• BIST 104.966
  • Altın 146,252
  • Dolar 3,5079
  • Euro 4,1789
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 31 °C
  • Konya 31 °C
  • İzmir 28 °C

Erdoğan: "Zulmün son bulması için birlikte mücadele etmeliyiz!"

Erdoğan: "Zulmün son bulması için birlikte mücadele etmeliyiz!"
Cumhurbaşkanı Erdoğan Müslümanlara yönelik son yıllarda artan işkence, sürgün ve katliamlara dikkat çekti, İslam dünyasına çağrı yaptı: Zulmün son bulması için birlikte mücadele etmeliyiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam ülkelerinin çatışmaya ve gerilime değil vahdete, birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğunu belirterek, Körfez Krizi’nin bir an önce çözülmesini istedi. Harem-i Şerif’in kutsiyetinin ihlal edilmesine  asla izin verilemeyeceğini belirten Erdoğan, Arakan’daki zulmün birlikte mücadele edilerek durdurulabileceğini söyledi. 

KÖRFEZ KRİZİ ÇÖZÜLMELİ

Erdoğan, Kazakistan’ın Başkenti Astana’da Bağımsızlık Sarayı Genel Kurul Salonu’nda gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 1’inci Bilim ve Teknoloji Zirvesi’nin açılış oturumunda yaptığı konuşmada barış, istikrar ve güvenlik olmadan kalkınma ve ilerlemenin olamayacağına işaret etti. Erdoğan, “İslam ülkelerinin şu dönemde çatışmaya ve gerilime değil vahdete, birlik ve beraberliğe ihtiyacı bulunuyor” dedi. Erdoğan, son dönemde yaşanan hadiselerin bunu bir kez daha ortaya koyduğunu dile getirerek, “Körfez bölgesinde yaşanan kriz hepimizi derinden üzmüştür. Krizin bir an önce çözüme kavuşmasını arzu ediyoruz” diye konuştu.      

ASLA İZİN VEREMEYİZ 

Dünyanın her yerinde Müslümanların sıkıntı içinde yaşadıkları bir dönemden geçildiğine dikkati çeken Erdoğan, “İslam ülkeleri olarak bizim birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı seferber etmemiz gerekirken enerjimizi bu tür krizlerle heba etmemeliyiz. İlk kıblemiz Kudüs’ün ve Harem-i Şerif’in kutsiyetinin ihlal edilmesine de asla izin veremeyiz. Mescid-i Aksa’ya yönelik saygısızlıkların, tahriklerin ve provokasyonların önüne geçilmesi için çok daha kararlı bir tutum ortaya koymalıyız” ifadelerini kullandı.      

YARDIM TEKLİFİ YAPTIK 

Myanmar’daki Müslümanların çektiği zulüm, işkence ve sürgünlerin son bulması için de hep birlikte gayret gösterilmesinin önemini vurgulayan Erdoğan, “Türkiye olarak bu doğrultuda attığımız çeşitli adımlar var. Bölgede yaşanan insani dramın önüne geçmek için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri ile birlikte çalışmak istiyoruz. Baskı ve katliamlardan kurtulmak için topraklarına sığınan Müslümanlara gerekli kolaylığın gösterilmesi beklentimizi ve yardım teklifimizi Bangladeş makamlarına ilettik. 

ARAKAN İÇİN BİRLİK 

Uluslararası kuruluşlar, bilhassa da İslam ülkeleri olarak bizler elimizden gelen tüm imkanlarla bu zulmün son bulması için birlikte mücadele etmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

ARAKAN RAPORU KABUL EDİLDİ

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Türk heyetinin girişimiyle ve yoğun çalışmalar neticesinde Arakan Müslümanlarıyla ilgili nihai rapor hazırlandığını belirterek, raporun kabul edildiğini bildirdi. Raporun kabulünün ardından söz alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvelerin karşılıklı görüş alışverişinde bulunmak, geleceğe yönelik hedefleri ele almak bakımından önemli olduğunu vurguladı. 

KALICI OLMALI

Erdoğan, “Burada alınan kararların kalıcı olması ve gelecek kuşaklar için önemli izler bırakması hepimizin gayretlerine bağlıdır. Türkçemizde ‘Söz uçar, yazı kalır’ şeklinde bir deyim var, bu masa etrafındaki tüm kardeşlerimin bu zirvede alınan kararların uygulanmasının takipçisi olacağına inanıyorum” diye konuştu.

