• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 5 °C
  • Konya 10 °C
  • İzmir 17 °C

"Hacı, o nasıl kıvırma la öyle?"

Faruk   Selim
Ben tam Mustafa?ya, bu ?sanatından? dolayı, ?Helal olsun valla!? diyecektim? ?Kıvırması, yönetmenliğinden daha kaliteli? diye takdirlerimi belirtecektim ki?

?Hacı, o nasıl bir kıvırma la öyle??

Faruk Selim

Hem valla hem billa, adamın savunmasını okuyunca, gayr-i ihtiyari böyle mırıldanmışım?

Beni böylesine ?şok? bir tepkiye zorlayan şey:

Mustafa Altıoklar?ın ?savunması? oldu?

Altıoklar;

?Başbakan?a hakaret suçundan? yargılanıyor?

Normalde, klasik, ?küfür, hakaret? davalarında, adamlar kendilerini savunurken;

?Onu demek istemedim, maksadını aştı, yanlış anlaşıldım? falan filân diye kendilerini savunup, cezadan yırtamaya çalışırlar?

Mustafa?nın öyle bir şey yapma şansı yok; Adam televizyonda söylemiş:

Kayıtlı yani?

(Burada parantez içinde şunu da belirtelim; Normal şartlarda kendi âlemlerinde, sazda, cazda, pavyonda, barda yaşayıp giden bu tür ?sanatçı?(!)lar, ortam biraz ?politikleşince?, ne kadar ?apolitik? bir hayat sürdüklerini unutup, biraz da ?reklam? ve ?suratlarını gösterme? hevesiyle, birden müthiş derecede ?politkleşiyor?(!)lar? (Bunlardan bizim içimizde de var) Adamlar, ne kadar apolitik olduğuna bakmadan, en olmadık zamanda, en olmadık yerde ortaya fırlayıp, 40 yıldır politikanın göbeğindeymiş gibi ?yardırıyor?, sonra da kayboluyorlar, ara ki bulasın, ?anlık da olsa şöhret şöhrettir? diye düşünüyorlardır muhtemelen. Bunun örneklerini ?Gezi?de, ?Berkin hadisesi?nde filan da gördük. Şarkıcı, türkücü, komedyen vesair; bir bakıyorsun; ?şarkı-türkü-komedi-tadında(!) politik konularda yardırıyorlar? Sonra, ?biz öyle demedik? falan filan?)

İşte Mustafa da malûm hayatı içinde; sazda, cazda, pavyonda barda, kendi ?yaşam biçimi? içinde yaşayıp gidiyor?

Yönetmen?.

Bende Ahmet Kekeç?ten öğrendim:

Hekimmiş aynı zamanda.

İşte bu Mustafa, geçen sene çıkmış Enver Aysever?in programına? ?Aykırı sorular?dı adı malûm? Mustafa, ?Bende aykırı olacağım? deyip, başlamış, o sırada Başbakan olan Erdoğan?a yardırmaya?

Ne mi demiş? Kekeç?in anlatımıyla,

?Kendi sesinden dinleyelim:

?Başbakan Erdoğan Gezi?de ben hata yaptım. Durun bakalım deseydi, kesinlikle şu anda yüzde 70-80 oy alırdı. Bir doktor olarak söylüyorum, Başbakan?da ?Narsistik Kişilik Bozukluğu? var. İstese de geri dönüş yapamaz. Kendisine rapor vermek lazım... 46 raporu...?

Eh, böyle olunca da konu yargıya taşınıyor. Yani Erdoğan, kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle, ?ünlü yönetmen? Mustafa Altıoklar hakkında dava açıyor.?

Buraya kadar her şey normal?

Başbakan?a hakaret etmişsin, o da sana dava açmış, gidecek hakimin karşısında savunmanı yapacaksın?

?Ünlü yönetmen? de olsan durum değişmiyor yani?

Ama yukarıda da söylediğim gibi, klasik küfür-hakaret davalarında söylenen o cümleler burada geçerli olmuyor, zira televizyonda söylenmiş her şey ve kayıtlı; yani ?inkâr? seçeneği tamamen kapalı?

Geriye kalıyor iki seçenek:

Ya adam gibi, ?evet yaptım, cezası neyse razıyım? diyeceksin, ya da ?kıvırtmayı? deneyeceksin!

O ?kıvırtma?yı tercih etmiş?

Meslekî yeteneğini kullanıyor:

 ?Film çeviriyor?, ama stüdyoda değil, hakimin karşısında?

Şu ?kısa filmi? de Kekeç?ten alıntılayalım:

Mustafa savunmasında:

?1984?ten bu yana doktor olarak Türkiye?nin değişik yerlerinde görev yaptığını, mesleğiyle ilgili ?hastalara? ve ?adli vakalara? teşhis koyduğunu, aynı zamanda ?bir senaryo yazarı ve yönetmeni olarak da karakter analizi yapabildiğini? söylüyor.

Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi önceki gün ilginç bir duruşmaya sahne oldu. ?Bir senaryo yazarı olarak karakter analizi yapabildiğini? söyleyen Mustafa Altıoklar, cezadan yırtmak için, dünya savunma tarihine geçecek şu ?manidar? ve ?kurnaz? savunmayı yaptı: ?Yüce mahkemenizin, hekim olan şahsımı, bu davayla suçlu bulması halinde tarihe geçeceğini düşünmekteyim. Şöyle ki; ?hakaret davası? olarak anılan bu davada, dava konusu olan bir hakaret söz konusu değildir. Çünkü ben bir teşbih yapmadım, teşhis koydum. Teşhis koyan bir hekimi yargılayan bu mahkeme, hakaret davasına baktığı için değil, teşhis koyan tıp bilimini yargıladığı için tarihe geçecektir.?

İşte bana yukardaki cümleyi söyleten bu:

?Hacı, o nasıl bir kıvırma la öyle!?

Ben tam Mustafa?ya, bu ?sanatından? dolayı,  ?Helal olsun valla!? diyecektim?

?Kıvırması, yönetmenliğinden daha kaliteli? diye takdirlerimi belirtecektim ki?

Cumhuriyet?in bu kıvırtma şaheserini:

?Mustafa Altıoklar?dan manifesto gibi savunma!? başlığı ile haber yaptığını görünce ikinci bir ?şok? daha yaşadım? Üst üste ?iki şok? bünyeme ağır geldiği için, Mustafa?ya takdirlerimi de iletemedim?

Adam, ?psikiyatr? değil ama, ?bilimsel teşhis? koymuş?

Ben de aslında baytarım Mustafa!.. İhtiyaç hâsıl olduğunda beklerim?

Ahandana senin gibileri görünce, gazeteci değil, ?baytar? olduğumu hatırlıyorum?

Bir de;

Şu devekuşu hikâyesi var:

Demişler, ?uç bakalım!?

?Yok? demiş, ?ben deveyim, uçamam??

?İyi o zaman, taşı şunları!? Yok demiş, ?ben kuşum, taşıyamam??

Şimdi, artistlik yapıp ?küfür ve hakaret? ediyorsun? ?Gel bakiiim buraya!? diye mahkeme çağırınca da, ?kıvırma sanatının incelikleri? üzerine seranad yapıyorsun, çok ayıp!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.