• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • Konya 12 °C
  • İzmir 19 °C

Kapak öyle yapılmaz, böyle yapılır!

Şükrü  Sak
Nerden başladık, nereye, nasıl geldik? Okuyucularımızla kısa bir hasbihâl...

 

10571.jpg

 

Editörden…

Nabız haber yaklaşık olarak iki senedir yayında…

Deneme yayınları kısmını saymazsak, 2015’in başında itibaren yayındayız… 

Henüz iki senemiz dolmadı

Buna rağmen, yıllardır yayın yapan –kendi kulvarındaki- birçok siteyi sollayarak medya alanında önemli bir konuma geldi.

 

Okuyucuya teşekkür…

Okuyucularımıza, takipçilerimize, sosyal medyadaki paylaşımcılarımıza, katkı ve destek sunan herkese teşekkür ediyoruz.

Kendi alanında söz sahibi ve söyleyecek sözü olan bir çok aydın ve yazar, sosyal medyada hem bizi takip ederek, hem haberlerimizi, yorumlarımızı, makalelerimizi paylaşarak bize destek oldular. Onlara ayrıca teşekkür ediyoruz.

Kendi “liginde” bu kadar kısa sürede bu kadar hızlı ilerleyen Nabız Haber, bu süreçte çok önemli bir fonksiyon üstlendi.

İlkeli, tutarlı ve sadece gerçekleri-doğruları esas alan yayın politikası, bizi çok kısa sürede medya alanında çok ileri noktalara taşıdı.

Nabız Haber’in çok kısa sürede, büyük bir yükseliş grafiği çizerek bu noktaya gelmesinde elbette çok büyük bir gayret, büyük fedakârlıklar, büyük bir emek ve çaba var…

 

Ticari bir amacımız yok…

Böyle bir amacımız hiç olmadı. Çünkü ticari bir kurum değiliz.

Ticari bir amacımız olmadığı için (reyting) kaygımız olmadı, reyting kaygımız olmadığı için, sosyal medyada bu amaçla yapılan bayağılıklarla, basitliklerle, toplumu aptallaştıran “haber dili”yle hiç işimiz olmadı. Okuyucumuz bunu fark ettiği için de gerçek anlamda destek oldu, Türkiye’nin nabzını buradan tuttu.

 İslamî temelde, kendi dünya görüşümüze nisbetle, kendi ilklerimizle hareket ettik. Bu kısa süreçte, ismi ve cismi ile “yok hükmünde olan” bazılarına, ismi, cismi, fikri ile görünebilmesi, varolabilmesi için sunduğumuz bu imkân, yüzüne sigara dumanı üflenmiş kedi ile sigara dumanı arasındaki malûm ilişki gibi, “kaçkınlıklara” ve ilk fırsatta bize sırt dönülmesine vesile oldu.

İsmi, cismi, fikri ile, “var olmasına-görünmesine” imkân sunduğumuz bu çapsızların, ideolojik aidiyetsizlik-kimliksizlik sorunları olduğunu da bu vesile ile öğrenmiş olduk! İlk fırsatta “pır pır”…

Bunun dışında şunu da not etmemiz gerek;

Bu süreç boyunca “kardeş” bildiklerimizin, en ufak bir desteğini ve katkısını görmedik. (Destek verenleri biliyoruz, tabii ki onlar hariç.) Ama hiç bilmediğimiz ve bize gerçek bir kardeşlik şuuruyla katkı sunanları tanıma fırsatımız oldu. Onlar hem “sosyal medyanın” gücünün farkında, hem de bu güce, gayet örgütlü ve düzenli, güç katmanın zevkini ve keyfini yaşattılar. Onlara ayrıca teşekkür ediyoruz.

