• BIST 116.575
  • Altın 390,722
  • Dolar 6,8493
  • Euro 7,7377
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C
  • Konya 26 °C
  • İzmir 34 °C

Mustafa Albayrak: "Hangi yüzle söylüyorsunuz, 15 Temmuz'da FETÖ kendi siyasi ayağına mı darbe yaptı?"

Mustafa Albayrak: "Hangi yüzle söylüyorsunuz, 15 Temmuz'da FETÖ kendi siyasi ayağına mı darbe yaptı?"
FETÖ’nün de kendisi gibi ihanet içerisinde olan bir Türkiye düşmanı olduğunu yeni öğrenmişti.Artık FETÖ’ye destek verebilirdi Kemal Kılıçdaroğlu ve verdi de!

FETÖ nün SİYASİ AYAĞI

 

CHP Genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu haftalık gurup toplantısında dikkatle dinledim..

Dinledikçe yorumlarımı yapma gereği duydum... Aynı kendisi gibi maddeler halinde sayıp tek tek manipülasyonlarını ve yalanlarını burada acizane çürüteceğim inşaAllah!

Sayın Kılıçdaroğlu “FETÖ nün elemanlarını devlet organlarına yerleştiren iradeye FETÖ nün siyasi ayağı denilir

GÜZEL!

O zaman askeriyeye 50 bin tane askeri taa öğrenciliğinden itibaren kim yerleştirdi?

Bunun muhatabı o dönemlerdeki 40 yıllık Genelkurmay Askeri Yetkilileridir...

Askeriyeye bırakın sivil iktidarın adam yerleştirilmesini; o yıllarda alnı secdeye giden tüm dindar askerler ordudan ihraç ediliyordu.

Bu çerçeve de Kemal beyin gündeme getirdiği 2004 yılındaki MGK kararlarına gelelim!

MGK da denmiş ki “Orduda veya devlette Fetullahçı bir yapılanma vardır” ve bu imzaya açılmış MGK da ve kabul edilmiş...

Müteakiben bununla alakalı hiç bir işlem yapılmamış ve siyasi iktidar yani Erdoğan suçluymuş!

Şimdi sayın Kemal Kılıçdaroğlu na sormak istiyorum;

Bu MGK da ki Orgeneral Şener Eruygur değil miydi sayın Erdoğan’a

“Karının başını aç” diye tehdit eden?

O günkü MGK da Erdoğan’ı ve çiçeği burnundaki Ak Partiyi “karılarının kızlarının başörtüsü sebebiyledarbe ile tehdit eden cuntacıların hazırladığı irtica raporuna mı itibar edecekti siyasi iktidar?

Kaldı ki Kemal bey sorabilir miyiz size;

Orduya Fetullahçı subayları 1986’dan beri alan ve onları koruyan ama gerçek samimi dindar askeri öğrencileri ise Ordudan atan Genelkurmay yetkililerinin yaptıklarından neden Ak Parti ve Erdoğan mesul oluyor?

O esnada ortada ne Ak Parti ne Erdoğan vardı?

Nasıl sorumlu tutarsınız askeriyedeki Fetöcülerden dolayı Ak Partiyi?

Yine sayın Kılıçdaroğlu diyor ki “FETÖ en güçlü dönemini Ak Parti zamanında yaşadı

El hak bu doğrudur...

Neden doğru?

Çünkü 1968’lerden itibaren CHP, Adalet Partisi ve ANAP zamanlarında doğmuş büyümüş gelişmiş hareket tabii ki belli süre sonra olgunlaşacaktı…

1986 da Harp okuluna giren ve 15 Temmuz 2016 da kanlı askeri darbe teşebbüsünü gerçekleştiren subaylar büyüyüp gelişti ve Genelkurmay’daki terfi heyetleri tarafından 2010 lu yıllarda General olmuşlardı...

Buda Ak Parti dönemine denk gelmiştir!

Peki bundan nasıl Ak Parti mesul olur?

