• BIST 98.312
  • Altın 229,102
  • Dolar 5,7905
  • Euro 6,7111
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 20 °C
  • Konya 18 °C
  • İzmir 20 °C

Gündemin Nabzı

Gündemin Nabzı
"Abartılı bir ezikliği" gösteren tavırlar... Tarih Muhasebesi, Yahudileri eleştirmenin suç sayıldığı bir toplumda "ifade özgürlüğü", "Bu adamın orda ne işi var?", "Bizim Çocuklar devri bitti, asıl "Batı cephesi"nde yeniliğe ihtiyaç var" başlıkları altında

Gündemin Nabzı

Şükrü Sak-Cumali Dalkılıç-

 

-Charlie Hebdo?nun Laiklikle alakalı açıklamasını vurgulamıştınız. Hebdo?nun insanımıza tepeden bakan tipik Batılı yaklaşımı? Kendi toplumunun sosyal ve siyasi şartlarını değerlendirmek gerekir oysa? Başkasının kutsalına bu derece saldırmakla bunu kendine hak olarak mı görüyor. Dergiye saldırının hemen öncesinde kışkırtıcı yayınlarını uzun bir süredir devam ettiriyordu. Saldırı beklemekten çok saldırtan bir tutumdayken saldırı olunca da insanların tepki vermesini bekleme arsızlığı?

?ABARTILI BİR ŞEKİLDE EZİK?

-Cumhuriyet de bu arsızlığa sahip çıktı. Cem Sancar?ın bunların ikiyüzlü yaklaşımını açığa çıkaran tespiti çok yerinde.  Evet bu saldırı Atatürk?e yapılsaydı binbir türlü kınar, aşağılarlardı. Kendi ilkelerini bile kolayca çiğneyebiliyorlar. Bir İngiliz kanalı derginin kapağını örterken, bunlar Batı?daki gibi Müslümanların sinir uçlarına küstahça dokunuşlarla, güya bir test peşindeler. Müslümanlara karşı peşin bir üstünlük duygusu içinde yaptıkları ?saygısızlığın? bedelinin ne olduğunu gördüler? Osmanlı için ?Hasta adam? sıfatını kullananlar, daha önce bu tür eylemlerde bulunanlar için meczup, deli gibi yaftalar kullanırlardı. Tam aksine bugün abartılı bir şekilde ezik?

-Bir diğer çelişki de şu? AB özel olarak çıkarılan bir kanunla yakın zamanda anti-semitizm?i suç sayan kanun teklifini kabul etti.

?YAHUDİLERİ ELEŞTİRMENİN SUÇ OLDUĞU BİR YERDE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN BAHSEDİLEMEZ!?

-Bunu ?ifade özgürlüğü? kapsamında nasıl değerlendireceğiz? Yahudilerin yapığı katliamları, soykırımları anlatamayacak mıyız mesela? Ben Yahudilerin dünyanın istediği bir noktasını yakıp yıkabileceğini bunu da İsrail?in güvenliği için yapabileceğini, dolayısıyla buna engel olunması gerektiğini söylemekten men edileceğim ve bu hukuk arayan tavrım ?ifade özgürlüğü? kapsamında değerlendirilmeyecek? ?Anti semitizm yapıyor? yapıyor diye, bir de ?suç? işlemiş olacağım?

-Evet, adamlar, ?Yahudiler şunları yaptı? demeyi ?antisemitizm-?suç? ilân edip yasaklıyorlar, bunun için kanun çıkarıyorlar, sonra da ?ifade özgürlüğü?nün vatanı da orası oluyor, buradaki ?İslâm düşmanları? da bunu ?ifade özgürlüğü? diye ?fırsata? çevirmeyi kerhanesine uygun buluyor? Yani, Yahudileri eleştirmenin suç olduğu bir yerde ?ifade özgürlüğü?nden de bahsedilemez!

-Özellikle kimi Müslüman aydın ve yazarlar bu hadise üzerinden, halkına aslında şunu dayatıyor; Müslümanlar tartışmalı kendi hallerini? Ne alâka?.. Peki bu ülkenin aydınları Müslümanların ?iyiliği emir ve kötülüğe mani olmak? noktasında, gerekeni gerektiği yerde yapmak hususunda ne düşünüyor? Buna cevap ver. Bak Fransız aydın yazdı; burada kendi kusurlarımızı görmeliyiz diye, bu eylemi yapanlar Fransız vatandaşı diye?

