• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • Konya 12 °C
  • İzmir 19 °C

Gönüldaş Sufyan Zubaev'in şehadetinin ardından...

Şükrü  Sak
1964 Çeçenistan doğumlu Sufyan Zubaev, Cahar Dudayev ve Şamil Basey ile beraber 10 yıl Çeçen davasında savaşmış meşhur Grozni savunmasını yapan grup içinde yer almış biriydi...

14903-001.jpg 

Gönüldaş Sufyan Zubaev'in şehadetinin ardından...

Şükrü Sak

1964 Çeçenistan doğumlu Sufyan ZubaevCahar Dudayev ve Şamil Basey ile beraber 10 yıl Çeçen davasında savaşmış meşhur Grozni savunmasını yapan grup içinde yer almış bir özgürlük savaşçısıydı...

Askerlik döneminde bir problemden dolayı 3 yıl Sibirya'da sürgün hayatı yaşadıktan sonra, ülkesine dönmüş ve kendini Çeçenistan'ın bağımsızlığına adamış, Cahar Dudayev ve Şamil Basayev'e en yakın isimlerden biriydi...

Ömer Hattab ve diğer bilinen Çeçen komutlanlarla beraber de uzun süre Çeçenistan'ın bağımsızlığı için mücadele etmiştir....

cecen-sufyan.jpg

Şehid gönüldaşımız Sufyan Zubaev

-II-

Çeçenlerin büyük bir bağımsızlık mücadelesi verdiği 90’lı yıllarda, bizzat Kumandan Salih Mirzabeyoğlu söylemişti; Çeçenlerin Türk milletinin yiğitlik ve kahramanlık vasıflarını en asil bir şekilde yaşatan bir ırk olduğunu… Bir milyon nüfusa sahip bir milletin, dünyanın süper gücü Rusya’ya nasıl kafa tuttuğunu, nasıl diz çöktürdüğünü, sayısal çoğunluğun her şey demek olmadığını, Çeçenlerin kahramanlık destanlarından örnekler vererek anlatmıştı Kumandan…

Çeçenlerin, yiğit, mert, savaşçı bir millet karakterine vurgu yaparak…

İşte ben merak ettiğim ve Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’ndan dinlediğim bu karakterin nasıl olduğunu, canlı örneğini Sufyan Zubaev’de gördüm…

İşte Kumandan’ın anlattığı Çeçen karakteri bu” diye düşünmüştüm ilk tanıştığımızda.

Yiğit bir adamdı…

Gerçek bir savaşçıydı…

Her halinden, her tavrından, her edasından tütüyordu mü’min bir savaşçı olduğu; Namaza giderken, alışveriş yaparken, karşılaştığı zorluklarla boğuşurken, her hâlinden…

Çeçenistan’ın efsane lideri Cahar Dudayev, yine Çeçenlerin efsane komutanı Şamil Basayev’in silah arkadaşıydı… Çeçenistan’ın bağımsızlık savaşı verdiği uzun yıllar onlarla birlikte, savaşmış, direnmiş, çatışmalara girmiş, isimsiz kahramanlardan biriydi…

On senedir tanıyorum Sufyan Zubaev’i…

Kahramanmaraş’ta aynı mahallede oturduğumuz için, her gidip geldiğimizde uzun uzun görüşürdük. Daha doğrusu, ne zaman varsam bizim Lütfi Sak’ın yanında olurdu! Arada bir babamla gezmeye gittikleri de olurdu…

En son görüştüğümüzde yine uzun uzun yapmak istediklerini anlatmıştı…

İBDA’yı, Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nu ve onun bağlılarını tanıdıktan sonra ayrılmaz olmuştu arkadaşlardan; Ramazan Kandilcik ağbey, Dr. Abid, Lütfi Sak, Yunus Ceyhan, Ali Nacar, Yaşar Sak, hepsiyle tanışır, konuşur, zaman zaman buluşur, ama en sık da Lütfi Sak’ın yanında, onun iş yerinde olurdu… Orda oturduğu için… Aileden biri gibi olmuştu adeta…

Türkiye’de olup bitenleri anlamaya çalışır, bazen de buradaki ‘Müslümanlık’ anlayışını eleştirdiği olurdu; “Bunlarda sanki Allah’a, İslâm’a iman etmemiş gibi, bunlarda şey yok!” diye kendi lehçesi ve şivesiyle, kelimelerin yerini değiştirerek konuşurdu…

Çeçenistan dağlarında savaşmayı bir hayat tarzı olarak benimsemiş ve hayatı oralarda Ruslara karşı savaşmakla geçmiş bir adam, şehirde ‘kafese konulmuş aslan’ gibi, sıkıldığı, bunaldığı zamanlarda, böyle konuşurdu…

Çeçenistan’ın bütün bağımsızlık mücadelesi tarihinin yaşayan canlı örneğiydi…

Türkiye’de oturma izni alamadığı için sık sık kanuni problemler çıkardı önüne…

Ne de olsa vatanında uzakta, ‘mülteci’ olarak yaşamanın zorlukları onun da peşini hiç bırakmadı…

Arada, Çeçenistan’dan haberler verir, orada yaşanan siyasî ve sosyal hadiseleri naklederdi.

Efsane komutan Cahar Dudayev ve Şamil Basayev’le birlikte verdiği mücadeleleri, katıldığı direniş ve kuşatma harekatlarını da anlatırdı uzun uzun…

Sufyan Zubaev’le ilgili yazılacak ve anlatılacak çok şey var… Zamanla bunları da anlatırız, ama şunu özellikle belirtmek boynumuzun borcudur;

İbda Mimarı Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’na özel bir sevgisi, hayranlığı ve bağlılığı vardı…

Ruslara karşı savaştığı Çeçen dağlarında yıllarca ayakta kaldı…

Girdiği onlarca çatışma ve direnişten canlı çıktı…

Fakat, -beraber olduğu bir arkadaşının söylediği gibi; “Üç beş kuruş kazanıp evine ekmek götürmek amacıyla bulunduğu pazar yerinde haraç almak isteyen üç beş çakalı, bertaraf ettikten sonra, it sürüsü gibi gelip, arkadan saldıran alçakların” saldırısıyla, şehid oldu!

Rabbim şehadetini kabul eylesin yiğit savaşçı!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.