BEYİN GÖÇÜ UYARISI

 

Erdoğan, İslam dünyasında eğitime yeterli önemin verilmediğini belirterek “En başarılı çocuklarımızı, en parlak beyinlerimizi Batılı kurumlara ve ülkelere kaptırıyoruz” dedi. İslam ülkelerinin enformasyon ve bilgi teknolojilerinde üreten değil tüketen olduğunu söyleyen Erdoğan “Bizlerin dayanışmayı, yardımlaşmayı ve paylaşmayı esas alan bir anlayışla hareket etmesi gerekiyor” diye konuştu. 

SİBER UYARI

İnternetin vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: “Bununla birlikte internetin ve sosyal medyanın İslam düşmanlığının aracı olma yanında DEAŞ, El Kaide, FETÖ gibi terör örgütleri tarafından etkin şekilde kullanıldığını da biliyoruz. İslam ülkeleri olarak vatandaşlarımızı internetin tüm nimetlerinden faydalandırırken zararlı etkilerinden de korumakla mükellefiz. Siber suçlara karşı hukuki ve teknik altyapımızı güçlendirmeliyiz.”

İSLAM G-20’Sİ KURALIM 

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) G20’ye benzer bir platform oluşturabileceğini söyledi. Nazarbayev zirvenin açılış konuşmasında özellikle Batı ülkelerinde Müslümanlara karşı kötü düşüncelerin arttığına dikkati çekti. Nazarbayev, “Myanmar’da yaşanan gerilimi biliyorsunuz. BM platformunda bizlerin açık diyaloğu devam ettirmesi lazım ki bu şiddeti durdurabilelim” dedi. Nazarbayev, İslam dünyasında birlik olamadığına işaret ederek, “Bu yüzden bir takım kayıplar yaşıyoruz. Harici güçler, bizim aramızdaki birlik noksanlığından faydalanıyor. Bunu da ortadan kaldırmamız gerek” diye konuştu.  

Nazarbayev, ayrıca İİT kapsamında modern kalkınma meselelerini ele almak için özel bir konsey ve bilim ve inovasyon için de fon kurulması gerektiğini vurguladı. Bilimsel ve teknolojik konuları ele almak için teşkilat kapsamında ortak resmi olmayan bir çalışma kurulu oluşturulabileceğini belirten Nazarbayev, “İİT’nin önde gelen 15 üyesi G20’ye benzer bir platform kurabilir” diye konuştu.  

 MYANMAR’A ‘DUR’ DENDİ 

57 Müslüman ülkenin üye olduğu İİT, Arakan eyaletinde Müslüman azınlığa baskı uygulayan Myanmar hükümetine, uluslararası hukuktan ve insan hakları sözleşmelerinden kaynaklanan yükümlülüklerine uyma çağrısı yapıldı.Türkiye’nin inisiyatifiyle düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla gerçekleşen toplantının ardından 19 maddelik sonuç bildirisi yayımlandı.  

Bildiride, Arakan eyaletinde Müslüman topluluğa yönelik uygulanan sistematik baskılar ve sivillere yönelik zorbaca eylemlerden duyulan kaygı vurgulandı. Liderler, Myanmar hükümetinden, sürgün siyasetine, İslami kültür ve kimliği silmeye yönelik girişimlerine son vermesini istedi. 

Bildiride, gerilimlerin kaynağında, Müslüman azınlığa ait hane ve mülklerin tapu kayıtlarından çıkarılması, konut, ibadethane ve kuruluşlarına ait binaların yok edilmesi gibi ayrımcı uygulamalar olduğuna işaret edildi. Arakanlı Müslümanların 1982’de yurttaşlık statülerini kaybettiği hatırlatılarak, Müslümanların bu yolla temel haklarından yoksun bırakıldığı belirtildi.      

Liderler, sorunun barışçı ve diyaloğa dayalı yöntemlerle çözülmesi gerektiğine dikkati çekti. 

MÜLTECİLER GERİ DÖNEBİLSİN

Bildiride, Arakan’daki insani durumun daha fazla kötüye gitmesinin engellenmesi, her bireyin etnik ve dini aidiyeti nedeniyle mahkum edilme korkusu olmadan yaşayabileceği bir ortamın sağlanması için gerekli adımların atılması için uluslararası topluma çağrı yapıldı. Liderler, Myanmar hükümetine Arakan Danışma Komisyonu’nun tavsiyelerine uyma çağrısında bulundu. Bildiride ayrıca  Arakanlı mültecilerin yurtlarına güvenli şekilde dönüşü için gerekli tedbirlerin alınması istendi. (Star)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.