• BIST 103.072
  • Altın 272,126
  • Dolar 5,6668
  • Euro 6,2796
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 23 °C
  • Konya 20 °C
  • İzmir 31 °C

Perinçek: "ABD emperyalizmine karşı mevzilenmenin birinci koşulu Türkiye cephesinde yer almaktır!"

Perinçek: "ABD emperyalizmine karşı mevzilenmenin birinci koşulu Türkiye cephesinde yer almaktır!"
ABD, Tayyip Erdoğan’ı devirme tertiplerini uygularken, onlar da, Vatan mevzisinden değil, ABD mevzisinden Tayyip Erdoğan’a karşı sözümona antiemperyalist mücadele yürütüyorlar

Kumda antiemperyalistçilik oynayanlar!

 

ABD, Türkiye’ye ambargo koyuyor.

ABD yönetimi Türkiye’ye “operasyon” ve Tayyip Erdoğan’ı devirme tertiplerini yayın organlarından ilan ediyor (Son örneği Newsweek, 31 Temmuz 2018).

Dahası bu tertipler uygulanıyor.

ABD ve İsrail, Doğu Akdeniz’de birbiri ardı sıra Türkiye’yi hedef alan askerî tatbikatlar yapıyor.

Türkiye, hem yurt içinde hem Suriye ve Irak’ın kuzeyinde ABD’nin piyonlarına karşı savaşıyor.

Daha dün, 2016 yılı 15 Temmuz gecesi Ankara ve İstanbul’da Türk-Amerikan savaşı olmuş.

Almanya gibi ciddî devletlerin yöneticileri dahil, bütün dünya, Türkiye-ABD savaşının hangi yönde gelişeceği üzerine öngörülerde bulunuyor.

SARI IRMAK VAR MI

Bizim kumda oynayan sözde antiemperyalistlerimiz ise, kafalarını kuma gömmüşler, AKP yönetimindeki Türkiye’nin emperyalizme karşı savaşamayacağı, bu savaşın emperyalizme karşı olmadığı üzerine mütalaalar serdediyorlar.

Brecht’in Turandot ve Aklayıcılar Kongresi kitabı’ndaydı. Çin’de allâmeler, bugünkü moda adıyla Akil Adamlar, Sarı Irmağın kıyısındaki bir sarayda “Sarı ırmak var mı” diye tartışıyorlar. O sırada Sarı Irmak taşıyor. Sel suları sarayın duvarlarını yıkıyor ve salonda tartışanları da sürükleyip götürüyor.

BEYAZ SARAY SAVAŞÇILARI

Türkiye’nin ABD emperyalizmine karşı mücadelesini “Saray Savaşı” olarak niteleyenlerden bir kesimi olgular karşısında görüşlerini değiştirdiler. Bir kesimi ise, Beyaz Saray’ın savaşçılarına dönüştüler. Bunlar, AKP’ye muhalefet perdesinin arkasına saklanıyorlar. Ancak artık Türkiye’ye karşı savaşın piyonları haline geldiler. En son Rahip Bronson eksenli mücadeleyi de “papaz pazarlığı” diye karalıyorlar. Her durumda Türkiye cephesinde tereddüt, karışıklık, bozgun kışkırtma peşindeler.

Felsefî düzlemde ise, tam anmayla Metafiziğe batmış durumdalar. Başka deyişle fizik ötesindeler. Olgular onları ilgilendirmiyor. Hurafeleri gerçeğin yerine koyuyorlar. Önce şu anda şu veya bu ölçüde ABD emperyalizmiyle karşı karşıya gelen Tayyip Erdoğan yönetimine “antiemperyalist değil” külahını giydiriyorlar. Sonra olgulara gözlerini yumarak, AKP’ye muhalefet adına kendilerini ABD’nin kucağına atıyorlar. Böylece Kemalist Devrimin en temel karakteri olan vatan bütünlüğü ve bağımsızlık cephesinin karşısında konumlanıyorlar. ABD, Tayyip Erdoğan’ı devirme tertiplerini uygularken, onlar da, Vatan mevzisinden değil, ABD mevzisinden Tayyip Erdoğan’a karşı sözümona antiemperyalist mücadele yürütüyorlar. Dostları kaçınılmaz olarak PKK/HDP ve FETÖ.

Böylece AKP iktidarından kurtulma mücadelesine de en büyük zararı veriyorlar, AKP iktidarını güçlendirmek dışında bir işlevleri bulunmuyor.

İRAN VE VENEZULA DÜŞMANLARI

Yalnız Türkiye cephesinde değil, uluslararası cephede de, ABD’ye karşı mücadele eden ülkelerin karşısındalar.

İran’a ambargoyu delen Halk Bankası olayında ABD’nin güdümünde pozisyon alırlar. Her fırsatta İran’ı suçlamayı marifet bilirler.

Venezuela, Türkiye’ye güvenip rafine etme gerekçesiyle altınlarını Türk Bankalarına emanet ederken, bunlar Venezuela’nın direnişini baltalayan kirli propagandayı yayma görevini yaparlar.

Çin’e kapitalist-emperyalist damgasını vururlar.

Putin, onların “diktatör” listesindedir!

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, onlara göre cezalandırılması gereken bir ülkedir.

Özeti: Uluslararası alanda da hep ABD mevzisindedirler.

Kumda antiemperyalistçilik oynarlar, gerçekte ABD’nin psikolojik harekât görevi yaparlar.

DOĞRU MEVZİLENME

Bugün Türkiye ile ABD arasında silahların konuştuğu bir mücadele var. Bu çelişmenin nerelere varacağı belli. Bu durumda ABD emperyalizmine karşı mevzilenmenin birinci koşulu Türkiye cephesinde yer almaktır. O Türkiye cephesinde ap açık gerçektir ki, Türkiye hükümeti, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk Polisi var. Millet zaten bu cephenin temel gücüdür. Önce doğru mevzileneceksiniz. O doğru mevzide elbette Vatan Partisi’nin yaptığı gibi hükümeti ve çeşitli kuvvetleri eleştirme ve yönlendirme sorumluluğu bulunmaktadır. Amaç cephe içinde kargaşalık yaratmak değil, bu dünya ölçeğinde sonuçları olan savaşı kazanmaktır.

Doğu Perinçek-Aydınlık

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.