• BIST 104.397
  • Altın 163,608
  • Dolar 3,9404
  • Euro 4,6740
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 5 °C
  • Konya 4 °C
  • İzmir 5 °C

Ömer Abdullah'la -Abdülhamid Han Tugayları Komutanı- Türkmendağı'nı konu

Şükrü  Sak

Türkmendağı'nın yiğit komutanı Ömer Abdullah geçtiğimiz hafta Müslüman Anadolu Gençliği'nin davetlisi olarak İstanbul'daydı!

Türkmendağı’nın yiğit komutanı Ömer Abdullah, geçtiğimiz hafta, Müslüman Anadolu Gençliği’nin davetlisi-misafiri olarak İstanbul’daydı. İslâmi duyarlılığı olan medya kuruluşlarını Türkmendağı’ndaki mücadele konusunda bilgilendirdi ve orda kahramanca verilen mücadeleyi anlattı. Biz de kendisiyle, İstanbul’da görüşme fırsatı bulduk.Türkmendağı’nda yiğitçe savaşan bu komutanla Türkmendağı’ndaki son durumu, Türkiye’nin tavrını, Abdülhamid Han Tugayları’nın verdiği mücadeleyi konuştuk…

Şükrü Sak

 

 

Ömer Abdullah Müslüman Anadolu Gençliği'nin

davetlisi olarak İstanbul'daydı!

omer-abdullah-e.jpg

 

Ömer Abdullah:

“Kanımızın son damlasına kadar vatanımızı savunmaya devam edeceğiz!”

 

-Öncelikle, ülkemize hoş geldiniz… Burası sizin ana vatanınız. Türkmendağı’da bizim vatanımız.

Ömer Abdullah: -Sağolasınız, Allah razı olsun…

-Öncelikle şunu sorayım; Türkmendağı’ndaki direnişiniz ne zaman başladı?

Ömer Abdullah: -Altı yıl oldu. Altı yıldır direniş devam ediyor Türkmendağı’nda… Aslında tam olarak 6 yılla sınırlamak da doğru olmaz. Türkmendağı yıllardan beri baskı altında. Orası ecdad yurdu olduğu için, kendi dilimizi, Türk dilini konuştuğumuz için Nusayriler tarafından 52 yıldır, sürekli baskı altında…

Fakat biz Allah’a hamdolsun, direndik! Kendi topraklarımızı, ecadadımızın bize emaneti olan bu vatan toprağını, o müşrik takımının, o Nusayri taifesinin saldırılarına karşı, şu ana kadar muhafaza etmeyi, korumayı başarabildik.

"Dirilişimize vesile oldu!"

Çok eziyet gördük. Ordaki Türkmenler çok ezildi. Çok ihanete de uğradık. Biz aslında bu savaşı bir “müsibet” olarak da görmedik, bir “rahmet” olarak gördük.

Yani dedik bu Türkmenlerin, Ümmetin, Türkmenler olarak, bizim uyanışımıza, dirilişimize, şuurlanmamıza da sebeb oldu bir yönden!

-Bir diriliş vesilesi oldu?.

Ömer Abdullah: -Evet… Tabii ilk başlarda böyle biz olaylara, yürüyüş vesaire şeklinde başlayan olaylara katılmadık. Çünkü hem sayı olarak azdık, hem de zaten orda yıllardan beri üzerimizde bir baskı var. Olayların başladığı ilk altı ay hiç karışmadık.

"Savaşmaya başladık!"

Sonrasında Esed’in şebbihaları, muhaberatları, köylerimizi basmaya başladı, gençlerimize zulüm etmeye, gözaltına almaya başladı. Hatta kadınların, analarımızın, bacılarımızın ırzına el atmaya yeltendiler. Bizler de bunun üzerine savaşmaya başladık!

foto-1.jpg

-Sultan Abdülhamid Han Tugayları nasıl kuruldu?

Ömer Abdullah: -İlk başlangıçta Sultan Abdülhamid Han Tugaylarını 7 kişi ile birlikte kurduk. Gittik kendi imkanlarımızla kaleş ve birkaç pompalı tüfek satın aldık. İlk kuruluşumuz böyle oldu. Allah’a hamd olsun. Başta iki karakolu ele geçirdik, ordan kaymakamlığı, muhaberatın binasını ele geçirdik. Mücadelenin başlangıcı böyle oldu…

-İsim olarak da çok güzel bir isim seçmişsiniz; Sultan Abdülhamid Han Tugayları!

foto-2.jpg

Ömer Abdullah: -Aynen…

-Abdülhamid Han İslâm davasının sembol bir şahsiyeti malûmunuz!.

Ömer Abdullah: Ecdadımızdır! Onlar, İslâm’a, ümmete hizmet eden, nerde bir zulüm varsa, nerde bir mazlum varsa onlara yardıma koşmuş, elinden tutmuş. Bu yüzden bizler ecdadımızı çok seviyor, onların yolundan yürümeye çalışıyoruz! Rabbim bizleri de onların yolundan ayırmasın! İnşaAllah biz de onların torunları olarak onlara layık oluruz. Onların bizlere emanet ettiği toprakları, kanımızın son damlasına kadar savunacağız, sahip çıkacağız!

ic-resim-toplu-selam-verirken.jpg

Ömer Abdullah ve Müslüman Anadolu Gençliği Abdülhamid Han'ın türbesini ziyaret ettiler

"Yolumuz Kudüs'e kadar!"

