• BIST 1.087
  • Altın 469,609
  • Dolar 7,6148
  • Euro 8,9402
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 13 °C
  • Konya 16 °C
  • İzmir 24 °C

Ercan Çifci yazdı; "Arsız güçlü olunca haklı suçlu olurmuş..."

Ercan Çifci yazdı; "Arsız güçlü olunca haklı suçlu olurmuş..."
Yarın ne olacağı meçhul. Öyle inanılmaz bir toplumsal patlama yaşanır ki, kimse akabinde ne olacağını tahmin bile edemez. Nihayetinde ne Türkiye eski Türkiye ne de halk eski halk.

UCUZ DİYALEKTİKLE SALDIRIYORLAR

Arsız güçlü olunca haklı suçlu olurmuş” diye meşhur bir atasözümüz var.

Bu sözden mülhem birtakım güç odakları ellerine geçirdikleri fırsatla -kendi hallerine bakmadan- iffetli ve izzetli insanların ufak tefek kusurlarını bahane edip saldırıya geçiyor.

Mevzu bir noktada öyle bir hale geliyor ki; fahişeliği meslek edinen biri ar namus edebiyatı yaparak Anadolu’nun tertemiz kadınlarına dil uzatabiliyor. Eşcinsellik gibi sapkın bir yaşam tarzı içerisinde bulunan biri, bir bakmışsınız iffet abidesi İslâm kadın ve erkeğine namus dersi vermeye kalkışabiliyor.

Arsız o kadar arsız ki, namuslu kimseler bu iğrenç insanların şerlerinden kendilerini uzak tutmak için bazen sükût ediyorlar. Bu ise karşı tarafın halk nezdinde güçlü yahut haklı(!) olduğuna dair izlenim oluşturuyor. Ve arsız bu vesileyle şımardıkça şımarıyor, hırçınlaştıkça hırçınlaşıyor. Bir gün deli değnekli biri ortaya çıkıp peşlerine koştuğunda ise can havliyle bağırıyorlar.

Diyalektik; genel manasıyla tartışma sanatı, karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimi, alakalardan soyarak derinleşme işi.

Ucuz diyalektik ise karşıt olanda görülen yanlışları irileştirerek, büyüterek kitleleri sindirme ve insan kazanma işi. Zıtları çatıştırma; bir şey teklif etmeden sadece karşıt olunanı yıkma teşebbüsü. Türkiye’de İslâm’dan yana nasibi olmayan birçok grup, örgüt, parti ve sairler bu diyalektiği çok iyi kullanmaktadır. Teklif ettiği bir dünya görüşü kalmayan bu gibi kimseler, bazen sosyalist, bazen liberal, bazen dinler arası diyalogcu, bazen hoşgörücü hümanist, bazen de demokrat kimlikle görünebiliyor. Belli bir omurgaları olmayan bu kimseler, İslâm ve Anadolu düşmanlığında müttefiktirler. Sözlerinin arasına insanlık, medeniyet, Avrupa, uygarlaşma, liberal demokrasi, ileri demokrasi, sosyal demokrasi, temsili demokrasi şu bu ve sair içi boş lafları alarak pisliklerini ve ihanetlerini maskelerler. Kendileri gibi düşünmeyenleri bidon kafalı, cahil halk diye suçlarken bu vatanın iyiliği için çalışan siyasileri, bürokratları veya iş adamlarını destekleyenleri yandaş diye nitelerler. Devrimcilik onların gözünde emperyalizme değil, İslâm’a ve Türk Ordusu’na karşı çıkmaktır. Bu sebeple onların nazarında emperyalizme karşı savaşan Müslümanlar terörist, yedi düvele karşı Afrin’de destan yazan ordumuz işgalcidir.

Bu gibi kimselerin diyalektiğinde çağdaşlık ilericilik, dindarlık gericiliktir. Güya bilimi önemser ve dindarları dogmatik olarak suçlarlar ancak kendileri değişmez, tartışılmaz yeni bilimsel paradigmalar, görüşler ve yaşam tarzları edinerek dogmatizmin dibine düştüklerini inkâr ederler. Onlar her çeşit batılılaşmayı kabul ederken türlü diller kullanırlar; liberal batılılaşma, sosyalist batılılaşma, demokratik batılılaşma. Onlar asla yerli olanı kabul etmezler hatta küçük görür ve aşağılarlar. Onlar için Batı patentli her şey kıymetli, yerli olan her şey ise kötüdür. Ne batıyı ne doğuyu bilirler, sadece İslâm ve Anadolu insanlarının aleyhine konuşmayı severler. Türk ailesine saldırırlar ama bir teklifleri yoktur. Cami nedir, ezan nedir bilmezler ama milletin namazına, orucuna kadar her şeylerine karışırlar. Her gün kiminle yattığı belli olmayan bu tipler, eşiyle aynı evde ar ve edebi ile yaşamaya çalışan insanların yatak odasına karışırlar.

Bunların hepsi bir avuç azınlık. Sayıları birkaç bin bile değil. Anadolu insanının en basit öfkesi karşısında yere serili pislik muamelesi bile görmezler, ezilir geçilirler.

Kimsenin artık böylesi bir aşağılanmaya tahammülü kalmadığını sahada bilfiil görmekteyiz.

Dine ve millete hakaret edenler bunu iyi hesap etmeliler. Yarın ne olacağı meçhul. Öyle inanılmaz bir toplumsal patlama yaşanır ki, kimse akabinde ne olacağını tahmin bile edemez.

Nihayetinde ne Türkiye eski Türkiye ne de halk eski halk.

Ercan Çifci-Bigaste

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Nabız Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.