• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 21 °C
  • Konya 21 °C
  • İzmir 24 °C

İZDÜŞÜMÜ

M. Tahir Başarıcı
Biraz yaprak dökümü havasında esinti veren kelimenin, hadiselerin ve bıraktığı etki ve izlerinin görüldüğü bir alanda işaretlenmesi gayesiyle, İZ DÜŞÜ…

 

 

İZDÜŞÜMÜ

M. Tahir Başarıcı

 

İz, ize dair, izden, izci, izdeki işaret, izler, izinden, izin gölgesi, izsiz, izin düştüğü yer, ize düşen, izdeki işaretler, izsiz, bendeki iz, iz düşü, izde uyandıran his, izi anlamak, izi görmek, aslın etki ettiği alan, asıla dair, aslın gölgesi,aslın etkisindeki alan. Asıl olmayan, fakat asıla dair, asıl´ın etki alanının dışındaki alan, asıldan anlam oluşturan alan, asıla dair iz, asıla dair bir gölge.

   İşte tüm bu anlamların kuşatıldığı çerçeveyi çizmek isterken, bu kelimelerin içinde anlaşabilmesini sağlayan, hadiselere dair izdüşümü diye adlandıracağım bir yazının oluşturulması düşüncesiyle yazıyorum. Terminolojideki manaya dair anlamları muhafaza eden ve anlayışı kendi manamızın dışına çıkmadan, şekillendiren bir terminoloji içinde olması gayretiyle yazdım; İZDÜŞÜMÜ…

    Biraz yaprak dökümü havasında esinti veren kelimenin, hadiselerin ve bıraktığı etki ve izlerinin görüldüğü bir alanda işaretlenmesi gayesiyle, İZ DÜŞÜ…

   Hayatın gerçeğini anlamada, hadiselerin izinden giderken, bırakılan izleri takip ederek ASIL´a ulaşma gayretiyle, asılı bilme ve görebilme gayreti.

   Bir izci hassasiyetiyle inceleme ve anlama gayretiyle, yazma hassasiyetini birleştirmek.

*

   Bu mana etrafında "Kitleler" üzerine yapılan değerlendirmeleri beraberinde ele almak istiyorum.

"Şimdiye kadar eski medeniyetlerin büyük çapta tahrip edilişi, kitlelerin en açık rolünü teşkil etmiştir. Tarih gösteriyor ki, cemiyetin demir zırhı mesabesinde olan manevi ve ahlaki kuvvetler, tesirlerini kaybettikleri vakit, büyük bir isabetle kendilerine barbar denilen bu şuursuz ve hayvani kalabalıkların eliyle o cemiyetin nihai tasfiye muamelesi yapılır. Medeniyetler şimdiye kadar küçük bir fikir aristokrasisi tarafından meydana getirilmiş ve idare olunmuştur. Asla kitleler tarafından değil. Kalabalıklar yalnız yıkıcı kuvvete sahiptirler. Bunların üstünlüğü ve hakimiyetleri her vakit bir kargaşalık ve düzensizlik ifade eder. Bir medeniyetin sabit kaideleri, bir disiplini olması icabeder. Bir medeniyet , insiyakların hakimiyetinden, aklın hakimiyeti devrine geçiş, geleceği önceden görmek ve yüksek bir irfan ve kültür  seviyesinde bulunmak gibi, kendi kendilerine terk edilmiş olan kitlelerin asla erişemeyeceği şartları gerektirir. Tamamiyle tahrip edici olan kudretleriyle kitleler, zayıf düşmüş vücutların yahut cesetlerin çürümesini hızlandıran mikroplar gibi tesir ederler. Bir medeniyetin yapısı çürüyünce, kitleler onun yıkılmasını çabuklaştırırlar. İşte bu zamanda onların rolleri meydana çıkar. Bir süre için adedin, kemmiyetin kör kuvveti tarihin biricik felsefesi haline gelir."(1)

 

   Meydanlara çıkanlar, protestolar, seçimler, siyasi argümanlar, siyasal partilerin genel, bölgesel, yada ideolojik tavırları. Kitlelerin etki altına alınmak istenmesi ve bu istek sahiplerinin beklentileri.Kitlelere sunulanlar ve kitlelerden bekledikleri. Cevap ortada, Tamamen iktidar amaçlı. İktidarı ele geçirme gayretleri.

  Bu etki alanının içinde hedef; ´Kitleler´

   "...Kendilerinden pek çok bahsolunan bu kitleleri çok az tanıyoruz. Mütehassıs profesyonel psikoloji alimlerimiz onlardan uzaklarda yaşadıkları icin, onları hiç bir vakit tanımamışlar, yalnız işleyebilecekleri cinayetler dolayısıyla onlarla meşgul olmuşlardır. Şüphesiz ki, cani kitleler olabilir, ama ayrıca da faziletli kitleler, kahraman kitleler ve daha başka çeşit kalabalıklar da vardır. Kalabalıkların cinayetleri onların psikolojisinin hususi bir halidir ve onların ruhi tesekkülatını tanıtmaz. Nasıl ki bir ferdin sadece kötü hareketlerini ve kusurlarını bilmiş olmakla onun psişik yapısını öğrenmiş olmayız."(2)

    "Bir çok fertlerin tesadüfen yan yana bulunması keyfiyeti, kendilerine organize olmuş bir kalabalığın karakterini vermez. Belli bir maksatları olmaksızın umumi bir meydanda toplanmış binlerce kişi, asla bir psikolojik kitle teşkil etmez. Kitle haline gelebilmek için bazı uyarıcı (tenbih edici) tesirlerin bulunması lazımdır..(3)

*

   " Bu halde bir kitleye mensub olması yüzünden insan, medeniyet merdiveninden bir çok basamak aşagı iner. Yalnız bulunduğu zaman terbiyeli, münevver bir kimse idi, kitle halinde ise insiyaklarıyle hareket eden bir mahluk, yani bir vahşidir. İptidai bir adamın tav´iyetine (kendiliğinden davranısına=spontanätä), şiddetine, merhametsizliğine, heyecanlarına ve kahramanlarına maliktir. Kelimelerle, tasvirlerle kolay müteessir olmak, en açık menfaatlerini ayak altına alabilecek fiillere sürüklenebilmek cihetleriyle de, kitleye mensup olan fertler iptidai insanlara yaklaşırlar. Kitle içindeki fert, rüzgarın istediği gibi kaldırdığı kum taneleri arasında, bir tek kum tanesidir.(4)

* (1),(2),(3),(4) Kitleler Psikolojisi, Gustave le bon...Shf.24-25-30-38

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.