Bu mücadelede kendimize şiar edindiğimiz ölçü şudur; Diyoruz ki; yolumuz Kudüs’e kadar! Nasıl ki ecdadımız yedi düvele karşı mücadele verdiyse biz de karşımıza kim çıkarsa çıksın yolumuza devam edeceğiz! Aslına bakarsanız şu an 7 devlete karşı da bir savaş veriyoruz zaten!

Dediğim gibi ecdadımız nerde bir zulüm olmuşsa koşmuş orda mazlumları kurtarmış, Rabbim bizlere de onların izinden yürümeyi nasib etsin!

"Bugün biz sadece Esed rejimi ile savaşmıyoruz!"

Başta Esed rejimi var, onun yanında DHKP-C var, onların yanında Lübnan “Hizbüşşeytan” Şii milisleri, İran’dan gelen Şii militanlar, Irak’tan gelen Şii militanlar, PKK..

-Türkiye’den giden sol örgütler…

Ömer Abdullah: -Aynen, aynen… Komünistler.. Rusya’sı var, Amerika’sı var… Bütün bunlara karşı savaşıyoruz…

omer-abdullah-f.jpg

-Bütün bunların Bayırbucak’ı hedef almalarının sebebi nedir?

Ömer Abdullah: -Bunların Bayırbucak’ı hedef almalarının sebebi; Bayırbucak çok straetjik bir noktada!

-Yani bütün bunları Bayırbucak’a saldırmaların nedeni, oranın stratejik bir nokta olmasından dolayı?

Ömer Abdullah: -Evet, evet! Haritayı göz önüne aldığınızda bu hemen görülebilir… Bütün geliş ve gidiş yollarının kesiştiği kilit bir konumu var Bayırbucak’ın. Türkiye için de ayrıca önemli tabii ki! Hem PKK’nın önünü kesiyor, hem DHKP-C’nin önünü kesiyor. PKK devletini kurarsa, Bayırbucak’a kadar yolunun üzerinden geçiyor. O arayı kesiyor. Buradaki DHKP-C, Hatay ilçesindeki Lazkiye kırsalındaki iki aralığın ortasındasın!

Şöyle bakarsanız, dört bir tarafımız ateşle, düşmanla çevrili. Bu Rusların gelmeye başlamasıyla, özellikle son 1 yıldır Rusya’da tamamen sahada…

-Kara askeri var mı Rusya’nın orda?

Ömer Abdullah: -Karadan yok. Rusya havadan bombardıman yapıyor. Karadan İran, Şii militanlar, Lübnan Hizbüşşeytan Şii militanları, DHKP-C, Esed’in işte şebbihaları, döküntüleri…

-Bu Mihraç Ural’ın orda bir gücü var mı?

Ömer Abdullah: -13 binle 15 bin arası bir gücü var. “Mukavem-i Suriye” diye anılan…

-Bunlar Suriye’nin yerlilerinden mi oluşuyor, yoksa Türkiye’den gidenler mi?

Ömer Abudllah: -Bunların büyük bir çoğunluğu Türkiye’den gidenler.

"Müslüman Anadolu Gençliği 4 yıla yakındır, hep yanımızda oldular!"

-MAG, Müslüman Anadolu Gençliği Türkiye’den sizlere gelerek, gerek sesinizi duyurmada, gerek destek vermede önemli çalışmalar yaptı. Bu sayede Türkiye Müslümanları da sizleri tanıdı, bildi, sahiplendi. Bu çerçevede şunu sormak istiyorum; Türkiye’deki Müslümanların size olan desteğini yeterli buluyor musunuz?

Ömer Abdullah: -Allah razı olsun! Ellerinden geleni yaptılar bizler için! Bu yardım ve destekler bizim birçok yaramıza merhem oldu! Allah razı olsun. Buradaki ümmetin, Müslüman Anadolu Gençliği olsun, diğer kuruluşlar olsun, İslamî dernekler olsun, Allah razı olsun onlardan! Kardeşlerine sahip çıktılar! Zor günlerimizde yanımızda oldular. Müslüman Anadolu Gençliği 4 yıla yakındır hep yanımızda oldular! Allah onlardan razı olsun, desteklerini esirgemediler! Az da olsa, çok da olsa yaramıza merhem oldular. Çaba gösterdiler. Şuana kadar da halen devam ediyorlar. Biz onları da Allah için seviyoruz!

fatihle-konferans-verirken.jpg

Ömer Abdullah, MAG'ın düzenlediği konferansta konuştu!

