• BIST 95.953
  • Altın 238,819
  • Dolar 5,8268
  • Euro 6,5545
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 12 °C
  • Konya 12 °C
  • İzmir 19 °C

Hilal Kaplan: "İftiralarınız karşısında susmayacağım!"

Hilal Kaplan: "İftiralarınız karşısında susmayacağım!"
Hilal Kaplan, yine FETÖ'cülerin ve kendilerinin "pelikan" isimli sevimli bir kuş tarafından "mağdur" edildiğini düşünen "Hocacı" trollerin hedefinde!

nabiz-haber-ozel-yeni-180.png

 

 

Kaplan: "İftiralarınız karşısında susmayacağım!"

 

Sabah Gazetesi yazarı Hilal Kaplan yine FETÖ'cülerin ve kendilerinin "pelikan" isimli sevimli bir kuş tarafından "mağdur" edildiklerini düşünen "Hocacı" trollerin hedefinde!

"Hocacı" bu mağdurlar Hilal Kaplan'ı "FETÖ'cü" olmakla ve FETÖ'cü olduğu ortaya çıkan bir şirkete "danışmanlık" yapmakla suçladılar!

Bu ithamlara, sosyal medya hesabından cevap veren Kaplan, bunların iftira olduğunu belirterek; "İftiralarınız karşısında susmayacağım!" dedi

Kaplan kendisine iftira atanlara şöyle seslendi:

İftirayı atanlar,sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur. Bunu kendiniz için şer saymayın, aksine bu hakkınızda hayırlıdır Onların her biri işlediği günahı yüklenecektir.İçlerinden günahın büyüğünü üstlenen içinse büyük bir azap vardır

İftiralarınızla susmayacağım!

FETÖ'cüler ve kendilerini pelikan isimli sevimli kuşun "mağdur" ettiğini düşünen "Hocacı" trollerin hedefinde

 

Hilal Kaplan, FETÖ'cüler ve kendilerin pelikan isimli sevimli kuşun "mağdur" ettiğini düşünen "Hocacı" troller tarafından, ModaNisa isimli, sonradan FETÖ'cü olduğu ortaya çıkan bir firmanın "danışmanı" olduğu iftirasını ortaya attılar... Hocacı troller "kuyruk acısıyla" FETÖ'cüler, fırsat bu fırsat diyerek Hilal Kaplan'ı hedef aldılar. 

Kendisini "Hocası"nı, pelikan isimli sevimli kuşun "mağdur" ettiğini düşünen troller sosyal medyadan iftiraya başlayınca, FETÖ'cü "Boydak"lar da, bu iftiraları rt'lediler! Böylece Hocacı troller ile FETÖ dayanaşması da ilk defa bu şekilde su yüzüne çıkmış oldu!

"Boydak"ların FETÖ ile ilişkisi malûm; Sülalenin yarısı FETÖ'den tutuklu yargılanırken, diğer yarısı da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldılar! 

 

Hilal Kaplan hakkındaki iftiralara şöyle cevap verdi:

 

Sosyal medya hesabından, hakkındaki iftiralara cevab veren Hilal Kaplan;

"Ben 15 Temmuz gecesi durduğum yerdeyim.
Siz ‘güvenli evlerine’ kapanan hocanızın peşinde.
Çok zorlamayın, bu fark kapanmaz!"

Dedi.

Söz konusu iftiralarla ilgili detaylı bir açıklama da paylaşan Kaplan, şunları söyledi;

"Bir gün sosyal medyada karşıma tesettür giyim reklamı yapan bir ‘fenomen’ çıktı. Önden saçları görünen, boynu açık ve kulaklarından küpeler sarkan bu görüntü karşısında müteessir oldum ve “Başörtülü ablalardan türbanlı fenomenlere” başlıklı bir yazı yazdım. Yazım beni umutlandıracak ölçüde geniş bir olumlu geri dönüşe vesile oldu.

Ardından bu giyim tarzını benimseyen fenomenlerin Modanisa reklamında da yer alacağına dair bir video ile karşılaştım. Bunun üzerine bu firmayı da tenkit ettim; kurumsal hesaplarına söz konusu fenomenlerin tarzının tesettür anlayışına uygun olmadığını belirten bir mesaj attım. Telefonda görüştükten sonra firmadan temsilciler yüz yüze de görüşmek istediklerini söylediler.

Üç yıl önce hakkında –zamanında benim de şüphe duyduğum-bazı iddialar olan bu firma, bütün ithamlardan aklandığı ve hatta iddialar soruşturma aşamasına bile gelemeyecek kadar zayıf çıktığı için yüz yüze görüşmede hiçbir beis görmedim. Firma temsilcileri beni ofisimde ziyaret ettiler ve istişare yaptık.

Ben de açıklıkla fikrimi söyledim. Başörtüsüyle birlikte sunulacak kıyafetlerde el, ayak ve yüz hariç tesettürün sınırlarına riayet edilmesi gerektiğini, onların rol model teşkil ettiğini, bu sınırları muhafaza eden bir giyim tarzının yansıtılmasının, İslam dünyasında Türkiye’nin tekabül ettiği ağırlığa daha uygun olacağını belirttim.

Bu görüşümün de etkisiyle çalışacakları kişilerin sözleşmelerine böyle bir madde ekleneceğini belirttiler. Ayrıca benden sadece eleştiriyle yetinmememi, bunun yerine İslamın ve cemiyetimizin ruhuna ve tesettür anlayışına uygun çizgiyi muhafazada tavsiyede bulunmamı da talep ettiler. Bendeniz de bundan memnuniyet duydum ve davet ettikleri bir istişare toplantılarına katıldım.

Orada, İslâmî camiadan birçok işadamının “bizim kesim internet kullanmayı bilmez” diyerek yüz çevirdiği on yıl önce, hanımların tesettür kıyafete erişimi noktasında sıfırdan nasıl bir mücadeleye başladıklarını dinledim.

Ancak yaptıkları işin basit bir kıyafet satışından öte dinî bir hassasiyete de tekabül ettiği için bu yükü taşıma noktasında istişareye verdikleri önemin de farkına vardım. Tesettürü sekülerleşmenin etkisinden muhafaza ederek gelecek nesillere taşımanın isteseler de istemeseler de vazifelerinden biri olduğunu ifade ettim. Diğer katılımcılar da bu yorumlarıma şahittir. Yapıcı ve verimli bir sohbetten sonra da ayrıldım. Ayrıca bendenize, tesettürlü modellerin tesettür sınırlarına riayet edecek şekilde giydirileceklerini tekrar ifade ettiler. Bu da ayrıca memnun etti.

İnternet sitelerine ismimin veya resmimin konacağından ve resmî bir vazifem varmış gibi yansıtılacağından haberim yoktu. Kendileriyle aramda hiçbir sözleşme, maddi ilişki vb. de olmamıştır. Bu hususta iftira atan herkese dava açıp hukuki yollardan haklarımı arayacağım.

Yıllardır tesettürün içinin boşaltılmasına karşı yazılar kaleme alan biri olarak görüşlerimi pratiğe de yansıtabileceğim bir alan bulduğum için mutluyum. İstanbul’u tesettür giyimin başkenti yapma amacıyla gerçekleştirilecek ve tesettür giyimin dinî sınırlar çerçevesinde tercih edilmesini teşvik edecek uluslararası organizasyonların da her daim destekçisi olacağım inşallah.

aciklama-bir.jpgaciklama-dort.jpg

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.