• BIST 97.778
  • Altın 221,338
  • Dolar 5,3458
  • Euro 6,0967
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 4 °C
  • Konya 1 °C
  • İzmir 12 °C

Necdet Kocataş yazdı; Böyle şirretlik görülmemiştir!

Necdet Kocataş yazdı; Böyle şirretlik görülmemiştir!
Halkın sesi Siirt Müftüsü ve karanlık Oda tv

   …”Şimdi bizde de gergedanlar yalnız faşizmin ayak seslerini anlatan postallı gergedanlar değil, kökten DİNCİLİK gergedanları (hayvan kastıyla hakaret olarak söylüyor) ve etnik kimlik ayrımcı gergedanlar (yine aynı) ve onların bazı kollarıyla müthiş bir gergedan (hayvan) nesli büyüdü. Kargaşayı da popülasyonu da bölünmeyi de polarizasyonu da maalesef bunlar yapıyor. Bunların karşısında ancak “insan” olarak insanlığımıza sahip çıkarak bunları SAF DIŞI etmek zorundayız, başka çaremiz yok diye düşünüyorum. Eğer bu polarizasyon böyle giderse hakikaten bırakın sokak şeyini, sokakta hak aramayı İÇ SAVAŞ a kadar gideriz… Bu bizim polarizasyondan bu kargaşadan kurtulmamızın tek çaresi de demokrasi diye düşünüyorum. Oraya ulaşabilirsek ne ala… Kavga dövüş olmaz. Biz bu işin içinden çıkarız. Her FAŞİZMin olduğu gibi, karşılaştığı gibi belki LİDERİNİ AYAĞINDAN ASARLAR, belki MAHSENLERDE ZEHİRLENEREK ÖLÜR, belki adı geçen BAŞKA LİDERLERİN YAŞADIĞI GİBİ KÖTÜ SONLAR YAŞAYABİLİR ama bize yazık olur, biz harap oluruz…” (Halk TV – Halk Arenası Metin AKPINAR’ın konuşmasının OdaTV çözümü.)

   …”Charlie Hebdo davasında olsun Efendimiz döneminde Ka’b Bin Eşref’ler olsun, sürekli Müslümanları dilleriyle istihza ederek, alay ederek, kampanyalarla, birtakım algı operasyonlarıyla hakaret eden insanların hiçbirinin yanına kar kalmamış bu yaptıkları biliyorsunuz. Ben inanıyorum ki toplum vicdanında nezdinde bunlar yine mahkûm olacaklardır. Ve özür dilemeye davet ediyorum bu beyefendileri. Çünkü tevbe kabul edilir biliyorsunuz, ölmeden önce.” (Kaynak: Odatv Siirt İl Müftüsü Ahmet ALTIOK’un konuşması)

 

Böyle şirretlik görülmemiştir!

   Siirt İl Müftüsü bu konuşmayı Odatv yazarı Nazif AY’ın 21 kasım tarihli yazısı üzerine yapıyor. Mezkûr yazıda Nazif Ay Diyanet İşleri Eski Başkanı Mehmet Görmez’in “Habibim, ben Kur’an-ı eşkıyalık yapılsın diye göndermedim.”  Diye anlamlandırdığı ayet-i kerimeyi (bu manalandırmanın da doğruluğu ayrı mesele) “Biz sana kur’an-ı eşkıyalık yapman için göndermedik.” Şeklinde kendi zihniyetine uygun bir şekilde tahrif ederek ele almıştır…

  • İnanç sistemimizi ve onun temsil planında olan tüm kurumları haksız ve yersiz bir şekilde sürekli eleştirerek itibarsızlaştırmak…
  • İnançlarımızda sürekli kötülük ve anlamsızlık vehmi uyandırarak nefret duygusu ekmek…
  • Sürekli asılsız haberler üretip, onun üzerinden olumsuz yorumlar yapmak…
  • Kaos ve kargaşayı esas alan bir yayın politikası benimseyerek sürekli kışkırtıcı ve tahripkâr dil kullanmak…
  • Olayların arkasındaki gerçeği gösterme bahanesiyle dedikodu haberciliğini prensip edinip, sürekli yalana, iftiraya, tezvirata, itibarsızlaştırmaya dayalı yayın yapmak…
  • Tam bir Çıfıt-Yahudi mizacıyla, nerede birlik, güzellik, hak, hakikat ve din (İslam) adına bir “doğruluk” görse o değerleri bozmak, kirletmek, çirkin göstermek için manipülatif haberler yapmak…
  • Provokasyonu çekip, kenara çekilerek avaz avaz “provokasyon var” diye bağırmak…
  • Geçmişimize (tarihimize) bir oryantalistten daha düşük bir seciyede bakıp, mevcut ideolojik kimliklerine uygun bir tarzda tarihi hakikatleri çarpıtıp tarihi olay ve şahsiyetlerimize saldırarak, küçük düşürerek, halkta yanlış bir tarih algısı oluşturmaya çalışmak…
  • Olayları olduğundan daha fazla dramatize ederek, etkisini arttırıp kitleleri tahrik edip provoke etmek…
  • Tam bir ideolojik rijitlikle tarafgir davranıp, olayları kasıtlı bir şekilde olduğundan farklı göstermek… Yayın politikasının “bizcesi” bu olan odatv nin halini bu iki örnek üzerinden izleyelim.