(“Kardeş” bildiklerimizin, “katkı ve desteği” derken, bu; bir ‘tık’tan ibaret bir şeydi; sosyal medyada tanıtma, duyurma, beğenme, paylaşma anlamında. Düşünün ki onu bile “esirgediler”(!) muhterem(!) ve “mübarek”(!) sanal alem kahramanları(!)… -Hani, “İdeolocya’da geçen, “en küçük çaplarda bile doğru tavır alma” meselesi var ya, bunun dibine(!) vurdu adamlar, inanılmaz bir “deha”(!) sergilediler.- Bunu da bize bu anlamda destek olmuş okuyucularımızla paylaşmış olalım…)

Bu arada, bazı kesimlerde kıskançlık ve hased doğurması da bunun açık isbatı oldu. Sosyal medyada, “bık bık, bık bık” ederken, konuşmayı bizden öğrendikten sonra, ilk icraatı(!) bize “konuşma öğretmeye”(!) yeltenen salaklıklar da oldu! Tabii sonra; “vınnn!”

Bazı taklitçilere de bir şeyler öğrettik diyeceğiz ama, aptallıktaki sınırsız kapasite, öğrenmeye engel olduğu için onlar sadece taklit kısmında kaldılar.

İnsan hangi iş üzerinde olursa olsun; yaptığı işin “niçin?”ini izah edebilmelidir…

Bu çok temel bir ilke…

Ne yaparsan yap, yaptığın işi “niçin yaptığını?”, başkasına değilse bile “kendine” izahını yapabilmelisin! Başkasına izâh sonraki iş…

(Bütün varlığını, “Türk varlığı” yerine,  sosyal medyaya adamış, bunun için deli danalar gibi tırmalayan,gerçek hayatta ise bir “hiç” olmayı başarmış(!) zavallılıklara hiç girmiyorum…)

 

"Haber ajansı gibisiniz. Neden?"

Amacın ne, maksadın ne, ne yapmak istiyorsun, nereye varmaya çalışıyorsun?..

Ticaret mi yapacaksın, siyaset mi güdeceksin, şöhret peşinde misin, ruh hastası mısın, “haberci” misin, haberciysen niye habercisin, haberci değilsen niye “haber”le uğraşıyorsun vesair…

kantarci-twit-001.jpg

Şehid Halil Kantarcı; Sosyal medyada olup da bu tür “anlamlandırmakta zorlandığımız” durumu gösteren, çok sade bir cümle ile şöyle sormuştu;

Haber ajansı gibisiniz. Neden?

(İşi bu olan birkaç kişi istisna)”

(Muhtemelen, onun da arkadaş listesinde, bu tür “davranış bozuklukları” sergileyenler vardı ve o yüzden bunu sormuştu…)

Görüldüğü gibi gayet sade bir soru;

“Haber ajansı gibisiniz. Neden?”

Altına da parantez içinde, “İşi bu olan birkaç kişi istisna” diye not düşmüştü…

Halil Kantarcı’nın sözünün aynısını aynıyla tekrarlayıp, bu faslı kapatalım…

“Haber ajansı gibisiniz. Neden?”

*

Kısaca çok esaslı bir niyetle yola çıkan Nabız Haber; Sosyal medyada, güçlü, etkili bir yayın organı olma, kendi inancı doğrultusunda, fikir ve düşüncelerimizi paylaşma, yayma, güç toplama, dayanışma ve ideolojik-siyasi yetkinliği olan bir “kadro-ekip” olma noktasında halis bir gayret içinde oldu… Böyle bir “ekip-kadro” bütünlüğü içinde, çevreye açılma ve “temel hedefler” doğrultusunda yeni ilişkiler geliştirme, diyalog zeminleri oluşturma…

Bütün bu niyetin içinde mündemiç olan da; “İdeolojinin gayeleri” doğrultusunda kurumlaşma!

İçli dışlı, daha ziyade “içten” gelen bir iki, “kıçla baş arasında orantısız bir oynaklık”, önemli ölçüdemotivasyon kırıcı olsa da bunlar Nabız Haber’in markalaşmasını, gücünü ve etkisini azaltmadı.

 

Bugün geldiğimiz nokta bunun açık isbatı!

