• BIST 97.784
  • Altın 221,324
  • Dolar 5,3432
  • Euro 6,0949
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 4 °C
  • Konya 1 °C
  • İzmir 12 °C

Necdet Kocataş yazdı; Saray soytarısı...

Necdet Kocataş yazdı; Saray soytarısı...
Bu ne trajik bir komedi?

  "Saray soytarısı..."

 

Ne kadar da hüzünlü içler acısı bir durum… Yıllardır komedi yapan iki dinozorun hayatlarının sonunu trajediyle geçirmeleri… Hem de ne trajedi… Güler misin ağlar mısın cinsinden bir iş… Tek kanallı tv günlerinden kalma bu besleme “sanatçı(!)-komedyen”ler asıl işlerini bir kenara koyup (çünkü talep yok) siyasi sosyal programlarda düşüncelerini(!) anlatmaya başladılar. Aman ne düşünceler(!) aman ne fikirler(!) içip içip güzelleşerek(!) ekranlardan şuur altlarında yatan gizli gerçekliklerini ifşa ediyorlar.

İnsan bu dinozorlaşmış kart “kokoş”lardan yaptıkları mesleğe dair bir şeyler beklerken, mesela: Komedi nedir? Komiklik nedir? Gülmek nedir? Nükte nedir? Espri nedir? İnsan niye güler? Gülmeli miyiz? Sanat nedir? Sanattan ne anlamalıyız? Sanatın gayesi nedir? Komedi bir sanat mıdır? Vesair sorular üzerinden, bunların felsefi anlamları üzerinden, kendilerini ve şu ana kadar yaptıkları işleri ve ülkemizde bu alanda yapılan faaliyetleri kritik eden düşünceler, fikirler, karşılıklı tartışma-düşünce faaliyeti beklerken, bunlar hayatlarının son deminde “tragedia”da rol olmayı seçerek işin kolayına kaçtılar, kaçıyorlar.

Bir iki böğürmeyle popüler olacaklarını, gündemde kalacaklarını sanıyorlar.

Yaptıkları işte pabuçları dama atılınca yapacakları başka bir şeyleri yoktu zaten. Öldüklerinin haftası halkın zihin dünyasından silinen, unutulan, hemencecik unutulmak için 70 yıl gözükmeleri gereken bu besleme “komedyenler”, unutulmamak, halkın nefret hissiyle de olsa hatırlanmak için olsa gerek, boylarını aşan işlere kalkışıyorlar.

Kendilerine değer veren, hiç hak etmedikleri halde “sanatçı” diye el üstünde tutan kitle Nişantaşı sosyetesi, İzmir elitleri değildi oysa… Göbeğini kaşıyan, bidon kafalı, kıllı diyerek aşağıladıkları halk idi… Kendilerine şan, şöhret sunan, adam yerine koyan büyük halk yığınlarını aşağılamak nereden çıktı? Merak ediyor insan… “Gerici, yobaz, ırkçı, faşist gergedanlar” diye hakaret ettiği kesim, bunları “insan-adam” yerine koymuştu.

Şimdi bıçkın Kemalist pozlarıyla, o insanları aşağılamak nereden çıktı?

Kesintisiz 7/24 alkol tüketimiyle aydınlandıkları kesin, bunda kuşku yok!.. Tabii ki yaşları icabı bu aydınlanma(!) işini de hızlandırmaları gerekiyor, ki “ışıklar içinde” yatabilsinler… Tamam, anlıyorum derdiniz “ışıklar içinde” daha önce bu mazhariyete ermiş olanlarla beraber olmak… Tamam, ama; “camii duvarına işeyen köpek” durumuna düşmenin de manası ne?.. “Işıklar içinde yatmanın” olmazsa olmazı bu mu?..

20 küsür yıldır milletin teveccühü ile gerçek “siyaset arenasında-halk arenasında” var olan bir siyasetçiyi “ölüm” ile tehdit etmek, o siyasetçinin savunduğu, sahip olduğu değerlere saldırmak sizin gibi birkaç kart “kokoş” komedyene mi kaldı? Bu ne terbiyesizlik! Bu ne trajik komedi! Bu Kemalistlerin komedyeni bunlar, yazar kadını o, politikacısı şu, yazar erkekleri de işte öbürleri…

Bu manzarayı görünce insanın (beni mazur görün) keşke bunlar mahallelerine Macaristan’dan damızlık getirmiş olsalardı da bu zavallı, acınası duruma (belki) düşmezlerdi. Kendilerini bu derece küçültmez milletin buğzuna hedef olmazlardı diyesi geliyor…

 “Saray soytarısı” olarak bile bir kıymet atfedilip, muhatap alınmayan bu “çukur” mizaçlı kişiler, halkıyla bütünleşmiş bir cumhurbaşkanına saldırarak kendilerini gündemde tutup, gözükerek, hala yaşadıklarına inanmak istiyorlar herhalde?. Yaşarken kadavra olan tipler başka ne yapabilir ki?

Son Söz: Sadece Müslüman olduğu için, milli ve yerli olduğu için, milletinin manevi değerlerine sahip çıktığı için ölmesini ve hatta öldürülmesini dilediğiniz cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı işte tam da bu sebeplerden dolayı “ÖLÜMÜNE” destekliyoruz, destekleyeceğiz. Önce katletmeniz, öldürmeniz, imha etmeniz gereken milyonlar var, herhalde bunu biliyorsunuzdur? “Tıpa”nız tutuyorsa hodri meydan! Şu da iyi anlaşılsın İslam’a ve Müslümanlara veya İslam ve Müslüman zannı ve kastıyla saldırıya uğrayan herkesle, bir ve beraberiz! Pazarlıksız, amasız, lakinsiz…

Şahidlerimiz Halil Kantarcı ve 251 şehidimizdir, rahmet onların üzerine olsun!

Selam ile…

23.12.2018

Necdet KOCATAŞ

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.