İşte somut iki örnek: Metin Akpınar’ın Halktv’de yaptığı konuşmaya ve o konuşmaya yaklaşımı, konuşmayı olumlaması, konuşmanın içeriğine hiçbir atıf yapmadan “sanatçı özgürlüğü” ve mağduriyeti klişelerine yapışması, o konuşmaya yapılan haklı eleştirileri “linç kampanyası” olarak değerlendirmesi, ifade ve düşünce açıklama, fikir özgürlüğünden dem vurması… Oysa yukarıdaki Metin Akpınar’ın konuşması sanatla veya diğer meselelerle ilgili sıradan bir konuşma değildi. Maksadını çok aşan, Cumhurbaşkanını resmen tehdit eden bir konuşmaydı. Dolayısıyla sağduyulu insanların tepki göstermesinden doğal bir şey yoktu.

 

Aferin mi bekliyordunuz?

Yukarıda alıntıladığımız Siirt İl Müftüsünün Odatv’de İslam düşmanlığıyla maruf Nazif Ay isimli şahsın içerisindeki pisliği kustuğu diğer bütün yazılarıyla aynı gayeyi güden (İslam’a saldırmak) 21 Kasım tarihli yazısına cevap maksadıyla yaptığı konuşmasından, Odatv’nin akıllara ziyan “katliam”a çağrı “çıkarımını” siz de çıkarabilecek misiniz? Lütfen yukarıda alıntıladığımız konuşmayı bir kez daha okuyun… Okuduğunuz gibi gayet seviyeli “eli ayağı düzgün” bir konuşma. Tam bir İslam Müftüsüne yakışır konuşma… Öyle değil mi? Bir İslam Müftüsü, ayetin manasını çarpıtarak, alçakça yorumlayan birine ne diyebilir ki?..

Aferin mi bekliyordunuz?..

Hem bu denli aşağılık bir üslupla Allah’ın kelamını, sanki Allah Peygamberi “eşkıyalık” yapıyor da, onu ikaz ediyor anlamını açıkça vererek Allah’a iftira, Peygamberimize hakaret edecek, Yahudi seciyesi göstereceksiniz, bu iğrenç tavrınız-fiilinize gayet mütevazı, edepli, ahlaklı cevap veren Siirt İl Müftüsünü de “katliama çağrı yapıyor” diye provakatif, manipülatif, çirkince yaygara yapacaksınız…

Oysa Siirt İl Müftüsü, kendi sorumluluk ve ilgi alanıyla alakalı bir konuda fikir beyan etmiştir.

M. Akpınar gibi “kel alaka” bir gevezelik asla yapmamıştır. İnsaf sahibi herkes görecektir ki, Müftünün konuşmasında şiddetin iması dahi yoktur. M. Akpınar’ın konuşmasında ise kendisiyle aynı düşüncede olmayanları “hayvanlıkla” eş gören bir benzetme, aleni bir hakaret var.

Ve Başkan R.T. Erdoğan’ın sonuna dair aleni “ölümle tehdit” eden bir dil vardır… Bu iki konuşma üzerinden, Odatv’nin şuur altında sakladığı “İslâm düşmanlığı” üzerine kurduğu yayın politikasını açıkça görmek mümkün. Bunun üzerine daha çok şey de yazılabilir, ancak bu iki haber üzerinden gerçeklere nasıl tecavüz edildiğini, okuyucuya haberin nasıl manipüle edilerek sunulduğunu, yanlış yönlendirildiğini ve bilgilendirildiğini görmek de mümkün. Alenî bir çarpıtma…

Millet müftüsüyle beraberdir!

İnsan, Odatv’nin, (Charlie Hepdo) ve Ka’b bin Eşref ile müştereklik kurup, onların başına gelenlerden korkmasına şaşırıyor, “acaba bunun sebebi nedir?” diye merak ediyor. Rahat olun suç yoksa ceza da yoktur.

   Son Söz: Gerek ilgili bakanlığın gerekse Diyanetin “hem hırsız hem yavuz” edasıyla, bas bas bağırarak hassas ve haysiyetli din adamı Siirt İl Müftüsünün görevden alınmasını isteyen karanlık mahfillerin gayya kuyusunun (Odatv) milletimiz nezdinde karşılığı olmayan “baskılarını(!)” dikkate alıp Müftümüze görevden el çektirip, bu kokuşmuş zihniyetin emellerine ulaşmalarına yardımcı olmamalarıdır… Millet müftüsüyle beraberdir!.. Selam ile…

01.01.2019

Necdet KOCATAŞ

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.