• BIST 106.846
  • Altın 271,221
  • Dolar 5,7268
  • Euro 6,3392
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C
  • Konya 2 °C
  • İzmir 13 °C

?Erdoğan`sız AK Parti?

?Erdoğan`sız AK Parti?
Erdoğan?ın parti içindeki rolünü anlatırken parti karşıtlarının birtakım propaganda ve telkinlerine değiniyor ve onların içyüzlerine değinirken amaçlarının ?Erdoğansız AK Parti? olduğunu...

 

?Erdoğan'sız AK Parti?

 

Hilal Kaplan ?Seçim vaadi olarak Başkanlık? başlığıyla kaleme aldığı yazısında Erdoğan?ın parti içindeki rolünü anlatırken parti karşıtlarının birtakım propaganda ve telkinlerine değiniyor ve onların içyüzlerine değinirken amaçlarının ?Erdoğansız AK Parti? olduğunu söylüyor.   

17-25 Aralık, yine Erdoğan'ı ve onda mütecessim hale gelen millî egemenliği yıkmaya yönelik dizayn çalışması bir darbe süreciydi. Dört koldan saldırıldı. Erdoğan, iki süreçte de halka gitti, sesi çıkmayıncaya kadar anlattı ve halkın desteğiyle millî iradeyi ayaklar altına aldırmadı. İktidara geldiğinden beri âdeta bir darbesavar işlevi gören ve millî egemenliği kimselere ezdirmeyen bu çelik irade sayesinde Erdoğan, mevcut ağırlığını inşa etti. En sonunda da halkın verdiği oylarla Beştepe'ye çıktı.


Ancak bu çıkış, klasik parlamenter sistemden farklı olarak halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı olması hasebiyle, bir geçiş sürecinin parçasıydı. O yüzden şimdilerde, sanki halk Erdoğan'a %52 oyu siyasetten uzaklaşsın diye vermiş, böyle bir geçiş süreci yaşanmıyormuş gibi Erdoğan'ın pasifize edilmesini ima eden çıkışlar, en çok paralel medyayı, Ak Parti karşıtlığıyla bilinen Taha Akyol, Aslı Aydıntaşbaş gibi vesayetçi medya kâlemlerini ve '
Erdoğan yıkılıyor' şeklindeki yayınlarından hatırladığımız Guardian, Financial Times gibi İngiliz yayın organlarını heyecanlandırıyor.


Dünkü Zaman'da "
Ak Parti ve Erdoğan(cılık) yol ayrımında" başlığıyla çıkan yorum yazısı da bu imadan hareket ederek, Ak Parti'nin '2002 ruhu'na dönmesi gerektiğini işliyordu. Erdoğan'ı Ak Parti'den soyutlayarak, Ak Parti'yi savunur gibi görünen bu yorumların, aslında Gezi ve 17-25 Aralık darbe teşebbüslerinde savunulan "Erdoğan'sız Ak Parti" fikrini allayıp pulladığını görmemek mümkün mü? Peki, 17-25 Aralık sürecinden itibaren hükümeti devirmeyi birincil hedefi olarak benimseyen ve bunun için ABD Kongresi'ne bile büyük paralar yedirerek mektuplar yazdıran paralel yapının Ak Parti hükümetinin iyiliğini istediğine inanmak mümkün mü?


Önümüz seçim... Ak Parti'nin seçimlere giderken benimseyeceği seçim stratejisi icraatlarını anlatmak kadar, Erdoğan'ın en az %52 oya tekabül eden siyasî varlığının Ak Parti'yle ilişkisinin sürdüğünü de anlatmak olmalı. Bu en çok seçimlerden zaferle çıkmak isteyen mevcut hükümetin elini rahatlatır. Bunu yapmanın yolu da Başkanlık sistemini savunmaktan geçer.


Bu minvalde, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın, "Sayın Başbakanımız da yeni anayasa bağlamında Başkanlık sistemine vurgu yapmıştır. Seçim beyannamesi çalışmalarında da değerlendirilen önemli bir konudur" açıklaması ile dün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Türkiye'yi 2023'e ulaştıracak tüm proje ve politikaların hepsinde, bundan sonra da hükümetimizin attığı tüm adımlarda yanlarında olacağım" açıklaması birbirini tamamlamaktadır

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.