18
  • BIST 99.649
  • Altın 141,540
  • Dolar 3,5167
  • Euro 3,9262
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 23 °C
  • Konya 23 °C
  • İzmir 33 °C

Gazeteci M. Saka Nabız Haber`e konuştu

Gazeteci M. Saka Nabız Haber`e konuştu
(Uzun yıllardır Avrupa?da mülteci olarak yaşayan gazeteci Mustafa Saka ile Avrupa?yı ve Avrupa merkezli yaşanan son hadiseleri konuştuk? Nabız Haber)

Mustafa Saka:

?Avrupalı yönetilmiyor, güdülüyor!?

Röportaj: Hakkı Aka

 

Nabız Haber: - Son zamanlarda Avrupa'da "Cami yakma" eylemleri başta olmak üzere Müslümanlara yönelik saldırılar artıyor, bunu Avrupa'da yaşayan bir Müslüman olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?.
 

Mustafa Saka: -Avrupa?nın İslâm karşısındaki tutumunu Avrupa?yı ikiye ayırarak değerlendirmek lâzım; yöneten ve yönetilen veya daha anlaşılır olsun, manipüle eden ve edilen, güden ve güdülen Avrupa diye ayırarak değerlendirmek lâzım.

Evet yönetilmiyor, güdülüyor Avrupalı. Çok oturmuş bir sistem var. Sistem! Bizim hasretini çektiğimiz şey. Hasretini çektiğimiz, böyle bir sistem ve böyle bir oturmuşluk değil. En iyi sistem bile böyle lök gibi oturmamalı. Allah korusun, nefes almak imkânı yok; böyle bir sistemin böyle gelip oturmasındansa, bırakalım dağınık kalsın diyesi geliyor insanın. İnsan bitmiş, insanlık bitmiş, heyecan bitmiş, dinamizm bitmiş, inkişaf bitmiş, intelijensiya da akademiye yani sisteme hapsolmuş. Yöneten sınıf derken kasdım siyasiler de değil; çünkü yönetenler onlar değil, popüler tabirle ?baronlar?, Rupert Murdochlar. Yönetilenleri de yerliler ve yabancılar diye ikiye ayırırsak; bu cami yakma ve Müslümanlara saldırı eylemlerini yapanlar bu yerliler arasından sistemin dışına çıkmayı, suç işlemeyi göze alabilmiş marjinaller, hidâyete eresiceler!

Ama suç olmayan alanda, yani fiili saldırı dışında çoğunun yabancılara ve İslâm?a bakışı aynı. Biz onların işini, aşını, ekmeğini ellerinden alanız, üstelik Müslümanız. Herkesin mâlûmu ki, Avrupa?nın zenginliği kendi öz zenginliği değil; ama bu, güdülen Avrupalı?nın mâlûmu değil. O, bir yabancının kendi başına mâliyetini hesap eder de, sahip olduğu refahın nereden ve nice canlara mâl olarak geldiğini hesap edemez. Böyle kurgulanmıştır. Sistem daraldıkça da, öfkesini sisteme değil, ekmeğini çaldığını zannettiği yabancıya kusar. Sistem gittikçe daralıp çıkmaza girdikçe bu saldırılar artacaktır. Önce bizi yerler, sonra birbirlerini yerler. Avrupa?nın tarihi bu. Zannettiriyorlar ki bütün savaşlar hep bizim coğrafyamızda oluyor; binlerce yıldır böyle demokrasi ve barış içinde yaşıyor Avrupa. Bu bir ilizyon. Daha elli yıl öncesine kadar birbirlerini boğazlıyorlardı. Avrupa tarihi, birbirlerini boğazlama tarihidir; bizim tarihimizde öyle 30 yıl savaşları, 100 yıl savaşları yok.
 

Nabız Haber: -Batı?da, hızla yükselen bir PEGİDA haraketi var; (Batı?nın İslamlaşmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar)bunun etkilerini nasıl hissediyorsunuz, geçen gün Sibel Eraslan?ın ?Pegida?ya karşı bizim de bir stratejimiz olmalı? diye bir değerlendirmesi de oldu?..

