• BIST 97.324
  • Altın 279,234
  • Dolar 5,8459
  • Euro 6,5153
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 11 °C
  • Konya 11 °C
  • İzmir 17 °C

Necip Fazıl: "Bab-ı adi cephesinde, bir kulübeye sığınmış bir köpek vardır ve adı..."

Necip Fazıl: "Bab-ı adi cephesinde, bir kulübeye sığınmış bir köpek vardır ve adı..."
"Eğer bir memlekette asılmış vatan hainlerine 'rahmetli' ve 'şehit' deniyor, milletini ve memleketini soyan şakiye ve hayduta destanlar yazılıyorsa..."

Bir devrin hafızası ve taarruz etmenin gücü!

Türkiye 7 Şubat 2012'den beri yoğun bir saldırı altında. Aynen dizilerdeki gibi ana ve iyi karakter yerinde duruyor ama kötüler ve saldırganlar değişiyor. Tayyip Erdoğan liderliğindeki ülkemiz bu saldırıların hepsini bertaraf etti. Eğer Erdoğan "bana ne" dese ve düşmanları umursamasa bugün çok başka şeyler konuşuyor olurduk.

Türkiye tarihine baktığımızda benzer süreçlerden geçtiğimiz görülecektir. Bugünlerde Rasim Cinisli'nin "Bir Devrin Hafızası" kitabını okuyorum. Su gibi okunan bu şahane kitap, yaşananlara baktığınızda birbirinin kopyası olaylar olduğunu gösteriyor. 1960 darbesi ve sonrasında meydana gelenler ve medyanın hâli ibretliktir. 7 Ocak 1962 tarihinde Dünya gazetesinde Bedii Faik Akın "Yeter Artık" adıyla bir makale yazıyor ve şunu diyor: "Eğer bir memlekette asılmış vatan hainlerine 'rahmetli' ve 'şehit' deniyor, milletini ve memleketini soyan şakiye ve hayduta destanlar yazılıyorsa..." (Bir Devrin Hafızası, Rasim Cinisli, Doğan Kitap, sayfa 125)

Burada kastedilen ve aşağılanan kişi Adnan Menderes. 10 yıl başbakanlık yapmış ve ülkesine hizmet etmiş devlet adamımız, medyada aşağılanıyor. Üstelik darbeciler tarafından idam edilmiş ve vahşice katledildiği hâlde utanmadan bu yazıları yazmışlar. 2007'de e-muhtıra sonrası darbe başarılı olsa ve Erdoğan indirilse ona da Menderes'e yaptıklarının daha beterini yapacaklarından zerre şüpheniz olmasın. 2007 Nisan ve Mayıs ayında anaakım medyada yazılanlara bakın. Peşinden Mart 2008'de AK Parti'ye açılan kapatma davasında neşredilenleri inceleyin.

O yazıları yazanlar darbecilerin emrindeydi. Hükümet ve Erdoğan dik durunca darbeciler avuçlarını yaladılar. Çünkü Erdoğan ve ekibi savunmaya geçmedi. Erdoğan milletten aldığı destekle hepsini püskürttü. Milletin seçtiği, demokratik yollarla iktidara gelen hükümet savunmaya geçse, karşı tarafa yaranmaya çalışsa çoktan indirilmişlerdi.

Bu arada yukarıda Bedii Faik Akın'a cevap üstat Necip Fazıl Kısakürek'ten gelmiştir ve şöyle yazmıştır: "Bab-ı Ali'nin Bab-ı adi cephesinde Dünya isimli, çöp tenekesi boyutunda bir kulübeye sığınmış bir köpek vardır ve adı Bedii Faik'tir. (..) Fikir adına hiçbir mahalle itinin tenezzül etmeyeceği küfürlere kadar düşer ve devamlı bir can çekişme içinde ulviliklere karşı olur." (Bir Devrin Hafızası, Rasim Cinisli, Doğan Kitap, sayfa 125)

Bizim korkak medyanın üstat Necip Fazıl'dan öğreneceği çok şey var. Bugünkü Bedii Faik'lere cevap bile veremiyorlar. Lafa gelince üstat Necif Fazıl'ı överler ama karşılarındaki millet düşmanlarına cevap bile veremezler.

Yeniden siyasete dönersek... Aynen Rasim Cinisli'nin yazdığı gibi İsmet İnönü üniversite gençliğini harekete geçirdi. Peşinden iş adamları, yargı ve ordu kışkırtıldı. Bunun yakın zamanda benzeri Gezi eylemlerinde oldu. Sokakları yakarak, yıkarak sonuç alacağını düşünenler gene milletin sesi Erdoğan'ı karşılarında buldular. Ha, Allah var millet de bu kez kendi iktidarını devirmek isteyenlere demokratik tepkisini koydu. 1960, 71 ve 80'de millî iradeyi devirenler bu arzularını 2002 ila 2017 arası başaramadılar. Bundan sonra da deviremeyecekler.

Daha sonra devreye FETÖ çetesi çıktı. Emniyet ve yargı cuntasını kullanarak Erdoğan'ı devirmek istediler. Tarihin gördüğü en tehlikeli terör örgütü olan FETÖ her türlü belaltı yöntemini de kullandı. Buna daha sonra PKK da eklendi. Uluslararası medya da devreye girdi. Yetmedi uluslararası yargı Reza Zarrab üzerinden Türkiye'nin ekonomisini baltalamak için her şeyi yaptılar. Sonuç gene hüsran.

Yakın tarihimizi iyi okumak ve hatırlatmakta fayda var. Yalan ve kumpaslarla hükümetlerin nasıl indirildiği herkesin malumu. Dün Tayyip Erdoğan'ın dediği gibi siyaset boşluk kabul etmez. Bu yüzden asla savunmaya geçmemek lazım. En iyi savunma taarruzdur.

2018 yılı yine mücadele yılı olacak. Düşmanların bir şey başaracağı yok. Sıkıntılar, dertler olacak ama ülkemiz hepsini aşacak güce sahiptir. Cesur, kararlı ve azimli olunursa her sonuç alınır.

Bütün okuyucu ve izleyicilerime, özellikle gençlere Rasim Cinisli'nin Bir Devrin Hafızası kitabını hararetle öneriyorum. O kitap yakın tarihimizi özetliyor. Devletimize sahip çıkmak ve milletimizin değerlerini savunmak boynumuzun borcudur. Asla savunma yok, hep taarruz...

Cem Küçük-Türkiye gazetesi

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.