• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • Konya 7 °C
  • İzmir 14 °C

Necdet Kocataş; "O gün Kumandan'ın şahsında tecelli eden mucizevi mânâya şahid olduk" -II-

Necdet Kocataş; "O gün Kumandan'ın şahsında tecelli eden mucizevi mânâya şahid olduk" -II-
Türkiye'de tarihin akışını değişteren, "5 Aralık"ı, o günün kahramanlarından ve şahidlerinden Necdet Kocataş gönüldaşımızla konuştuk! 2. Bölüm...

 

 

 

 

Necdet Kocataş:

 

"O gün, Kumandan'ın şahsında tecelli eden mucizevi mânâya şahid olduk!" -II- 

necdet-kocatas-001.jpg

 

Olay sonrası, karargâhını avluda kurmuş olan Kumandan’ın yanında oturuyorum. Bir subay geldi, ben muhatap oldum. Maraşlıydı, ve konuşmalar sonunda zannedersem Kumandan’dan etkilenmiş vaziyette  gitti. Kanaatimce iyi bir insandı. Ondan sonra başka bir genç subay geldi, bu tam dönme-Batıcı (Belki de Fettoşçu) bir profildi. Güya Kumandan’ı saçının uzun olması dolayısıyla İslami olmadığı gerekçesiyle falan eleştirmeye kalktı. Kumandan’ın cevabı; saçın uzun ve kısa olabileceği, önemli olanın her tarafın eşit kesilmesi olduğu şeklindeydi.

Hadise bittikten hemen sonra koğuştan alınan arkadaşların iadesi istendi ve getirtildi. Şu oldu bu oldu, anlaşma sağlandı ve askerler teslim edildi. O gün özellikle S. KartalM. Şahin, O. Temiz, G. Avcı, M. Fişenkçi, Ü. Zor ve diğer tüm gönüldaşlar iyi mücadele ettiler.

 

"Gurur ve kibir yok!"

 

O günün akşamı, kimsenin gurur ve kibire kapılmaması hususunda Kumandan bizleri uyardı. Ve zaferin mânâlarından bir tanesinin de “kötü koku” olduğunu, dolayısıyla nefslerimize pay çıkartmamamız gerektiği hususunda… Yani, her şey büyükler hürmetine Allah’tandı. "Zafer Allah'ındır hikâyesi de bu" diyerek, bu tarihî hadiseyi de yazacağını, mânâlandıracağını söylemişti daha sonraki günlerde...

kumanad-asil.jpg

(İbda Mimarı Kumandan Salih Mirzabeyoğlu, 1999, Metris Cezaevi)

Şunu da söylemeliyim: Tabii ki adi bir güzelleme ve övgü kabilinden değil, öyle anlaşılmamalı bu söyleyeceklerim. Kumandan’la beraber bulunduğum 6 aylık Metris Cezaevinde gördüklerim, yaşadıklarım, şahit olduklarımın hülasası olarak, Kumandan tam bir cesaret, şecaat sahibi, gözü kara, korku nedir bilmeyen ideal bir insandı. Davasına gark olmuş evlad-ı iyal, eş, ana-baba, ikbal-istikbal, dünya ve dünyalık gibi meselelerin hepsi İslam’ın hakimiyeti mücadelesi yanında önemsizdi. Her şey Allah ve Resulü içindi.

-O süreçte Kumandan'ın, "Müslümanlar dik durun, karşınızda leşler var!" tavrının anlaşıldığını düşünüyor musunuz?

