• BIST 1.331
  • Altın 461,300
  • Dolar 7,8023
  • Euro 9,4809
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C
  • Konya 4 °C
  • İzmir 13 °C

Kamalak?ın ?saadeti? kimin elinde?

Kamalak?ın ?saadeti? kimin elinde?
"28 Şubat" sürecinde rahmetli Erbakan`a, "beceremedin bırak git!" diyen bir "yapıya" bu kadar "sempati" beslemenizin "özel bir sebebi"(?) var mı?.. İnsanlar bunu merak ediyor da!

 

Kamalak?ın ?saadeti? kimin elinde?

Sungur Suat

 

Hürriyet?ten Ahmet Hakan?a konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Hakan?ın yönelttiği "CEMAAT" meselesine nasıl bakıyorsunuz?" şeklindeki soruya şöyle cevap verdi:

?Katillerin bile kendini savunma hakkı var. Sen 30 bin insanı katletti diye suçladığın Apo'yla diyalog kuruyorsun ama düne kadar iktidarını paylaştığın bir yapıyı bugün "düşman" kategorisine sokuyorsun. Bu olmaz. Suçlu varsa devlet bunları yakalayıp sorguya çekmeli. Bir camiayı, bir kitleyi toptan suçlayamazsın.?

İkinci soru daha ciddiydi;

 

?Devletin içinde yapılanmış, devlet hiyerarşisinin dışında bir yapıdan emir alan bir oluşum tehlikesinden söz ediliyor. Bu ciddi bir tehlike değil mi??

 

Cevabı en az ilki kadar yetersiz ve ciddiyetsizdi:


?Benim elimde belgeler yok. Böyle bir durum varsa... Elbette bu suç oluşturur. Ama böyle bir yapıyla 12 yıl iktidarda kalan kimselerin de iktidar etme hakkı olamaz. Devlet kuşatılacak, kanser gibi sarılacak, sen ancak, kirli durumun ortaya çıkarıldığında ayağa kalkacaksın. 17-25 Aralık olmasaydı Paralel'den söz edecekler miydi? Ben böyle söylediğim için "Kamalak Paralelci" diyecekler. Hayır, biz haktan, hukuktan, adaletten yanayız.?

 

Şimdi Kamalak'ın değerlendirmesini kısaca değerlendirmeye çalışalım... 

Cemaatle PKK?nın ilk farkı, ikincisinin lideri Öcalan?ın yıllardır Türkiye?de olmasıdır.

Buna rağmen terör yıllarca ülkeyi maddi-manevi kayıplarıyla kasıp kavurmuş, devlet terörle kuşatılmıştır.

"Cemaat"in lideri ise ABD-İsrail'in kullanımındadır ve bunu bilen Ankara?nın Waşington?la ilişkisi eskisi gibi yürümemektedir ve kolay kolay da yürmeyecektir.

30 bin insanın katiliyle oturur konuşursun... en sonunda yaşayacak bir toprağın olur. Kavganın sonunda iş, insan gibi yaşamaya varır.

Ancak toprağını yabancının işgaline ?içeriden kapıyı açan? ajan bir yapılanma varsa bunun telafisi imkânsızdır.

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacağı gibi, eskinin en kötüsünü arayacağın, vatanının, dininin, imanının, şahsiyetinin, ahlakının dibini dinamitleyen bir yapı sözkonusu olunca iyi bir gelecek hayalin olsa bile susacak, hayal kuramayacak, hatta yabancı adına hayal kuracak kadar kayıp bir ömür geçirecektin.

Bu yapı sana bunu dayatacak kadar Allahsız ve ahlaksız bir zihniyete sahip bir yapı çünkü?

Ve sandığınız gibi ?toptan suçlama? yok sayın Kamalak? Öyle olsa binlerce takipçisi, bağlısı, maaşlısı, işbirlikçisi, hatta AK Parti içinde de gününü gün edeni olan bir yapıya toptancı bir yaklaşım istesen de gösteremeyecek şartlardasınız... Toplu suça teşvik eden ve son derece örgütlü çalışan yasadışı bir yapı olmasına rağmen son derece toleranslı bir vasatta ağzına ve aklına geleni istediğine söyleyen, daha önce olmadığı kadar serbest konuşan, hatta o kadar serbest ki, "Çağlayan baskını" sonrası saçmalayacak, terörü aklayacak kadar abes konuşan bir vasatta teneffüs ediyorlar, görmüyor musunuz?

?Belgeler yok? diyorsunuz ancak, ?var? diyenin belgesini hemen hergün basından, resmi kanallardan okuyup dinliyorsunuz. Afedersiniz Sayın Kamalak; yoksa sizin algılama veya duyu organı probleminiz mi var? Yoksa belgeyi görene, kabul edene, okuyana ve anlatana ?aptal? mı demek istiyorsunuz?

Neyin peşindesiniz?

Oy mu yoksa?.. Madem ?hasbi?siniz hasbi söyleyin?

Belge kabul edilmesi için illa "elinizde" belge mi olması gerekir?

İsteyin, gidin, sorun, görün, alın, okuyun inanmıyorsanız?

Siz bu ülkede yaşamıyor musunuz?

Bahsi geçen yapının hayatını etkilemediği kimse kaldı mı, var mı?

?Kandırılmış saf?ların yerinde siz olsaydınız; şu konuştuklarınıza bakılırsa, daha beter kandırılmış olacağınız açıkça görülüyor.

Çelişkidesiniz; üstelik FETÖ?yü doğrulayan, belgelendiğini kabul eden bir çelişkidesiniz?

?Devleti kanser saracak, 12 yıl susacak, 17-25 Aralık olmasa?? diyorsunuz?

Kendiniz ifade ediyorsunuz?

Sarılmış, susturulmuş, kuşatılmış bir yapının bütün olumsuzluklara rağmen kuşatanın-saldıranın-kanser gibi saranın elini öpmediği, boyun eğmediği için bugün bu durumda olmasına ülkeniz adına sevinmeli, olan oldu, daha beteri olur; yatak odama kadar fişlenir, bir FETÖ memuru gibi siyasi hayatımı Pensilvanya?ya ömür boyu borçlu geçirir, rehin kalırdım? demeli ve derhal ajan yapılanmayla mücadeleye girmelisiniz.

Hoşlanmadığınız bir adamın, hiç hoşlanmayacağınız birçok risk ve tehlikeyi aldığının farkında değil misiniz?

Siz nasıl ve ne tür bir siyasetçisiniz?

Şayet hakkında delil, belge görmediğiniz yapının bürokrasisi bugün tam anlamıyla hükmediyor olsaydı; bugünkü gibi, Doğan medyasını bırakın, hiçbir yerde böyle rahat konuşamaz, yazamaz, ettiğiniz lafın önünü arkasını ?üstelik hasbi değil, hesabi biçimde!- tartıp öyle konuşurdunuz.

Şimdi bana şunu söyleyin Sayın Kamalak?

Ne farkınız kaldı Ahmet Altan ateistinden, ?elimde belge yok? şeklinde bir ifadeyi kullanarak?

 

Ve bana şu sorunun cevabını "hasbice" veriniz?

Hakikaten "saadet"iniz kimin elinde?

Bu arada, "28 Şubat" sürecinde rahmetli Erbakan'a, "beceremedin bırak git!" diyen bir "yapıya" bu kadar "sempati" beslemenizin "özel bir sebebi"(?) var mı?.. İnsanlar bunu merak ediyor da!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.