• BIST 114.724
  • Altın 330,647
  • Dolar 6,1416
  • Euro 6,6429
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 5 °C
  • Konya 3 °C
  • İzmir 8 °C

Mustafa Albayrak: "Kasım Süleymani'nin öldürülmesini Müslüman halklar neden sessizlikle ya da sevinçle karşılanmıştır?"

Mustafa Albayrak: "Kasım Süleymani'nin öldürülmesini Müslüman halklar neden sessizlikle ya da sevinçle karşılanmıştır?"
Bunun herkes tarafından ama en başta da kendisine İslam Cumhuriyeti diyen İran Devleti tarafından ele alınarak değerlendirilmesi şarttır.

Kasım Süleymanî

 

İran’ın önemli ismi General Kasım Süleymani’nin ABD tarafından uluslararası bir cinayetle öldürülmesinin bölgemizde değerlendirilmesi ve öngörülmesi gereken bir çok sebep ve neticeleri vardır..

Bu cinayet önümüzdeki zamanlarda başka gelişmelere de gebedir.

Ayrıca bu cinayetin İslam dünyasında ve Türkiye deki yankılarının, verilen tepki ve reflexlerin siyasi, sosyal ve psikolojik tahlillerinin gerekliliğidir.

Bugüne kadar ABD karşıtlığının zirve yaptığı İslam Dünyasında yine ABD tarafından uluslararası hukuk çiğnenerek işlenen bir cinayet Müslüman halklar nezdinde neden bu kadar ya sessizlikle ya da sevinçle karşılanmıştır?

Bunun herkes tarafından ama en başta da kendisine İslam Cumhuriyeti diyen İran Devleti tarafından ele alınarak değerlendirilmesi şarttır.

Bunu sadece Mezhepçilik ile izah etmekte mümkün değildir!

Bir defa bu bir cinayettir ve hukuka aykırıdır.

Katledilen kişinin kimliği sonra sorgulanmalıdır.

Ayrıca bu katletme işini sizin içinde bulunduğunuz bir ülke zihniyet veya politik güç yapmadı..

-Sevinenler için söylüyorum-

Katil olduğu söylenen kişi (ki bende bu düşüncedeyim) daha büyük bir katil tarafından öldürülmüşse, üstelik bu sizin coğrafyanız hatta 100 sene önceki hudutlarınız dahilindeki topraklarınızda gerçekleşmişse buna sevinilmesini şaşkınlıkla karşılıyorum.

Olabilir.

Maktul büyük bir katilde olabilir.

Ama onu kim öldürüyor?

Irak’ta bir milyondan fazla Müslümanı öldüren, yani maktulden daha büyük bir emperyalist katliam devleti öldürmüşse ve bu çok vahşi biçimde yapılmışsa buna sevinilmesini doğru bulmuyorum.

Çünkü aynı Emperyalist Katil daha önce Saddam Hüseyin'i veya Kaddafi’yi öldürürken de benzer hataları yaptık.

İran’da Saddam’ın öldürülmesine seviniyordu!

Pekiyi Saddam ve Kaddafi katledildiğinde, bu ülkelere emperyalist ülkelerce müdahale geldiğinde neticenin ne olduğunu görmedik mi?

Suriye karıştığında da sevinildi. Peki, sonuç ne oldu?

Daha mı iyi oldu Suriye bugünkü hali ile?

İran’ın ne kadar güvenilmez ve takiyyeci bir devlet olduğunu kabul etmekle beraber İran’ında tıpkı Libya ve Suriye gibi emperyalist müdahalelerle parçalanmasına orada ki Enerji kaynaklarının 1979 öncesi gibi yine Batılılarca Irak'taki gibi yağmalandığında üç parça bir İran oluştuğunda daha mı iyi olacağını zannediyoruz?

İran’ın Batısı tıpkı Suriye’nin kuzeyi gibi Kürt kardeşlerimizden müteşekkildir.

Yine İran’ın kuzeyi tıpkı Azerbaycan gibi bir Türk çoğunluğundan geri kalanı da Acem halkından müteşekkildir.

Bu ülkeyi Kürt Türk ve Acem olarak parçalarlarsa (ki uzun vadede Batının hedefi budur) bu durum Türkiye’mizin lehine midir yoksa aleyhine midir?

Bir güvenlikli bölge ve İranlı Mültecilerin doğu hudutlarımıza yığılması ile daha mı karşılaşacağız?

Evet, İran bilhassa Suriye de hem de bugün katledilen Kasım Süleymani komutasında büyük katliamlara imza atmıştır!

 Bir kaç cümlede İran yöneticilerine?

Bakın Kasım Süleymani’nin öldürülmesine hem de ABD tarafından vahşice katledilmesine İslam Dünyasından bilhassa Türkiye Müslümanlarından en ufak bir tepki veya üzüntü yok!

