• BIST 104.862
  • Altın 230,023
  • Dolar 5,4794
  • Euro 6,2177
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 8 °C
  • Konya 9 °C
  • İzmir 11 °C

Necdet Kocataş yazdı; İsmail Hakkı Pekin'e soruyorum; "Telegram-zihin kontrolü" hakkında ne biliyorsunuz?

Necdet Kocataş yazdı; İsmail Hakkı Pekin'e soruyorum; "Telegram-zihin kontrolü" hakkında ne biliyorsunuz?
Salih Mirzabeyoğlu'nu kim katletti?

İsmail Hakkı Pekin'e soruyorum;

"Telegram-zihin kontrolü" hakkında ne biliyorsunuz?

 

Salih Mirzabeyoğlu'nu kim katletti?

 

Geçtiğimiz günlerde emekli General İsmail Hakkı Pekin, Mehmet Şevket Eygi ve FETÖ elebaşı F. Gülen gibi isimler 1959’da Özel Harp Dairesi içinde görevlendirildi mealinde bir açıklama yaptı. Epey de yankı buldu. M.Ş. Eygi bu iddiaya gerek gazete köşesinden gerekse ekranlardan cevap veriyor. Zaten benim meselem de bu açıklamanın doğruluğu veya yanlışlığından veya kimlerle ilgili olduğundan ziyade, bu açıklamayı yapan kişinin 2007’den itibaren Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı yapan bir general yani, İsmail Hakkı Pekin olması.  CV’sinde başarılı bir asker olduğu görülen ve hatta Kıbrıs Barış Harekâtındaki başarısından dolayı ödüllendirilen İsmail Hakkı Pekin’in gerçek bir Türk subayı olduğu hususunda bizde oluşan kanaat aşağıda kendisine soracağımız sorulara vereceği cevaplarla ya tüm pekişecek ya da bizi hayal kırıklığına uğratacak. Hakiki Türk subayının yalana tevessül etmeyeceği kanaatini besleyerek asıl mevzuya gelelim…

Sayın Pekin, malumunuz 2001 Ocak ayında “Noel Baba” olarak adlandırılan bir operasyonla Metris cezaevinden Kartal Cezaevine nakledilen Salih Mirzabeyoğlu, Kartal cezaevinde ilk başlarda ne olduğunu çözemediği bir muameleye-işkenceye tabii tutulmaya başlandı. Zamanla kendisine yapılan şeyin zihin kontrolü olduğunu çözüp, anlamlandırarak adını da koydu: “TELEGRAM”-zihin kontrolü işkencesi… Bu “telegram-zihin kontrolü” işkencesini yapmak (kanaatimizce) oldukça ciddi altyapı, bilgi, eleman ve teknoloji isteyen, her önüne gelenin kullanamayacağı, sahip olamayacağı bir “sistem” olmalı diye düşünüyorum. Ve sizin görev yaptığınız makamın o yıllardaki etkisini ve ağırlığını düşününce aklıma şu sorular geldi:

  1. Sizin döneminizde bu “telegram-zihin kontrolü” işkencesinin yapıldığı bilgisine sahip miydiniz? (öncesinde ve o dönemlerde Türkiye’de Genelkurmaydan habersiz sinek uçmazdı, malum)
  2. Bu işkencenin “telegram” mahiyetiyle ilgili ne biliyorsunuz?
  3. Bu işkencede sizin bir rolünüz oldu mu? (Genelkurmay istihbarat daire başkanı sizdiniz)
  4. Herhangi bir rolünüz yoksa; bu işkenceyi kimler yaptı, veya kimlere kimler yaptırttı? Bu konuda neler biliyorsunuz? Bilmiyorsanız niye? Çünkü yaptığınız görevin ciddiyeti buna mani.
  5. Genelkurmay istihbarat daire başkanlığında bu “telegram” işkencesiyle alakalı toplanan bulgu, belge, bilgiler nelerdir? (Herkesçe malum ki irticayla mücadele adına tek tek, sıradan Müslümanlar hakkında bile istihbarat toplayan bir kurumun Salih Mirzabeyoğlu hakkında yeterli istihbari faaliyet yapmamış olması mümkün mü?)
  6. Herhangi bir bulgu, bilgi, belge yoksa; 60 adet telif eseri olan, atfedilen suç ne olursa olsun tam 14 yıl cezaevinde, son 4 yılda dışarıda kendisine “telegram-zihin kontrolü” işkencesi yapıldığını haykıran bir yazar-düşünce adamının feryatları niçin sizden önce, sizin zamanınızda da olmak üzere ciddiye alınmadı? Oysa Salih Mirzabeyoğlu’nun bu iddiası sadece kendisini değil ülkenin milli güvenliğini ilgilendiren bir mesele idi, meseledir. Niçin önemsemediniz?
  7. Sizi de devre dışı bırakan Gladyö-FETÖ-CIA-MOSSAD bağlantılı bir çete yapmış olabilir mi?
  8. Görev yaptığınız dönem “hakiki Türk subayları” diyebileceğimiz kesim Genelkurmayda ne olup bittiğine tam vakıf mı idi?
  9. Sizi devre dışı bırakarak bu tür işleri yapabilecek bir illegal yapılanmayı fark ettiniz mi? (Sizde bu tür yapılanmalarla ilişkin bir kuşku oluştu mu?)
  10. Fark ettiyseniz kimlerden şüphelendiniz? Bunları isim isim ifşa etmeniz gerekmez mi? Yoksa; devlet sırrı mı?
  11. Son olarak Genelkurmay bünyesinde “telegram-zihin kontrolü” saldırılarına karşı korunmak üzere veya bir şekilde “telegram-zihin kontrolü” ile ilişkili “karamel” adında bir oda, bir yer, bir mekân var mı?

Şimdilik bu 11 soruyu Salih Mirzabeyoğlu’nun yüz binlerce okurlarını, sevenlerini ve tüm kamuoyunu aydınlatmak adına cevaplarsanız sevinirim. 16 Mayıs 2018’de “telegram-zihin kontrolü” saldırısıyla katledilen Salih Mirzabeyoğlu’nun katilleri elini kolunu sallayarak gezerken bundan rahatsızlık duyan, vicdanı sızlayan bir devlet yetkilisi olabileceği ümidini taşımak istiyorum… Selam ile…

25.12.2018

Necdet KOCATAŞ

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.