• BIST 1.331
  • Altın 460,017
  • Dolar 7,7608
  • Euro 9,4277
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 8 °C
  • Konya 6 °C
  • İzmir 9 °C

Kutuplaşma nereye kadar?

Kutuplaşma nereye kadar?
Etyen Mahcupyan, "duygu siyaseti" başlıklı bu yazısında Erdoğan karşıtlığı ve AK Parti`nin politikalarını eleştirirken kullanılan kutuplaşmacı üslubu medya üzerinden değerlendirirken dramatik teşhislerde bulunuyor. İşte o yazı...

 

Etyen Mahcupyan, "duygu siyaseti" başlıklı bu yazısında Erdoğan karşıtlığı ve AK Parti'nin politikalarını eleştirirken kullanılan kutuplaşmacı üslubu medya üzerinden değerlendirirken dramatik teşhislerde bulunuyor. İşte o yazı...

 

ETYEN MAHÇUPYAN

 

 

Bu işlev siyasetçinin dışında ama ona paralel çalışan bir başka alana gönderme yapar. Medyaya? Siyasi kavgayı ayakta tutup cazip kılacak, bu çatışmanın ?hayati? öneme sahipmiş gibi sunulmasını sağlayacak olan odur. Dolayısıyla gazete ve televizyonların okunma ve izlenme oranları, bunların toplumsal kesimler arasında dağılımı kutuplaşma tartışması açısından da önemli ipuçları sağlar. Eğer siyasette gözüken çatışmanın benzeri toplumsal alanda da mevcutsa, bunun farklı taraftaki medya organlarının performansına yansıması beklenir. Doğal olarak her kesimin gündemi takip etme alışkanlıkları birbirine benzemeyebilir. Ama en azından şu beklentiye sahip olabiliriz: Eğer kutuplaşma toplumsal zemin bulmuşsa, çatışmanın tarafı olan medya organlarının okunma ve izlenme oranlarının eskiye nazaran daha yüksek olması gerekir.     
Böyle bakıldığında Türkiye medyası ilginç bir ?asimetri? ortaya koyuyor. Laik ve muhafazakâr hassasiyetlerin taşıyıcısı olarak kabaca iki grupta topladığımızda, laik medyanın toplam pastanın hem yayın organı hem de tiraj ve reyting olarak dörtte üçünü oluşturduğunu görüyoruz. Karşı tarafta ise sadece bu küçük alana sıkışmakla kalmayıp, son beş yılda izlenme açısından da iyice küçülen muhafazakâr medya bulunuyor. Düşünün ki bu durum oyların iktidarla muhalefet arasında neredeyse tam olarak ikiye bölündüğü bir ülkede yaşanmakta?  Demek ki son dönemin siyasi çatışma ortamı esas olarak laik medyaya yaramış. Belki toplamda okunma ve izlenme rakamları yükselmemiş ama toplamdan aldıkları pay ezici bir orana gelmiş. 
Eğer medyanın toplumsal kaygı ve beklentileri yansıtmak, onlara hitap etmek ve tercüman olmak açısından gerçek bir işlev gördüğünü düşünüyorsanız, bu tablonun açık bir anlamı bulunuyor: Kutuplaşma atmosferi esas olarak laik hassasiyeti taşıyan, daha siyasi bir dille AKP karşıtı olarak konumlanan toplumsal kesimlerin bakış ve duruşunu yansıtıyor. Onlar ?kendi? medyalarında duymak istediklerini duyabiliyor, duygularını soğutabiliyor ya da aksine bu duyguların kabarması yoluyla kendilerini siyasileştirebiliyorlar. Buna karşılık muhafazakâar hassasiyete sahip kesimler, kendilerine belirli bir siyasi kavga dozunu her gün aşılamaya çalışan ?kendi? medyalarından giderek uzaklaşıyorlar. Bunu tek tek yayın organlarının performansından da takip etmek mümkün. 
Sonuçta AKP?nin iktidar olmasının ve kutuplaşma atmosferi altında siyasetin ortadan ikiye bölünecek şekilde ayrışmasının topluma aynen yansımadığını anlıyoruz. Kutuplaşma kendisini bir ?kutup? olarak hisseden kesimlerin enerjisi üzerinden yükseliyor. Mesele Erdoğan?ın üslubu veya söylemi değil. Bunun birçokları için ?tahrik edici? olduğu belli ama asıl kritik unsur buna verilen tepkinin niteliği. Erdoğan?ın dili ne gerekli ne de yeterli koşul. Ortada AKP iktidarından ve onun ima etiği gelecekten rahatsız olan, bu rahatsızlığı ontolojik bir kaygıyla birleştiren ve tepkisini öfke ve aşağılamayla dışa boşaltmak isteyen geniş bir kitle var. Bunlar doğrudan Erdoğan?ın karşı kutbu olarak yaşıyorlar? Dolayısıyla da giderek hastalanıyorlar. Çünkü herhangi birinin davranışını kendine referans alarak buradan duygu siyaseti üretmenin kişiye pek yararı olduğu söylenemez. Ayrıca eğer karşı olduğunuz kişi oyların yarısını alıyor ve bunu büyütme istidadı gösteriyorsa, söz konusu duygu siyasetinin herhangi bir siyasi sonucu da olmaz. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.