Bunu iyi değerlendirmeleri gerekir!

İran keşke adındaki gibi İslam Cumhuriyeti olmayı becerebilseydi?

Tüm İslam Dünyasına Model bir İslam Devleti emsali teşkil edebilseydi?

Bunu yapamadı İran Devleti!

İsminden başka İslam’ı hiç bir yerde kabul ettiremedi?

Anayasasında ki gibi İsna i Aşeriyye olarak kaldı.

Mazlumun Dini sorulmaz ya?

İran bu coğrafya da hep Mazlumun Dinini de değil Mezhebini sordu?

Eğer mazlum gördüğü kişi kendi mezhebinden ise ona sahip çıktı.

Hatta sahip ne ki uluslararası hukuka, İslami teamüllere aykırı da olsa silah ve para desteği verdi.

Zalimde olsa verdi bu desteği Mazlumda olsa Yeter ki kendi mezhebinden olsun.

Hâlbuki bilhassa Türkiye Müslümanları İran da antiemperyalist bir devrim olarak gördükleri İran a hep sempati ile bakmışlardı.

1982 de Hama ve Humus katliamlarında Baba Esad ( Hafız ) a destek olduklarında bile o esnada Irak ile savaşta

oldukları gerekçesi ile mazur görüp sessiz kalmışlardı..

Ama 2011 den beri Suriye de salt mezhepçi bir bakış açısı ile yüzbinlerce sivil halkın katledilmesine ( hem de saha da bizzat yer alarak ) verdikleri destek sebebi ile tüm Dünya Müslümanlarının gözünden düştüler!

Bakın size 1992 de Lübnan Hizbullah’ının liderlerinden Abbas Musavi’nin İsrail tarafından öldürülmesinden sonra İstanbul da başta Beyazıt olmak üzere toplu gösterileri ve ABD ve İsrail karşıtı nümayişleri hatırlatmak isterim.

Okuyun Şubat 1992 deki gazeteleri internetten.

Türkiye Müslümanları Abbas Musavi’nin gıyabında cenaze namazı kılmış ve büyük bir gösteri yapmışlardı.

Bu gösteri aynı zaman da ABD ve İsrail karşıtı bir gösteriye dönüşmüştü..

Ama İran bunun kıymetini bilemedi.

Mezhepçi tavırları ve haklı haksız herkesi mezheplerine göre tasnif edip ona göre muamele etmesi bu hassas kitle tarafından İran a artık farklı bir gözle bakılmasına sebep olmuştur. Ben öğrencilik yıllarımdan beri İstanbul Üniversitesi önünde Beyazıt Camii çıkışında gösteri yapan İslamcı kitleyi iyi tanıdığıma inanıyorum.

Şu an aynı şekilde Kasım Süleymani’nin cenazesini gıyabında kılacaklarına ( bir tanesinin bile ) inanmıyorum...

Belki Caferi azınlık vatandaşlarımız müdavim oldukları Camilerde kılarlar.

Ama Beyazıt ta veya benzeri bir Selatin camiinde (Fatih, Sultanahmet vs ) bırakın gıyabında cenaze kılınmasını maalesef '' iyi oldu bir Müslüman Katili öldü bize ne? '' diyorlar!

Benim böyle dememem ve ABD yi uluslararası hukuka aykırı işlediği bu cinayet sebebi ile kınamam neyi değiştirecek ki?

İran tüm Dünya Müslümanlarını özelde Türkiye de 1979 dan 2011 e kadar kendisini desteklemiş Türkiyeli bilhassa Sünni orjinli mütedeyyin Müslümanları bu hale nasıl getirdi?

İran neden artık Türkiyeli mütedeyyin kitle tarafından güvenilmez ve sinsi bulunuyor?

Bunun bir öz eleştirisini yapmalıdır kendileri.

İran artık İsnayi Aşere değil bir İslam Cumhuriyeti gibi davranmalıdır.

Haklının yanında olmalı ve Mazluma Dinini mezhebini sormamalıdır.

O zaman tekrar bilhassa Türkiye’de kaybettiği prestiji kazanır.

Bakın her türlü tepkiyi göze alarak kendisi çok koyu Sünni dindar bir Müslüman olduğu halde sayın Cumhurbaşkanımız hep şöyle hitap etmektedir İslam Dünyasına..

''Benim dinim Sünnilik dini değil, benim dinim Şii’lik dini de değil. Ben sadece Müslümanım dinim İslam, Kitabım Kuran '' demektedir.

İran’da sayın Cumhurbaşkanımızın bu üslubunu kullanmalı ve tüm İslam Dünyasını kucaklamalıdır...

Mustafa Albayrak / Müzakerat. com

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.