gösteriyordu. Yani, Paralel Yapı sempatizanlardan hem maddi hem de manevi kazanç sağladı. Hükümetle savaşmaya başlayınca sempatizanların çoğu aralarına mesafe koydu. Mesela, daha önceleri çok sıradan bir aktivite düzenledikleri zaman 400-500 kişiyi rahatlıkla bir araya getiren bu yapı, hükümete karşı savaş ilanından sonra 60-70 kişiyi, ki çoğu onlardandır, zor bir araya getirebiliyorlar.

Ama haklarını vermek lazım, milyonlarca dolar masraf yaparak binlerce siyasetçi, işadamı, hukukçu vesaire insani Türkiye?ye gezilere götürdüler. Orada Cumhurbaşkanı?ndan Meclis Başkanı?na, Başbakan?dan Bakanlara, Belediye başkanlarına, bürokratlara birçok insanla tanıştırdılar. Her gittikleri yerde izzet-i ikramla karşılaştılar. Amerikalının gözünde ?Türkiye?deki herkesi tanıyan, herkesi kontrol eden bir yapı? imajı uyanıyor ister istemez. O kişi ABD?de bunların eli ayağı oluyor. Yani Paralel Yapı, bu insanları Türkiye?yi tanıtmak bahanesiyle götürüyor ama asıl kendisini pazarlıyor, olduğundan daha fazla güçlü gösteriyor.Türkiye?de ?Arabanızı, evinizi satıp Bank Asya?yı kurtarın? diyen Paralel Yapı, ABD?de siyasetçilere onbinlerce dolar seçim yardımı yapıyor. Bunu, kendi istikbali için yapıyor elbet. Paralel Yapı ile ilişki içinde olan bu insanlar, bu yapının Türkiye?deki meşru hükümetle kavgalı olduğunu öğrendikleri zaman ne yapacaklar, nasıl tavır takınacaklar, onu zaman gösterecektir. Ama, meşru hükümetle savaşan bir yapıya ABD?deki meşru kişi ve kurumlar hoş bakmaz. Onun içindir ki, 17 Aralık darbe girişimine ısrarla ?yolsuzluk ve rüşvet?le mücadele kılıfı uydurmaya çalışıyorlar.  

 

 

Nabız Haber: -Batıcı çizgideki Kürt hareketinin ABD?deki durumu nedir?

Prof. Dr. Cevdet Akbay: -Son iki senedir BDP/HDP kanadı ABD?de konferans düzenliyor. Dünyaya açılım olarak görülebilir, normal bir durum.  PKK?nin terör listesinden çıkma çabaları var. Dünyanın değiştiğini farketmeleri sevindirici; şiddetin meşru bir araç olmadığını anlamalarını  umuyorum. O yönde bir eğilim var. Eğilimin sebebi, dağdaki savaş ağalarının inisiyatifi değil elbet; bir, değişen dünya şartları ortada; yani, herkes terörden zarar görürken kimse bir terör örgütünü desteklemeye, en azından açıktan, yanaşmaz. Bu da, bir zamanlar paha biçilmez değere sahip terör örgütlerini yeni arayışlara sürüklüyor. İkincisi, Kürd halkının baskısı. Sistem demokratikleştikçe, halklar o derece özgürleşiyor. Kürdlerin yüzde 90?ına yakını barıştan yana. Birkaç sene önce PKK içindeki savaş ağaları ?devrimci halk savaşı? diye bir mücadele yöntemi ortay attılar, birkaç şehir merkezinde bombalama olayları oldu, şiddeti tırmandırdılar ama Kürd halkı tepkisini koydu. Devrimci halk savaşı stratejisinin ömrü fazla uzun ömürlü olmadı. Hem global hem de lokal şartlar PKK?yı/HDP?yi dünyaya entegre olmaya, gerçekçi olmaya zorluyor. ABD?ye açılmalarını bu açıdan okuyabiliriz. Tabi bir de Barzani ile rekabetleri var. Barzani, ABD?ye geldiğinde Başkan olarak karşılanıyor, bu durum PKK/HDP kanadını rahatsız ediyor haliyle. ABD?de yeni dostlar edinerek Barzani?nin etkinliğini kırma veya zayıflatma hedefleri var diye tahmin ediyorum.

 

Nabız Haber: -6-7 Ekim?deki katliamlar için neler söyleyebilir siniz?

 

Prof. Dr. Cevdet Akbay: -Dediğiniz gibi katliam. Keşke yaşanmasaydı. Şiddetten başka bir dil bilmeyen bir yapının bir işaretle neler yapabileceğini gösterdi. 40 civarında can toprağa düştü.

 

Nabız Haber:  -6-7 Ekim olayları, PKK?nın Çözüm Sürecine yönelik bir tuzağı mıydı? PKK/KCK/HDP içerisindeki, Hatip Dicle, Sırrı Süreyya Önder gibi ılımlı kesimlerle, Batıcı çizgideki kesimler arasında bir çatışma var mı?

 

Prof. Dr. Cevdet Akbay: -Hiçbir yapı homojen değildir. AK Parti içinde bile Çözüm Süreci?nden yana olanlar olduğu gibi karşı olanlar da var. Kimisi gizliden karşı çıkıyor; açıktan karşı olanlar genelde bir şekilde dışlandılar. Aynı şekilde, PKK içinde de Çözüm Süreci?nden yana olanlar olduğu gibi şiddetten nemalanan Savaş Ağaları var. Savaş ortamı, Savaş Ağaları?nı güçlendirip Çözüm Süreci?nden yana olanları sindirir. Barış Süreci ise tam aksi etki yapıyor. Barış Süreci?nin bir özelliği, HDP/PKK içindeki barıştan yana olanları cesaretlendirmek, daha radikal adımlar atmalarını kolaylaştırmak. PKK içindeki bu iki kanat arasında mücadele olduğu muhakkak; hatta birbirine suikast düzenleyecek dereceye vardırdıkları oldu geçmişte. Her durumda, savaş yıkımdır, onun için kolaydır; bir emirle, bir işaretle, bir kurşunla, bir saniyede olabilecek bir durum. Barış ise, inşaadır/yapmadır, onun için zaman ister, sabır ister. Barışçı ekiplerin işi daha zor; ama her iki taraftaki barışçılar bu zoru başarmayı hedeflemiş durumdalar. Bu sefer olacak diye ümid ediyoruz.

Nabız Haber: -Kürt halkının ezici çoğunluğunun (Sünni) Müslüman olduğunu biliyoruz.  Sizce, PKK böyle bir tabana rağmen, Batıcı bir düzen kurabilir mi?

 

Prof. Dr. Cevdet Akbay: -PKK din temelli bir yapılanma değil; aksine dine mesafe koymuş bir yapı. Dolayısıyla, mensupları Sünni gelenekten gelseler de o gelenekle amel eden insanlar değil. Haliyle, Sünniliğe göre pozisyon belirleme durumunda değiller. HDP?ye Kürdlerin CHP?si olarak bakılabilir. CHP?nin Türkler içindeki desteği yüzde 20 iken, HDP?nin de Kürdler içinde en az yüzde 20?lik bir tabanı var. CHP fırsatını bulsa, bir azınlık iktidarı kurar, ki Cumhuriyet Dönemi?nde bunu gördük; HDP de fırsatını bulsa buna benzer bir azınlık iktidarı/tahakkümü kurmak ister, bunun belirtilerini görüyoruz. Fakat, şartlar buna fırsat vermez. Özellikle demokratik sistemin güçlendiği bir ortamda rekabete alışmak zorundalar.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.