• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 21 °C
  • Konya 21 °C
  • İzmir 24 °C

Mümtaz ne demek istedi?.

Faruk   Selim
İşte bunlar, daha dün "Genelkurmay lağvedilsin" diye yüksekten yüksekten atıp tutuyorlardı! Şimdi, sıranın kendisine geldiğini anlayınca; "Muhalefet seçimlerin meşruiyetini tartışmalı" diye, mezarlıktan geçerken ıslık çalıyor! Buraya kadar düştüler!

 

mumtaz-ne-demek-istedi.jpg

MÜMTAZ NE DEMEK İSTEDİ?

Faruk Selim

Mümtaz, seçim sonuçlarını beğenmemiş…

Muhalefet atağa kalksın!” diyor…

Atağa kalksın ve;

Kedi desin, trafo desin, “yezid” deseni, “tiran” desin diyor…

7 Haziran öncesi denenmiş bütün yöntemlerin, 1 Kasım’dan sonra da denenmesini istiyor:

 “Muhalefet atağa geçsin ve seçimlerden hemen sonra bir “meşruiyet” tartışması başlatsın!” diyor.

Niye?..

Bilmiyorum…

Mümtaz böyle istiyor…

Muhalefetin görevi buymuş!

“Aydın Doğan, “Milli iradeye saygılıyız!” demesin diyor…

7 Haziran öncesi yapılan “operasyonları” hatırladığımızda;

Bunun bir “temenni” olmanın ötesinde çok daha “derin” kuyruk acıları taşıdığını tahmin edebiliriz…

1 Kasım öncesi yapılan “işbirliği-ittifak”ları göz önüne aldığımızda;

Bu çağrının da çok farklı bir “anlamı” olabileceğini düşünüyor insan ister istemez!

Yoksa; Bütün dünyanın gözü önünde, gayet şeffaf, demokratik, açık bir seçimin sonuçları için, “niye meşruiyet tartışması atağına” davet etsin  Mümtaz?..

Üstelik;

Seçim sonuçlarını “saygıyla” karşılayan, “mili iradeye saygı duyduğunu” beyan eden, Ana muhalefet, yavru muhalefet, medya muhalefeti, iş dünyası muhalefeti; “bükemediğin bileği öpeceksin” pozisyonu almışken?..

Mümtaz’ın bu çağrısı ne anlama geliyor?..

1 Kasım sonrası “bozulan ittifakların” doğurduğu bir korkunun ürünü mü?..

Yoksa Mümtaz’ın, millet dışında “bel bağladığı”, umutlandığı, duyumlar aldığı yerler mi var?..

Pensilvanya ile “özel bağlantıları” mı var?.

Yoksa, yoksa, bu adam “demokrat” filân değil de diktatör mü?..

Mesele, sadece:

Yok arkadaş ben bu sonuçları beğenmiyorum” demekten ibaret olsa, tabii ki hiçbir sorun yok!

Beğenmeyebilir; bu onun “en demokratik” hakkıdır!

Eğer demokratik ve insan haklarına saygısı olmayan, “saygısız bir sistemle”, mesela diktatörlükle yönetilen bir ülkede yaşıyor olsaydık;

Seçim sonuçlarını beğenmeyenlerin kafasını beyzbol sopasıyla kırmak gerekebilirdi; tabii ki Mümtaz’ın da!

Ama şu ân “demokrasi” var…

Şahsen ben, “demokrat” olmamama rağmen, demokrasilerde tepe tepe kullanabildiğim en temel insan hakkı ve özgürlüğü olarak “beğenmeme hakkı”nı görüyorum…

Bol bol da kullanıyorum.

Kimsenin de bir şey dediği yok!

Bu yüzden de mesele sadece “beğenmeme hakkı”nı kullanmak şeklinde, “sade bir demokratik tepki” ile sınırlı kalsa eminim ki Mümtaz’a da kimse bir şey demez!

Neyse…

Mümtaz, seçim sonuçlarını beğenmediği gibi;

Muhalefetin “muhalefetini” de beğenmemiş!

Yüzde 49.5’luk bir sayısal üstünlük karşısında, seçimi kaybederek, muhalefette kalmaya devam eden muhalefetin ilk yapması gereken;

Muhalefetin ilk atağı, seçimden sonra bir meşruiyet tartışması başlatmak olmalıydı.