 

Mustafa Saka: -Sibel Hanım?ın yazısını okudum. Yeni Avrupa ve Avrupa?daki yeni jenerasyon için yeni politikalar uyarısı önemli. Çözümü her hâlükârda Avrupa?da kalmak çerçevesine hapsetmemeli yalnız. Toplu olarak Türkiye?ye göç de bir alternatiftir. Olacağından değil belki ama asıl caydırıcı olan da budur. Avrupa ile münasebetlerde bu alternatifin bütün proje çalışmaları yapılmış olarak ucu hep gösterilmeli. PEGİDA?ya gelince, bir maya halinde bütün Avrupa ülkelerinde var, ama putu rahatı olmuş bütün Avrupa?yı mayalayacak güçte değil. Olsa bile, evet bizi hallettikten sonra dönüp birbirini yer bütün Avrupa.

Nabız Haber: -Paris?te Allah Resulü?ne hakaret eden dergiye yapılan eylem Avrupa?da yaşayan Müslümanlar tarafından nasıl değerlendiriliyor?Oralardaki etkisi ne oldu?..


Mustafa Saka: -Sahabe-i Kiram efendilerimizin Allah Resûlü huzurunda söze başlamadan önce ettikleri bir söz var: ?Fedâke ebî ve ummî yâ Resûlallah?! Biz bunu kolay anlıyoruz. Çünkü ana babamızın bir hükmü yok nezdimizde. Ne var bunda diyoruz. Biz yeri geliyor affedersiniz bir avrada satıyoruz anamızı babamızı; ne var ki bunda?! Bizim vazgeçilmezimiz anamız, babamız değil, çocuklarımız bile değil; varsa yoksa rahatımız, canımız. Tabiatiyle ucu vazgeçilmezime dokunan herşeyden korkuyoruz ve nefretle lânetliyoruz. Fert olarak da böyle, sözde İslâmî cemaat ve cemiyet olarak da durumumuz böyle. Kendimiz hakkında edilseydi o karikatürlerdeki hakaretler, asla affetmezdik de, Peygamberimiz hakkında olunca, ?Fedâke rahatî yâ Resûlallah!? diyemiyoruz. Evliya Çelebi?nin ?Şefaat yâ Resûlallah? diyecekken, dilinin ?Seyahat yâ Resûlallah!? diye dönmesi gibi, bu dünyada ?Şefaat yâ Paris diyenlerin dilleri Mahşer gününde nasıl ?Şefaat yâ Resûlallah? diyebilecek, bilmiyorum. Evet bu dünyada şefaati Batı?dan istiyoruz ve zannediyoruz ki ne kadar acele lânetlersek, bizi onlardan saymazlar, rahatımızı bozmazlar. Adam öldürmek suç. Suç olan bir fiili övmek de suç. Yapılanı övme, ama lânetlemek zorunda da değilsin; o kanun sınırında dur işte, değil mi?! Yeni Türkiye?nin yeni başbakanının, Davudoğlu Ahmed Bey?in Fransa?daki lanet yürüyüşüne katılması, Avrupa?daki Müslümanların endişelerini artırmış durumda. Davudoğlu?ndan hiç beklemedikleri bu katılım karşısında, ?demek tehlike büyük? diye düşünüyorlar. Ne kadar refaha sahip olursa olsun, burada tek bir gün bile ayağını güvenle toprağa basamamış (göçmen psikolojisi) Avrupa?daki Müslümanlar evet iki kere korkuyor. Gençlik ise ya ailesinin, çevresinin korkularına hapsoluyor veya o gençlik dinamizmiyle tırnak içinde ?radikalize oluyor?.

Nabız Haber: - Bu eylemin Avrupa?da yaşayan Müslümanlara menfi veya müsbet ne gibi etkileri olabilir?


Mustafa Saka. -Yaşayıp göreceğiz. Tavsiyem: Korkmamamız, gayrımüslim komşularımızla ahlâkî münasebetler kurmamız, camiler etrafında kenetlenmemiz, aramızdaki lüzumsuz dalaşmaları ve kırgınlıkları aşmamız, kenetlenmemiz, birbirimizden hep haberli yaşamamız ve iş sınıra gelmeden dönüşe hazır olmamız. Hem hep nesilden nesile burada yaşayacakmış gibi, hem yarın dönecekmiş gibi. Bunlar benim şahsî kanaatlerim, kimse katılmak zorunda değil diye ilâve ederek bitireyim.

Nabız Haber: -Teşekkür ederiz, sağolun!

Mustafa Saka: -Ben teşekkür ederim. Nabız Haber?i tebrik ediyor, başarılar diliyorum ayrıca!..

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.