50 yıllık bir hareketten 10 yıllık bir siyasi parti nasıl sorumlu oluyor?

(2013’de patladı cerahat çünkü…) Ve Fetullahçı hareket Devlet tarafından 2013 sonunda “FETÖ”, yani suç örgütü ilan edildi...

Hem suç örgütü olmadan ve OHAL de olmadan kimi nasıl memuriyetten hatta askeriyeden atacaktınız?

Siz ki sayın Kemal Kılıçdaroğlu;

FETÖ ile mücadeleye onların medya banka ve okullarının önlerine gidip, göğsünüzü siper ederek mani olmaya kalkmış bir parti olarak bunu hangi yüzle söyleyebiliyorsunuz?

Diyelim ki sayın Kılıçdaroğlu’nun tüm hezeyanları ve palavraları bir an için doğrudur kabul edelim…

(Böyle bir şey yani “doğru” ile Kemal beyi yan yana getirmek pek mümkün değil de) Diyelim ki öyle...

Sayın Cumhurbaşkanımız Kemal beyin dediği meczup ifade ile “FETÖ’nün siyasi ayağı”, onu da kabul edelim!

15 Temmuz’da kendi siyasi ayağına karşı mı darbe yapmıştır?

Marmaris de otelde istirahat halindeki Türk Devlet Başkanına FETÖ’nün silahlı timleri-F 16’larla suikast yapıp çoluğu çocuğu torunu torbası ile yok etmek için kendi siyasi ayağını mı bombalamıştır?

Öyle mi Sayın Kılıçdaroğlu?

Peki bunu da geçtik?

Bu darbeye teşebbüs eden FETÖ’nün silahlı timleri, tankları, suikast ekipleri 15 Temmuz gecesi sayın Cumhurbaşkanımızı öldürmek veya esir almak üzere Atatürk Havalimanında beklerken yine oraya Ankara’dan gelen bir siyasi parti başkanına selam çakarak yol verdiler!

Sayın Erdoğan öldürülmek üzere CIA-ABD işbirlikçisi yerli üniformalı katillerce beklenirken hangi siyasi partinin onurdan nasip alamamış başkanı elini kolunu sallayarak ve darbecilerce selam çakılarak Tankların arasından sıvıştırılmıştı?

Kim bu FETÖ’nün kolladığı ve bir belediye başkanının evinde kırmızı kravatı ile Televizyon başında çay içerek DARBENİN BAŞARILI OLMASI için sabahı bekleyen onur yoksunu siyasi parti genel başkanı?

Yani FETÖ’nün suikastla kurşunladığı adam “FETÖ’nün siyasi ayağı” olacak ama FETÖ’nün selam durup tankları önünden geri çekip yol verdiği onur yoksunu ise masum demokrat bir siyasi parti başkanı olacak öyle mi?

Bunu da o parti gurubunun iki ayaklı canlıları yerlerinden kalkıp alkışlayacaklar gurup toplantısında?

Hah…

Vay iki ayaklı canlılar vay!

O kasetle gelen çoban o iki ayaklı canlılar sürüsünü daha çok otlatır!

Gelelim HSYK (bugünkü adı ile HSK)’ya sızan “160 Fetullahçı hakim-savcı” meselesine?

Evet, Kemal bey haklıdır...

2010 12 Eylül referandumunda “evet” çıkınca Sayın Kadir Özbek’in başkanı olduğu HSYK yönetimi komple istifa etmiş ve yerlerine sonradan Fetullahçı olduklarını öğrendiğimiz yeni hakim ve savcılar yerleşmişti.

Hatta bu durum dönemin Başbakanı sayın Erdoğan’ın da dikkatini çekmiş ve dönemin Adalet Bakanından -Sadullah Ergin-den izahat istemiştir.

Ama Başbakanın bağımsız yargıda seçimler sonucu oluşan HSYK yönetimine müdahale etme yetkisi yok ki?

Buna karşılık ne yapabilirdi ki mevcut yasalar gereğince?