Böyle diyor Mümtaz!.

Demek ki; “seçimlerin meşruiyetine” de inanmıyor Mümtaz!.

(Bu cümle onun, ağzından çıkanı kulağının duymadığı varsayımıyla değerlendirilebilecek bir cümle olmaktan çok uzak, zira Mümtaz, bu cümleyi, adına “yazı-makale” dedikleri ve gazete kağıdına basılan şeyin başına “spot” olarak yerleştirmiş….)

Muhalefet böyle bir atağa girişmediğine göre, demek ki böyle bir “meşruiyet sorunu” görmüyor.

(Muhalefet; Laik ve Kemalist bir kimlik taşıdığını iddia eden CHP… Milliyetçi bir kimlik taşıdığını söyleyen MHP… Kürtçü ve bölücü olduğunu açıklayan HDP’den oluşuyor…)

Şimdi bu şerefsiz ve kimliksiz Mümtaz;

Her biri farklı bir kimliğe sahip, bu “muhalefet”tenhangi kimlikle böyle bir şey isteyebiliyor?

Şaşırdınız değil mi?..

Yazısının başlığı;

“Memlekete hem medya, hem de muhalefet lazım!

Ama “İktidar” lâzım değil?..

Zaten “medya ve muhalefet” olduktan sonra, “iktidara” ne gerek var, Mümtaz, Zaman’ın köşesinden idare eder memleketi, değil mi ama?..

Mümtaz, “hukuku” de beğenmiyor…

Milli iradeye saygılıyız” diyen Aydın Doğan’ı da beğenmiyor…

Son zamanlarda –nedense dikkatimi çekti- gazete köşesindeki resmini değiştirmiş, “profil resmi”ni; o da Can Dündar gibi, burnunu havaya kaldırık bir resim koymuş!

Ya kardeşim, tamam da niye burnunu havaya kaldırıyorsun?.

 

-II-

Mümtaz “yazı” diye yazdığı o şeye;

Politik psikolojinin dünyaca tanınan otoritesi Vamık Volkan, 1 Kasım sonuçlarını “görünmeyen düşmanlara karşı halktaki muazzam korku” ile açıklıyor.”

Diye başlıyor…

Tabi konuya vakıf olanlar anlamışlardır;

Şu “korktukları için seçtiler” yalan propagandasının kaynağını…

Politik psikolojinin dünyaca tanının otoritesi” dediği kişi, İsrail’e köpeklik eden aşağılık bir dönme, Ahmet Necdet Sezer’in danışmanıydı, İsrail’e, “Filistinli Müslümanların şehadet saldırılarını nasıl önleyebilecekleri” konusunda danışmanlık yapıyor, Filistinli esirler üzerinde deneyler gerçekleştiriyordu. Sonra da “intihar saldırılarını” getirip “cinselliğe” bağlıyordu.

Böylesine aşağılık bir İslâm düşmanı…

Mümtaz o kadar değildir!” diyenler çıkacaktır tabii ki!..

Mümtaz’ın Fetullah’la, Fetullah’ın Vamık’la, Vamık’ın İsrail’le ilişkilerine dair bizim de “politik psikloji” dışı tesbitlerimiz;  Ama yeri burası değil.

Şimdilik;

Korktukları için Ak Parti’ye oy verdiler” palavrasını dünyaya-İsaril’e- ve Türkiye’deki malûm kesimlere servis edenin “politik psikoloji” şeysinin kim olduğunu öğrenmiş oldunuz!

Hülâsa;

Böyle bir sonuç karşısında;

“Muhalefet, seçimlerin meşruiyeti tartışması başlatsın!” diye “ağlamak”;

Haysiyetli bir “muhalifin” yapacağı bir şey değildir!

Dürüst bir “demokratın” yapacağı bir şey değildir!

Onurlu bir yazarın yapabileceği bir “yalvarı” değildir!

Olsa olsa; bir zamanlar ;

Genelkurmay lağvedilsin!” diye döktüren bu “zübükzâde”nin ne kadar “zavallı” duruma düştüğünün göstergesidir!

mumtaz-ic-resim.jpg

"Muhalefetin ilk atağı, seçimden sonra bir meşruiyet tartışması başlatmak olmalıydı"mış...

Niye?.

Sen kıçı kurtarasın diye mi?..

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.