(Bu arada yaşamakta olduğumuz süreç, en ufak bir şekilde “laga luga”ya hayat hakkı tanımayan bir süreçti… Anadolu şahlanınca, Anadolu insanının ve Müslümanların sırtına kene gibi yapışmış dincilerin bir çoğu “ezildiler”

Birçokları, kendi “iddialarının” altında ezildiler…

Büyük büyük lafları, -tükür yala- alışkanlığında yuttular!

Süreç; Onların palavracı-kolpacı olduğunu, İslâm ve vatan diye bir dertlerinin olmadığını çok net bir şekilde ortaya çıkardı!

Böyle bir süreçte “hiçbir varlık gösteremeyen”lerin sahte cilası döküldü ve dökülen cilanın altından ortaya çıkan çirkinlik ve çirkef hiçbir midenin kaldıramayacağı cinstendi!

Fark edenler bunları da fark ettiler!

Özellikle 15 Temmuz!

Neydi o öyle değil mi?..

Bir çok “Erdoğan muhalifi”(!)nin dili götüne kaçtı!

Halkımız bunu da gördü… (Gerçi şimdi yine başladılar, özellikle twitterda “katil Erdoğan” tagları açmaya, ilk şoku atlatıp asıllarına –vatan ve millet düşmanlığına- dönmeye…)

 

“Gücü etkisinde…”

Birçok medya kuruluşunun kendini tarif sadedinde kullandığı bu kalıbı Nabız Haber içinde rahatlıkla söyleyebiliriz…

Başkalarının on beş yirmi kişi ile ve ciddi dayanışmalarla ulaştığı başarıya Nabız Haber tek başına ve bayağılıkları da tepeleyerek ulaştı…

400 bine kadar ulaşan okunma sayıları…

50 bini aşan günlük tekil giriş sayıları…

Bu alanda bunlar çok ciddi rakamlar… Bazıları yıllardır profesyonel yayın yapan büyük medya kuruluşlarının, haber sitelerinin bile ulaşamadığı rakamlar…

Sosyal medyada, 3 bini geçen okuyucu paylaşımları, yukarıda söylediklerimizin somut kanıtları…

Kısa zamanda gerçekleşen bu başarının arkasında gerçek bir heyecan ve profesyonellik var tabii ki… Büyük bir çaba, emek ve gayret var…

Yukarıda;

“İlkeli, tutarlı ve sadece gerçekleri-doğruları esas alan yayın politikası, bizi çok kısa sürede medya alanında çok ileri noktalara taşıdı.” Demiştik…

O zaman, iddiamızın isbatı hâlinde, rakamlar konuşsun…

İşte Nabız Haber’in -sadece son bir ay içindeki- yayınları ile ilgili bazı rakamlar:

Sosyal medya paylaşımları, paylaşım göstergeleri

ucbin-yirmi-paylasim-001.jpg

3 bin 26 paylaşım

650-paylasim.jpgdortyuz-otuz-alti-paylasim.jpguzyuz-on-yedi-paylasim.jpgikiyuz-otuz-uc-paylasim.jpg

ikiyuz-yirmi-paylasim.jpg

Bu paylaşım oranları okuyucularımızın Nabız Haber'e olan ilgisini ve Nabız Haber'in etkisini ve gücünü gösteriyor...

Aşağıda da, son bir ayın en çok okunan haberlerinden bir kaç örnek sunuyoruz... 

fazil-dortyuz-bin.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

420.000. Dörtyüz yirmi bin

 

yuzkirkbesbin.jpg

 

145181 (Yüzkırbeşbin )

 

seksen-bin-seksen-alti.jpg

 

(80086 (Seksenbin seksenaltı)

 

kirkbin.jpg

 

Kırkbin... (40.000)

 

otuziki-bin.jpg

 

32 Bin (Otuziki bin)

 

yirmi-bir-bin.jpg

 

21 bin (Yirmibir bin...)

 

Bu haber toplam 2438 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.