Hatta hiç unutmam o zamanlar sağ olan CHP Tunceli milletvekili Kamer Genç yargı ve HSYK için “Dedeler gitti İmamlar geldi” demişti…

Yani Seyfi Oktay ve Mehmet Moğultay zamanında yerleştirilen yargıdaki örgütlü güç gitmiş Fetllahçılar dolmuştu.

Bizim gibi saflarda darbeci yargı gitti diye seviniyorduk.

Meğerse “yağmurdan kaçarken doluya tutulmuşuz

Neyse mevzumuza gelelim.

Sayın Kılıçdaroğlu bu 160 hakim ve savcıya tepki verdi mi militan diye?

El Hak verdi!

Pekala Kemal bey 17-25 Aralık'ta Yargı ve Emniyet susturuculu darbeye FETÖ tarafından teşebbüs edildiğinde ne yapmıştı?

HSYK'daki bu 160 Fetllahçı militanın görevlendirdiği Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Aktaş denen şeref yoksunu FETÖ’cü Savcılar, Sayın Erdoğan’ın ve ailesinin harîm-i ismetlerine tasallut ederken;

Sahte tapelerle seçilmiş iktidarı devirmeye çalışırken sayın Kılıçdaroğlu ne yapıyordu?

Ben söyleyeyim mi;

Kemal bey o tarihten sadece bir kaç gün önce FETÖ’nün Pensilvanya-New York-Washington DC’deki örgüt yöneticileri ile kahvaltı yapıyordu.

İspat mı istiyorsunuz?

Hay Hay; Buyurun; İşte fotoğrafı…

siyasi-ayak.jpg

Bu resmin çekildiği tarih Kasım 2013’tür...

Yani 17-25 Aralık FETÖ yargı darbe teşebbüsünün hemen arafesinde…

Suç örgütü yöneticileri “kasetle iş başına getirdikleri” Kemal beye Aralık ayında ne yapması gerektiğinin yol haritasını çıkarıyorlardı!

Yani FETÖ’den sufle alıyordu Kemal bey!

Öyle ya!

Sayın Kılıçdaroğlu 160 hakim ve savcının Fetullahçı olduğunu biliyordu da ABD’deki örgüt yöneticilerini mi tanımıyordu?

Onlarla ne adına görüşüyordu?

Darbeyi onlarla veya o zamanki ABD Ankara büyükelçisi Ricardione ile planlamıyorsa şayet?

Bir açıklama istesek?

Peki başka ne yapıyordu sayın Kılıçdaroğlu?

FETÖ’nün tamamen yasa dışı ve montajlanmış illegal tapelerini Mecliste gurup toplantısında mikrofona verip dünyaya dinletiyordu.

Yani FETÖ’ye yardım ve yataklık ediyordu!

Başka ne yapıyordu Kemal bey?

Yine FETÖ’nün yargıdaki Savcıları olan Ö. Şişman ve H. Celepoğlu gibi şu an cezaevinde ağır hapse mahkûm olmuş suçlu FETÖ örgüt üyelerince MİT Tırları çevirilip TC’nin HARÎM-İ İSMETİNE girildiğinde ”Türkiye teröristlere silah gönderiyor” diye ülkesini dünyaya gammazlıyordu!

Peki Sayın Kılıçdaroğlu madem FETÖ’nün ne olduğunu biliyordu ve hükümeti defalarca uyarmıştı?

Bu MİT tırlarını çeviren terörist savcıların da Fetullahçı olduğunu ya da en azından o “160 hakim ve savcı tarafından” özel vazifelendirilmiş olduğunu bilmiyor muydu?

Ya da CHP’liler bilmiyor muydu?

El Hak; tabii ki biliyordu… Kemal bey baştan beri her şeyi biliyordu…

Pekala neden daha evvel 160 hakim ve savcıya karşı çıkan KK şimdi onların karar ve tasarruflarını hem de illegal olarak müdafaa ediyordu?

