• BIST 1.331
  • Altın 460,172
  • Dolar 7,7608
  • Euro 9,4277
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 8 °C
  • Konya 6 °C
  • İzmir 9 °C

Necati Atilla yazdı; İran'da ne oluyor?

Necati Atilla yazdı; İran'da ne oluyor?
Türkiye İslamlaştıkça yani kurtuluş reçetesini köklerine dönmekle gerçekleşeceğine inanırken İran laikleşerek varlığını yücelteceğine inanmaya başladı. Sade yaşamıyla öne çıkan devrimci bir geçmişi olan Ahmedi NEJAD bugün yeni hükümet nezdinde hırsızlık

nabiz-haber-ozel-yeni-089.png

 

İran’da Ne oluyor       

Necati Atilla

2018 yılının Şubat ayında İran, devrimin 40.yılını kutlamaya hazırlanırken halk ayaklanmalarıyla karşı karşıya geldi.

Yoksulluk ve yolsuzluk adına Meşhed’de başlayan olaylar binlerce katılımla ülkenin tüm şehirlerine  dağıldı. 2000 yıllık devlet geleneği olan İran yeni bir halk devrimine mi gebeydi yoksa reformlarla ezber bozan devlet kendi eliyle değişim sürecini meşrulaştırmaya mı çalışıyordu. Zira devrimle gelen değişim usulen de olsa bir halk hareketiyle  yeniden değişmeli  ama bu değişim kontrollü olacağı için büyük İran sloganında tüm unsurlar bir araya gelerek sözde mutabakat sağlanarak olmalıydı. Yani Muhafazakarlar, Liberaller ,Batıcılar, Türkler, Farisiler tüm etnik ve mezhebi gruplar bu olayların sonrasında bir konsorsiyumla  millileştirilerek Büyük İran imparatorluğuna geçişi kolaylaştıracak.

İran mezhep kamuflajlı milliyetçi damarını, Irakta Haşdi Şabi’yle binlerce Sünni Müslümanı yok ederek, Suriye iç savaşında da mazlum Suriye halkına karşı İngiliz kuklası Nusayri Esat’ın katliamlarına ortak olarak ve Yemen üzerinden de islam’ın kutsal topraklarının dibinde hakimiyet kurma kavgasıyla gösterdi. Kırk yıldır devletinin  başında olan İslami sıfatının bir maske olduğunu ve  derin  mollaların cübbelerinin altında sinsi bir Pers faşizmi yattığı artık ortada.

 

İslamiliği tamamen şii-pers yaftasında şekillenen İran’ın asla ümmet diye bir derdi olmadı, Pers kaygısı her zaman İslam’ın önündeydi o nedenle Şii anlayışı bir mezhepten ziyade Farsın kültürel ve tarihi simgeleriyle doldurulmuş bir nevi yeni bir dini gibi görmek tuhaf olmasa gerek. Fars kibri, farklı ve özgün olma adına İslam’ın orjinal elbisesine girmemiş, İslam’ı kendi elbisesine giydirmişti. Irak’ta ve Suriye’de katlettikleri Sünniler onların nezdinde bir ötekiydi. Kudüse olan ağıtı da İslam’ın emanetinden değil o topraklar üzerinde İslam öncesine dayanan üç medeniyet arasında (Pers,Yahudi ve Hristiyanlık) verilen egemenlik kavgasının devamı niteliğindeydi.

Bölgedeki  kadim rakibi olan Türkiye’nin de  uzun bir fetret döneminden sonra tekrardan uyanıp güçlenmesi İran’ı hayli endişelendirmişe benziyor ki Batıdan kopan Türkiye’nin yerini almaya aday olma adına  hızlı bir şekilde reform sürecine girişti. Bugün bu yaranmacılığın ve verilmiş sözün  ateşi var sokaklarda. Düşününki en mollasının bile şuur dibinde muhakkak bir Paris rüzgarı esen İran’dan bahsediyoruz; Felsefesiyle, siyasetiyle her zaman Doğudaki “Batı” olan İran..

