• BIST 1.061
  • Altın 477,157
  • Dolar 7,2075
  • Euro 8,4903
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 31 °C
  • Konya 31 °C
  • İzmir 32 °C

Kurtuluş Tayiz: Türk milletinin tarih bilincini dünle sınırlamaya çalıştılar!

Kurtuluş Tayiz: Türk milletinin tarih bilincini dünle sınırlamaya çalıştılar!
Tarihimizi, Cumhuriyet ile sınırlayan anlayış aslında devlete çabuk bir son biçmek isteyen Batı sisteminin uzantısında gelişen anlayış ve yapılardır.

Malazgirt rahatsızlığı

Akademide, medyada, siyaset dünyasında bazı çevreler, tarihimizi son bir asır ile (Cumhuriyetin kuruluşuyla) sınırlama eğiliminde. Bu yüzden Malazgirt zaferinin yıldönümü etkinliklerine de tepki duyuyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise tarih meselesinde bin yıl öncesinin Malazgirt’ine kadar gitmeyi tercih ediyor. En eskiye gitmenin şüphesiz bir anlamı var; bu, devletin varlığına, milletin geleceğine daha uzun bir ömür biçmek demek.

Son yüz yılda üzeri özellikle kapatılmaya, unutturulmaya çalışılsa da Türk devletinin bu topraklardaki varlığı bin yıl öncesine uzanıyor.

Tarihimizi, Cumhuriyet ile sınırlayan anlayış aslında devlete çabuk bir son biçmek isteyen Batı sisteminin uzantısında gelişen anlayış ve yapılardır. 1. Dünya Harbi, Osmanlı’yı parçalamak ve Türkleri tarih sahnesinden silmek için çıkarıldı. Batı, bu hedefinden şu ana kadar bir an bile vazgeçmedi. Bu amaca ulaşmak için de sadece bir yüz yıla daha ihtiyaç duydular.

Yıllarca etkisi altında olduğumuz -radyasyona maruz kalmak gibi bir şey bu- resmi tarih görüşü, aslında Türk devletini ve milletini zorla balık hafızalı kılma programının bir parçasıydı. Türk milletinin tarih bilincini dünle sınırlamaya çalıştılar. “Modern Türkiye” tarihi, milleti geçmişinden uzak tutmak için yazıldı. Köklerini unutturabilmek için milletin kafasına her gün yeni bir zırva sokmaya çalıştılar.

Fakat devletin asıl sahipleri iktidarı tekrar ele geçirince, yani millet kendi devletine sahip çıkınca tarih konusunda da bir aydınlanma yaşandı. Bu “aydınlanma” için bir milat belirlenecek olursa, bu “15 Temmuz” tarihi olabilir. 15 Temmuz hain darbe girişimiyle Batı, bin yıl sonra Anadolu’ya yeniden girmeyi denedi. Tıpkı yakın zamanda Suriye ve Irak’a girdikleri gibi. Başkentimizi bombaladılar, tanklarla, toplarla, savaş uçaklarıyla milletimizi katlettiler. Bu işgal oyununda FETÖ ve PKK taşeron olarak kullanıldı. Devleti içeriden çökertecek, iç savaş çıkartacak ve bu coğrafyanın kapılarını Batılılara ardına kadar açacaklardı.

Ne var ki başarılı olamadılar, daha doğrusu millet bu hain güçlere başarı fırsatı tanımadı. Malazgirt zaferi dolayısıyla bahsettiğimiz işte o en eskiye gitmenin önemi burada yine ortaya çıkıyor. Bin yıldır bu toprakları vatan tutmuş bir milleti buradan söküp atmak kolay değil. 15 Temmuz akşamı millet devlete ve vatanına tekrar sahip çıktı.

Devletin ve milletin tarihini son yüz yıl ile sınırlayanların bu hain darbenin karşısında durmak bir yana işgal girişimine payanda oldukları görüldü. Türk devletinin tarihini daha dünkü bir hadiseymiş gibi gösterip okutursanız olacağı budur; o vatandaş ne darbeye direnebilir, ne vatanına sahip çıkabilir. Ülkesini önüne gelen ilk hain gruba, örgüte teslim eder.

Ne var ki tarih, nesillere sadece kitaplarla aktarılmaz; tarih, bir milletin mevcudiyetinde yaşar. Bu gerçeği 15 Temmuz gecesi yaşayarak görmedik mi? Millet, 15 Temmuz akşamı düşmana geçit vermeyerek Anadolu’yu yeniden Türklerin yurdu kılmadı mı?

Kurtuluş Tayiz-Akşam

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.