Tabii biz burada ne kadar anlatsak anlaşılmayabilir. Orda yaşananları anlamak için oraları bir görmek lazım! Her metrekareye bomba düşen bir yer orası! Sürekli bombardıman ve saldırı altında. Düşmanın karşısında etten bir duvar ördük! Çoğu kardeşlerimiz şehid oldu. Kazma kürekle enkazlardan nice arkadaşlarımızı çıkardık.

"Ecdad yadigârı bu toprakları canımızla, kanımızla savunmaya devam ediyoruz!"

-Çok şehid ve yaralı verdiniz?

Ömer Abdullah: -Evet. Çok şehidlerimiz oldu. Bir kısmı buradan gelen kardeşlerimizdi. Hem Türkiye’deki hem Suriye’deki tüm şehidlerimize Allah rahmet eylesin! Gazilerimize Allah şifa versin! Böyle bir mücadele veriliyor orada. O topraklar öyle kolay kurtulmadı tabii ki. Kan döktük, bedel ödedik, kan akıttık. Ecdadımız da oranın her karış toprağı için kan dökmüş ve bedel ödemiş! Allah bugün bunu bize nasib etti, ecdad yadigârı bu toprakları canımızla kanımızla savunmaya devam ediyoruz!

"Cumhurbaşkanımızın sesimizi duymasını istiyoruz!"

-Peki, halk olarak Türkmenler bizim kardeşimiz, soydamışımız, seviyoruz, kendimizden ayrı görmüyoruz. Acılarını paylaşıyoruz. Bir de devlet olarak Türkiye?... Demin siz dediniz ki mesela, Rusya kendi yandaşlarına sahip çıkıyor, ABD kendi çıkarları doğrultusunda kullandığı yapılara PYD vesair destek veriyor, İran devlet olarak onlara hem el altından, hem el üstünden her türlü yardımı yapıyor… Bu çerçevede Türkiye’nin bir “yardımı” ve “desteği” sözkonusu mu?

Ömer Abdullah: -Şu ana kadar biz Türkiye’nin “devlet” olarak bir desteğini almadık! Fakat halk olarak, ümmet olarak Türkiye hep yanımızda oldu. Allah razı olsun! Biz Türkiye devletini de çok seviyoruz. Tayyip beyi de çok seviyoruz, Allah ondan razı olsun Cumhurbaşkanımızdan. Tabii belki de bilgimiz dışında bir şeyler yapılıyordur da onlar bir yerlerde kayboluyordur, onu da bilemiyoruz. Bu anlamda sesimizi Cumhurbaşkanımıza da duyurmaya çalışıyoruz. İnşallah bizi duyar sayın Cumhurbaşkanımız da, eğer “alt kadamelerde” alt tabakalarda, bir takım yanlışlıklar yapılıyorsa, masonlara ve İngilizlere hizmet edenler varsa, onlara da müdahale eder. FETÖ denen lanetli örgüte hizmet edenler, bu pislikler de temizlenir inşaAllah…

omer-abdullah-orjinal-bayrakli.jpg

-Bir de şunu soralım; Biliyorsunuz, Türkiye Fırat Kalkanı harekatı ile Suriye’ye girdi. Aslında çok geç kalmış bir operasyon olarak. Cerablus’a kadar girdiler. Bunun, Türkmendağı’nda sizin verdiğiniz mücadeleye bir etkisi oldu mu?

Ömer Abdullah: -Bizde hiçbir şey değişmedi. Çünkü, şöyle diyelim, Cerablus ile Bayırbucak’ın arası 650 kilometre. Arada, Esed rejimi var, IŞİD var, PYD/PKK var. Yani ordaki verilen mücadele ile buradaki verilen mücadelenin doğrudan bir bağlantısı yok. Çünkü mesafe olarak dediğim gibi. Orası farklı, burası daha farklı!

 

-Yani Fırat Kalkanı, en azından Rejimin güçlerini o tarafa kaydırma ve Türkmendağı’na yönelik baskıları azaltmadı?

Ömer Abdullah: -Hayır, hayır. Tam tersine daha da saldırılar arttı diyebilirim.

"Vatanımızı savunacağız, bu bayrak yere düşmeyecek!"

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ömer Abdullah: -İnşaAllah, bizim Allah’a yeminimiz var, kanımızın son damlasına kadar, ecdadımıza layık torunlar olarak, ümmetin çocukları olarak, İslâm’ın evlatları olarak, kanımızın son damlasına kadar vatanımızı savunacağız, Ay yıldızlı bayrağımızı, Kelime-i tevhid bayrağını dalgalandıracağız! Bu bayrağı yere düşürmeyecek, mücadelemizi bu azim ve inançla sürdüreceğiz inşaAllah!.

 

-Vatanımızı korumaya ve savunmaya devam edeceğiz!

Ömer Abdullah: -Evet… Toprak, vatan namustur. Vatanına sahip çıkamayan namusuna da sahip çıkamaz!

-Peki bu güzel görüşme için ben teşekkür ediyorum. Allah sizlerin yâr ve yardımcısı olsun. Allah sizlere güç ve kuvvet versin.

Ömer Abdullah: -Çok sağolun. Ben teşekkür ederim. Allah sizlerden razı olsun!

 
Bu haber toplam 1758 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.