12304
  • BIST 97.726
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C
  • Konya 19 °C
  • İzmir 18 °C

Kimin Hayat Tarzına Saldırı Var?

Kimin Hayat Tarzına Saldırı Var?
Kendilerine “Batıcı azgın azınlık” ismini lâyık gördüğümüz bu güruhun, son dört senedir, “Türküyle, Kürdüyle müslüman Anadolu halkına” karşı beslediği kini her fırsatta kustuğunu görmekteyiz.

Kimin Hayat Tarzına Saldırı Var? 

Yılbaşı gecesi, İstanbul’un önde gelen eğlence merkezlerinden “Reina” da gerçekleştirilen ve 49 kişinin öldürüldüğü silahlı terör saldırısıyla beraber, ülkemiz sosyal medyasında 3 -4 yıldır sürekli karşılaştığımız bir güruh yine peydahlandı.

Kendilerine “Batıcı azgın azınlık”  ismini lâyık gördüğümüz bu güruhun, son dört senedir, “Türküyle, Kürdüyle müslüman Anadolu halkına” karşı beslediği kini her fırsatta kustuğunu görmekteyiz. Görünürde C. Başkanı Erdoğan ve AK Parit iktidarı çerçevesinde yaşanan kimi olumsuzluklara muhalefet havası vermeye çalışsalar da,  bu maskenin arkasına saklansalar da, aslında Erdoğan’ın üzerinden, onun temsil ettiği mânâya “İslam-millet-millî devlet ve ümmet” e olan gizli kinlerini açığa çıkardıklarını görmekteyiz. Erdoğan’a, temsil ettiği mânâ yüzünden duydukları ve  artık tedavi edilemez,  patololijk bir hâl  almış bu azınlığın bu sınırsız nefret-öfke hâli, Türkiye’yi Batı hesabına işgal ettirmenin, parçalamanın entstrümanı veya  Batı adına bir vekalet hükümetinin iş başına geçmesi için elverişli bir alet vazifesi görmektedir.

90 Yıldır Batı desteğiyle ve millete rağmen devleti elegeçirerek, iktidarını korumuş olan bu azgın azınlık, milletin  hasretle beklediği ve Menderes- ( 28 Şubat ihanetini saymazsak, arada  Demirel) Özal-Erbakan çizgisindeki milli lider-devlet adamlarının devamı niteliğindeki Erdoğan idaresini  çökertmek için yapmayacağı şeytanlık bırakmıyor. ) 90 yıldır, milletin tepesinde boza pişiren, inançlarını hakaret ederek, yasaklayan, hayat tarzını baskıyla, kendilireninki gibi Batıcı hayat tarzına dönüştürmeye çalışan bu azgın azınlığın, yeni stratejisi, mağdur  ve mazlum görünerek, bu baskıyı aynen devam ettirmek olmuştur.

2007’den beri, Erdoğan ve milletin geri atmayarak, darbeler  ve baskılara direnmesi neticesi, eskisi gibi  doğrudan baskıyla milletin şuurlanmasını, maddi, manevî değerlerini korumasını engelleyemeyeceklerini görenler, bu sefer sinsi bir tavırla, Batı’ya dönerek “Türkiye’de müslümanlar bize baskı yapıyor, hayat tarzımızı  kısıtlıyor, özgürlüğümüzü ve hayatımızı tehdit ediyorlar” yalan propagandasına başladılar.

İlk önce “seküler ve millet düşmanı Batıcı sosyologlarla, naif  bir şekilde işlenen “mahalle baskısı”kavramıyla ortaya çıktılar. Bundaki gayeleri; güya biz Anadolu esmerleri, bu Batıcı beyazlara, mahalle baskısı uyguluyormuşuz, onların hayat tarzını kısıtlıyor muşuz, onların hayatını tehdit ediyor muşuz.”  Algısı oluşturmaktı.  Oysa  bunu söyledikleri dönemde, daha üniversitelerde başörtüsü sorunu tamamen halledilmemişti. Bir çok üniversitedeki, Batıcı-baskıcı öğretim kadrosu, başörtülü öğrencileri, derslerden atıyor, tutanak tutuyorlardı. Düşünebiliyor musunuz, bir yandan bütün bunları yapıyorlar ve diğer yandan da, “imdaat! müslümanlar, bize baskı yapıyor!” Diye avaz avaz bağırıyorlardı.  Ak Parti’ye bir kapatma davası açtılar. Neyden, güya irticanın merkezi olduğu için! Yani dediler ki, sen misin esmer Anadolu halkın iktidara taşıyan! Al sana ceza! Ama o dönem için,  küresel dengeler neticesi, AB ve ABD’deki desteklerini kaybedip, bugünkü kadar destek göremedikleri için, Ak Parti kıl payı kapatılmaktan kurtuldu.

Daha sonra AK Parti Türkiye’yi PKK’ya satıyor dediler, ama 7 yıl sonra kendileri, terörist  PKK ile müttefik oldular. Buradaki maksat, Ak partinin, kangren haline gelmiş-Kürd-G.Doğu meselesini, PKK’nın ve küresel çetelerin elinden almaktı, nitekim, 7 yıl sonra da olsa bu başarıldı. Bu Batıcı  azgın azgınlığın nefret ettiği en büyük kitle, müslüman Kürd halkıydı aynı zamanda. Bütün dertleri, nefret ettikleri Müslüman Türk-Kürd, esmer Anadolu’nun iktidarı elegeçirmesini, yani devletlerini yeniden millileştirmesini önlemekti. Tabii, bunu Batı hesabına yapıyorlardı aynı zamanda, çünkü kendilerini Batı’nın buradaki vekilleri olarak görmekteydiler.

Bu millete o kadar nefret ve kin dolular ki, kendi yaptıkları Anayasa ve yasaların ırzına geçme pahasına, yeter ki, milletin bir yetkiyi, bir hakkını kullanmasını engelleyebilsinler.

2013 Gezi,  FETÖ’cü 17-25 Aralık darbe girişimleri ve 15 Temmuz işgal girişimlerini var güçleriyle desteklediler. Ama bu girişimler her seferinde halktan tokat yiyince, halka olan öfkeleri iyice kabardı.

Bu azgın azınlık, her şirret gösterisinde bulunduğunda, hep “hayat tarzımıza saldırıyorlar, özgürlüğümüzü  kısıtlıyorlar” yalan propagandasını tekrar etmekten çekinmedi. Bugün de öyle. Ellerine geçen her fırsatta, Müslüman Anadolu ahalisine çemkiren bu Batıcı azgın azınlık,  Allah korusun iktidarın bir köşesine yerleşmeleri halinde, inanın milletimizi kan gölünde boğar, hem de hiç acımadan.

Burada, birilerinin hayat tarzına bir  baskı ve saldırı varsa, evet “o, biz esmer, müslüman Anadolu ahalisinin hayat tarzına bir saldırı vardır” bu böyle biline!

Fazıl Duygun-Bölgepostası

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.