Onu da söyleyelim;

Kendisini kasetle CHP’nin başına getiren iradenin aynı zaman da FETÖ’nün de patronu olduğunu ve aynı yere hizmet etmeleri gerektiğini 2013’de söylendi Kemal beye…

Yani, FETÖ’nün de kendisi gibi ihanet içerisinde olan bir Türkiye düşmanı olduğunu yeni öğrenmişti.

Artık FETÖ’ye destek verebilirdi Kemal Kılıçdaroğlu ve verdi de!

Peki bu kadar mı?

Tabii ki hayır!

Sayın Kılıçdaroğlu FETÖ’nün hain bir örgüt olduğunu öğrendikten sonra ki destekleri artarak devam etti!

FETÖ’ye neden engel olunmadığı ile alakalı bugün hükümete ve sayın Cumhurbaşkanımıza sözüm ona eleştiri getiren Kemal bey bu hususta da samimi olmayı bırakın bizzat Fetullahçılarla işbirliği içinde ve birlikte hareket etmiştir.

Misal 2014 Temmuz’undan itibaren Emniyette ve Yargı da Fetullahçı teröristlere karşı yapılan her operasyona bizzat ya kendisi ya da Mahmut Tanal, Eren Erdem, Sezgin Tanrıkulu, Barış Yarkadaş gibi vekillerince karşı çıkmış ve FETÖ’cü olduğu için sorgulanan tüm teröristlere tıpkı PKK vd. terör örgütlerine olduğu gibi destek vermişlerdir.

Yine 30 Mart 2014 seçimlerinde de eski İzmir milletvekilleri sayın Birgül Ayman Güler’in basın toplantısında söylediği gibi o günkü adı ile “cemaat”,

bugünkü adı ile FETULLAHÇI SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ olan yapılanma ile aşikar işbirliği yapmışlardır.

Bunu açığa çıkardığı için başta sayın Birgül Ayman Güler olmak üzere Emine Ülker Tarhan, Süheyl Batum, Yılmaz Ateş, Yıldıray Sapan gibi milli ve Atatürkçü milletvekilleri ihraç edilmiştir...

Yani Ak Partililerin ya da başka siyasilerin söylemesine gerek olmadan CHP’nin milletvekilleri bile Kemal bey ve “yeni CHP” yönetimlerinin FETÖ ile işbirliği yapıp, meşru seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve dönemin Başbakanı sayın Erdoğan’ı devirmeye teşebbüs ettiklerini söylemişlerdir!

Bununla ilgili onlarca CHP’li vekilin yüzlerce açıklaması internette vardır ve ufak bir arama ile kendi ağızlarından itiraflarını ve Kemal beyle yönetici arkadaşlarının ihanetlerini canlı seyredip okuyabilirsiniz!

CHP 2010 Mayıs ayında Okyanus ötesinden uğradığı operasyonla zaten 1947 sonrası girdiği Atlantik çizgisinden (Ecevit ve zaman zaman Baykal’ın zikzaklar çizmesi hariç) artık tamamen ve hiç çıkmamacasına Amerikancı -Natocu bir raya girmişti...

Bu bizzat CHP’liler tarafından da itiraf edilmektedir..

Onur Öymen gibi Atatürkçüler dahi bu duruma isyan edip partiden uzaklaşmışlardır.

CHP artık bırakın Atatürk'ün partisi olmayı sıradan bir orta ölçekli siyasi parti dahi olmaktan çıkıp PKK-FETÖ-DHKP-C gibi marjinal terör örgütlerinin partneri ve sözcüsü olmuştur.

Bunlara ilaveten Kemal beyin danışmanlarının şu an da FETÖ’den hapiste olduğunu da yazmıyoruz…

Yani CHP ve Genel Başkanı her bakımdan FETÖ ile işbirliği ve dava-yol arkadaşlığı yapmaktadır.

Yoksa Erdoğan’a kurşun sıkan darbeciler neden KK’ya yol verip selam dursunlar!

Alın size, “FETÖ’nün siyasi ayağı…”

Mustafa Albayrak / Müzakerat.com

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.