99’da Kumandan bir “gong” çalarak, Müslümanlara “Kaybedecek bir şeyiniz yok. Ölürsek şehit, kalırsak gaziyiz. 70 yıldır kokuşmuş düzen, değerli addettiğimiz her şeyimizi elimizden aldı. Haydi, kırın zincirleri, son verelim kula kulluğa” dedi bir bakıma! Görünen şu oldu ki camianın kaybetmek istemediği dünyalıkları pek çokmuş! Şu da unutulmamalı ki İslamcı camianın bırak kendisini entelektüellerinin seviyesi dahi İBDA Mimarının muradını kestirir bir yerde değildi. İşte bu seviyesizlik 99’un topyekûn zafere çevrilememesinin en büyük sebebidir bana göre. Oysa 5 Aralık zaferi dünya çapında bir İslami Kurtuluşun enerjisini taşıyan çekirdek mesabesindeydi. En korkakların en ön safta yer aldığı bir kitlede maalesef akis bulamadı. Fakat “ne ise o olduğu” halde 5 Aralık, İBDA’nın ve İslam’ın şanlı tarihinde yerini aldı. O günün tarihi önemini, kıymetini yine Kumandan çeşitli eserlerinde vesilelerle açıkladı. Hamd Allah’a ki o gün, O’nunla oradaydık… Bu “nasib” içinde ne kadar şükretsek azdır!

 

"O'na lâyık olma şuurunu hep diri tutmak kaydıyla..."

İslamcı camianın fikirde ve aksiyonda “neyin, ne zaman, nasıl, niçin, neye göre?” yapılacağı hususundaki görünen-bilinen seviyesizliğini söylerken, şahsımın bir seviye belirttiği intibâı oluşmasını da istemem. Biz, kalk ve gel emrine tabi olduk. Bu da bizim Kumandan’a olan sadakatimize ve bağlılığımıza işaret olsa gerek. Yoksa hiçbir alanda ona layık olamadığımı da belirtmem gerek. “Lâyık olma şuurunu” da hep diri tutmak kaydıyla…

 

"İBDA'da var olmak, İBDA ile varolmak"

-İbda ile tanışmanız nasıl oldu?

80’li yılların sonunda, Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde okurken Y.S. isimli bir-asistan- arkadaş vasıtasıyla İBDA ile tanıştım. İBDA’nın perspektifi ile Büyük Doğu’nun hakikatine vakıf oldum. Ülkücü teşkilatlarda aktif olarak bulunurken, bir anda yolum ve yönüm İBDA çizgisine kaydı. O yıllardan itibaren hep çevrede kaldık. Kendi başımıza İbda külliyatını okuyup anlama gayretinde bulunduk. İşin doğrusu hayatımın tek gerçek sermayesi ve hayata tutunmamın tek sebebi İBDA oldu.  İBDA’da var olmak ve İBDA ile var olmak…

Dünya gözüyle görmek, duymak, konuşmak, dinlemek, hemhal olmak nasibini –fırsatını da- Kumandan’ın perde arkasına geçmesiyle yitirdik. Artık dünya, “Kumandan’ın olmadığı” bir dünya… Oysa hayattayken asla cesaret edememiştim. Bunun için ne kadar üzülsem yeridir. Çok çok pişmanım!.. O’nun, mesafe olarak uzakta da olsa yaşadığını bilmek, orada olduğunu bilmek… Nasıl da güven veriyordu bana… Elbette imanımız şu ki büyükler ruh, bedenden ayrılınca daha şiddetli tasarruf eder. Son nefesime kadar O’nun tasarrufuna muhtacım. Son nefesimi de İnşallah O’nun tasarrufunun kefaleti altında veririm. Allah, O’nun hürmetine bunu bana lütfeder İnşallah.

 

"Büyük Doğu-İbda, İslâm'ın hâkimiyeti davası kıyamete kadar sürecek!"

Son sözler olarak şunu söyleyeyim dostum Şükrü Sak; Üç Işık'ın emaneti BD-İBDA, İslam’ın hakimiyet davası kıyamete kadar sürecek, İnşallah Kumandan'ın muradını dosdoğru kestirip ona layık bir mücadele sürdürürüz. BD-İBDA, sistem bütünlüğü içerisinde tamamlanmış ve mühürlenmiş bir şekilde elimizde… O’nu tahrif etmeden, çapsızlıklarımıza, seviyesizliklerimize, en kötüsü nefsaniyetimize alet etmeden devlet planında BD-İBDA’yı görünür kılmaktır.

ALLAH(cc), Kumandanımıza başta olmak üzere, tüm şehitlerimize rahmet eylesin. 5 Aralık ruhunu bizde daim kalsın. Bizleri onun ve şehitlerimizin şefaatine nail etsin… hürmet –saygı- selam ile…

05.12.2018

18211.jpg

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.