-Türkiye?deki aydın kesiminin önce kendi halkını tanıması lazım?

?TARİH MUHASEBESİ??

-Batı?yı ciddi anlamda eleştiriye tabi tutmuş Necip Fazıl, Salih Mirzabeyoğlu var önümüzde; en başta ve sistematik bir tutarlılık içinde, ?Batı?yı hesaba çekmiş, böyle bir muhasebe var?Bir ?Tarih muhasebesi? var? Buna ne diyorsun önce, değil mi?.. Yine bu eksende olmasa da ciddi olarak Batı?yı eleştiren Nurettin Topçu, Cemil Meriç, Sezai Karakoç gibi büyük insanlar var tarihimizde... Bunlar dışında insanımıza şahsiyetini temellendiren bir şuur aşılama noktasında çok az isim var. Batı kendisini insani değerlerin merkezi ve ?insan terbiyecisi? olarak görüyor, bunlar da oradan bakıyor.

?TÜRKİYE NEDEN BATI?YA MAHKUM OLSUN Kİ??

-Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Finansal Tımes adlı gazetede yer alan bir makale, ?Türkiye Batı?dan kopuyor mu?? sorusu ile birlikte Batı gündemine sürülmüştü. Tabii olarak Türkiye gündemine de.

-Şimdi ben Türkiye?nin Batı?dan kopmaya başladığını düşünüyorum. Fakat bu gazete mevzuyu bir fotoğraf üzerinden, bir fotoğrafı göstererek, onu delil yapmaya kalkmasını hayretle karşıladım. Ak Saray?da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas?ı karşılarken tarihteki 16 Türk devletinin üniformalı mensuplarının yer aldığı temsili fotoğraf karesi? Tabi Batı?da Osmanlı?ya karşı bir ?Haçlı? bakışı var.  Tarihi psikoloji var. Bu psikoloji bir türlü düzeltilmedi. İçerideki Batı yanlısı aydınların ortalık sütlimanmış gibi göz boyayıcı ve Batı?nın düşmanlığını perdeleyici tutumuyla aynı aldatıcı hava sürüyor.

-Şunu sormakta haklıyız. Türkiye neden Batı?ya mahkum olsun ki? Neden bütün ticaretini Batı?yla yapsın. Batı değerlerine kendini endekslesin? Siz mesela Türkiye?de şöyle bir değerlendirmeye rastladınız mı? ?Fransa Türkiye?den uzaklaşıyor?? İşte buradan şu gerçek ortaya çıkıyor. Türkiye?de ?devlet? ve medya Batıcı bir zihniyetin işgali altında? Bize göre, Batı dünyaya köleliği yayan, kapitalizmin vasıtasıyla aynı şeyin modern hayatta da sürdürüldüğünü delillendirici birçok veri hemen şimdi sağlanabilir. Herşeyden önce Türkiye?nin ekonomik bağımsızlığını kazanması şart? Türkiye uzun yıllar maymunvari bir taklitçi duyguyla ?demokratikleştiriliyordu?? Batı?nın her dediğine hemen evet demeyen bir politika sözkonusu artık? Özellikle ?Rusya? ile son dönemlerde enerji alanında geliştirilen ilişkiler bunların gözünü korkuttu?

 ?BU ADAMIN ORDA NE İŞİ VAR?!?

-Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz gün enerji üzerine yapılan toplantıda, enerji üzerinden dışa bağımlılığı azaltıcı politikaları takip ettiğini söylemiş, en azından tek bir ülkenin enerjisine mahkum olmadığını, sömürgeci yaklaşımları önleyici politikalar üretilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Bizim toplumumuzu dizayn etmek anlamında neyi söyleyip neyi söylemeyeceğimizi, insanımızı birtakım uyduruk gerekçelerle sınırlayıcı hülyalara kapılıyor Batı? Artık bu ?numaraları? yutmuyoruz. Yeni nesil siyaset adamı yetişiyor ve bu mavalları yutmuyor, üstelik cevap veriyor. Mesela Davutoğlu?nun Brüksel ziyaretinde oradaki vatandaşlarımıza söyledikleri önemsenmeli? Veya aynı Davutoğlu?nun bazı AB devlet adamlarıyla Paris?teki yürüyüşünü mevzu edenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan?ın aynı yürüyüşte yer alan Netenyahu?yu işaretle ?bu adamın orada ne işi var?? sorusu hem Batı?da hem de Türkiye?de es geçildi, görmezden gelindi, önemsenmedi? Halbuki çok net bir mesajdı bu?  Madem Batı insancıl, uygar, gelişmiş vesaire? O halde bu soruya adam gibi cevab verilsin, tartışılsın İsrail terörü? Bir Batılının söylediği gibi ?10 dakikada 17 Filistinli ölüyor, orada yoksunuz? diyordu. Yani biz yine bildiğimiz gibi yaşıyoruz. O anlamda Batı?dan kopuğuz zaten?

?BİZİM ÇOCUKLAR? DEVRİ BİTTİ!

ASIL ?BATI CEHPESİ?NDE YENİLİĞE İHTİYAÇ VAR!

-Bizi kesinlikle ?adam? edemeyecekler, ?geliştiremeyecekler?  Bu toplumu, Batı kültür ve yaşayışına gönülden endeksli yaşıyor gibi değerlendiren bir avuç Batı budalası tip dışında Anadolu havasında değişiklik yok. İnsanımız kendi Cumhurbaşkanını seçecek kadar olgunlaştı. II. Abdulhamid Han?dan bu yana siyasete ve siyasetçilere en ciddi direnci gösteren bir süreç geçirtmekteyiz. Ve bu tam bir asır sonra gerçekleşiyor. Hayatımızdan iniş-çıkış noktalarını düzlüğe çevirici, kendi insanına şahsiyet kazandırıcı, kendi siyasi kaderini kendisi çizen, 80?lerin ?bizim çocuklar?ını tarihin çöplüğüne atan yeni bir nesil gelmiştir. Asıl Batı cephesinde değişikliğe ihtiyaç var, Batı?nın ?insan? tanımı üzerinde yeniden tartışması, ?vicdan, adalet, ilke, dürüstlük? ne demek bu değerleri yeniden temellendirmeleri, adi politikalara girerek, tarihini daha fazla adileştirmemeli? Bunu tartışmalı Batılı da, Siyonist medya güdümünden çıkmalı?

 -Batı tutturabildiği noktada söyleyebildiğini söyleyecek? Yine bildiğini yapacak. Türkiye?nin bir Suriye, bir Afganistan gibi olması, -6-7 Ekim olaylarında gördüğümüz gibi- isteniyor. Devletin Batı aleyhinde örgütlenmesini dinamitleyen her türlü gelişmeden nemalanacak, nemalanmak istiyeceklerdir. Ve bugün açık konuşmak lazım, Erdoğan?ın gitmesini istiyorlar. Ajan yapılanmanın eskittiği isimlerden H. Gülerce?nin de itiraf ettiği gibi Erdoğan?sız bir Ak Parti istiyorlar ki hükümet daha kolay yönlendirilsin. 17 Aralık?ın darbe girişimi olduğunu biliyoruz ancak bu darbe girişimini yapanların yargı önünde hesap vermek için derdest edildiğini, terör örgütü kurmak ve yönetmekten yargılanmalarına henüz başlanmadığını görüyoruz. Hükümetin politikalarının darbeciler karşısında gösterilmesi gereken şiddette, yani  Ergenekon operasyonları sürecindeki gibi tecelli etmediğini biliyoruz. Buna rağmen ajan yapılanmanın bir çözülme yaşadığını, içten içe kaynaşmaya başladığı da dikkatlerden kaçmıyor. 17 Aralık?tan sonra devlet örgütlenmesi yeterince caydırıcı değil ki, Cizre?de devlet üniforması giymiş birkaç terörist bu provokasyona cesaret edebiliyor. Biz mücadele geleneği içinden geldiğimiz için bunu anlıyoruz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.