Türkiye İslamlaştıkça yani kurtuluş reçetesini köklerine dönmekle gerçekleşeceğine inanırken İran laikleşerek varlığını yücelteceğine inanmaya başladı. Muhafazakarlığı ve sade yaşamıyla öne çıkan devrimci bir geçmişi olan Ahmedi NEJAD bugün yeni hükümet nezdinde hırsızlık ve hainlikle itham ediliyor, daha doğrusu muhafazakar olan tüm geçmişle yenileşme adına hesaplaşılıyor. Toplumda hakim olan kadının kimliği tesettürün serbest bırakılma tartışması üzerinden yeniden tanımlanırken  devrimin tüm değerlerinin masaya yatırılabileceği tartışılıyor. Hiç unutmam, Amerikan rüyasıyla yaşayan toplumun metropol sakinleri ABD ile yapılan anlaşma neticesinde Tahran sokaklarında ABD bayrakları ile yüzlerce araçla konvoylar oluşturup dünün büyük şeytan Amerika’sını yerlere göklere sığdıramamaları bugünü resmeden bir hadiseydi. Bu elim hadise Türkiye’nin en “Batıcı laik” güruhunda bile tuhaf karşılanmıştı.

Yıllarca Pers yayılmacılığını İslamcılığın içine sinsice sızdırarak Sünni coğrafyadaki Müslümanları kendi değerlerine karşı yabancılaştırıp kendine aşık yapan ve yerli hareketlerin önünü kesende bu İran.

Siyasi entrikalarıyla Ortadoğu’nun İngiltere’si olan, kendini yaşatma adına tüm coğrafyayı ateşe atmaya hazır bir güçtür İran.

Bunun içinde halkın eline ateşi verip büyük dönüşümün meşruiyeti için sokağa dökülün emrini de veren kendi derin siyasetinden başkası değil. Ama bu ateş fitne merkezi olan  ve milyonlarca Iraklı ve Suriyelinin ahını alan bir devletin konrolünden de çıkabilir, belki de Gezi olaylarına çanak tutan aktörlerden biri olan ama umduğunu bulamayan İran’ı tutuşturduğu ateş yutabilir.

Türlkiye’nin İran’la ilişkisine gelince; İran’la Türkiye’yi ittifaka zorlayan yeni dünya konseptinde, Türkiye Ortadoğu’da yeni hamleler üreterek İran’ın önüne geçmek zorunda; bunu İran’ın yaptığı gibi  yayılmacı emperyalist bir siyasetle değil halkları kucaklayıcı bir dille yapması gerekir, zaten bizim mayamızda buna elverir. Zira Çanakkale’yi yüzyıl önce kanlarıyla  geçilmez kılan bu kardeş Müslüman coğrafyaların bize olan sevgisi ve bağlılıklarıydı. Bugün Osmanlıdan miras alınan hinterlanda yeniden sahip çıkarak birlik ruhu yeniden tesis edilirse başta İran olmak üzere o bölgede emperyal çıkarları olan tüm aç kurtların hevesi kursağında kalacaktır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İstanbul Sözleşmesine Hayır!06 Mayıs 2020 Çarşamba 23:39
  • Yeni bir sistem ve "yenilmişlerin" düzeni...04 Mayıs 2020 Pazartesi 23:49
  • "Kavram; Bir olmak, biz olmak..."04 Mayıs 2020 Pazartesi 03:16
  • Türkiye'de son durum...10 Nisan 2020 Cuma 00:21
  • İçişleri Bakanı Soylu: 22 bin operasyon gerçekleştirdik!10 Nisan 2020 Cuma 00:14
  • Kadın Kartlık Modelleri ve Fiyatları Windmill'de!08 Nisan 2020 Çarşamba 03:56
  • 80 ve 89 yaşlarındaki çift koronayı yendi...07 Nisan 2020 Salı 02:44
  • Korona salgınında İsrail ne durumda?07 Nisan 2020 Salı 01:24
  • Virüs gibi yalan yayanlara Soylu cevab!06 Nisan 2020 Pazartesi 23:51
  • 2 milyon 300 bin haneye yardım06 Nisan 2020 Pazartesi 20:22
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.