• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • Konya 12 °C
  • İzmir 19 °C

Ölen sadece küçücük bir beden mi?

Hakkı   Aka

“Küçük çocukları küçük kurşunlarla öldürüyorlardı değil mi?

Hayır, hayır!

Şimdi küçük çocukları büyük sularda boğuyorlar artık…

O küçücük beden vallahi sığmadı koskoca Akdeniz’e. Ve Akdeniz taştı o küçücük bedenle…

Taşan Akdeniz’le beraber kıyıya neler vurmadı ki?

İnsanlık…

Vicdan…

Merhamet…

Ümmet…

Vahdet…

Ve daha neler neler…

Evet, o küçücük bedenin taşırdığı Akdeniz’den kıyıya vuranlar…

Artık bu sessizliğimizi sular da saklamadı ve kıyıya attı…

Suriye’deki savaşta, bilmem kaçıncı çocuktu bu, koca koca adamların dünyayı dar ettiği…

Çocuktu sonuçta, savaş, barış, iyi, kötü, onun için ne ifade edebilirdi ki?

“Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk!”tu o…

Anneler artık kandan kırmızı güllerini toprağa veriyorlar, koklayamadan, doyamadan…

Babalar kucaklarına parçalanmış yavrularını alıyorlar sessizce…

Bundan birkaç yıl önce de Suriye’li üç yaşındaki çocuğun öldürülmeden önceki son sözleri hâlâ kulaklarımızı patlatıyordu:

Gidince her şeyi Allah’a söyleyeceğim!

Sahi ya, ilk şikayet edecekleri bu ümmetin erkekleri olmayacak mı?

Şimdi herkes ıslık çalarak, bu sesi duymayacak mı?

Veya gözlerini kapayarak sahilde yatan ümmetin ölen vicdanını görmeyecek mi?

Veyahut da suçu başkalarına atarak vicdanını rahatlatmaya devam edecek mi?

Dâvâ şudur bunun ıstırabını duyun. Biz adam olamadığımız için onlar öyle oldu

Evet, Salih Mirzabeyoğlu’nun “Filistin ve İşkence” konferansında söylediği bu sözler bize sorumluluğumuzu ihtar ediyor ve kaçacak bir yer de bırakmıyor…

Ümmet coğrafyasında yaşanan ne kadar katliam, zulüm, işkence varsa…

Ne kadar küçük bedenler, varil bombalarıyla, vakum bombalarıyla paramparça oluyorsa…

Sahillere küçük küçük bedenler vuruyorsa, hepsinde ama hepsinde bizim parmak izimiz var…

Gidenler her şeyi Allah’a söylediler…

Ümmetin sahibine, ümmeti şikayet ettiler…

Artık, bizi saklayacak ne kaldı ki?

Birkaç gün önce Al Jazeera’da yayınlanan karikatür her şeyi özetliyordu aslında…

Daha dün kıtalar, ülkeler fethetmek için gemilere dolan insanların torunları şimdiler de “mülteci” olarak o gemileri dolduruyorlar…

Bu nasıl bir zillettir Ya Rabbi!

Acaba Akdeniz mi öldürdü o yavruyu yoksa bizler mi?

Ölü toprağı serilmiş koskoca bir ümmet öldürdü o yavruyu…

Politik kaygılar için bu zulme dur demeyen idareciler boğdu suda insanlığı…

Ve kıyıya vurdu koskoca insanlık minicik bir bedene sığacak kadar küçülerek…

Barbar Batı bir kez daha gösterdi barbarlığını ve vahşiliğini. O küçücük yavruların, bir balina kadar, bir aslan kadar değeri yoktu bu vahşilerin gözünde…

Çünkü ölenler Müslümandı…

Öyle büyük büyük sözler söyleyip, ajitasyon yapmaya gerek yok herhalde. Sadece vicdanları ayağa kaldırması gereken bu olayla, belki de sırasını bekleyen binlerce çocuktan bazılarını kurtarabiliriz…

Suriye’de, Irak’ta her gün çocuklar ölüyor ve kıyılarımıza vurmadığı için onları görmüyoruz…

Duyarsızlaştık ve artık alıştık…

Yoksa bu kadar sessiz olur muydu o küçücük bedenin, koskoca suda boğulması…

Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?”

Bizi diriltecek son nefes de sularda boğulmaya başladı. Artık nefes alıp vermekten başka bir şey yapmayan canlılar haline geldik-getirildik…

Ve anladık ki; aslında ölen o küçücük çocuklar değil…

Ölen koskoca bir ümmet

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.